*CHİRS*
Sabaha karşı 4 gibi uymuştum. Şu an da ise komodinin üstündeki dijital saat 07.36 'yı gösteriyordu. Tavanı izledim, her sabah olduğu gibi. Bugün 29 ekim cuma idi. Dersim yoktu bugün. şağ tarafıma dönüp yastığın altından telefonumu alıp tuş kilidini girdikten sonra sosyal medyaya girdim.
Biraz telefon ile uğraştıktan sonra yataktan kalktım ve banyoya girdim.Elimi yüzümü de yıkayıp çıktım banyodan. Bugün aklımda bir kaç iş vardı yapmam gereken. Adrian ve diğerleri bu kadar ısrar ediyor ise mecbur partilere gidecektim Üstüme mor sweatshirt'ümü giyip altımada dar paça siyah pantolunumu giydim, telefonumu ve ipad imi alıp aşşağıya indim. Telefonu ve ipadi ada tezgaha bırakıp perdeleri açtıktan sonra camları açtım. Düzenli olarak her sabah evi havalandırırdım. Mutfağa geçip buzdolabını açtım ve 2 yumurta ile yağ çıkarttım, onları tezgaha koyup tezgahın altındaki dolaptan da yumurta tavasını çıkarttım. Çay koymak için çaydanlığa su koyup ocağın altını kısık ateşte açtım. Ekmek kutusunu açtığımda ekmek kalmamıştı hemen üst kata odama çıkıp 2 dolar ve montumu alıp aşşağıya indim aşşağıya inerkende montumu giydim.
Evin bütün camlarını kapatıp tezgahın üstünden telefonumu, kapının arkasındaki fortmantodan da botlarımı alıp giydikten sonra anahtarıda alıp çıktım evden. Yerler buz tutmuştu bu da gece yağmur yağdığını gösteriyordu fakat yağmur 4 den sonra yağmış olmalıydı çünkü ben uyanıkken yağmur falan duymamıştım. Hafif tempolu adımlarla sokağın başındağı küçük markete doğru ilerledim. Ceplerime baktığımda kulaklıklarımı almadığımı fark ettim. Bende ağaçları izlemeye başladım çok güzel gözüküyorlardı. Yaprak sesleri insana huzur veriyordu.
Markete girdiğimde tahıl ürünleri kısmına ilerledim ve 2 glutensiz ekmek alıp kasaya doğru ilerledim. Sırada kimse yoktu o yüzden ekmekleri kasadan geçirip ücretini ödedikten sonra evin yolunu tuttum telefonu cebimden çıkartıp saate baktım saat 08.11 i gösteriyordu.
Eve vardığımda su kaynıyordu aldıklarımı ada tezgaha bırakıp çayı demledim ve tavanın altını açarak yağı tavaya koydum. Yağ erirken dolaptan salata ve domates çıkartıp yıkadım ve salatanın kabuğunu soymaya başladım. O sırada yağ eridi ve yumurtaları kırdım. Yumurtaları kırdıktan sonra salata ve domatesi doğramaya başaldım, küçük küçük doğradıktan sonra salata tabağına koyup üstüne hafif nar ekşisi ve limon sıktım. Yumurtanın altını kapatıp ada tezgahın üstünü boşalttım.Salatayı ve yumurtayı ada tezgaha koyup kahvaltılıkları çıkarttım ve sofraya çayımıda doldurup oturdum. Bir yandan yemek yerken bir yandanda telefonu kapatıp ipadi önüme çektim ve tuş kilidini girip amozona girip kitaplık bakmaya başladım. Odamda kitaplarım yerde duruyordu o yüzden salonun bir köşesine okuma köşesi yapmak istiyordum. Bu arada benim para kaynağım ailemden kalma bir kafe vardı ve ben orayı devren kiralık vermiştim kafe baya iş gören bir caddede olduğundan aylık 7.000 dolarlık kirası vardı ve dükkan acayip iş yapıyordu.
Kitaplık beğenip birkaç kitap ile sipariş vermiştim. Ardından en sevdiğim animasyon dizi olan otel transilvania yı açıp belkide 15. kez izlemeye başladım...
-OTEL TRANSİLVANİA 2012 DE ÇIKTI FAKAT BİRŞEY OLMAZ YA-
***
Saate baktığımda saat 18.54 ü ve ben köstümümü bekliyordum. Yaklaşık 10 dakika sonra aldığım halloween süslerini koyduğum 4 büyük poşet ve kostümümü alıp mağazadan ayrılıp kapının önünde taksi uygulamasından taksiyi çağırıp beklemeye başladım. Taksi 10 dakika içinde geldiğinde taksiye binip evin adresini tarif ettim ve telefonum ile oynamaya başladım.
Eve geldiğimde saat 19.25 i gösteriyordu. İçeri girip hızlı bir duş alıp eşorfmanlarımı giyip aşşağıya inip hemen kahve makinasına kahve koydum o hazır olana kadar şömineyi yaktım. Kahvemi ve ipad imi alıp şöminenin karşısına geçtim, yine ışıklar kapalıydı.
Şömineyi izlerken aklıma cadılar bayramı için aldığım süsler aklıma geldi, kalkıp ışığı yaktım ve poşetleri karıştırmaya başladım. Bu sene evi birazda olsun süslemek istemiştim normalde böyle şeyleri sevmedim ama bugün dükkanda görünce alasım gelmişti. Birkaç ışıklı kuru kafa ve balkabağı, örümcek ağları, iskelet heykeli gibi birşey,küçük joker oyuncakları,toz gibi gösteren sprey, "şeker mi? şaka mı?" yazısı, cadılar bayramı zili, küçük dırakulalar , turuncu beyaz led ışıklar, yarasalar,kanlı eller ve kollar ve bunlar gibi birçok şey ve ayrıyaten de cadı süpürgesi ve cadı şapkası bunları daha çok boris için almıştım. Boris demişken bugün onlar ile sadece kahvaltımdan sonra konuşmuştum. Ayağa kalkıp telefonumu aldım ve geri yerime oturup whatsapp'ı açtım ve gurubumuza girdim;
BORİS VE KÖLELERİ
N'aber?
ADRİAN: iyi senden kaçak
BORİS: iyiyim sen nasılsınız?
iyiyim sesiniz çıkmayınca merak ettim
ayrıca "sen nasılsınız" nasıl bir cümle
ve kaçak sizsiniz
ADRİAN: yio hiçte bile sensin bugün yanımıza gelmeyen
Bugün bensizmi buluştunuz?
ADRİAN:nasıl yani haberin yokmuydu?
Hayır yoktu
ADRİAN: boris hani söylemiştin de chris gelmeyecekti
BORİS: unutmuştum söylemeyi kızmayın diye de gelmeyecek dedim
Neyse boşverin hem çağırsaydınızda gelemezdim evi süslemek için malzemeler aldım ve kostüm almaya gittim
ADRİAN: evi süslemek ve sen?
BORİS: sen evi süslemek?
ADRİAN: bende aynısını sordum mal
BORİS: olabilir sen sordun diye biz sormayalım mı? hem sen kölesin sus
KJDGHDASJHKASDHASD harbi bu arada grup ismi ne alaka? hem neden uzaylı görmüş gibi tepki verdiniz evet ben ve evi süslemek canım bu sene süslemek istedi
ADRİAN: hiç şaşırdık sadece ve evet biz artık borisin köleleriymişiz öyle söylüyor
BORİS: evet kölelerimsiniz ben ise kralım kraliçesi olmayan bir kral :(
ADRİAN: KJDGHSGHSADGASLJKDGAS
JKLSHKJSAGASJKGDASKJDG
BORİS: güleceğinize kralınıza kraliçe bulun
boşver seni ikizler nerde?
BORİS: Kralına nasıl "boşverelim seni dersin" seni cezalandıracağım, ikizlere gelirsek aile yemeğindeler
ADRİAN: evet hemde gıcık william amcaları ilee
kurtarsaydınız kızları yazık :)
neyse iyi geceler yarın parti kaçta
ADRİAN: İyi geceler, saat 21.00'da
BORİS: iyi gecelerrrr
tamam görüşürüzz
BORİS: lan gidiceksen git
ADRİAN: görüşürüzz
gittimmm
Whatsapp'dan çıkıp telefonu kapattım ve masaya koyup ayağa kalktım. Poşetleri karıştırırken aldığım pamukları ve bebek mavisi led ışıkları gördüm, doğru evin içinde şimşek çakıyormuş gibi tavana ledleri yapıştırıp üstüne pamuk yapıştıracaktım ve dışarıdan da içeriden de efsane gözükecekti. Bunların aynısından kendi odam içinde almıştım. ilk önce yukarı banyoya çıkıp toz bezi aldıktan sonra aşşağıya indim her yerin detaylı olmasada tozunu aldım ve kitaplığın geleceği yeri hazırladım şimdiden ve yukarıdan birkaç korku çizimi tablomu standı ile getirip kitaplığın yerine koydum şimdilik boş kalmasın diye. Kitaplık almamın bir diğer sebebide bana resim için alan yaratmaktı odamda. Kapıyı açıp dışarının ışığını yaktım ve dışarının turuncu beyaz led ışığını taktım, ışıklı balkabağı ve ışıklı kurukafaları bahçenin rastgele yerlerine koyup ışıklarını yaktım. İçeriden iskelet heykelini kapının direkt yanına koydum. Sonrasın da ise standlı cadılar bayramı zilini getirip kapının diğer tarafına koydum bu zili çok sevmiştim, standın ayaklarında mor ışıklı balkabağı vardı zili ise kargaların acı bağırışıydı. Dışarıya koyduğum tüm ışıklı olanların ledlerde dahil ışıklarını yakıp son olarak kapıya asmak için içeriden "Şeker mi? Şaka mı?" yazısını getirip kapıya astım ve içeri girip tekrardan kapıyı kilitledim.
İçeriye baktığımda biraz dağınıktı ama şimdilik umursamadım çünkü daha yapmam gerekenler vardı. Örümcek ağını poşetten çıkartıp şöminenin üstüne astım, küçük kuru kafaların ipe bağlanmış halini ise kapının tam karşısına merdivenlerin üstüne astım. Kanlı kolları ve elleri rast gele merdivenin birinci basamağına, TV ünitesine, ada tezgaha gibi yerlere koydum. Birer tane ışıklı kuru kafa ve ışıklı balkabağını şöminenin yanlarına koyarak onları bitirdim. Toz gibi gösteren bir sprey almıştım onu, örümcek ağına kurkafaların balkabaklarının ve bazı ellerin üstüne sıktım ve son TV ünitesine sıktım. Sonrasında mutfağa geçtimtavanı en son yapacaktım.
Mutfaktaki görünür olan bardak, bez, sünger, çiçek gibi şeyleri, simsiyah üstünde kuru kafa olan bardaklar, hayaletli sünger, balkabaklı bez, çiçekleri küçük dırakulalar ile değiştirdim. Aldığım yarasaları dışarı asmayı unutmuştum hemen dışarı çıkıp onlarıda kapının önündeki tavandan sarkıttım. İçeri girdiğimde son olarak tavan kaldığını gördüm. Ama baya yorulmuştum onuda sabah yapmayı tercih ettim ev bence gayet iyi gözüküyordu. Boş poşetleri kaldırırken 2 adet joker oyuncağını fark ettim bunları koyacak yer ararken pencerenin mermerinin boş olduğunu fark ettim ve oraya koydum. başka birşey kalmayınca odaya çıktım ve direk yatağıma girdim. Tahminime göre uykuya dalmam 5 dakika bile sürmemişti çünkü yorulmuştum. Gözlerim kapanmadan hemen önce saate baktığımda 00.17 yi gösteriyordu bayadır evi süslüyordum ve bu gerçekten yormuştu.
Sabah epey aç olarak uyandım. Çünkü yatmadan öncede birşey yememiştim. Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım ve hemen telefonumuda alarak aşşağıya idim ve kendime tost hazırlamaya başladım. Dolaptan sucuk ve kaşarı çıkartıp ince ince doğramaya başladım ama incelik konusunda kaşarlara aynı şeyi söyleyemezdim çünkü kaşar fazla olacaktı ki sucuğu içine gömsün şahsen ben öyle seviyordum bir yandan da kahve koyup, tost makinesinin düğmesine bastım.
Tostumu bir güzel yiyip yanında da kahve içtim bir yandan da evi izliyordum ben bu işi yapıyordum ya. yedikten sonra yediğim yeri ve tezgahı toplayıp içeriye geçtim camları açıp biraz havalandırırken dışarıyı izledim bugün hava güzeldi.içerisi havalandıktan sonra şöminenin külünü dışarı çöpe boşaltıp ellerimi yıkadım ve iş artık tavana gelmişti. Merdivene çıkıp ledi yapıştırmaya başladım. led daha çok cama yakın olsun ki dışarıya yıldırım havası versin istiyordum. Led in bir kısmını yapıştırdıktan sonra merdivenden inip merdivenin yerini değiştirdim. Tüm ledi yapıştırdıktan sonra merdivenden inip tavana baktım mutfak dahil heryer led olmuştu neden bu kadar uzun led almıştım ki. Ama iyiki almışım çünkü daha pamukları yapıştımadan bile güzel görünüyordu yanlız bir sorunum vardı pamuk yetmeyecekti hemen yukarıdan cüzdanımı ve telefonumu alıp tekrar aşşağıya indim botlarımı giyip anahtarıda aldıktan sonra evden çıktım. Bir adım attığım sırada tekrar durup üstüme baktım üstümde pijamalarım vardı ve bazı yerleri ayıcıklıydı. Umursamadım ama normalde umursardım. Bana bu aralar ne oluyordu sanırım babamın üstümde yarattığı disiplinli hayattan kurtuluyordum.
Yolda ilerlerken bazı kişilerin gözleri bana dönsede fazla bakmadılar. sokağın sonundaki markete girdiğimde 15 paket daha pamuk aldım dün 15 paket almıştım şimdide 15 alırsam yeter di herhalde. Kasaya ilerleyip ücreti ödedim .Eve ilerlerken telefon ile oynadım yani kısaca yaylana yaylana havanın tadını çıkara çıkara gittim. Eve girdiğimde paketleri tek tek açıp tavana yapıştmaya başladım yaklaşık bir buçuk saatin sonunda bitmişti tüm perdeleri kapatıp tavanın ledini yaktım. İçeriden efsane gözüküyordu ledlerin ayarını değiştirip arada bir yıldırım çarparmış gibi olması için kapanıp açılmasını sağladım anahtarı alıp dışarı çıktım ve kapıyı çektim. Pencereye doğru baktığımda dışarıdanda çok güzel göründüğünü fark ettim. Biraz daha ilerleyip bahçeden çıktım ve sokaktan eve baktım cidden güzel görünüyordu. Koşar adım eve girip perdeleri açtım ve ledi kapattım. Hızlı bir şekilde etrafı temizleyip yukarı çıktım ve üstümdekileri çıkarttım. Onları kirli sepetine atıp bende sıcak suyun altına girdim...
***
***
***
-HERKESE MERHABA, HAYATIMDA ÖNCEKİ YAZDIĞIM KURGULAR DAHİL EN UZUN BÖLÜMÜMÜ YAZDIM HFDJKLSGHDJKASDGSAK. İNŞALLAH BEĞENMİSSİNİZDİR KİTABI OLAYLAR BİR SONRAKİ BÖLÜMDE BAŞLIYOR. OY VERİP YORUM YAPIP KİTABI KÜTÜPHANENİZE EKLERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM HA BİRDE BENİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. -
İNSTAGRAM HESABIM : only00yigit
-İNSTAGRAMDAN DA GÖRÜŞ VE DİLEKLERİNİZ İÇİN BANA ULAŞABİLİRSİNİZ.-