⋆꙳⸜⸜🎀 ℰ𝓁𝒾𝒻 🎀⸝⸝꙳⋆ sunar
🎀🎀🎀
Her konuşmamazda beni daha çok şaşırtıyordu bu kız zaten toplasan en fazla 3-4 kere konuşmuştuk ama hepsinde bana nasıl baktığı aklımdaydı
1.de bana her insan oğlunun baktığı gibi bakıyordu
2.de beni boğazlıycak gibi bakıyordu -zaten bu konuşmanım ardından artık arkama bakmadan yürüyemez oldum kafede-
3.de ise gayet benle dalga geçiyordu ve gözlerinin içi gülüyordu
lan ben niye bu kadının bakışlarını ezberledim hiç bir fikrim yok
daha ilk günden beni bir şekilde etkilemişti ama bundan rahatsız değildim
ben masadan kalkıp Murat abinin görevinin yerine geçtim
o ise biraz Aylin'le konuşup mutlu mutlu sekerek gitti
nasıl yapmıştı bilmiyorum ama benim içimde uzun zamandır hissetmediğim duyguları uyandırmıştı
NAZ'DAN
Eve koşar adımlarla yürüdüm ve anahtarım ile kapıyı açıp içeri geçtim
anneme seslenmeye kalmamıştım ki mutfakta bir şeylerle uğraşan annemin sesini duydum
"kızım sen mi geldin" dedi unlu ellerini dezgahın üstünde tutmaya çalışarak
"evet annem ben geldim" dedim ona neşeli bir sesle
ben üstümdeki hırkamı çıkartırken annem ellerini yıkayıp yanıma geldi
sorgular bakışlarını üstümden çekmeden bir şeyler söylemek istiyormuş gibiydi ama doğra zamanı bekliyordu
tam yukarı hazırlanmaya kaçacaktım ki orada olduğunu bile fark etmediğim abimin sesini duydum
"Naz hayırdır abicim ne bu acele" kafamı çevirdim ve bana sorgular bakışlar atan 2 çift göz gördüm
pes edip yanlarına oturdum ve konuşmaya başladım
"annem hani Aylin ve Efe bir ara size söylemişlerdi yurt dışına gidebileceklerini ya, işte bunlar 1-2 ay önce başvuru yaptılar o kabul oldu artık yurt dışında oynayacaklar"
ben konuşurken arada duraksıyordum ve annemden klasik "eee" sözlerini duyuyordum
sözlemi bitirir bitirmez annem sevinçle ayağa fırlayıp bir şeyler mırıldanarak mutfağa gitti
sanırsam ki Aylin'i arayıp tebrik edecekti
annem fırlayıp gidince bende bakışlarımı abime yönlendirdim
bana hala bir şey söyleyecekmiş gibi bakıyordu
çok geçmeden ağzını açtı
"e o zaman kafeden istifa ettiler" onaylarca başımı salladım
"o zaman artık kafeye eleman lazım" gene başımla onayladım ama nereye varmak istediğini anlamamıştım
çok geçmeden yine konuştu
"sen girsene"
aslında daha önce bunu düşünmüştüm ama o zamanlar okuduğum için derslerime odaklanamayacağımı düşünmüştüm
zaten Aylin ve Efe girince yerde kalmamıştı
şimdi okumuyordum ve aslında iş arıyordum çünkü atamamın gelip gelmeyeceği konusunda bile şüpheliydim
tüm odağımı ona yönelttim ve konuşmasını dinledim
"zaten iş aramıyor muydun al işte fırsat, ataman gelene kadar çalış sonra işini yaparsın"
bu adam ne zamandan beri bu kadar haklı konuşuyordu
"aslında olabilir ya, ama önce Murat abi ile de konuşmak lazım tabii"
abim beklemeden cevap verdi
"git konuş kızım senden iyisini mi bulacak"
yiaa şapşikk
"demi lan"
benim yükselmem karşısında abim güldü
ama annem bana mutfaktan öldürücü bakışlar atıyordu
sorry mam
saate baktım ve bu sefer bağırmadan ayağa fırladım
"Allah abi benim çıkmama lazım ya daha hazırlanmadım bile off"
yukarı dahru koşmaya başladım
abimin sesini duydum
"nereye gidiyorsunuz küçük hanım"
"ya dedim ya Aylin ve Efenin başarısını kutlayacağız diye akşam yemeğe yokum beraber yiyeceğiz"
abimin onaylar seslerini duydum ve odama girip kapıyı kapattım
dolabımın karşısına geçip ne giyeceğime bakındım
ben bakınırken telefonuma bir mesaj geldi ve kimden olduğuna bakmadan tıkladım
Mesaj Aylin'dendi
Ay Işığı: kuzum hazır mısın
siz: hayır ya hazırlanamadım daha ne giyeceğime karar veremedim
Ay Işığı: Tamam acele etme bekleriz biz bay
kıkırdayıp telefonumu kilitledim
sonra dolabıma dönüp ne giyeceğimi kararlaştırdım.
aklınızın da canlanması için: (maviyi ne kadar sevdiğini artık biliyorsunuzdur elbiseye aşık oldum bu arada)
⊹₊˚‧︵‿₊୨ᰔ୧₊‿︵‧˚₊⊹
aşağıya indim ve beni bekleyen bir araba gördüm
seke seke yanlarına gidip arka kapıyı açarak oturdum
Aylin beni görür görmez övmeye başladı
"Naz olay olmuşsun kuzum şa-ha-ne" heceleri bastırarak söyledi
"sağ ol canımın içi sende yakıyorsun" dedim ve yanağından makas aldım oda efeyle uyumlu giyinmişlerdi
(aklınızda canlansın diye ballarım)
bana öpücük atarak cevap verdi
sonra Efe'ye döndüm bana 32 diş sırıtarak baktığını görünce bende sırıttım
"eh sende fena değilsin işte" dedim
"ama sen çok güzel olmuşsun kuzum" yai şapşik
"tamam boş yapma sür hadi nereye gidiyoruz"
Aylin bana gülerek cevap verdi
"sen nereye istersen oraya gidiyoruz balım "
kaşlarımı çatıp ona baktım
"niye benim istediğim yere gidiyoruz bu gün sizin gününüz siz nereye isterseniz oraya" dedim
"tamam da biz sen nereye gitmek istiyorsan oraya gitmek istiyoruz"
benim arkadaşlarım böyleydi bana çok düşkünlerdi çocukluk arkadaşı olmamızın da faydası vardı ama ben kendimi onlara nasıl bağladıysam benim dediklerimi çokça önemserllerdi
"tamam o zaman şu an istiyorum ki Efe in koltuktan ben süreceğim arabayı sizi nereye isterseniz götüreceğim canlarım"
korkmayın ehliyetim var hatta arabamda var sadece sürekli mahallede olduğum için pek kullanmıyorum
Efe oflasa da poflasa da indi arabadan ben geçtim koltuğa
hayvanın 1.90 boyu vardı koltuğda yatırmıştı resmen
hemen düzenlemelerimi yaptım ve son ses müzik açarak onları sahilde bir restorana getirdim
beraber yemek yedikten sonra hızımı alamadım ve onları bir bara götürdüm
zaten restoranda iken gizlice hesabı ödediğim için bana kızgınlardı ama olabilir yani ‧₊ ᵎᵎ 🍒 ⋅ ˚✮
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
sabah uyandım ama başım ağrıyordu çok içmemiştim ama bir ağrı vardı gene de
birde içki kokuyordum
kendimden tiksindim cidden
kendimi duşa attıktan sonra hemen hazırlandım günlük güzel bir mavi kombin yaptım
ve kafeye gitmek için kapıya yöneldim ki
işte annemin sesi duyuldu
"kızım nereye çıkıyorsun"
sevimli yapmaya çalıştığım sesimle cevap verdim
"kafeye gidiyorum anne ama bu gün kahve içmeye değil"
annem afallamış şekilde bana bakıyordu
nereye diye sormak yerine demek istermiş gibi bakınca bende konuşmaya başladım.
"anne hani bizimkiler çıktılar ya işten işte ben orda çalışmaya başlayacağım hem atamam gelene kadar bir uğraş olur bana da"
annem beni yanaklarımdan öptü ve gururlu bir ses tonuyla konuştu yada ben öyle anladım ama neyse
"tamam kızım hadi hayırlısı" dedi ve beni geçirip kapıyı kapattı.
hızla merdivelerden indim
hızlı adımlarla kafeye yürümeye başladım
kapının önüne geldim ve derin bir nefes alıp sağ ayağımla içeriye girerken kapıda yazan "eleman aranıyor" yazısını gördüm
bu yazıyla derin bir nefes daha aldım
içeri girer girmez kasadaki Murat abi ile karşılaştım bana güler yüzle baktı ve sakince ona yaklaştım
alışık olmadığı için biraz afallayarak baktı bana ama lafı uzatmak istemediğim için söze girdim
"merhaba Murat abi nasılsın"
yüzündeki gülümsemesi yerine gelirken cevap verdi
"merhaba Naz hoş geldin, iyiyim hamt olsun sen nasılsın"
yüzümü olduğunca mutlu göstermeye çalışarak cevapladım
"bende iyiyim Murat Abide ben sana bir şey sormaya geldim" dedim gülümsemesini genişleterek konuştu
"biliyorum kızım ne için geldiğini bende seni bekliyordum gel geç şöyle" dedi
şimdi şaşırma sırası bendeydi
"nerden biliyorsun abi"
murat abi kıkırdayarak güldü ardından
"Aylin aradı sabah anlattı bana bende gelsin başlasın bu gün dedim" dedi
harbi lan ben internetimi de açmadım sabah gelen mesajlara da bakmadım.
kesin bana mesaj atmıştı önce özür dilemiş sonra da ne yaptığını anlatmıştı
ama aslında o kadar kötüde değildi yaptığı
" o zaman işe alındım ben değil mi?"
kafasıyla onayladı ve ekledi
"bu gün başla zaten eleman yok Kerem de çok yoruluyor."
ananı sikim
ben o malı unuttum ve şimdi iş arkadaşım oldu
siktir siktir siktir
ya yol yakınken dönsem mi acaba evi
gerçi artık yol yakın falan değil alındım işe
neyse bu gün beni ne kadar geç fark ederse o kadar iyi
Murat abi tekrar konuşunca düşüncelerim dağıldı ona yüneldim
"o zaman sana ilk görevini veriyorum gidip kapıdan 'eleman aranıyor' yazısını kaldır bakalım zaten kafeyi tanıyorsun işleri de biliyorsun kolay gelsin" dedi ve tekrar gelen müşterilere döndü
bende hemen çalışanlar için olan yere gittim
aslında ben önceden de giriyordum ama şimdi çalışan olarak giriyorum
arka odaya gittim ve orada bulaşık yıkayan Keremle karşılaştım
şimdi onun yanın da olduğuma göre gülüşümü silip yerini bir sırıtma yerleştirdim ve göz kırptım
bana hayretler içerisin de bakınca yanına yaplaşıp
"selam iş arkadaşım" dedim
bu işe yaramamıştı hatta daha büyük şaşkınlıkla bakıyordu dayanamadım sataştım duramıyordum ona sataşmadan
"ne bakıyorsun bön bön ben çalışamaz mıyım alla alla"
şaşkınlığının yerine hafif bir sırıtma yerleşirken konuştu
"çalışırsın çalışmasına da birden söyleyince şaşırdım" dedi
haklı olarak
olum ben çok mu kaba biriydim lan ୨ৎ
acaba tanımadığım insanlara karşı çok mu sert davranıyordum
ben böyle konuşunca yüzü biraz düşüyordu galiba onun gibi nazik konuşan birinin yanında ben biraz odun kaçıyordum
"tamam be alındın mı"
tekrar bakışları beni buldu bulaşıkların hepsini kenara düzdükten sonra elini yıkayıp bir iki adım yaklaştı
"yani böyle kaba olmak zorunda değilsin ben sana nazik davranmaya çalışırken beni sürekli terslemen kim olsa moralini bozar" dedi
haklı olabilir miydi acaba
ben insanları fazla mı tersliyordum
şimdi düşününce ben normalde de böyleydim
annemlerde söylerdi benim kaba olduğumu ama ben Kerem'in ağzından duyunca farklı düşünmeye başladım
belki de ilk adımı ben atmalıydım özür dileye bilirdim mesela
bu kesinlikle benlik bir hareket değildi ama dün Aylin ile Efe de bununla ilgili bir konuşma yapmıştı
şimdi ise Kerem söyledi
acaba değişmeli miydim
özür dilemek, teşekkür etmek, rica etmek kötü bir şey değildi asla olmayacaktı bunu hep biliyordum ama o zamanlar değişmem gerektiğini düşünmüyordum.
nerelere geldim ben ya
adam iki laf etti neler düşünmeye başladım
KENDİNE GEL NAZ
"Özür dilerim" dedim kısık bir sesle
anani sikim ya ne bu duygusallık
belki değişe bilirim ama bu kadar duygusal ve şımarık bir kız olamam
şimdi ise yüzündeki şaşkınlığını izliyordum tek bir tepki bile vermiyordu
valla Kerem'ciğim bende şaşırdığım için yorum yapmıyorum kendime
çocuk ne yapsın
daha fazla tepki vermeyince bunaldım ve kısık bir ses ile tekrar konuştum
"sarıla bilir miyim tabii izin verirsen"
şaşkınlığı yüzünden silinirken yerine bir sırıtma geldi ve kollarını açtı
yavaş adımlarla gidip sarıldım
çok güzel bir parfümü vardı belli ki fazla sıkmamıştı çünkü yoğun bir kokusu olmasına rağmen burnuma çok ince geliyordu
parfümünü içime çekerken yanlışlıkla derin bir şekilde içime çekmiştim ki güldü anlamıştı parfümünü kokladığımı
utanarak geri çekildim yüzünde hala bir sırıtma vardı hoş bir tonla konuştu
"seninki de çok güzel kokuyor" dedi
gözlemi kaçırdım ne vardı yani parfümü hoşuma gittiyse yalan yok güzel kokuyordu işte
niye bilmiyordum ama bu adamı ilk gördüğüm andan beri başkalarından farklı davranıyordum cümlelerimi seçerek konuşmaya çalışıyordum
evet bu seçiyorken ki halimdi ✌︎㋡
daha önce hiç böyle hissetmemiştim gözlerine bakarken hiç hissetmediğim duygular yaşıyordum ve bunu saklamakta zorlanıyordum.
o sırada aklıma benim burada çalıştığım geldi
LAN BEN BURDA ÇALIŞIYORUM YA
❤︎
koşarak mutfaktan çıktım ve Murat abinin dediği şeyi yapmaya gittim
arkama baktığımda bana gülerek bakıyordu utandım çünkü arkada başka bir şey yaptığımızı düşünmesi ihtimali bile beni utandırıyordu
yazıyı çıkartıp çöpe attıktan sonra bana gülerek bakan bir adet Murat abi gördüm
telaşımı komik bulmuştu
aslında evet kasaya bakabilir, masaları toplayabilir, sipariş alabilirdim ama hiç birini sorunsuz yapabileceğime söz veremezdim
bu fikrimi Murat abiyede anlatınca bana hak vermişti ki hemen Keremi çağırdı ona bir şeyler mırıldandı ve ardından kerem bana 'gel' işareti yaparak mutfağa çağırdı
en basitinden bir şeyler anlattı ama hiçbirini anlamıyordum
KAHRETSİN NEDEN GÖZLERİNE BAKMAKTAN ÖNÜME DÖNEMİYORUM Kİ
"son olarak bu da böyle yapılıyor anladın mı?" kafamı 'anladım' şeklinde salladım ama hiç bir şey anlamamıştım
neden sürekli gözlerine bakmıştım ki?
bir ara benim gözleme olduğundan daha fazla bakınca utanmış kaçırmıştım gözlerimi ama o bunu fark edip daha fazla bakmamıştı bana
çıkarken "gel hadi masalar boşaldı onları toplayalım" dedi.
"tamam" dedim ve bende arkasından yürüdüm
.☘︎ ݁˖
öğlenden sonra kafe çok kalabalıktı bütün masalar doluydu ve boşalan masalar anında tekrar doluyordu alışıktım buna ama müşteri olarak alışıktım bu durum bana yabancı geliyordu
kerem de asla durmamıştı yerinde, zor olmalıydı zaten zordu da benimle çalışmak daha zordu
akşam kafe boşalır boşalmaz Murat abi hemen kapının üstünde ki yazıyı ters çevirdi
ALLAHIM SONUNDA BİTTİ
en son uygulamalı sınavda bu kadar zorlanmıştım
ve uzun zamandır bu kadar yorulduğumu hatırlamıyordum Murat abi kasanın başına geçip sayım yapmaya başlayınca bizde en son yerleri silip sandalyeleri falan kaldırdık
Murat abinin işi biter bitmez çıktı ve anahtarları Kereme verip onun kapatmasını istedi
ve çıkıp gitti
bizde hızlıca işimizi bitirip kafeden çıktık
kapının önünde ayrılacağımızı sansam da benimle beraber yürüyordu aklıma takıldı sormak istedim ama biraz çekindim de ama dayanamayıp sordum
"nerde oturuyorsunuz" soruma hızlı bir cevap verdi
"aslında oturuyorsunuz değil oturuyorum" anlamazca baktım hemen ardından yeni bir cevap daha geldi
"yani tek yaşıyorum, ilerine mevsim sokak var orada mavi bir binada 3. katta oturuyorum sen?"
LAN-
Ben birde bununla komşu mu oldum yani benim karşı komşum mu lan bu birde bende 3. kattayım yani
HAS-
olduğum yerde durdum beni izliyordu ve cevap vermemi bekliyordu.
⋆ꕥ˚。⋆𝒟ℯ𝓋𝒶𝓂 ℰ𝒹ℯ𝒸ℯ𝓀 ˚。ꕥ ⋆