Taner hastahanede Burcu ile ilgilenmeye başlamış ,ve Burcuda tıpkı kıştan sonra baharda tomurcuk veren ağaçlar gibi ,yavaş yavaş düzelmeye başlamış ,ailenin düzeni tekrar eskisi gibi olma yolunda ilerliyordur ….
Gelecek güzel günleri hayal ederek sabırla Burcunun tedavisinin ,sona ermesini beklemektedirler ..
Mustafanın da rahatsızlığı düzelmeye devam etmekte artık ,arada iş yerine giderek ,işçilerinin başında durmaktadır ..
Tam her şey iyi olacak artık denilen günler yaşayan Zeynep içine yine bir sıkıntı düşer,
Gün boyu ne yapsa ne etse bu sıkıntığı içinden söküp atamaz …
Anlam veremediği bir şekilde huzursuzluk bütün benliğini sarar .
Aklına hemen kızı Burcu gelir , işte tam o sırada kulağına kızının sesi gelir ….
( anne anne ) Zeynepin gözleri dolar , bütün bunların , yaşadıkları olayların neticesinde ,üzgün olmasına bağlar..
Kendisi geçen gün gördüğü kabusu hatırlayınca ,içi daha da karanlığa kapılır ..
Anne olarak eli kolu bağlı olması da ,üstüne eklenince ,,,,
Perişan halde salonda ki koltuğa çöker ve öylece kalır .
//////////////////AKŞAM 21:07/////////////////
Zeynep yine o rüyayı görür aynı rüya bu kez daha gerçekçidir, ve hislerinin en yoğun olduğu rüya olarak yaşamaktadır ,Burcu yarı tebessüm yarı gözü yaşlı yüzüyle anne der ve,…. Arkasını dönerek o karanlık varlıklar eşliğinde ,karanlık sizli puslu yolda ,uzaklaşarak kaybolur …
Zeynep kızının arkasından ,var gücüyle seslenmeye çalışsada , bir güç tarafından hareket edemediğini fark eder ,önünde saydam varlıklar ,yarı belirgin şekilde Zeynebin önünde set oluşturmuşlar ,kızına kavuşmasına engel oluyorlardr ..
Zeynep acı acı çalan telefonun sesine uyanır (Hayırdır inşallah ) diyerek hemen telefonu açar ..
Telefonun diğer ucunda eşi Mustafa vardır titrek bir ses tonu ile , sürekli duraksayarak ( Zeynep babamı ve Aycanı al hastahaneye gel …..)
Zeynep ağlamaya başlar (Mustafa ne oldu Burcuya ?)
Mustafa ( sakin ol telaş yapma doktorlar ilgileniyor)
Zeynep ( ya nasıl telaş yapmayım ne oldu söyle ?)
Mustafa ( lanet olsun Zeynep gel hastaneye hemen burda konuşuruz Allah Allah ya )
//////// GECE 23:33//////
Zeynep ,İbrahim ve Aycan yürekleri ağızda soluğu hastanede alır ..
Uzun koridorlarda delirmişçesine koşan Zeynebi kimse sakinleştiremiyordu ,
Burcu 1. Katta yoğun bakımdadır ,Zeynep yoğun bakımın önüne gelince , Mustafa yı yere çökmüş gözleri yaşlı görür , hemen onun yanına giderek , Bağıra bağıra Burcuyu sorar ,Mustafa gözlerini kaçırarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar ..
Sonra derin bir nefes alarak gücünü toplar ve Zeynebin dünyasını başına yıkan sözler ağızından çıkar (kurtaramadılar)
/////////////////////////// MATEM //////////////////////////////////
Zeynebin bacakları tutmaz olmuş kendini birden yere bırakmıştır .
Hemen akabinde kendisi sinir krizine girerek , hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar .
Bütün hastane onun yardımına koşarak yardım etmeye çalışsa da ,
O daha çok fenalaşır , gözlerini öfkeyle Mustafa ya dönerek , delirmişçesine lanetler okumaya başlar .
Mustafa gözleri dolmuş yutkunmakta zorluk çekererek , kaçamak utangaç bakışlar ile eşini izlemektedir ..
Mustafa hiç olmamış olayı dileyerek , kendisine lanetler okumaya başlar ,eşinin onu suçlamasıyla da perişan olur…
Etrafta yardım edenlerinde aklında bir çok soru işareti kalır.
Acaba bu adam bu kadına ne yaptı da kadın ona bu kadar lanet okuyor ,?.....
İbrahim ise bir köşede yıkılmış kalmıştır , elleri ile yüzünü ovalayarak ,sessizce ağlıyordur ..
Aycan ailesinin bu haline hem çok korkar, hem de daha da acı acı ağlar…
Bir yüreğin kayıtsız kalamayacağı durumlardan biriydi bu ,Mustafa küçük kızının yanına giderek onu sakinleştirmeye çalışsa da , Aycan babasını elleri ile durdurur ( sen benim kahramanım değilsin artık annemi üzüyorsun ) der .
Ve gözlerini ovuşturup ağlamaya devam eder , küçük kız artık ablasının hayatta olmadığından habersiz , bildiği tek şey var, oda gördükleri .
Babası annesini ağlatıyordu ,onunda küçük kalbi kırılıyordu , babassı Mustafa ise iyice yıkılmış ve dışlanmış hissediyordur….
Bütün bunlar yaşanırken yoğun bakım odasının kapısı açılır, hasta bakıcılar Burcunun cansız bedenini morga götürmek üzere ,kapıdan çıkar Zeynep oradaki herkesin kulaklarını patlatacak, kalplerini sızlatacak bir acıyla kızımmmmmmmmmmmm diye bağırarak feryada başlar …
Kısa bir süre sonrada bayılır ..
BİR AY SONRA FECİ KAZA GECE 01:21 / 11 ŞUBAT /../../
Tekirdağ Kırklareli karayolunun 11. Km resinde feci bir kaza gerçekleşir ..
POLİS TELSİZ KONUŞMALARI
77 den 3430 merkez olay yerine intikal ettik ,tamam
3430 sizi dinliyorum 77 tamam
77 iki araç kafa kafaya çarpışmış vaziyette araçlardan biri bilinen suçluların aracı plakaları veriyorum 34…… gri sedan araç diğer 59 …… kırmızı hafif ticari .. içindeki kişiler ex toplamda 4 kişi var iki araçta da iki kişi ve tanınmaz haldeler olay yerine inceleme ekibi gerekli tamam ..
3430 anlaşıldı 77
///////////////////// 20 GÜN ÖNCE OTOPSİ SONRASI 21.01../
Burcunun ölümünün üzerinden 10 gün geçmiş ,aile tamamen dağılmıştır..
Mustafa ve Zeynep ayrı evlerde yaşamaya karar vermişlerdir ..İbrahim ise gelini ve torunu ile aynı evde yaşamanı sürdürmektedir..
Burcunun acısı onları karanlık bir dünyaya sürüklemiştir …
Ama gencecik bir kızın ,hiç bir sağlık sorunu yokken , nasıl birden fenalaşıp öldüğü ailesinin içine dert olmuştur .
Hastane ve savcılıkta bu ölümü araştırmaktadır..
Bu bir prosedür olarak uygulanır genç yaştaki hani ölümler ,defnedilmeden önce otopsi yapılır ve sonra toprağa verilir ..
Böylelikle cinayet ,intihar yahut normal ölüm olup olmadığı anlaşılır.
Burcu henüz 5 gün önce otopsisi bitmiş ve bir gün sonra gömülmüştür ..
Bütün ailede otopsi sonucu beklemektedir ,kızlarının ölümüne neyin neden olduğunu bilmeye hakları vardır ..
Taner ise bu süreçte Mustafa ile iyice yakınlık kurmuş, hemen hemen her akşam kendi evinde Mustafa ile İçerek dertleşirler..
Zeynep ise Kayın pederi ve Küçük kızıyla Hayata tutunmaya çalışır ..
/////////////////////////GECE YARISI ////////////
22 OCAK 02:00
Zeynep Huzursuzluk hissederek ,uykusundan uyanıp gözleri ile sersem sersem etrafa bakınır , eş zamanlı olarak i evlerinin kapısını birinin hafif şekilde vurduğunu duyar ,
( hayırdır inşallah bu saatte kim ki ?) diyerek henüz soğumamış yatağından kalkarak ,odadan dışarı çıkar, iki adım attıktan sonra haniden durur ,kayın pederi İbrahime haber vermek ister , ama şeytan dürttü derler ya , işte Zeynepte tekrar hızlı bir şekilde fikir değiştirerek , hızlıca evinin kapısına gider , delikten bakınca kimseyi göremez ,(kim o ?) der ama ses duyamaz , bir anlık cesaret ile kapıyı açınca olduğu yerde kas katı kesiliri, dizlerinin bağı neredeyse kopacakmış gibi….
Hafif sağ sola sallanmakta sanki bir güç tarafından kontrol ediliyormuş gibi ….
Gördüğü şey ise dışarısının sisler içinde olduğu , her yerin mezarlık olduğu ve tamda karşısında kızı Burcu ve Muzafferin olduğudur…
İkisi de kanlı kefenler içinde , Burcu hınzırca gülerek (Anne yattığım yer çok soğuk bak ,Muzaffer abi ile sana geldik bizi içeri almayacakmısın) der…
Zeynep oracıkta bayılır ..