3 Bölüm Ay Bolosu
Night
Bugün herkesin o beklediği aptal balo var. Adı da çok değişik ay balosu. Gündüz krallığının yaptığı bir balodur ve bizde davetliyizdir. Bugün de orada olacak gece halkı. En küçük kardeşim tarafından kapı aniden açıldı. «abi daha hazır değilsin…» dedi. Ona sitemle döndüm «andre» dedim sinirle. Sözümü böldü. «eski günlerin anısına» dedi derin nefes aldım. «tamam. Eski anılara» aşağı indik kapıda bizim ekip toplanmıştı bile. Küçükken ve şimdi en yakın olduğum kişi Kain ,en yakın arkadaşım gilbert, kuzen andero, en büyük abim grin ve en küçük kardeşim andre. Ekip tamamdı bu gece içinde… geçitten hızlıca geçtik.
Gündüz krallığından içeri girdik. Gökyüzü masmaviydi. Tek bir yıldız bile yoktu gökyüzünde. Ay tek başına parlıyordu… gilbert yavaşça omzuma dokundu «belki bu gece o kızı görürsün» şok içinde gilberta baktım. Sırıtarak «benden bir şey kaçmaz» dedi. O sırada abim grin yaklaştı bizden tarafa «bir maske bu da sana tak bunu. Bu gece kimse bizi tanımamalı. Şaka ya. Bu bir maskeli balo» abimin soğuk espirileri aklınca şaka yaptığını sanır. «bu arada diye» eklendi kuzen andero «kanatlarını bu gece için sakla» dedi. Hüzünle gülümsedim. Her zaman zaaflarımı kapatmıştır. «aileni gururlandır» dedi kain. «aynen kral olacaksın yakında» dedi andre sırıtarak. Andre beni güldürmeyi hep başarmıştır. İçeri girdiğimizde her şey gri renkte ışıldıyordu.
Aandre sırıtarak «güzel kızlar beni bekler» dedi. Ardından gilbert ve andero gitti. «o kızı bul» dedi ve kain de peşlerinden gitti. Abim omzuma dokundu «diğerleri evli olamayabilir ama ben evliyim. O yüzden ben sizi dışarıda bekleyeceğim. Bilirsin ki eşime çok sadık biriyim.» dedi ve gerçekten de bahçeye çıktı. Araları ne ara iyi olmuştu bunların. Ordaydı sarı saçlı bir erkek ile konşuyordu. Sarı saçlı erkek. Beni kurtaran bay ukala değildi. Başka biriydi… o sırada biri omzuma dokundu. «selam baş belası» dedi bu ukala rigten başkası olamazdı. «seni maskeyle bile tanıdım» derin bir iç çekerek «yapma. Tamam hayatımı kurtardın» dedi. Güldü «efsaneyi artık biliyorum ve çok güçlü durmalısın ve sen çok gevşeksin» dedi. Güldüm. «öylemi? Peki şuradaki sarışın kim?» dedim. Güldü «birileri kıskanmış sanırım» sitemle «alakası yok sadece merak ettim» dedim sinirle.
«sakin ol. Peri krallığından watsonun oğlu. Merak etme senden yakışıklı değil be. Tip yok bir kere» rige döndüm. «beni sinir etme rig» dedim sinirle. «tamam kral sakin. Sana arinayı yanına getireceğim ama bir şartla» dedi gözlerinin içinden resmen sinsilik akıyordu. «söyle hadi söyle» dedim. «sadece bir günlüğüne gündüz krallığında kalacaksın» dönerek ona baktım «nedenmiş?» güldü. «sonra anlayacaksın yaptığım iyiliği. Bir taşla iki kuş yani» dedi ve yanımdan ayrılarak arina ve sarı kafaya doğru yürüdü. Birden arinayı belinden kavradı. Bir şeyler konuşuyorlardı sarı kafadan ayrıldı ve bir şeyler konuştular sonra rig beni eliyle işaret edince arina derin bir iç çekti. Sanki bugünün bitmesini istiyor gibiyidi. Yavaşça kraliyet selamı verdi ve bana döndü.
«ateş krallığından tam hoşgeldiniz» dedi somurtarak. Onun bu halleri çok komikti. Birden belinden tutarak kendime çektim. Kaşlarını çatarak bana baktı ‘ben bu numaraları yemem’ der gibi bakıyordu. «küçük kız benimle dansa eder miydiniz?» şaşırarak bana baktı «night» dedi. «doğru bildiniz küçük hanım» dedim ve onu döndürerek bana daha çok yaklaştırdım. «burada olman tehlikleli» dedi. Bu telaşlı ve endişeli hali çok komikti. «benim göbek adım tehlike» dedim. Yine kaşlarını çattı «öyle mi şair bey» dedi kızarak. «öyle kalbi benim olan kadın» dedim ve dans etmeye devam ettik. Herkes bize bakıyordu. Sinir ve öfkenin karışımıydı bu dans ve birazda tutku vardı sanki. Şarkı bitince kolumdan tuttu ve terasa çıktık. Yatak odasındaki balkon kadar olmasda bir gideri vardı.
«neden geldin?» dedi gökyüzüne bakarak. Aya bakıyordu. Bir anda kendime çektim. «ay gibi parlıyorsun…» dedim güldü «ay sadece karanlıkta parlar» dedi. «ben karanlık bir adamım zaten dedim» yavaşça maskemi çıkardı ve yüzümü incelemeye başladı. «yüzün çok pürüzsüz» dedi birden. Utanmıştı. «senin de dudakların çok güzel» dedim. Bu sefer daha da kızardı. «o dudakların tadına bakabilir miyim?» dedim izin isteyerek. Birden kalp atışı hızlanmaya başladı. «tabii ki» dedi çekinerek. Korkmaması için yavaş yavaş dudaklarım, dudaklarında gezindi. Yavaş yavaş ve tadını çıkara çıkara öpüyordum… sonra bana karşılık verdi. Benimde kalbim çok hızlı atmaya başladı. Nefes nefese kalmıştık. Sonra adım sesleri geldi bu tarafa doğru. Kollarımı çektim ve maskemi yüzüme taktım tekrar. Gelen kaindi. «gidiyoruz andre yine fazla kaçırmış. Üstelik bir kadından dayak yemiş» güldüm.
«tamam geliyorum» dedim ve kain dışarı çıkınca. Arinaya döndüm. «tekrar görüşmek dileğiyle» dedim. «şey…» dedi utanarak. «bugünün anlamını biliyor musun. Bizim gibi bir krallık için çok önemlidir» dedi. Gülerek ona döndüm «neymiş peki bu arina» dedim. «bugün öpüşen insanların kaderleri bir araya gelirmiş ve sonraki hayatlarında hep beraber olurlarmış. Kader onlara kırmızı bir iplik örermiş. Ve kadar kavga etseler de. Ne kadar ayrılsalar da o kırmızı ip kopmazmış. Çünkü ip hep zor durumlarda esnekleşir ve o sevgiyi güçlendirirmiş ve sevgileri daha da büyürmüş» dedi. Yüzü kıpkırmızıydı. «yani» dedim. «yani bizim de sevgimiz güçlenir mi?» dedi. Dürüstçe ona döndüm.
«üzgünüm arina bu soruna yanıt veremem. Belki kader bizi bir araya getiremez belki de bu seni son görüşümdür ama şimdi gitmem gerek» dedim ve sesizce yanından gittim ve kendimce «üzgünüm rig sözünü tutamam» dedim ve gözümden garip bir sıvı akmıştı ilk defa. Bizimkilere yetiştim ve sadece onlarla beraber yürümeye başladım…
Yazardan
Rig, arinanın yanına gittiğinde ağlıyordu. Rig ona sarıldı. «noldu sana?» dedi. «hiç» dedi arina buz gibi sesiyle ve omzunu rige doğru yasaldı. Rig sesizce «night yapmış yine yapacağını» dedi. «ne dedin?» dedi arina «anlayamadım» diye de ekledi. «bir şey demedim» dedi sesizce.
«sence hepimiz aşık olur muyuz?» dedi. Gülümsedi. büyüdüğünü görmüştüm hep abisi gibiydim üçü içinde hep öyle olmuştum. Ama şimdi arinanın aşık olduğunu da görüyorum diye geçirdi rig ve gözünden bir yaş geldi. «umarım mutlu olursunuz» dedi kendince «ne dedin?» diye sordu yine arina. Rig güldü. «bir şey demedim arina» dedi. «ben yanlış duydum o zaman» dedi arina sinirle. Rig güldü «sinirlenme kedicik» dedi.
«sinirlenmiyorum sen kendine bak» dedi arina. İkiside gülmeye başladı ve ikisinin kahkahası bütün krallığı inletti…
[DEVAM EDECEK...]