Güzin çocukluk arkadaşı nurgül düz liseyi Razat da üç yılda bitirmiş, 15 Eylül’den beri Sumnu üniversitesinde birinci sınıfta, lisans öğrenimine devam ediyordu. İlk ve ortaokul aynı sınıfta okumuş, Ezel Çinin dere kenarında birlikte oynamış, aynı mahallenin çocuklarıdılar. Çocukluktan gelen aralarında samimi güven dolu arkadaşlıkları Vardı. Şumnu ga güzide ile yeniden bir araya geleceklerdi. Yüzde artık üçüncü sınıfa devam ediyordu.. Güzide meslek lisesine bir yıl beklemeden sonra kaybolmuştu. Annesi kızının yakınında olmasını istemiş,Şumnu ya Gitmesine rıza göstermemiş. Yüzde sabırla bekledim. Başka okula gitmedi. Evde annesine dikişte yardım etti. Olacaksa Şumnu olsun, ben tasarımcı olmak istiyorum diyor ve diretiyordu. Sonunda ailesi ısrarlarına dayanamadım. Bir yıl sonra istediği okuluna kavuştu. Nurgül‘ün kendisini aramasını sabırsızlıkla bekliyordu. Birlikte sinemaya, tiyatroya gidecek yakın bir arkadaşı olacaktı. Kız meslek lisesi dikiş nakış bölümünde yakın köylerden kızlar. Ama hafta sonu köylerine ailelerinin yanlarına gittiklerinde güzide yanlık geçi, evinde kitap okuyarak, modeller çizerek hafta sonlarını geçiriyordu. Sınıfta tek Türk kızdı. Okuduklarım meslek dili tasarım ve moda tasarım olduğundan Bulgar kızlardan oluşan bir sınıftı. Başarısının yüksek olmasından dolayı bir tek onu bu bölüme Almışlardı. Bulgar kızların başarısı ise orta iyiydi. Geleceğin moda tasarımcıları bu bölümde yetiştiriliyordu. Daha birinci sınıfta meslek öğretmeninin dikkatini çekti. Beklemedikleri, alışılmışın dışında modeller çiziyor uyguluyor bir hafta içinde diktiği kıyafeti okula getiriyordu. Annesinin de dikiş bildiğini köylü kadınlara şalvar ve enteller: Genç kız nişan düğün bayram elbiseleri diktiğini biliyorlardı. Annesinden gördükleri arada bir evdeki dikiş makinesinde kendisine ötelerim dikmesi: batık derslerde çalışmasını kolay ulaştırıyor arkadaşları iğneye iplik bile bile geçirmedi Mureșan sarmakta zorlaırken o el hafifligi ile çalışmasına tamamlıyor bazı yardım da ediyordu alçakgönüllü oluşu da arkadaşlarının sevgisini ve saygısını kazandıryordu. Moda tasarım yarışmalarından ödüller de gelince okulda kendisini tanımayan kalmamıştı. Mesleğini seviyor: bilgilerinden emin büyük bir fabrikada moda tasarımcısı olarak çalıştığını hayal ediyor başarıyla mezun olmak için derslerine ve stajlarının aksamıyordu. Köyü Ezerçe yandı bir kimi iki ayda bir cumartesi günü ailesinin yanına gidiyor pazar günleri dönüyordu. Çizim yaparken zamanını nasıl geçtiğini anlamıyor kısıtlı imkanlarıyla moda dergileri alıyor gördüğü her modelle dakikalarca bakıp oynayan bir çocuk gibi bundan zevk alıyordu sokakta yürürken bile kadınların üstüne başına çaktırmadan bakıyor ve kendi kendine yorumluyordu bu yakışmış fiziğine uymuş bu bağlı çiçek deseni de ne kadını olduğunda daha Şişman göstermiş bu bu sarışına bu yeşil yakışmamış yeşil kadın ne zevk sahibi… kendine kızıyordu. Sokaktaki uyumsuzluğu, zevksizliği, Perişanlığı ti. Önce insanları eğitmek gerek. Oysa ekmek derdinde olan kadın ve Kızların modayla, estetikle ilgilenecek fazla zamanları yoktu. Çözüm şu olmalı herhalde: fabrikalarda, dikiş atölyelerinde güzel elbise modelleri üretecek, Çekilecek ve her kadına en uzun uzun fiyatta en güzel şekilde giyinebilecek. Sokaklar rengarenk, cıvıl cıvıl olacak, göz dolduracak… Bu çözüm Onu heyecanlandırıyor, olur, neden olmasın olmasın diye kafa yoruyordu. Bir cumartesi sabahı yeni bir çizimle vakit geçirirken kapı çaldı. Karşısında çocukluk arkadaşı Nurgül‘ü görünce sevinçten diyeceği yoktu. İki arkadaş gün boyu çocukluk anılarına daldılar, kimi kahkaha attılar, unutulmaz bir gün geçirdiler. Güzide: sen ilkokula gidebilirken bile annenin artık kumaş parçacacıklarından bebeklerimize en güzel kıyafetleri Dikerdi. Rengarenk cıvıl cıvıl. Okul bitince genç kızlar için kim bilir neler tasarlayacaksın. Hayal bile edemiyorum. Dedi. Önce senin için canım, diğerleri beklesin biraz. Sen öğretmen olmak istiyordun. Emellerin gerçekleşecek. Başlanmış iş bitmiş iştir. Öğretmenim, canım benim, canım benim. Seni ben çok, pek çok severim şarkısını çocuklar senin için söyleyecekler. İki arkadaş ne mutluydu . Günde yalnız değildi artık. Hafta sonları da olsa arada bir görüşmeye karar verdiler. Sinema, tiyatro, konser birlikte gideceklerdi.
Bölüm 5
Çocukluk arkadaşları
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.