İçeriğe geç

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 1

1. BÖLÜM: YARA İZLERİ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Gece, kulis odasının aynasında sağ yanağındaki o şimşek şeklindeki izi parmak uçlarıyla süzdü. O izin altında bir adamın öfkesi, sevgisiz bir evin soğuk duvarları yatıyordu. Aynadaki yansımasına bakarken gözlerini kapattı. Sokakta kalmanın, sevgisizlikle terbiye edilmeye çalışılmanın sızısı hala taze olsa da, dışarıdan gelen uğultu ona nerede olduğunu hatırlattı. Hayat onları dışlamış olabilirdi ama onlar kendilerine bambaşka bir rota çizmişlerdi.

​Odanın kapısı hafifçe aralandı. İçeriye elinde iki sıcak çay bardağıyla Gündüz girdi. Kıvırcık saçları her zamanki gibi darmadağındı; gözlüklerinin ardından bakan gözlerinde hem büyük bir heyecan hem de geçmişin kırgınlığı vardı. Alnına düşen kıvırcık kahkülü, babasından kalan ve hiç kapanmayan o derin yarayı örtmeye yetiyordu.

​"Yine geçmişe gittin," dedi Gündüz çaylardan birini Gece’ye uzatırken. Sesi bir abladan, bir öz kardeşten farksız, sıcacıktı.

​Gece derin bir nefes alıp çayı aldı. "Sadece... buraya nasıl geldiğimizi düşünüyordum. Ailelerimizin bizden vazgeçtiği o günü."

​"Onlar bizden vazgeçti diye biz kendimizden vazgeçmedik ya," dedi Gündüz hafifçe gülümseyerek. Kahkülünü düzeltip gözlüğünü burnunun üstüne itti. "Sokakta birbirimizi bulduğumuz gün söz verdik: Biz birbirimizin ailesi olacağız dedik. Baksana, şimdi o büyük yarışmanın kulisindeyiz."

​Gündüz ve Gece için müzik bir heves değil, hayata tutunma şekliydi. Sokaklarda başlayan, küçük sahnelerde büyüyen o ortak ses, onları bu devasa yarışma kulisine kadar taşımıştı. Fakat dışarıdaki pırıltılı dünya göründüğü kadar masum değildi. Sahne arkasındaki rakiplerin kıskanç bakışları, omuz çarpmaları ve fısıltıları kuliste yankılanıyordu. İkisinin aralarındaki sarsılmaz bağı çekemeyenler, onları daha ilk adımdan elemek için fırsat kolluyordu.

​"Yarışma başlamadan önce," dedi Gece kulis odasının kenarına serdikleri küçük örtüleri göstererek. "Zihnimizi ve ruhumuzu temizleyelim."

​İkisi de kulisin o karmaşık, gürültülü havasından sıyrıldı. Gece öne geçti, Gündüz ise bir kardeş hürmeti ve edebiyle hemen onun bir adım gerisinde saf tuttu. Dışarıdaki hırs, rekabet ve oyunlar kapının dışında kaldı. Kıldıkları namaz ve ettikleri sessiz dua, her fırtınada olduğu gibi yine en büyük sığınakları oldu. Aynı yöne dönüp, aynı yalnızlığın içinden Yaratıcıya sığındılar.

​Dua bittiğinde kapı sertçe vuruldu. Görevli içeri başını uzattı: "Gündüz ve Gece! Sıra sizde, sahneye!"

​Gece ayağa kalkıp arkasını döndü ve Gündüz’e elini uzattı. "Korkuyor musun?"

​Gündüz kahkülünün altındaki yara izini hissetse de gözlüğünün arkasından Gece’ye dimdik baktı. "Sen yanımdayken hiçbir şeyden korkmam."

​Işıklar karardı. Sahneye adım attıklarında binlerce kişinin gürültüsü bir anda bıçak gibi kesildi. İki yalnız ruh, yüzlerindeki izlerle ve ruhlarındaki kırıklarla mikrofonun karşısına geçti. Şimdi tüm dünyaya kim olduklarını gösterme vaktiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.