İçeriğe geç

Güzel Günler Göreceğiz

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Güzel Günler Göreceğiz

Bölüm 4

2. Bölümmm

Lim Chan'dan

8 Şubat

Han "Ben bakarım! " dedi kalkıp kapıya koşarken. Bir kaç dakika sonra Han kafasını kapıdan uzadıp "Yongbokkie biri seni çağrıyor. Bir baksana. " dedi içeri geçerken.

Felix merakla kalkıp kapıya gitti. O gittikten hemen sonra bir çığlık yükseldi. Korkuyla yerimizden kalkıp kapıya koştuk.

Kapıya gittiğimizde birinin Felix'i alıkoyduğunu gördük. "Felix! " diye bağırdı Jisoo nonna. "Ya hak! " biz daha ne olduğunu anlayamadan Hyunjin salondaki vazoyu kaptığı gibi Yongbok'un arkasındaki adamın kafasına geçirdi.

"Ayy! Gitti çocuk! " diye bağırdı Jennie nonna. "Düşündüğün kişi Yongbok mu, hırsız mı? Yürüyün çocuk düştü! " diye bağırdım Felix'in yanına giderken.

Felix'i kaldırdık. "Ee bu adamı napıcaz? " diye sordu Hyunjin. "Polisi arayacağız. " dedi Jisoo nonna telefonunu çıkarırken.

"Jennie şuna bak bakayım yaşıyor mu? " dedi Rose nonna. Jennie nonna yerdeki adamın yanına gidip eğildi. "Kafası yarılmış adamın. Hyunjin nasıl vurdun lan öyle. Eğer beyin kanaması geçirirse bittik. " dedi adamın nabzına bakarken.

"Şu anlık nabzı normal. Ama yarasını kapatmamız lazım. Odamdan ilk yardım setini getirsin biriniz. " dedi Jennie nonna.

Minho koşup seti getirdi. Jennie nonna ilk yardımı yaptı. Bir az sonra polisler ve ambulans gelmişti. Adamı alıp götürdüler.

Jennie nonna'da ambulansa binip hastaneye gitti.

"Dün bir, bu gün iki! Bu ne ya! " dedi Felix. "Ay hiç sorma, hiç sorma. " diye devam etti Han. "Off Chan hyung hapse düşmem değil mi? " diye sordu Hyunjin bana dönerek.

"Ben ne bileyim adam şikayetçi olursa büyük ihtimal girersin. " dedim telefonumdan kafamı kaldırırken.

"Yaa çok korkuyorum ben ya. " diye sızlandı Hyunjin. "Bir şey olmaz ya abarttınız. " dedi Changbin. "Aynen en fazla bir 8 yıl yatar çıkarsın. " dedi Minho sırıtarak.

"Minho! Atarım kafana bu yastığı. Korkutma küçücük çocuğu. " dedim sırtımı yasladığım yastığı alıp ona doğru tutarken.

"Tamam ya bir şey demedik. Hem Hyunjin korkaksa ben ne yapayım. " dedi Minho omuz silkerek. "Ya hyung! Üzerine kaynar su atarım! " dedi Hyunjin. Minho sehpanın üstünde duran peçeteye işaret ederek, "Acıktın galiba? Yer misin Hyunjin!? " dedi Minho tek kaşını kaldırarak.

"Sizin didişmenizle uğraşamam. İkinizde kendi odalarınıza. Hemen! " dedim sinirle. İkiside bana bakıyordu. "Neden bakıyorsunuz? Yürüyün odalarınıza dedim. " dedim.

İkiside iç çekerek kendi odalarına gittiler. "Cezamız ne kadar bari! " diye bağırdı odasından Minho. "Ne zaman akıllanırsanız

o zaman. " diye cevap verdim.

•••

Nerederyse yarım saat geçmişti fakat Minho ve Hyunjin'den ses yoktu. Açıkçası bu benim işime geliyordu. Sessiz, sakin ve huzurlu bir yarım saat.

"Çok sıkıldım ben ya! Çıkamazmıyız artık? " diye seslendi Minho. Şansıma tüküreyim. Sesi bıkkın ve sıkılmış çıkıyordu. "Tamam çıkın artık. " dedim.

Minho ve Hyunjin neredeyse uçarak salona geldiler. "Yavaş hayvanlar kırdınız koltuğu. " dedi Jisoo nonna. "Bir şey yapmadık nonna ya. " dedi Minho.

"Tabii canım alt tarafı üstüne uçtunuz. " dedi Jisoo nonna. Onlar konuşurken telefonum çaldı. Kalkıp odama gittim. Odadaki Changbin'i pek umursamayıp telefonu açtım.

__________

Chan: Efendim?

Jennie: Alo Chan Jisoo nonnanın telefonu sessizde galiba duymuyo diye seni aradım.

Chan: Olabilir bende hiç duymadım. Ne oldu? Adam mı uyandı?

Jennie: Yaani yarı uyanık. Polisler Hyunjin ve Yongbok'u çağırıyor. Birde sakın Hyunjin'i korkutma korkmuştur kesin.

Chan: Tabii canım kesin. Neyse kapatıyorum.

Jennie: Tamam benim hastanedeyiz zaten.

__________

Telefonu kapatıp salona gittim.

"Hyunjin'ciğim maalesef seni mahpushane kapısı göründü. " dedim oyunculuğumu konuşturarak. Hyunjin dahil hepsi bana döndü.

Hyunjin korkak gözlerle bana baktı. "Ne yani hapishaneye mi gideceğim? " diye sordu. Gözleri dolu dolu olmuştu. "Şaka lan hemen inandınız. Jennie nonna aradı. İfade vermeye gidicez. Ve Yongbok sende geliyorsun. " dedim.

Hyunjin derin bir iç çekip, "Ya yüreğime iniyordu bir an hapis yatacağın sandım! " dedi. "Tamam uzatmayın hadi bizi bekliyorlar. " dedim montumu almak için askılıklara giderken.

Yongbok ve Hyunjin'de peşimden geliyordu. Montlarımızı ve ayakkabılarımızı giyip çıktık.

•••

Hastaneye geldiğimizde Jennie nonna bizi karşıladı. Hyunjin hemen Jennie nonnanın yanına gidip ona sarıldı. "Nonna! Çok korktum. Chan hyung bana hapishaneye gideceğimi söyledi! " dedi sızlanarak.

Jennie nonna bana baktı. "Chan! Sana bunu yapmamanı söylemiştim. " dedi Jennie nonna kafasını sallarken. "Küçük bir şaka yaptım altı üstü. Kendi çok abartıyor. " dedim kendimi savunarak.

"Neyse hadi içeri geçelim dondum ben. " dedi Yongbok. İçeri girip üst kata çıktık. "Hyunjin ve Yongbok bana bakın. Polisler sizi suçlayabilir, bağırabilir, doğruyu söylemediğinizi düşünebilir ve hatta gözünüzü korkutabilir. Ağlamamaya özen gösterin ne kendinizi savunun. Zaten büyük ihtimalle siz suçsuz sayılırsınız. " dedi Jennie nonna.

"Evet Jennie nonna haklı. Söylediğinizin arkasında durun. " diye onayladım. "Sen hiç merak etme hyung. O haine gününü göstericem. " dedi Yongbok.

•••

Neredeyse yarım saat olmuştu ama ikisinden de ses yoktu. Bir türlü çıkmamışlardı.

Bir kaç dakika sonra Yongbok çıktı. Yongbok yanıma gelip oturdu ve başını omzuma yasladı. "Nasıl geçti? " diye sordum Yongbok'un elini tutarken.

Avuçlarının içi terliydi. "Stres doluydu. Ama düşündüğümden kolay geçti. Kısacası iyi denilebilir. " dedi. "Hyunjin'e ne oldu sen biliyor musun? " diye sordum.

Kafasını bilmiyorum anlamında kafasını iki yana salladı. "Bilmiyorum yan odadaydı bir kaç bağırış sesi duydum o kadar. " dedi.

"Jennie nonna geliyor. Kötü bir haber var mı acaba? " dedi Yongbok. "Ağzını hayıra aç. " dedim kolunu dürterken. "Haberler iyi sayılır. " dedi Jennie nonna önümüze gelirken.

"Ne oldu nonna? " diye sordu Yongbok. "Polislerle konuştum adam eve girdiği ve Yongbok'u alıkoyduğu için Hyunjin ifadesinde ne derse desin ona bir şey olmayacak. Bu arada Hyunjin nerede? " dedi Jennie nonna gülerek.

"Tıch. Çıkmadı daha. " dedim. Jennie nonna yanımıza oturdu ve bizim gibi Hyunjin'i beklemeye başladı.

•••

Bir az sonra Hyunjin gözlerinin altı şiş bir şekilde çıktı. O gelir gelmez Yongbok ayağa kalktı. Hyunjin direkt kardeşine sarılıp ağlamaya başladı.

"Korkunç geçti sanırım. " dedim Hyunjin ve Yongbok'a bakarak. "Orta. " diye cevap verdi.

•••

Hyunjin ve Yongbok'un işleri bitince üçümüz eve döndük. Eve döndüğümüzde herkes odalarına çekilmişti. Bizde aynı şekilde odalarımıza gittik.

__________

Finito. Yeterliiiğ. Baya uzun oldu gibi geliyo 2-3 gündür yazıyorum. Şimdi hangi kitaba yazsam acaba. Lsjdlfb

Neyseee

Hoşçakalın kitaplarla kalın efendim mucuklandınız😻 🤟

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.