Kırmızı halı Selin ve Mert yan yana yürürken basın mensupları flaş yağmuruna tuttu.
"Selin Hanım! Standart beden kalıplarına meydan okumak nasıl bir duygu?"
"Selin Hanım, kapakta rötuş yok dediler doğru mu?"
"Bu kadar cesur olmanızın sırrı ne?"
Selin kendinden emin ve zarafet dolu bir tebessümle durdu. Üzerindeki elbise tam bedenine oturuyor, boynundaki ince ışık kolyesi parlıyordu.
"Güzellik bir beden ölçüsü değil, bir duruştur," dedi mikrofona. Sesi titremiyordu. "Ve bu duruşu saklamak zorunda değiliz artık."
Flaşlar patladı.
Tam o sırada kalabalığın arasından biri süzüldü. 36 beden, kusursuz ve iddialı şıklığıyla, keskin topuk sesleriyle.
Melis. Mert'in eski nişanlısı.
Mert'in yüzündeki ifade bir an sertleşti. Selin bunu fark etti ama dik duruşunu bozmadı.
Melis sahte bir gülümsemeyle yaklaştı.
"Mert'çiğim," dedi, sesi ballı ama zehirli. "Yeni 'sosyal sorumluluk projen' gerçekten çok ilginçmiş. Selin Hanım'ı böyle cesur görmek şaşırtıcı. Ne kadar... farklı." Kelimeyi özellikle seçmişti. Farklı.
Selin bozuntuya vermedi. Başını dik tuttu, Melis'in gözlerinin içine baktı ve o toplantı odasında öğrendiği o sakin güçle cevap verdi:
"Bu bir sosyal sorumluluk projesi değil Melis Hanım. Bu, moda dünyasının yıllardır kaçırdığı 'gerçekliğin' kendisi. Farklı olan ben değilim, sizin bakışınızmış."
Mert, Selin'in bu olgun cevabı karşısında ona gururla baktı. Melis'in gülümsemesi dondu.
İçeride ana sahneye geçildi. Aura Dergisi'nin dev boyuttaki yeni kapağını açmak üzere Emin Bey, Mert ve Selin davet edildi. Sahne karardı, spotlar yandı. Mert mikrofona geçti. Tüm salona seslendi. Sesi net ve duyguluydu.
"Bu kapak, filtrelerin ve sahte kusursuzluk algılarının arkasına saklanmayan en gerçek ışığın hikayesidir. Aylarca konuştuğumuz 'Gerçek Güzellik' sadece bir konsept değil, bir insanın kendiyle barışma yolculuğu. Karşınızda Selin Aydın."
Dev örtü indirildi.
Kapakta Selin'in o doğal, rötuşsuz, gözlerinden cesaret ve ışık saçan büyüleyici fotoğrafı duruyordu. Ne saklanan bir kıvrım, ne silinen bir çizgi. Sadece Selin. Salonda bir an sessizlik oldu, sonra muazzam bir alkış tufanı koptu. İnsanlar ayağa kalktı. Selin dev kapağa bakarken gözleri doldu ve içinden fısıldadı. Yıllardır söyleyemediği cümleyi, şimdi bütün dünyaya söyler gibi:
"Ben güzelim. Olduğum gibi, tam da bu halimle..."
Selin bir anlık mola verip fuaye alanında telefonuna baktı. WhatsApp grubu lansman canlı yayınını izlemekten çıldırmış durumdaydı.
Kızlar Grubu
Elif: Selin! Ağlıyoruz kızım burada! Sahneyi sırtladın götürdün, o ne duruştur öyle! Tüylerimiz diken diken!
Deniz: Melis denilen o kadının moraran yüzünü canlı yayında gördük ya, bize 10 yıl yeter! İlahi adalet canlı yayında!
Ceren: Abla Nazan Sultan gururdan kime ne ikram edeceğini şaşırdı! Komşulara börek dağıtıyor! Mert Bey’in sana bakışları peki? Adam sahnede resmen gözleriyle seni koruma kalkanına aldı!
Elif: O bakışın adı güven, kızlar. Resmen ilan etti.
Selin: Kızlar ben hayal gibi bir gecedeyim... İyi ki varsınız! Sizin gazınız olmadan ben burada duramazdım!
Deniz: Gaz falan değil, hakkındı. Şimdi git ve gecenin tadını çıkar, Buz Kralı seni bekliyor.
Selin telefonu kalbine bastırdı.
Kutlamanın gürültüsünden uzaklaşmak için Selin ve Mert terasa çıktılar. Şehir ışıkları ayaklarının altındaydı. Bir dakika sonra arkalarından topuk sesleri geldi. Melis.
"Mert, seninle yalnız konuşmak istiyorum," dedi. Selin'e bakmadan. Mert net ve sert bir tavırla Melis'in lafını kesti.
"Selin'in benim yanımda nerede durduğunu sorgulamak sana düşmez Melis. Benim hayatımdaki sahtelikler seninle bitti. Selin benim bu dünyada gördüğüm en gerçek kadın. Ve sen onun olduğu bir gecede onun gecesini kirletemezsin."
Melis hırsla dudaklarını büzdü, Selin'e kinle bakıp oradan uzaklaştı. Topuk sesleri uzaklaşırken geçmişin tüm gölgeleri de onunla birlikte gitti.
Mert, Selin'in yanına döndü. "İyi misin?" dedi.
Selin başını salladı. "İyiyim. Gerçekten iyiyim."
Terasda şehrin ışıkları ve yıldızların altında yalnız kaldılar. Selin korkuluğa yaslandı.
"Bana inandığın için, kameranın ardındaki gözlerinle beni gerçekten gördüğün için teşekkür ederim Mert," dedi. "Herkes bedenime bakarken sen gözlerime baktın."
Mert, Selin'e yaklaştı. İkisinin el ele duruşu ve birbirlerine baktıkları o derin, tutkulu ama bir o kadar da saygı dolu an, gecenin en sessiz ama en zafer dolu anıydı.
"Seni sadece kameramla değil, kalbimle gördüm Selin," dedi Mert alçak sesle. "Ve daha yolun çok başındayız. Bugün bir kapağı açtık, daha açacak çok hikayemiz var."
Henüz resmi bir "sevgili" unvanı koymadılar. Aceleye getirmediler. Ama o terasta, şehir ışıklarının altında, aralarındaki çekim ve sarsılmaz güven duygusuyla ilk 20 bölümlük dev etap zaferle sona erdi.
Selin artık saklanmıyordu. Mert artık güvenmemekten korkmuyordu. Ve ikisi de biliyordu ki bu sadece başlangıçtı.