İçeriğe geç

Harabenin Yıkımı

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Harabenin Yıkımı

Bölüm 2

Harabenin Yıkımı/Geçmiş-2

Lütfen oylayıp, yorum yapmayı unutmayın sevgilerle Livmoren~🪻

Berna hanım:Hasta ziyaretine mi geldiniz?

Kenan:Hayır, daha doğrusu bir sorun olduğunu bilmiyorduk, Servine bişey mi oldu acaba?

Berna hanım:Servin bir uyurgezer, ailesinin ölümünden sonra uyurgezerliği çok daha ciddi bir hall aldı. En son dört gün önce gece merdivenlerden düştü.

Kenan:Anladım üzücü bir durum, peki onu göre bilirmiyiz?

Berna hanım:Tabii buyurun gelin benimle, Kenan ve Berna hanım konuşurken, Resul Servinin yanına gidiyordu. Odanın kapısı açıldığında, Servin dönüp kimin geldiğine baktı. Resulu görünce istemeden tebessüm etti. Çünki ilk defa biri ona söz verip gelmişti.

Resul:Merhaba.

Servin:Neden geldin?

Resul:Sözümü tuttum işte, neden şaşırdın ki?

Servin:Ne sözü?

Resul:Nasıl unutursun, sana asker oyuncağı getireceğime söz vermiştim ya.

Servin:Benim bir amcam vardı, o da bana söz verdi. Ailem öldüğünde bana söz verdi, seni yanıma alacağım dedi, ama bir daha gelmedi. Beni de buraya getirdiler, kimsem kalmadığı için.

Resul Servinin yanaklarındaki göz yaşlarını silerek, " üzülme, kimsen kalmadıya, ben senin herkesin olurum " dedi ve Servinin yatağına yaklaşarak, ona sarıldı. " Bak, unutmadım seni, geldim ben " diyerek, kapının yanındaki poşetleri gösterir, " sana asker oyuncağı da getirdim, başka hediyeler de ". Resul koşarak poşetten asker oyuncağını alır. Servin dikkatle Resulun elindeki asker oyuncağına bakmaktadır.

Resul elini sallayarak, hadi al bu senin diyerek, asker oyuncağını Servine uzatır. Servin yataktan doğrularak, oyuncağı alır ve incelemeye başlar. Bu arada Resul, tek-tek diğer oyuncaklar, resim malzemelerini ve battaniyeyi de alarak, Servinin yatağına bırakır.

Servin on yaşınadek, yani ailesini kaybettiği günedek sadece ailesinden ilgi görüyordu. Başka birinin onun için bişeyler yapması, Servine göre yeni bişeydi. Servin yeni eşyalarına bakarken, aklına gelen şeyle Resula dönerek, şöyle söyler " battaniyeyi üzerime örteemisin, kolum kırık ben tek elle yapamıyorum ". Resul hemen battaniyeyi alarak Servinin üzerine örter ve beklentiyle sorur , " sevdin mi? ", " çok sevdim " diyerek, battaniyesine hayranlıkla bakar.

Bu sırada Kenan Berna hanımla konuşmaktadır. " Bana biraz Servinin hayatını anlatırmısınız Berna hanım? ". Berna hanım " tabii " diyerek söze başlar. " Servin bir aydır burada, Servin Amber Türker, Şehit yüz başı Taylan Mert Türkerin kızı. Mert Türkerin planıyla terör örgütüne karşı çok başarılı bir operasyon gerçekleşmişti. Teröristler eşi Tülin Türker ve kızları Servin Amber Türkeri kaçırarak, ailesine karşılık, devletin adına olan silahları istediler. Tabii ki Mert Türker bunu kabul etmedi. Ailesini kurtarmaya çalışırken, kendisi de, karısı Tülin Türker de Şehit oldu. Aileden geriye kalansa Servin oldu. Ailesi gözlerinin önünde öldü, bu yüzden Servinin ciddi psikolojik sorunları var.

Kenan duydukları karşısında, sadece " anladım " diye bildi. Ama kimse anlayamazdı. Küçük Servinin ne yaşadığını, ne hiss ettiğini, nasıl bir durumda olduğunu kimse anlayamazdı.

Bu sırada Resul koşarak, Kenznın yanına gelmişti.

Resul:Kenan abi, bişey söylemem gerek.

Kenan:Abicim bekle, Berna hanımla konuşuyoruz.

Resul:Ya abi, sonra konuşursunuz. Babamı ara, ben Servinin de bizimle eve gelmesini istiyorum.

Berna hanımla, Kenan şaşkınlıkla Resule bakıyorlardı. Resulun bu isteği, Kenanın aklına Yasemin hanımın sözlerini getirmişti. Şöyle demişti Yasemin hanım , " oğlumun tüm istekleri sorgulanmadan yerine getirilecek, olur da buna uymazsanız, oğlum üzülürse, inanın bana oğlumdan daha fazla üzerim sizi ". Aslan bey varlıklı birine göre, çok sade ve iyi bir adamdı. Ama eşi Yasemin hanım garip bir kadındı.

Kenan Aslan beyi aramak için cep telefonunu çıkarttığında, aramasına gerek kalmamıştı. Çünki Aslan bey, kendisi Kenanı arıyordu. Kenan hemen cep telefonunu açarak, Aslan beyin konuşmasını beklemeden konuştu.

Kenan:Efendim Aslan bey?

Aslan bey:Kenan okuldan aradılar, Resul okulda yokmuş. Oğlum nerede?!

Kenan:Efendim, Resul benim yanımda.

Aslan bey:Neredesiniz Kenan, nerede?!

Kenan:Efendim, Resul yetimhaneye gitmek istediğini söyledi, Yasemin hanımın kurallarını biliyorsunuz, geri çeviremedim, çeviremezdim.

Aslan bey:Tamam Kenan, orada kalın, ben geliyorum. Sorun sende değil ki, on dört yaşındaki bir çocuğun her isteği yapılırsa böyle olur işte.

Kenan:Efendim burada küçük bir kız var, Resul oda bizimle velsin diye tutturdu.

Aslan bey yetimhanede Resulun Servine

nasıl baktığını görmüştü. O gün o küçük

kız ve oğlu Resul, kendisine vefat eden

kız kardeşiyle olan, küçüklük anılarını hatırlatmıştı. Aslan bey bir haftadır, bu yüzden doğru düzgün uyuyamıyordu bile. Doğru bu işler on dört yaşlı bir çocuğun isteğiyle öylece yapılmaz. Ama Aslan beyin aklında vardı Servin, o gün onu kız kardeşine benzetmişti, kalbinde bir ağırlık vardı. Sanki bu bir işaretti, sanki birileri ona, git ve o küçük kızı al, o sana iyi gelecek diyordu. Yiğeni Naz yaşarsa, tam da Servin yaşlarda olurdu ve malesef Aslan bey yiğenini sadece bir fotoğrafta göre bilmişti.

Tüm bu düşüncelerden sıyrılıp, iç çekerek " tamam Kenan, ben geliyorum, sen karışma " diyerek telefonu kapattı. On sekiz nisan iki bin üçte, Akkoç ailesi Servin Amber Türkere aile oldu. O gün, o küçük kızın yeniden bir yuvası olmuştu. O gün, o kız Servin Amber Akkoç olmuştu. Aslan Akkoçun biricik kızı Servin Amber Akkoç...

Aslan bey yetimhaneye geldiği gibi,

Servinin yetimhaneden çıkışı için,

gerekli tüm işlemleri başlattı.

Berna hanım Servine " hazırlan gidiyorsun " dediğinde, odadan çığlık sesleri yükseldi. Resul babasına, Aslan beyse oğluna bakıyordu. Aslan bey kapıyı açarak içeri daldı ve bağırdı. " Ne oldu bu çocuğa?! ", Servin yerde oturmuş, ayaklarını kendine çekmiş, kırık olmayan eliyle kafasını tutarak şiddetli bir şekilde titriyordu. Berna hanım bağırarak, " hemşireyi çağırın, yine kriz geçiriyor " dedi.

Bir saat sonra:

Geçen bir saatin ardından

Servin yeni evine giderken, Aslan bey saçlarını okşayarak, düşüncelere dalıyordu. " Korkma kızım, artık ben varım " dedi, kendi-kendine. Oysaki Servin çoktan uyumuştu bile, Aslan beyi duymuyordu. Eli bir an Resulun saçlarına gitti ve şefkatle okşadı. " Gurur duyuyorum oğlum seninle " dedi kendi-kendine. Resul, Yasemin hanımın tüm saçmalıklarına rağmen, hiç şımarık bir çocuk olmamıştı. Aksine küçük yaşta, ilk kez çok iyi bişeye vesile olmuştu. Şehitlerin hakkı ödenemezdi ve bugün onlar, bir Şehit kızına aile olmuşdular.

18.04.2003.

Geçmiş Bölümlerin Sonu./diğer bölümlerde geçmişten anılar olacak

☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆

Beni intagram-_livm0renn, youtube-livmorenin kitapları ve tiktok-_livm0renn hesaplarımdan takip ederseniz sevinirim🤍🎀

Evet lavantalarım,🪻 bir diğer bölümümüzün daha sonuna geldik. Çok fazla kurgum var, çok zaman ayıramıyorum, ama hepdini de şu an aktif okarak yazmak istiyorum. Biraz bölüm biriktireyim, kitaplarıma bir gün seçerek düzenli bölümler atacağım. Umarım kitabımı ve yeni bölümü beğenmişsinizdir. Sizleri çok seviyorum, yeni bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.🌻

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.