İçeriğe geç

Hacker

Bölüm 42 · 9 dk okuma

Hacker

Bölüm 42

Fark Etmek

"Ulan abi kardeş delisiniz he! İyi tamam bir şey demedim!"

Tuna'nın dediği şeyle sırıtarak saçımı savurdum.

"Tabikisi!"

Berfin dediğime gülerken Tuna göz devirmişti. Kısa bir sessizlik olurken herkesi tek tek incelemeye başladım. Abim halıya bakıyordu. Büyük ihtimalle bir şeyler düşünüyordu. Keşke insanların zihinlerini okuyabilmek gibi mükemmel bir gücüm olsa!

Bakışlarımı Tuna'ya çevirdim. Dümdüz Berfin'e bakıyordu. Gözlerimi Berfin'e çevirdiğimde ise Tuna'ya arada sırada kaçamak bakışlar attığını fark ettim. Çöpçatanlık damarım atmaya başladı şuan! Olur mu acaba ya? Niye olmasın ki? Ben, Berfin'in aklına kolayca girerim zaten. Tuna'yı da biraz sorgulayıp aklına soksam, ki zaten müsait, bence hallederim.

Tuna'nın hala Berfin'e baktığını fark edince sırıtarak ağzımı açtım. Biraz eğlenmekten zarar gelmezdi sonuçta. Hem o da bana aynı şeyi yapıyordu. Ödeşmiş oluruz.

"Eskittin eskittin."

Dediğim şeyle bütün bakışlar bana dönerken galiba ne demek istediğimi bir tek Tuna anlamıştı.

"Kafanda ne kuruyorsun bilmiyorum ama boşuna hayaller kurma."

Ellerimi teslim olurcasına kaldırdım.

"Ben gördüğümü söylüyorum."

"Ya n'oluyor!? Fransızların arasındaki Türküm şuan! Hiçbir şey anlamıyorum!"

Abimin isyankar sesiyle gülerek konuştum.

"Ben sana sonra anlatırım."

"Eğer öyle bir şey yaparsan..."

"N'aparsın?"

Meydan okuyan sesime abim de katılmıştı.

"Evet Tuna. N'aparsın?"

İkimizde tek kaşımızı kaldırmış bir şekilde Tuna'ya bakıyorduk.

"Ulan Havin'i anladım da... olum sana n'oluyor lan!?"

Abime bakarak dediği şeyle abim kaşlarını çattı.

"O benim kardeşim bir kere! Ona yaptığınız her yanlış bana yapılmış demektir!"

Nedense içim bir hoş olmuştu. Yüzümdeki gülümseme ile abime bakarak konuştum.

"Aynı şey benim içinde geçerli."

Abim kafasını bana çevirip sırıtarak göz kırptı.

"Sana abilik hiç gitmedi ya!"

Tuna'nın dediği şeyle ona gözlerimi kısarak baktım.

"Niyeymiş?"

"Bilmiyorum. Bir anda ciddileştin falan. Garibime gitti."

Dediği şeyle kahkaha attım.

"Yani sonuçta artık bir abiyim. Bir ağırlığım var."

"Ulan mafyasın mafya! Mafya olmana rağmen adamlarına iğrenç iğrenç şakalar yapıyorsun! Ne ağırlığı!?"

Berfin ile ikimiz gülmekten yarılırken kapı bir anda açıldı. Hepimizin bakışları kapıya dönerken içeriye Barlas ve bir kızın girdiğini gördük. Bu kız Barlas'ın kız kardeşi Talya olmalıydı. Kahverengi, belini geçecek derecede uzun saçları ve ela gözleri vardı. Suratı çok küçüktü ve bunu onu çok tatlı gösteriyordu.

"Selam millet!"

Ki ses tonundan bile ne kadar enerjik ve tatlı bir insan olduğu anlaşılıyordu.

"Ooo, haşmetli Talya Hanım teşrif etmişler!"

Abimin dediği şeyle gözlerimi kısarak ona baktım.

"Utanıyorum Kaan Bey."

"Utanmanı yerim senin!"

Gözlerim pörtlerken bir Talya denen kıza bir de abime bakıyordum. Bunlar benden de yakınlar lan! Kıyameti kopartırım, beni çileden çıkartmasınlar!

"Nasılsın Talya?"

"İyi Tuna abi sen?"

Daha sonra bakışları bizi buldu. Gözü bir Berfin'in bir de benim üzerimde gidip gelirken Barlas'a döndü.

"Hangisine yenge diyeceğim?"

Dediği şeyle ağzım açılırken Tuna lafa atladı.

"Şu ağzı açık, sert ve soğuk görünen."

Kızın bakışları anında beni buldu.

"Selam yenge! Ben Barlas'ın kardeşi Talya. Tanıştığımıza memnun oldum!"

Bir dakika ya, ben sert ve soğuk... öyleyim.

"Talya, Tuna şaka yapıyor. Havin senin yengen falan değil, olamaz da!"

"Lan hani sen Barlas ile Havin'i shipliyordun!? Bunlar çok güzel oldu Havin tam ideal yenge adayı, falan diye!"

Şaşkınlıkla abime bakıyordum. O bizi Barlas ile mi yakıştırıyordu!? Gerçi bunu anlamamak çok zor olmasa gerek. Sürekli imalar yapıp duruyordu.

"O, Havin kardeşim çıkmadan önceydi!"

"Ulan ne döneksin sen!"

Abim tam ağzını açmışken tartışmayı sonlandırmak amacıyla araya girdim.

"Ben de tanıştığıma memnun oldum ama abimin de dediği gibi ben seni yengen değilim."

Abim bu dediğime mutlu olmuşken Talya ise dudağını büzerek üzgünce konuştu.

"Ne güzel bende yengem var diye sevinmiştim."

Daha sonra hemen yüzünü düzeltip otuz iki diş sırıtarak konuştu.

"Neyse sorun değil. İyi anlaşacağımızı düşünüyorum. İkinizden de pozitif enerji aldım!"

"Pozitif enerji almadığın biri var mı?"

Barlas'ın imalı dediği şeyle Talya ona ters ters bakıp göz devirdi.

"Var. Mesela senden şuan hiç pozitif enerji almıyorum abi!"

Barlas'ın tek kaşı kalkarken Talya, onu takmadan yanıma oturdu.

"İsminizi öğrenebilir miyim hanımlar?"

Gülümseyerek cevap verdim.

"Havin."

"Bende Berfin."

Gözlerini pörtleterek bize baktı.

"Oha! İsimleriniz çok güzel! Ayrıca daha önce hiç duymamıştım. Anlamları ne?"

"Havin, tez canlı ve enerji dolu kimse demek. Aynı zaman da yaz gecesi demek."

"Bayıldım! Deli dolu birisin yani?"

"Hem de ne deli ne deli!"

Tuna'nın imalı dediği şeyle ona yandan bir bakış attım.

"Evet, öyleyim."

"Peki Berfin isminin anlamı?"

"Kar gibi beyaz ve temiz olan kişi demek. Yanlış hatırlamıyorsam aynı zamanda da kardelen demek."

"Yaa, ikinizin de isimleri çok güzel! Aşırı kıskandım şuan!"

Dediği şeye ikimizde gülerken o da sırıttı.

"Kaç yaşındasınız?"

"İkimiz de 22."

"Öf, herkes benden büyük!"

Gülümsedim. Çok sıcak kanlıydı. Sevmiştim. Kesin Berfin de sevmiştir.

"Ee, alemlere akmıyor muyuz gençlik!?"

Bağırarak dediği şeyle Barlas konuştu.

"Daha yeni geldin Talya!"

"N'olacak? Ayrıca senden izin aldığımı hatırlamıyorum!"

Gülümseyerek bize döndü.

"Hadi en güzel kıyafetlerinizi giyin de çıkalım! O kadar sıkıcı bir yolculuğun ardından kafa dağıtmak için dışarıya çıkamazsam cidden kendimi bir kaşık suda boğarım!"

"Siz Berfin ile çıkın fakat Havin gelmiyor."

Abimin dediği şeyle kaşlarımı çattım. Doğrusunu söylemek gerekirse dışarıya çıkma niyetim yoktu zaten. Ama ona ne ki?

"Niyeymiş?"

"Çıkamazsın Havin, bitti!"

"Yok ya! Başka isteğin?"

"Siz sevgili misiniz?"

Talya'nın dediği şeyle Berfin kahkaha attı. Kendimi tutamayıp ben de gülerken konuştum.

"Hayır, Kaan benim abim."

Dediğim şeyle Talya şok olmuş bir şekilde bana baktı.

"Yok artık! O kız sen misin!? Ay sonunda bulmuş seni demek!"

Bir anda üstüme atlayıp sarılınca ne yapacağımı şaşırdım.

"Yaa sonunda bulundun! Kaan abi seni bulmak için çok uğraşmıştı. Hatta fotoğraflarınıza bakıp ağlıyordu bir ara."

Talya'nın dediği şeyle kendimi tutamayıp gür bir kahkaha attım.

"Ya, Talya!"

"Üzgünüm ama ağzımdan kaçtı."

"Ya çen benim için ağladın mı çen?"

Sesimi değiştirerek kurduğum cümle ile bana ters ters baktı.

"Kardeşim değil misin? Elbet ağlayacağım!"

"Tamam tamam. Bir şey demedim."

Bunun üzerine Berfin ayaklanınca bütün bakışlar ona döndü.

"Şey... ben yorgunum da biraz."

"Benim yanımdaki odada kalabilirsin istiyorsan."

Tuna'nın dediği şeyle sırıtmamak için kendimi zor tutuyordum. Berfin bir an şaşırsa da tekrar ağzını açtı.

"Yok, gerek yok. Ben Havin ile aynı odada kalırım."

"Sen bilirsin."

Hafiften bozulduğu belliydi. Ee, kolay mı lan benim arkadaşımı ikna etmek? Üzgünüm Tuna ama senin için iyilik yapamayacağım.

Berfin gülümseyip odadan çıkarken bana göz kırptı. İster istemez kaşlarım çatılırken hemen geri düzelttim.

"İyi geceler."

Deyip kapıyı kapattı. N'olmuştu gene acaba?

"Tuna abi, hayırdır?"

Talya'nın sırıtarak dediği şeyle hepimiz bakışlarımızı Tuna'ya çevirdik.

"N'oldu? Niye hepiniz bana bakıyorsunuz?"

"Çıkarken Berfin'in arkasından melül melül bakıyordun. Dikkatimden kaçmadı."

"Ooo! Tuna Berfin'den mi hoşlanıyor yoksa! Şok şok şok! Tuna Zerzereli kalbinin kapılarına ilk defa bir kadına tekrardan mı açacak yoksa!?"

Abimin bağırarak dediği şeyle biz Talya ile kahkaha atarken Tuna ise abimin kafasına vurmuştu.

"Bağırma, duyacak geri zekalı!"

"Ha duyacak diye korktuğuna göre doğru yani? Ayrıca bir daha abime el kaldırırsan o elini kırarım!"

Dediğim şeyi aldırmadan gözümün içine bakarak abimin kafasına bir daha vurdu. Tek kaşım havaya kalkarken konuştum.

"Senin kıçına rahat batıyor herhalde! Berfin'e gidip ondan hoşlandığını söylersem de abime böyle vurabilecek misin?"

"Ondan hoşlandığım falan yok!"

"Nah yok!"

Deyip ayaklandım.

"Bana bak Havin, eğer öyle bir şey yaparsan..."

"N'aparsın lan?"

Abimin dediği şeyle sırıtarak salondan çıktım. Tuna arkamdan bağırıyordu fakat umurumda değildi. Zaten Berfin'e bunu söyleyerek ona bir iyilik yapmazdım. Amacım Berfin'in yanına gidip ne olduğunu öğrenmek. Boş yere göz kırpmamıştır diye tahmin ediyorum.

Merdivenleri hızlı hızlı çıkıp odanın kapısının önüne geldim. Kapıyı açıp içeri girdiğimde Berfin'in ayakta beni beklediğini gördüm. Kapıyı kapatıp yanına gittim.

"Berfin bir şey mi oldu?"

"Evet. Yani hayır. Of bilmiyorum!"

"Tamam bir sakin ol. N'oluyor düzgünce anlat."

Kaşlarım çatılmış bir şekilde Berfin'e bakıyordum. Berfin derin bir nefes alıp ağzını açtı.

"Tuna..."

Yüzümde bir sırıtış oluşurken konuştum.

"Ondan mı hoşlanıyorsun kız?"

Bana uzaylı görmüş gibi baktı.

"Saçmalama! Ne alakası var!? Ben onu demeyecektim!"

"Ya ney?"

Kaşlarım tekrardan çatılmıştı.

"Siz Kaan ile kardeş olduğunuzu söyledikten sonra ki suratını fark etmedin mi? Çok rahattı. Sanki biliyormuş gibiydi."

Kaşlarım çatılırken düşündüm. Evet, ilk söylediğimizde başta donuk donuk bakmıştı. Fakat daha sonrasında gülümsemişti.

"Sen o anın mutluluğu ile farkında değildin büyük ihtimalle ama Tuna size donuk donuk bakarken Kaan ona kaş göz yaptı. Kaan'ın kaş göz yapması ile sana hemen gülümsedi. Fakat tam bir Flash TV oyunculuğu olduğu için adam da gülümsemesinde bile 'Ben zaten biliyordum.' ifadesi vardı. Ne güzel, gibi bir şey deyip geçiştirdi ayrıca. Sence de bunda bir tuhaflık yok mu?"

Derin bir nefes alırken Berfin'in dediği şeyler mantıklı geliyordu. O anki mutlulukla bunların hiçbirine dikkat etmemiştim. Aklıma gelen şeyle ağzımı açtım.

"Seninle mutfakta barışmadan önce onların yanına gitmiştim, nerede olduğunu öğrenmek için. Gittiğimde üçünün de suratı bir garipti ve abim bana çok dikkatli bakıyordu."

Derin bir nefes alıp tekrar konuştum.

"Daha sonra her şeyi öğrendik, işte kardeşiz falan. Odadan çıkıp merdivenlerden inerken ona bunun nedenini sormuştum. Bana sonra açıklayacağını söylemişti. Normalde ısrar edecektim ama salona geldiğimiz için konuyu uzatmamıştım. Bununla bir bağlantısı olabilir mi ki?"

Berfin elini alnına götürürken kafasını başka yöne çevirerek ofladı. Ellerimle yüzümü sıvazladım. Abim benden bir şeyler saklıyordu. Fakat ne saklıyordu ki? Ben onun kardeşiydim. En çok bana güvenmesi gerekmiyor muydu? Benden neyi, neden saklıyordu ki?

"Havin,"

Berfin'in seslenişi ile ellerimi yüzümden çektim.

"İçimden bir ses çok büyük bir şeyin içinde olduğumuzu söylüyor. Ve bu şeyin merkezi sensin."

Kaşlarım daha da çatıldı.

"Ne demek istiyorsun?"

"Havin farkında değil misin!?"

Bana inanamayan gözlerle bakıyordu fakat ben dediğinden gerçekten de hiçbir şey anlamıyordum.

"Berfin, hiçbir şey anlamıyorum. Açık açık söyle!"

"Her şey senin etrafında dönüyor! Her şeyin merkezinde sen varsın Havin! Maske olayında, abin, kaçırılman, geçmişte yaşadıkların, o holdinge gitmen ve daha fazlası! Neden sende başkası değil? Senden daha iyi olan bir sürü hacker var ve bu Maske denen herif işini sağlama almayı seven bir tip, bu çok belli! Buna rağmen 22 yaşındaki sana iş yaptırıyor. Tamam, işinde başarılısın biliyorum ama 35 yaşındaki bir hacker kadar deneyimli değilsin! O Maske denen herif istese senden daha iyisini bulurdu!"

Berfin derin bir nefes alarak konuşmasına devam etti.

"Bunlar bana tesadüfmüş gibi gelmiyor Havin. Bu işin içinde çok daha başka şeyler var. Delirdiğimi ya da abarttığımı düşünebilirsin fakat bunların hiçbiri değil. Ve bundan iki gözümün olduğu kadar eminim. Daha önce fark etmemiştim ama şuan bazı şeylerin tam olmadığını fark edebiliyorum. Hiçbir şey tam değil. Ve buna geçmişin de dahil!"

Derin bir nefes aldım. Daralıyordum resmen. Haklıydı. Bunların hiçbiri bence de tesadüf olamazdı. Fakat neden?

"Bu olayların geçmişle bir alakası mı var diyorsun?"

Dediğim şeyle Berfin hızlı hızlı kafasını salladı.

"Kesinlikle! Geçmişte ailenin yaptığı hataların bedelini sen ödüyor olabilirsin. Ne oldu, ne yaptılar bilmiyorum fakat her şeyin en başından düşünürsek bir bilinmezlik var. Ailenin neden öldürüldüğünü bilmiyoruz. Yani... bilmiyorum."

Sustu. Konuştukça batıyorduk resmen. Mantıklı düşünemiyorduk ikimizde.

"Ya kafamızda bunları fazla büyütüyorsak Berfin? Yani... ya gereksiz yere evham yapıyorsak?"

Kafasını iki yana salladı.

"Sanmıyorum. Bu kadarını kafamızda üretecek kadar yaratıcı olduğumuzu düşünmüyorum."

İkimizde susarken düşündüm. Evet, Berfin'in dedikleri pek iç açıcı şeyler değildi ve bazı yerlerde haklılık payı vardı. Fakat ya kafasında kuruyorsa? Ya kafasında çok büyütüyorsa? Evet, Maske'nin 22 yaşındaki birine güvenmesi bana da saçma gelmişti fakat yaşıma göre işimde fazlasıyla başarılıydım. Arka planda da adımı fazlasıyla duyurmuştum.

Kafamı iki yana salladım.

"İkimizde sağlıklı düşünemiyoruz. Bu şekilde bir sonuca varamayız. Yarın sabah konuşuruz."

"Havin,"

Ne var, anlamında baktım. O ise bana üzgünce bakıyordu.

"Bence kimseye güvenmemeliyiz. Ne Barlas'a ne Tuna'ya ne de bir başkasına. Kaan'a bile! Çünkü şahsen ben onun senin abin olduğu konusunda şüpheliyim."

𓆝 𓆟 𓆞

Bölüm sonu

8 yorum

  • Kiz zeki,aferim sana,bende inanmamistim zaten kaanin abisi olduguna,bu iste bi iş var eğer kaan abisi ise kacirildiktan sonra o albümü nasil buldu?, ben maskenin abisi olduğunu düşünüyorum,bu yüzden kizin etrafindalar,maske ile ilgili bulduğu ip uclari uzerine kizi kullanarak bilgi alip onu bulmaya çalışıyorlar

  • Lan yeter ulann beynimi siktinizz aaa size bisi soylimmi bence maske barlas

    1Yanıt
  • Yeni bölüm ne zamam gelir sevgili yazar ben meraktan ölmeden gelse çok iyi olur

    1Yanıt