Bir gün kral ona en zengin toprakları kazandıran iki büyük savaş kahramanını huzuruna çağırmış. Bu savaş kahramanlarî da ülkeleri için yaptıkları fedakarlığın ve kaybettikleri canların karşılığını alabileceklerini düşünerek kralın huzuruna çıkmışlar. Kral iki yüce savaş kahramanına şöyle tepeden bakmış. Biri lacivert saçları omzuna düşen savaşçı ruhlu, mavi gözlerinden dumanlar çıkaran daha yeni 19'una girmesine rağmen çok hırçın bir kadınmış diğeri ise siyah saçları külleri andıran, kırmızı renkli gözlerinden ateş saçan fakat bir o kadarda sakin olan bir adammış. Ve onlara vereceği şeyler hakkında karasizliğa düşmüş oysaki en çok kar elde edebileceği yolu aylarca düşünmüs. Kararından artık kendisi bile burun kıvırmasina rağmen açıklamış. Açıklama bittiğinde ise iki savaşçı da şoklar içindeymiş.
Kral onlara ikisi anlaşmalı bir evlilik yapması şartı ile kuzey topraklarından anca bir kontluk yapılacak toprak vermiş. Ama savaşçıların en çok sinirlendikleri nokta ise hemen yanı başlarında düşman ordularının hala dopdolu olduğu Elin kentinin bulunmasiydi. Kadın savaşçı "Kralım bizim yani ordumun tek isteği kaybettikleri yoldaşlarınin arkada bıraktıkları ailelerinin huzur içinde zorlanmadan yaşayabilmesi. Sizden bundan daha büyük bir şey isteyemeyiz."dedi. Kral "İmparatorluğunun için yaptıklarınızdan sonra bu yaptiklarimiz hem sizin hem ordunuzun hem de kaybettiğiniz canlardan geriye kalanları koruyup kollamak için lazım benim sevgili savaşçim." bunu söylerken hem kuçumseyici hem de gerici bir tonla söylemişti. Bu tonu farketmesine rağmen kadın savaşçı "Bunu sizden yine de iste- " Erkek savaşçı bir anda atılarak "Değerli lordum eğer izin verirseniz bu konuyu sevgili yoldaşım miss Alexa ile konuşmak isterim." Kral sükunet ile "İzin verilmiştir." dedi.
Komutan Cyrus önden yürüyerek Alexa'ya yolu gösteriyordu fakat Alexa durmuş hala Komutan Cyrus'un arkasında gidip gitmemekte kararsızdı. Bunu fark eden Komutan Cyrus Alexa'ya elleri ile sadece savaşta onun tarafında olduğunu göstermek için yapılan işaret ve yüzük parmağını gösterdi. Bu simgeyi fark eden Alexa hemen düşünmeyi bırakarak arkasından ilerledi. Uzun bir yürüyüşten sonra onu hem karanlık hem de gizli saklı bir odaya ulaştırdı. Cyrus ilk başlamak üzere ağzını açtığı anda Alexa öne atıldı. "Bunu reddetmeliyiz, sör." Cyrus yine de sakın bir tavırla "Bunu reddetmemizin imkansız olduğunu biliyorsunuz kaptan." bunu söyledikten sonra sakince koltuğa oturup ve derin düşüncelere daldı. Fakat Alexa pes etmemişti konuşmasına devam etti "Bize evlenmemiz gerektiğini sonra yeni bir savaştan çıkmış olmamıza rağmen başka bir savaşa balıklama atlamamız gerektiğini mi söylüyorsunuz." "Evet öyle söylüyorum kaptan. Ne olursa olsun kralın söylediğine karşı gelemeyiz." Alexa bağırmaya başlayarak " Bu arkanızda olan insanlar sizin halkınız sör. Onları canınız pahasına korumak zorundasınız." Cyrus hemen ayaklandı ve Alexa 'nın üzerine yürüdü. "Peki lütfen söyleyin bana ne yapmam gerekiyor bu durumda? Kralı mi öldürmeliyim? Reddederek onların daha çabuk ölmesine göz mü yummalıyım lütfen söyleyin bana , kaptan." Alexa sesizleşti önceki hırsı ve öfkesini düşünceli bir hal aldı. Cidden ne yapmalılardı? Kabul etmek aptalcaydı reddetmek ise imkansız. Bu sadece kralın kararı değildi dükler ve kontların çoğu kararı onaylamişti bunu reddetmek ölüme davetiye çıkarmaktı. Fakat bunu kabul ettikten sonra ne olacaktı? Bir kere bile omuz omuza savaşmadığı en fazla düzgün iki konuşma yaptığı Komutan Cyrus ile evlenecek bir konutluk içindeki insanlara mi bakacaktı oysaki Alexa savaş alanı hariç hiçbir yerde birkaç ay kalmamıştı. Ve bu karar için Komutan Cyrus'a yeterince güvenmiyordu aklına bir fikir esti. "Komutan Cyrus eğer bunu kabul edecekseniz anlaşma yapmalıyız. "Ne anlaşması?" "Bir evlilik ve kontluk sınırları antlaşması." "Anlatın, kaptan." "İkimizde evlilik boyunca neler yapmak istemediğimiz ile ilgili kurallar koyacağız." Cyrus Alexa'nın devam etmesini beklerken Alexa "Klun buraya gel." dedi. Klun kapıdan hışımla girdi. "Evet komutanım." Alexa "Bana bir kağıt ve tüylü bir kalem getir." Klun dik durup asker selamı vererek "Emredersiniz komutanım." dedi ve dışarı çıktı bir kaç dakika sonra geri geldi. Elindeki kağıt ve kalemi büyük yere yakın ayak uzatmak için konulduğu belli olan masanın üzerine koydu ve selam vererek ayrıldı. Cyrus garipsemiş bir biçimde "Paralı askerlerin bu kadar saygılı olduğunu bilmezdim" dedi. Alexa " Yeni kahyanın kont ve kontes karşı saygılı davranması gerekmektedir zaten." diye Klun'un neden bunu yaptığını açıkladı doğrusu biraz haksızlık yaptığını da içten içe hissetti çünkü yanlarında yabancı biri varken kendilerini küçük düşürmemek ve birbirlerinin arkasında durmak zaten paralı askerlerin bir huyuydu. Ama herhalde arkadaşlarını biraz paragöz göstermek sorun olmazdı sonuçta tüm hayatları boyunca çıkış yolu her zaman bir işten daha fazla para aşırmak olmuştu. Cyrus ise o sırada şakayı komik bulduğu için siritiyordu.
Alexa şimdi ciddileşmenin zamanı olduğunu farketti. " Bu kağıdı neden istediğimi anlamışsınızdır Sör Cyrus. Bu koşullarımızı resmileştireceğimiz kağıt lütfen ilk önce siz başlayın." Alexa istediği etkiyi almıştı Cyrus bir anda ciddileşti ve tamamen koşullar ile ilgili düşünmeye başladı. "İlk olarak Elin bölgesinde koşulsuz şartsız beraber savaşacağız,ikinci olarak Kralın bu mülkü bize kendisi verdiği için her ay vermekle zorunlu olduğu gelir 4'te bölünecek ve 4te 1 i sadece kontlukta kalacak kalanı tamamen halkın olacak evlilik konusuna gelirsek ise bu konuda ne yapacağımız size kalmış kontes." Alexa ilk iki önerisini onayladı ve akıllıca buldu fakat evlilik ile ilgili onunda pek bir görüşü var sayılmazdı hatta bunu pek düşündüğü bile yoktu. Ama yine de bir şeyler eklemek için konuşmaya başladı. "Bu önerilere ayrı olarak bir şeyler ekleyeceğim halk konusunda halkımız sadece senin benim askerlerimin ailesi ve o topraklardaki halktan oluşacak, eğer bu insanlar arasında tartışma çıkar ise ikimiz beraber bu sorunu çözeceğiz çünkü askerlerimin hiçbir şekilde küçük düşürülmesini istemiyorum." Bunu söyledikten sonra biraz sessizlik oluştu. Cyrus ne demek istediğini tam olarak anlamıstı kendi soylu askerlerinin yanında paralı askerlerin küçük düşürülmesini istemiyordu bu gayet anlasilabilirdi. Alexa konuşmasına bu sefer biraz umursamaz bir şekilde devam etti "Evlilik konusunda ise şuan bir ilişkiye hazır değilim sör ve zaten biliyoruz ki o soylu kaninizin benimle kirlenmesini istemiyeceğinizden eminim fakat size iki seçeneğim var. Ya arkadaş kalırız çünkü bu sör kaptan olayları beni giderek rahatsız etmeye başladı ya da sadece iş için bir araya gelen iki yabancı oluruz bu tabi ki de sizin kararınız. Bana ikiside uyar çünkü."
