İçeriğe geç

Günlerimizi Say

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Günlerimizi Say

Bölüm 3

Gelmemek üzere gelen

Efe adında bir çocuktandı gelen istek. Biraz inceledim, aynı şehirde oturduğumuzu fark ettim. Sonra biraz korktum. Acaba abimin tanıdığı birisi miydi? Çünkü ailem Instagram kullandığımı bilmiyordu bende bu yüzden hepsini engellemiştim. Acaba abim hesabımı bulup fake hesap mı açmıştı diye de düşündüm. Sonra biraz daha inceledim hesabı. Çocukta fena değildi. Fena değildi bile diyemem gayet yakışıklı bir çocuktu. Sonra fark ettim ki yakın arkadaşlarımdan biriyle takipleşiyor. Hemen arkadaşıma hesabını attım ve çocuğun bana istek attığını çocuğu tanıyıp tanımadığını sordum. Ben çocuğu incelemeye devam ederken beklediğim arkadaşım da geldi.

"Hiç gelmeseydiniz Nur hanım ağaç olduk burda."

"Geldim işte bitanem ya."

Sanki daha dün görüşmemizcesine sıkı sıkı sarıldık. Sonra banka oturduk. Hemen çocuktan bahsetmeye başladım.

"Bir istek geldi bana. Çocuk taş gibi ama İzmir'de oturuyo abimin tanıdığı olabilir mi ?" Dedim ve heaabi gösterdim.

"Aa bu bana da istek atmıştı." Dedi Nur

"Kim ki bu ? Tanıdık biri olmalı yoksa ikimize birden nasıl istek atsın."

"Bilmiyorum ki. Biz yine de ne olur ne olmaz isteği kabul etmeyelim."

Ders saati yaklaşmıştı bu yüzden kalkıp okula girdik. Bütün gün boyunca aklım o çocuktaydı. Gözleri de çıkmıyordu aklımdan.

Zaten gözleri o kadar güzel olmasaydı yakabilir miydi bu denli canımı?

Sonunda çıkış saati geldi. 19.30'da çıkıyorduk. Sınıfta ben başkandım telefonları ben getirir ben götürürdüm. Hemen müdür yardımcısı odasına telefonları almaya gittim. Sınıfa gitmeden müdür yardımcısı odasında kendi telefonumu alıp açtım ve mesaj var mı diye kontrol ettim. Ama ne çocuktan bir mesaj vardı ne de yazdığım arkadaşımdan.

Eve gelir gelmez yemeğimi yiyip hemen odama gittim. O sırada telefonuma bir bildirim geldi. Arkadaşımdandı. Çocuk onun arkadaşıymış ve Real biriyle çıkmak istediğini, arkadaşımdan ona bir kız bulmasını istedigini söylemiş. Arkadaşım da ben ve bir kaç arkadaşının daha hesabını atmış çocuk. Zaten bu cümleyi duyduktan sonra çocuğun isteğini silmem gerekirken yaptığıma bakar mısınız. Ben arkadaşımdan çocuğu bana ayarlamasını istedim...

Arkadaşımı aradım ve konuşmasına izin vermeden:

"Derhal o çocuğu enişten yapıyorsun Naz!"

"Çok mu beğendiğiniz Mina hanım?" Deyip güldü.

"Beğenmek ne kelime öldüm, bittim, geberdim, gittim." Bunları söylerken nereden bilebilirdim ki bana bu sözleri bir bir yaşatacağını.

"Sakın ol kızım yazıyorum hemen. Ne diyim."

"Sakın benim istediğimi söyleme. Beni çocuğa öv biraz, sonra ordan burdan girersin işte. Ama bir sorun daha var. Senin arkadaşınsa Nur'u nerden tanıyor ve nasıl takip etmiş?" Dedim tek sorun buymuş gibi.

"Ya ergen gibi biyografinize birbirinizi etiketlemişsiniz ya, ordan etmiştir." Dedi. Nasıl bu kadar aptalca karar verebildim şuan ki aklımla asla anlam veremiyorum.

"Heeeee doğruuu. Naptın naptın yazdın mı?"

"Yazdım yazdım, yazar birazdan sana."

"İnşallah Mina yazdırdı dememişsindir?"

"Demediiiimm. Rahat ol. Hadi şimdi telefonu kapat zıkkımlanıcam. Yazarsın dm den. Muah."

"Tamam aşkım afied. Muaah."

Naz telefonu kapattıktan bir kaç dakika sonra beklediğim mesaj gelmişti...

Şimdi düşünüyorum da keşke o gün hiç yaşanmasaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.