Alexa Klun'u çağırdı "Klun salondakilere geleceğimizi haber ver." Klun Cyrus'u şüpheli bir şekilde süzdükten sonra "Emredersiniz, komutanım." diyerek odadan ayrıldı. Salona vardığında kralın kraliçe ile uzun bir münakaşaya girdiğini gördü. İkiside biraz sinirli ve alınmış gibiydi Klun bunun kötü bir gelişme olduğunu fark etti ve zaman kaybetmeden "Komutan Alexa ve Komutan Cyrus salona teşrif ediyorlar." diye duyurdu. Alexa ve Cyrus da hemen ardından salona giriş yaptılar ve kralın önünde diz çöküp kararlarını açıkladılar. Klun karar açıklandığında kralın rahatlamış olduğunu gördü. Beklediği şey ise kibirli bir bakış ve ne kadar doğru bir karar verdikleri ile ilgili uzun bir konuşmaydı.Oysaki kral "En kısa sürede sizi tekrar görmek istiyorum Kont Cyrus ve Kontes Alexa." diyerek onları gitmeleri gerektiğini iletti. Alexa ve Cyrus da diz çökerek bu vedaya karşılık verdiler.
Salondan ayrıldıklarında Klun ve iri yarı bir asker daha Alexa'nın peşinden geldi. Alexa saraydan ayrıldıkları anda "Klun tam olarak ne gördün." dedi. Klun "Kral ile kraliçe girdiğimde tartışıyorlardı gittiğinize alınmışlardı. Ama kararınızı açıkladığınız anda sırtlarındaki at boku kalkmış gibi rahatladılar. Ve hemen sizi kovdular sanki biraz daha orada kalırsanız fikrinizi değiştirirmişsiniz gibi." dedi. Alexa derin bir nefes aldı ve dişlerini sıkarak güldü "Demek Elin'in tekrar işgal edilmesine az kaldı. Komutan Cyrus'a hana vardığımızda mektup yazmalıyım." Klun'un sağında bulunan kızıl saçlı esmer iri yarı askere dönerek "George sen bir şey fark ettin mi? Muhafızların konuşmalarından ya da Cyrus'un askerlerinden." George sarayın önündeki çalılıklara sakladığı kılıç ve hançerlerini hala üzerine yerleştirmeye çalışırken "Muhafızlar tek kelime bile etmediler. Cyrus'un askerleride onlardan farksızdı." Alexa hiçbir şey elde edememenin hayal kırıklığı ile "Onlara hiç soru sormadın mı ya da konuşturmaya çalışmadın mı?" George "Alexa aptal değilim onlara soru sordum onlara savaşta ne kadar da iyi insan öldürdüklerinden bahsettim. Ama şerefsizler heykel gibi durdular. Cyrus onları iyi yetiştirmiş tek kelime etmediler." Klun söze atlayarak "Belki de soyluluk egoları ağızlarını bağlamıştır." Alexa "Bir kaç dakika sakin olabilir misin? Elimizde Sör Cyrus ile ilgili hiçbir bilgi yok öyle değil mi?" Klun "Hayır şehirdeki hiçbir bilgi köşesi onun Ferrel düklüğünün ikinci erkek çocuğu olmasından ve 16 yaşından beri savaş alanlarında olmasından başka bir şey söylemedi." dedi. Alexa ne yapması gerektiğini karar veremedi. Hakkında hiçbir şey bilmediği bir adamla aynı kalede belki de sadece bir kaç oda ötede yaşayacaktı. Cyrus'un ikinci çocuk olması onun varis olmasını engelliyordu. Ama babasıda ikinci çocuktu ve kendi babası ölmeye yakınken büyük abisinin öldürüldüğu haberi alınmıştı. Birçok kişi kendi abisini öldürdügünu iddia ediyordu. Cyrus'ta böyle bir şey yapabilirmiydi? Doğrusu kendi abisini öldürmesi Alexa'nın yararınaydı iki mülkünde sahibi olamazdı. Büyük ihtimal kontluğu bırakıp düklüğün başına geçecekti. Ya da Alexa'yı da kendi eşi olduğu için düşes yapacak ve hem kontluğun hem de düklüğün sahibi olacaktı. Ama ikinci seçenek Alexa için iyi bir seçenek miydi?
Bu düşünceleri George'un bir türlü kınına sokamadığı hançerine sinirlenmesi ile yarıda kesildi. Klun "Bu kadar hançeri niye getirdin ki bizi öldürmeye çalışırlarsa onlarla iki dakikadan fazla çatışamayız." dedi. George "Bu hançerler kralın adamları için değil dışarıdaki tehlikeler için. Bu şehirde ne kadar fazla hırsız ve kaçakçı olduğunu biliyor musun." diyerek bilgileri ile övündü. Klun "Eski kaçakçı olmak böyle bilgiler kazandırıyor demekki Alexa sen ne kadar hırsızlık yaptın? Bana öğretebileceğin muhteşem taklitler var mı?" diyerek küçümsemeye başladı. Alexa hemen lafı yapıştırarak "Duyanda düne kadar benim sadece para için adam öldürdüğümü sanacak." Klun "Sayenizde hanımefendi artık kralın parasını yiyecek ve o soylu askerler ile aynı düzeyde olacağız." Alexa "Amanın lütfen beni övmeyin Bay Klun beni utandırıyorsunuz. Hem sizde buraya gelmemizde yardımcı oldunuz. Hatırladığıma göre düşman orduya onlardan biri olduğunuzu ikna edip savaşın sonuna kadar gidebilmiştiniz." Klun "Madam yanlış hatırlıyorsunuz o ben değil bay George'du." George hemen atlayarak "Olabilir çünkü ben Klun beyin düşman askerlerine cilve yaparak kurtulduğunu hatırlıyorum." Klun "Hey bu fazla oldu!" Alexa "Artık bir çok askere cilve yapmanıza gerek yok bay Klun sadece Komutan Cyrus'a yapmanız yeterli." Klun "O zaman dikkatli olmanızı öneririm Alexa hanım yoksa Komutan Cyrus benim için sizi bırakabilir." dedi ve dediği anda pişman oldu. Onların tuzağına yakalanmıştı. Artık ne zaman köşeye sıkışmış olsalar bu anıdan bahsediceklerdi. Alexa ve George buna kahkahalar ile gülüyorlardı. Alexa "Bitti. Kaybettin. Bunu her boş olduğum ya da canım sıkıldığı zaman anlatacağım." dedi ve gülmeye devam etti.
Beraber kahkaha atmaya devam ederken George bir anda durdu. George durduktan hemen sonra ilk önce Alexa sonra ise Klun George'a çarptı ve beraber "Hey, ne oldu?" dediler.George "Şşş şuradaki arabayı görüyor musunuz?" Klun "Ne olmuş o arabaya?" dedi umursamaz bir tavırla. George hala arabanın hareketlerini izlerken "Önceki sene yaptığımız kavgayı hatırlıyor musunuz? Bu araba o araba ve hemen bizim hanın önüne park etmiş." dedi ve artık ne yapmalıyız gibi Alexa'ya baktı. Alexa da Klun da kavgayı hatırlamaya çalışıyorlardı. Bir sene içerisinde o kadar çok kavga ediyorlardı ki hepsini hatırlamak biraz zordu. George ikisininde hala kavgayı hatırlamadığını fark etti. George ikisininde alnına yumuşak bir şekilde yumruk attıktan sonra "Önceki sene temmuz ayında savaştan döndüğümüzde hala paramızı alamamıştık. Bu yüzden ne hana girebiliyorduk ne de yemek satın alabiliyorduk. Tam 20 kişi hem aç hem de sokakta kalmıştık. Sonra üçümüz kalkıp hırsızlık için uygun bir dükkan ve araba aramaya başladık. Ve ilk gördüğümüz araba buydu biz de içine girdik ve arabanın içi cennet gibiydi." sonra Klun araya girdi. "Doğru ya aklıma geldi. Bu içinde 50 altın külçe bulduğumuz içi et ile dolu olan araba bu o efsanevi araba." Alexa Klun efsanevi araba deyince hatırlamıştı. Ve anladığı gibi "Sıçtık." dedi büyük bir ciddiyetle. Klun "Yine de hana dönelim mi yoksa dışarıda mı konaklayalım?" diye sordu. Alexa "Yüzümüzü unutmuş olabilirler." George ve Klun beraber Alexa'ya aptalmış gibi baktılar sonra George ağzını açtı "Arabadaki bütün eti aldık. Ve onlara sadece 20 altın külçe bıraktık. Sonra yumruk yumruğa kavgaya girdik. Şimdi de bütün krallıkta ünlüyüz. Bizi hatırlamayacaklarına eminim." dedi hem alaycı hem de stresli bir tavırla. Alexa "Tamam dışarıda konaklayalım." dedi ve hanın çaprazında olan ormanlık alana doğru yürümeye başladı.
Klun ve George da hemen arkasından yürümeye başladılar. O anda Alexa ormanın içinden ayak sesleri geldiğini fark etti. Kolunu açarak George ve Klun'un yolunu kapatıp "Durun." dedi. Hepsi sese kulak kesildiler. Ve yine yaprakların hışırtı ile ezilme sesleri duydular yavaşça yürüyerek ağaçların arkasına geçtiler. Ve gelen adamı daha net görmeye çalıştılar. İşte orada güneşten dolayı oluşan silik bir siluet ve ... elinde bir balta oysaki daha bir kaç gün önce ağaçlar kesilmişti. Alexa, George ve Klun bunu gördüğü anda yavaşça ormandan çıktılar. Patikaya vardıklarında ise çabucak şehirden çıkmak için koşmaya başladılar. Ama ormandan çıktıklarından beri bağıran adam herşeyi mahvetmişti. Arkalarında 10 kişilik bir grup deliler gibi koşuyordu kaçmaları imkansızdı. Koştukça nefesleri tükenmeye başlamıştı. 10 kişilik grup bir durup soluklanmaları gerektiğini hissetmeye başlamıştı ama kaçakların durmak gibi bir planları olmadığını fark ettiler. Bunlar profesyonellerdi belki de kilometrelerce koşabilirlerdi bu fikri tam kavramaya başladıklarında ikinci plan devreye girdi. Onlara ellerinde ne varsa fırlatmak bazıları koca koca taşlar bazıları ellerindeki mızrakları fırlatmaya başladılar. Mızrakların hiçbirini isabet ettiremediler taşları da öyle ama şaşırtıcı bir şekilde kaçaklar durmuştu. Arkadakiler kaçakların neden durduğunu görmek için 20 metre daha koştular ve gördükleri şey karşısında donakaldılar.