İçeriğe geç

HALİSÜLASYON

Bölüm 1 · 2 dk okuma

HALİSÜLASYON

Bölüm 1

Kırık Sessizlik

---

1. Bölüm – Kırık Sessizlik

Yağmurun camlara vuran sesi, gecenin sessizliğini bölerken Eflal odasında ders kitaplarının arasında kaybolmuştu. Gözleri satırların üzerinde dolaşıyor, ama zihni geçmişe takılı kalıyordu. Avukatlık fakültesinde okumak kolay değildi. Her sayfa, her madde, her yasa ona geçmişini hatırlatıyordu. Sanki kitapların arasından annesinin çığlığı yankılanıyor, babasının tehditkâr bakışları yeniden karşısına çıkıyordu.

Henüz küçücük bir çocukken annesinin öldürülüşüne tanıklık etmişti. O an, kalbine saplanan hançer gibiydi. Babası cezaevine girmemişti çünkü o zamanlar korkudan konuşamamıştı. “Söylersen seni de öldürürüm,” demişti babası, elinde hâlâ kanlı bıçakla. O söz, yıllarca kabuslarının baş kahramanı olmuştu.

Ama artık Eflal büyümüştü. Artık yalnızca annesinin kızı değil, adaletin sesi olmak isteyen bir kadındı. Babasını susturmak için değil, hak ettiği cezayı aldırmak için yaşıyordu.

Kapı yavaşça açıldı. İçeri, en yakın arkadaşı Birgül kafasını uzattı.

— “Eflal, yine mi ders? Hadi biraz kahve içelim. Çok kasıyorsun kendini.”

Eflal başını kaldırdı, gözlüklerini çıkardı.

— “Beni derslerden koparma, Birgül. Ne kadar çalışırsam o kadar güçlü olurum. Babam hâlâ dışarıda dolaşıyor. Bir gün onu durduracağım.”

Birgül derin bir iç çekti. Arkadaşının gözlerinde hırsla karışık kırık bir acı vardı. Onu ikna etmek mümkün değildi.

---

Şehrin diğer ucunda Batın, motorunun üzerine atlamış, geceyi delip geçiyordu. Rüzgâr saçlarını savuruyor, motorun sesi tüm sokakları inletiyordu. Özgür hissediyordu ama içinde derin bir boşluk vardı. Polis olan anne ve babasının kavgalarıyla büyümüş, sonunda onların boşanmasına şahit olmuştu. Evdeki bağırışlar, kapı çarpışları, suskun sofralar… Hepsi bir iz bırakmıştı onda.

Eve döndüğünde küçük kardeşi Erdoğan, yani arkadaşlarının taktığı lakapla Erdo, kapı önünde oturuyordu.

— “Abi, yine mi motor? Hep gezip duruyorsun.”

Batın gülümsedi, elini kardeşinin omzuna koydu.

— “Sen işine bak, Erdo. Daha küçüksün, anlamazsın.”

Tam o sırada yanlarına mahalleden arkadaşı Batuhan, yani Batu, geldi. Elinde kola kutusuyla sırıtarak,

— “Oğlum Batın, yine gece yarısı kaçak turlardasın ha? Bir gün polisler seni yakalayacak, haberin olsun.” dedi.

Batın alaycı bir gülüşle karşılık verdi.

— “Onlar yakalayamaz, Batu. Ben zaten onların hatalarının içinde büyüdüm.”

Batu ve Erdo kahkaha attı, ama Batın’ın sözlerindeki acıyı hissettiler. O, dışarıdan güçlü görünse de içi paramparçaydı.

---

O gece, Eflal ders masasının başında uykusuz gözlerle geleceğini düşünürken… Batın, motoruyla ıssız sokaklarda hız yapıyordu. İkisi de farklı hayatlarda, farklı acılarla mücadele ediyordu. Ama kader, onları aynı yola çıkarmak için çoktan hazırlığını yapmıştı.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.