İçeriğe geç

HABİS RUH

Bölüm 7 · 6 dk okuma

HABİS RUH

Bölüm 7

DERİN KABUS

İbrahim hareket edemez kısacası karabasan durumu yaşar , sadece gözlerini hareket ettirir .... O varlıkla göz göze gelmemek için

Gözlerini sımsıkı kapatır ama , öyle bir şeyin 20 cm ötesinde olduğunu bilmek ,zaten korkusunun kat kat artmasına sebep oluyordur ....

İçinden dualar eden İbrahim Allah'a sığınır ,içten ve inanarak dua eder , yavaş yavaş vücudunun hafiflediğini ve hareket edebildiğini fark eder ,korkarak gözlerini açınca odasında hiç kimseleri göremez ama resmin olduğu duvarda .

Kanlı el izleri ve yerde de kanlı ayak izleri görür ,bu ayak izleri de bir insana ait değildir ..

GECE 02:52 TANER'İN EVİ

Taner telefon ile Mustafa'yı arayarak onunla bir kaç konu konuşmaya başlar ...

Taner ile Mustafa uzun uzun konuşurlar Taner'in tatlı dilli olması Mustafa'nın da Taner'e kanının çabucak ısınmasına neden olur ....

Taner ( peki anladım Mustafa bey bir şey daha sora bilirmiyim ?)

Mustafa(tabi sorabilirsin )

Taner ( sizinle yarın gündüz görüşe bilirsek iyi olur vaktiniz varmı ?)

GECE 03:55

Mustafa 2 yan odada babasının odasından gelen sesleri duyar ,ve meraklanır ..

Taner'e ( ta tamam baksana şimdi bir isim var yarın ben sizi ararım hem kızımıda görmeye geleceğim eşim ile birlikte ozaman konuşuruz)

Taner ( peki tamam ozaman konuşalım Mustafa bey iyi geceler )

Mustafa telefonu kapatarak hemen babasının olduğu odaya kapıyı vurmadan direkt girer ve babasını yerde ağlayarak ürkek sesle konuştuğunu görür ,hemen babasının yanına eğilir ,ve gözü yere takılır yerde kan izlerini görünce babasına ( baba ne oldu bir yerinimi kestin baba ?)

İbrahim yerleri silmeyi bırakır öfkeyle oğluna dönerek ( sus hepsi senin suçun senin inançsızlığın yüzünden geldi bunlar başımıza Allah seni Isla etsin )

Mustafa ( hayda şimdi her şeyin suçlusu ben miyim Ne oldu da suçlusu ben oldum.baba batıl inançlarınız yüzünden beni neden sucluyorsun Zeynep'te senden etkileniyor kızlarda,baba karışma aileme senin inancına karışmıyorum sende bana karışma)

Tam o sırada odanın penceresi birden param parça olur İbrahim ve Mustafa korkuyla yere kapaklanır ...

Bir iki dakika sessiz kalırlar daha sonra İbrahim şöyle der ( eee olum budamı bizim batıl dediğin inancımızdan.?)

SABAHA KARŞI 04:19

Taner odasında yatağına uzanmış tavanı izliyordu ,misafir odasından gelen tıkırtı seslerini duyunca .yatağında doğrulur ve sesi dinlemeye başlar ,

Taner yatağın dan kalkıp sesi biraz daha dinlemek için odasının kapısına yaklaşır ,salondaki tıkırtı sesleri dahada yükselir ,Taner ise bu seslerin nedeninin eve giren bir hırsız ola bileceğini düşünerek ,dikkatli bir şekilde salona doğru gitmeye karar verir ,ne göreceğini bilemez başına her şey gele bilirdi ...

Kendisini biran için çok savunmasız hissetti,

Ama içinden bir ses devam etmesi gerektiğini söylüyordu ,kısa bir ikilemin ardından derin bir nefes alarak ,odasından ayrılarak koridorda yavaş yavaş ilerler ,üç beş adım sonra salon kapısının önüne gelerek ,bir daha derin bir nefes alıp verir ,içerideki her neyse onunla arasında sadece ,eskimeye yüz tutmuş buzlu camı olan ..

Salon kapısı bulunmaktadır ,bir an için gözleri buzlu cama takılır,ilk başta bir şey göremez korkusuna merakta eşlik etmeye başlar. Taner biraz daha cesaret kazanarak elini kapının kulu buna götürür , artık ne olacaksa olsun düşüncesi ile kapının kulubunu aşağı doru indirmeye başlayınca ,o sesleri yine duyar ,ama bu sefer ses çok yakından gelir ,Taner'in başından aşağı kaynar sular dökülür,donup kalır ,göz ucuyla kapının buzlu camına , bakınır sanırım bundan daha korkunç bir şey yasamamıştı daha önce ,kapının diğer tarafında kocaman bir karartı görür Taner ne yapacağını bilemez ,ama hızlı hızlı düşünmelidir ,eve hırsız girmiş ve bu şahıs tarafından fark edilmiştir ....

Taner kapı kulubunu yavaşça bırakmaya başlar ,kalbi yerinden çıkacak gibi olmuş elleri de titremeye başlamıştır .... Ya hırsız kapıyı birden açıp saldırmaya başlarsa düşüncesi onu dahada korkutup panik yapmasına yol açmıştır ...

Neticede elini kuluptan hemen çeker ve kendi odasının yanında ki misafir odasının içine doğru parmak uçlarına basarak devam eder ..oda da üst kata çıkan merdivenlerin başına gelerek bir kez arkasına bakar ,eş zamanlı olarak salon kapısının açıldığını ,duyar Taner hemen üst kata doğru koşarak ilk bulduğu odaya girer ,telefonu yattığı odada yatağın baş ucunda kalmıştı (olamaz lanet telefon odada kaldı )diyerek bunalır ....

Tek isteği hırsızın kendisini aramasından vaz geçip ne. Alacaksa alıp evden kaçmasıydı ama , korkarım ki psikopat bir herif denk gelmişti...

Çünkü normalde bir hırsızın ev sahibi ile karşılaşması durumunda olcak şey üç aşağı beş yukarı bellidir ..oda panik kaçar .

Bu hırsız ise oldukça soğuk kanlı davranmaktadır ,ev sanki onunmuş gibi davranarak yavaş yavaş yürümekte ..

Taner bu gece neler olacağını bilememekte,

Girdiği odanın gar dolabını açarak dizili eşyaların içine saklanır ...

Orada dakikalarca bekler ,ve sonunda beklediği sesi duyar dış kapının açılıp kapanma sesi , Taner bulunduğu yerden hemen çıkmak istemez ,bu hırsızın bir oyunu ola bilirdi ,ya evden çıkmadıysa , ya evden

Çıkmış süsü verip ev sahibini bekliyorsa ,amacı sadece o çalmak değilde cinayet ise ? Ve belki o hırsız değilde bir katildir sapık ruh hastası ve şizofren biridir ...bu gece umulmadık şekilde uzun olacaktır 1 saate yakın süre geçer

Taner'in uykusu iyice yoğunlaşmaya başlar ...

Arrtık bulunduğu yerde durmaktan sıkılan Taner her ne kadar da çok korksada ,odasına gitmeye karar verir...

Tam gar dolaptan çıkacakken ,o odaya hırsız girer ( nasıl yani ?) Denilecek bir sahne ile karşı karşıya kalan Taner hemen ellerini kapaklardan çekerek , giysilerin arasına saklanmaya devam eder ....

Korkudan ağlayacak duruma gelen Taner bu durumun artık bir son bulmasını ister ,kafasında ise saçma kötü hayaller, düşüncelerinde dönüp duran hep aynı kötü son ,kapaklar birden açılacak ve hırsız onu hemen,ensesinden tutup Gar dolaptan dışarı savuracak, ve gerisi daha da kötüdür ...

Düşünmemek için kendini çok zorlar ,sonunda o kötü düşünceleri gerçeğe dönüşür ve gardolabın kapıları haniden açılır ....

ÖĞLEN 12:00

Mustafa ailesi ile kızları Burcuyu ziyarete gelmiş hasret gideriyorlardır..

Ama Zeynep kızında normal olmayan bir şeyler fark eder,kızının davranışları çok değişmiştir ,kendisi içine kapanık ve çok fazla konuşmayan birisi olmuştur ...

Bu durum Zeynebi içten içe yer kızına yardım edememek ve sanki iki yabancı gibi olmak ...

Mustafa ( ben Taner'e bakıp geleceğim ) deyip ailesinin yanından ayrılır ...

Danışmaya giderek Doktor Taneri sorar ama aldığı yanıt bu hastane böyle bir doktor olmadığıdır ..

Mustafa çok şaşırır,bir yanlışlık olabileceğini düşünerek ,tekrar bakmalarını şöyler ,ama.yine aynı sonucu alır bu kafa karışıklığı ile tekrar ailesinin yanına doğru gider .

Bir alt koridora inince karşıdan Taner'in gelişini görür ..

Tanerde çok solgundur...

Mustafa ( Günaydın Taner yaş az önce seeni danışmaya sordum ama ) Taner sözünü keser ve ( biliyorum henüz burada yeniyim o yüzden sisteme geç düşe biliyor bazen güncellenmemiştir .)der .

Hemen ardından Mustafa ile konuşmasını sürdürür .

Mustafa Taner'in bitkin olduğunu fark eder ve bunu ona söyler .

Taner daha sonra konuşuruz gibisinden vedalaşarak ayrılır ...

Taner'in aklında sabah gittiği hocanın söyledikleri vardır .

SABAH 10:00

Taner ( hocam kısaca dün gece yaşadıklarım

Bunlar eve hırsız girdi diye korktuğum şey aslında bu dünyadan olmayan ,bir şeymiş ve o benim birebir kopyamdı,neden bana oluyor ?)

Hoca ( size bu işlemi yaparken bu varlıkların kin güttüklerinden söz etmiştim,çok güçlüler sizede musallat olmaları pek doğal ,ama ben sana muska yazacagim merak etme ,tamamen olmasa da yinede en aza indiririz .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.