İçeriğe geç

Haçın Gölgesinde Hilal

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Haçın Gölgesinde Hilal

Bölüm 1

Ve Birden Her Şeyi Kaybet

Meryem koşuşturup oynayan çocukların arasından elinde sıcacık yemeklerle hızla geçti bir yandan kafasından düşmekte olan eşarbı tutmaya çalışıyordu. Açık kahverengi bukleleri geri savrularak yüzünü açıyordu, saçıyla aynı renk gözleri yemeği kontrol ediyor, güneşin vurduğu esmer teni gün ışığının altında bronz renkte parıltılar saçıyordu. Köşeyi döndü. Taş basamaktan içeri girdi, yüzünde gülümsemeyle içerdeki yaşlı kadın ve adamı selamladı.

- Selamün aleyküm anne bu size... Babacığım bu da sizin. Dışarda Zübeyde kardeş yemek yapıvermiş sizlere de ikram etti.

Anne ve baba dedi değil mi? Aslında öz annesi babası değiller. Meryem'in annesi onu doğururken ölmüş ve babası... Babası annesiyle evlenmeden yaşadığı zinadan sonra, kadının hamile olduğunu duyar duymaz ortadan kaybolmuş. Sonrasında İbrahim ve Emine isimli oldukça varlıklı bir aile, çocukları olamamasından ötürü bu çocuğu öyle bir sahiplendi ki... Öz, kanından, canından olsa bu kadar seversin bir bebeği. İbrahim, onun en iyi şekilde eğitim almasını sağladı. Meryem'in merakını hep destekledi. Onu sadece burada kısılı tutmadı, ticaret için gezdiği yörelere onu da götürdü orada kıza ilim irfan öğrettiler, yabancılar dillerini öğretti. 5 yaşından beri Meryem kendini bildi bileli öğreniyor, merakını gidermek için öğrendikleri merakını azaltmak yerine arttırıyor gerçi... Emine Hanım ise, bir annenin şefkatiyle onu sevdi. Kendi rahminde büyütüp doğurmadı belki ama zaten doğursa bu kadar olurdu. Meryem hiç aile eksikliği çekmedi. Büyüdü ve 18 yaşına bastı, şimdi yaşlı anne babasına minnettarlığını onlara bakarak gösterme sırası ondaydı. Evlenmemesi garip mi geldi? Ailesinin ne kadar iyi olduğunu söylerken abartmadım, gerçekten kızlarının fikrilerinin arkasında duruyorlar. Çağının ötesinde hm?

Meryem buradaki kızlar arasında en meraklı, en bilgili olanıydı. Arada yaş fark etmeksizin kızlar başına toplanır Meryem'in başka dillerde okuduğu değişik kitapların hikayelerini dinlerlerdi. Meryem bazen çok kolay agresifleşebilse de sinirini daha çok laf sokmalarında belli ediyordu. Muhtemelen en çok sevdiği şeylerden biri kitap okumaktı. Değişik diyarlarda gibi hissetmeyi amma çok seviyordu...

-Aaah... Allah razı olsun ondan kızım. Çok vefalı kızdır çok... Ellerine sağlık çok da lezzetliymiş... Görünce bir teşekkür edeyim.
Afiyet olsun! Babacım, Abdul Ağabey bir pare kitap getirmiş, okur muyuz diye sora...
Okuruz elbet kızım, tez vakitte! Sen gidiver bir taşı getir bakalım önce, neler var bakalım değil mi?

Emine Hanım söylenenleri kafasıyla onaylayan bir hareket yapıyordu yemeğe bakarak, sessiz sedasız bir kadındı o. İbrahim bey ağzını aralayıp söz söyleyecekti ki dışarıdan kopan çığlık atmosferi deldi geçti. Bağıran Meryem'in arkadaşı Zübeydeydi. Meryem bir hışım kendini iki adımda dışarda buldu. Sadece o değil herkes kapılarının, camlarının dışına çıkmıştı.

"GELİYORLAR! ONLAR geld..GEL...gelll hhaa.. haa..."

Nefes nefese kalmış panikten sesi çıkamıyordu. Ama parmağıyla gösterdiği yöne bakmak yeterliydi ve her şey saniyeler içinde gerçekleşti. Tepeden hızla inen bir grup haçlı askeri, tam sürat aşağı onların yerleşim yerine at sürüyordu. Teçhizatlılardı... Tabi ki. Herkes koşuşturmaya başladı, bağırışlar, herkesin kendini kurtarmaya çalışması. Daha az önce çocukların koşuşturarak kahkaları burayı doldururken şimdi bir anda korku ve dehşet çığlıkları ile koşuşturanlara döndü.

"Hareket et... Bir şey yap... Hadi!"

Meryem'in iç sesi ona kıpırdamasını söyledi ve Meryem ilk refleks olarak ailesine döndü. Bakıştılar. Kaçmalılar. Nereye? Bakışmaya devam ediyorlar. Atların sesi fazla yakın. Atların ve kılıç seslerinin... Kılıç...Sesi..? Kılıç sesi nerden geldi diye düşünerek arkasına ani bir şekilde döndü. Meryem'in arkasına döndüğü an gördüğü ilk şey bir haçlının komşularından biri olan adamın göğsünü delişiydi. Dünya yavaşladı... Tüm sesler boğuktu artık. Sadece kalp atışının sesi. Askerler çocukları tutup kuş kafesi kadar küçük bir at arabasına tıkıyordu. Ve kafalarına göre bazı anne ve babaları kılıçtan geçirip bazılarını köle olarak alıp o kafes gibi olan araca atıyordu... Herkes bağırıyordu...

Omzunda bir el hissettiği anda tekrar kendine geldi. İbrahim Efendi onu geri ittirdi ve tam o anda bir kılıç ordan geçti. Kılıcın savrulduğu tarafa bakınca, Meryem bir haçlı süvari, atındaydı ve hedef olarak Meryem'i almıştı belli ki ta ki Ibrahim Efendi engel olana kadar. Sanki bir an Dünya, zaman yavaşlamış gibi oldu Meryem ve haçlı asker göz göze geldi. Askerin miğferin altındaki bakışlarına karşılık veren Meryem askerin bir gözünün bembeyaz ve yaralı olduğunu gördü. Sol gözü...Kör...Gözünü boydan kesmiş olan yara... Bakışma bitince zaman eski hızını geri kazanmış gibi devam etti. İbrahim Efendi yaşlıydı, son zamanlarda hareketi de kısıtlanmıştı. Haçlı adam atından inip babasına yaklaşırken Meryem hala babasının onu ittiği yerdeydi, korkudan dizinin bağı çözülmüştü. Emine Hanım, kocasına yaklaşan kılıçlı askeri görünce hemen yanına koştu, geride kalıp çığlıklar atmadı. Meryem ayağa kalkıp onları korumak, önlerine geçmek istedi ama başka bir haçlı onu tutup omzuna attı, köleleri koydukları arabaya doğru yol alırken, Meryem bağırıp, çırpınırken adama hasar vermeye çalışıyordu. Kafasını kaldırıp ailesine baktığında, İbrahim Efendi'nin, Emine Hanım'a siper olmuş vaziyetteyken kılıçtan geçirilişini, kocasına yapılanı hazmedemeyen yaşlı annesinin, zırhlı ve kılıçlı bir askere, çıplak elleriyle saldırmak için koşarken göğsüne hızla saplanan kılıcı gördü... Hemen devamında gözleri karadı ve bilinci tamamen kapandı...

MC:

𝗦𝗼𝗿𝘂𝗺𝗹𝘂𝗹𝘂𝗸 𝗥𝗲𝗱𝗱𝗶 (ve uyarı):

𝙷𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎𝚍𝚎 𝚋𝚊𝚣ı 𝚔𝚊𝚛𝚊𝚔𝚝𝚎𝚛𝚕𝚎𝚛 𝚟𝚎 𝚘𝚕𝚊𝚢𝚕𝚊𝚛 𝚝𝚊𝚛𝚒𝚑𝚒 𝚘𝚕𝚊𝚢𝚕𝚊𝚛𝚍𝚊𝚗 𝚎𝚜𝚒𝚗𝚕𝚎𝚗𝚒𝚕𝚖𝚒ş𝚝𝚒𝚛 𝚏𝚊𝚔𝚊𝚝 𝚑𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎 𝚢𝚊𝚜𝚊𝚗𝚖ı𝚜𝚕ı𝚔 𝚒𝚍𝚍𝚒𝚊𝚜ı 𝚋𝚊𝚛ı𝚗𝚍ı𝚛𝚖𝚊𝚣. 𝙱𝚞 𝚋𝚒𝚛 𝚔𝚞𝚛𝚐𝚞 𝚑𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎𝚜𝚒 𝚘𝚕𝚍𝚞𝚐𝚞𝚗𝚍𝚊𝚗 𝚢𝚊𝚣ı𝚕𝚊𝚗𝚕𝚊𝚛 𝚏𝚊𝚛𝚔𝚕ı 𝚋𝚒𝚛 𝚎𝚟𝚛𝚎𝚗𝚍𝚎 𝚐𝚎𝚌𝚖𝚎𝚔𝚝𝚎𝚍𝚒𝚛. 𝚈𝚊𝚣ı𝚕𝚊𝚗 𝚑𝚒ç 𝚋𝚒𝚛 ş𝚎𝚢 𝚢𝚊𝚣𝚊𝚛ı𝚗 𝚔𝚎𝚗𝚍𝚒 ö𝚣𝚗𝚎𝚕 𝚍üşü𝚗𝚌𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒 𝚟𝚎 𝚑𝚒𝚜𝚕𝚎𝚛𝚒 𝚍𝚎ğ𝚒𝚕𝚍𝚒𝚛. 𝙰𝚢𝚛ı𝚌𝚊 𝚐𝚎𝚛ç𝚎𝚔 𝚝𝚊𝚛𝚒𝚑𝚒 𝚏𝚒𝚐ü𝚛𝚕𝚎𝚛 𝚢𝚎𝚛 𝚊𝚕𝚜𝚊 𝚋𝚒𝚕𝚎 𝚒𝚕𝚎𝚛𝚕𝚎𝚢𝚎𝚗 𝚋𝚘𝚘𝚕𝚞𝚖𝚕𝚎𝚛𝚍𝚎 𝚘𝚗𝚕𝚊𝚛 𝚑𝚊𝚔𝚔ı𝚗𝚍𝚊 𝚝𝚊𝚛𝚒𝚑𝚒 𝚍𝚘ğ𝚛𝚞𝚕𝚞𝚔 𝚙𝚊𝚢ı 𝚐𝚞𝚝𝚖𝚎𝚢𝚎𝚗 𝚎𝚔 ö𝚣𝚎𝚕𝚕𝚒𝚔𝚕𝚎𝚛 𝚍𝚎 𝚔𝚊𝚝ı𝚕ı𝚌𝚊𝚔𝚝ı𝚛 𝚋𝚞 𝚔𝚞𝚛𝚐𝚞𝚗𝚞𝚗 𝚐𝚒𝚍𝚒𝚜𝚊𝚝ı𝚗𝚊, 𝚛𝚘𝚖𝚊𝚗𝚝𝚒𝚔 𝚜𝚊𝚑𝚗𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗 𝚢𝚊𝚣ı𝚖ı 𝚒𝚌𝚒𝚗 𝚢𝚊𝚙ı𝚕𝚖ı𝚜 𝚍𝚎𝚐𝚒𝚜𝚒𝚔𝚕𝚒𝚔𝚕𝚎𝚛𝚍𝚒𝚛.

𝙷𝚒𝚔𝚊𝚢𝚎𝚍𝚎𝚔𝚒 𝚋𝚊𝚜𝚕ı𝚌𝚊 𝚔𝚘𝚗𝚞𝚕𝚊𝚛𝚊 𝚔𝚊𝚛𝚜𝚜ı 𝚑𝚊𝚜𝚜𝚊𝚜, 𝚑𝚊𝚜𝚊𝚜𝚜𝚒𝚢𝚎𝚝𝚒 𝚋𝚞𝚕𝚞𝚗𝚊𝚗𝚕𝚊𝚛ı𝚗 𝚘𝚔𝚞𝚖𝚊𝚖𝚊𝚜ı𝚗ı 𝚝𝚊𝚟𝚜𝚒𝚢𝚎 𝚎𝚍𝚒𝚢𝚘𝚛𝚞𝚣.

Bölüm sonu

7 yorum

  • İyi olucağını düşünmemiştim öylesine göz gezdiriyordum da hiç hiçç fena değil devam ediyorum ben buna 👍🏻

  • İlginç geldi bir saniye dur dur dur tamam devam edip okuyorum aferin sana

  • Ouch...Fazla sert başladı. Tam benlik. 😋😋 Ver kaosu devammm

    1Yanıt
  • iyi duruyo eline saglik bolumlerin ortalamadan uzun ve betimlemeli olmasi cok hos olmud bence

  • Baldwinli başka bir kurgu daha okumuştum bunun konusuna benzemiyodu gerçi o. Bu da güzele benziyor devammm ☝🏻☝🏻