İçeriğe geç

Günaydın ☀️

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Günaydın ☀️

Bölüm 6

6

- T-tamam. Şey ben ne diyeceğimi bilemiyorum. 1 gün de bu kadar şey yaşamak. Biraz ağır oldu. Ben biraz düşünsem olur mu? Yalnız kalsam?

- Tamam, abicim. Biz çıkalım. Ben Leyla ve Kadir' le biraz daha konuşayım.

- Sağol abim.

Abimi odadan çıktığında 3 yıl boyunca ne yaptığımı merak ettiğimden odama bir göz attım.

Duvarlarda anime ve kitap posterleri vardı. Bazı alışkanlıklar hafızanızı kaybetseniz bile aynı oluyormuş. Posterleri hemen altında duvara çivilenmiş bir kitaplık vardı. Öyle ağır gözüküyordu ki, dokunsam yere düşecekti.

Kitaplık en sevdiğim ve binlerce kere okuduğum kitaplarla doluydu. Sırıtmaya başladım. Çünkü abim bir kitabı 20 kere okuduğum için "Bir ara hepsini yakacağım" diye çemkirmişti. O gün çok büyük kavga çıkarmıştım. Hatta uyurgezer olmuştum.

Anılarımla sırıtmam, kıkırdamaya döndü. Benim uyurgezer olmam bana yasaktı. Sanki bilerek yapıyorum. Zaten bir sonraki günün sabahı, annem abimin kulağını çekmiş "Lan gerizekalı, kuş beyinli oğlum benim. Hiç mi hatırlamıyorsun küçükken olanları. Bir daha bu kızın canını sıkarsan.." konuşmasını kesip eli terliğine gitmişti. Terliği gören abim kuş olmuş uçmuştu sanki.

Neyse baktım ki zevklerim hiç değişmemiş. Ben de telefonumu çıkardım. Önce uygulamalara baktım.

Gamerdim ve Wattpad adlı bir uygulamam vardı. Oyunlara bakınca üretken ama hırçın, azimli bir kişiliğim olduğunu düşündüm.

Wattpad yazma ve okuma uygulamasıydı. Okumayı sevdiğimden normal gelmişti ama sonra yazdığımı da gördüm. En çok okunan Günaydın ☀️adlı hikayemdi ama nedense, genellikle 1 bölümde 60 okunma ve 10 oy vardı. Çok saçmaydı. Okuyorsanız ve okumaya devam ediyorsanız, oy da vermelisiniz. Ölmezsiniz yani.

Neyse sinirim bozulunca uygulamadan çıkıp fotoğraflara girdim. Çok fazla fotoğrafım yoktu. 15 tane kadardı. Hepsi de efektliydi. K-drama sevdiğimi de öğrenmiş olduk. Sonra izlemek maksadıyla, isimlerinin ekran görüntüsünü çekmiştim.

Sonra WhatsApp' a girdim. Çok yakın bir arkadaşım ve birkaç arkadaşım daha vardı. Bu bana göre değildi. Ben asla arkadaş edinmeyi sevmezdim. Biri vardı da..

Giyinme tarzım falan derken tüm odayı detaylıca gezmiştim. Çok mutlu bir insanmışım gibi gözükse de içimde tuhaf bir his vardı. Neysee..

İyice sıkılmıştım. Aslında odadan çıkıp "neyse" deyip evime giderdim ama bu aile beni 3 yıl boyunca bağrına basmış gibiler. Onlara sırt çevirmek kötü olur.

Kapıya doğru bir adım attım. Açamıyacak gibiydim. Büyükçe bir nefes alıp kapıyı açtım.

-Abicim. Şimdi nasılsın?

-İyiyim, abi. Hakan abi nerde?

-Abiii mi? Hakan abin yerin dibine girer inşAllah. Yoksa ben onu...



-Tamam abi. Uzak dur Hakandan.

-Leyla Hanımlar mutfakta yanlarına gitmek ister misin?

-Evet.

Küçük adımlarla mutfağa doğru yürüdüm. İçeri girdiğimde Leyla Hanım ile göz göze geldim. Oturduğu yerden kalkıp hızla bana sarıldı. İlk başta tepki veremedim. Sonra bende ona sarıldım.

-Kızım, iyi misin? Banyo etmek ister misin? Üstünde hala kan var.

-Teşekkürler, Leyla Hanım. Gerek yok.

-HANIM! Annenle nasıl böyle konuşursun!?

-Kalbinizi kırmak istemem Kadir Bey ancak benim annem ve babam...

Yavaşça yanımdaki abime baktım. O da endişeli gözlerle bana bakıyordu. Buruk bir gülümseme yapıp önüme döndüm.

-Öldü..

-Buse Abla, annemi üzmeyi kes artık! Hayatımıza girdin. Sustum ama böyle gidemezsin! Herkesi yıkıp gidemezsin.

-Birincisi ben senin ablan değilim. İkincisi ailen beni 3 yıl boyunca büyütsede ben abimle gidiyorum. Sizi tanımıyorum bile ne yapmamı istiyorsunuz? Tanımadığım bir evde mi kalıyım! Tartışma olmadan gitmek istiyordum. Olmuyormuş. Üç yıl önceye kadar bensiz nasıl yaşıyorduysanız, öyle YAŞAYIN!

Son sözüme doğru sesim yüksekmiş, bağırmıştım. Derince bir nefes verip

-Neyse-

Abim kafama vurdu. Benim. Kafama. Abim. Vurdu.

-"Neyse" demen yasak.

-Abiiğğ böyle normalce söyleseydin yağğ.

-"Neyse" deyip kaçmandan nefret ediyorum. Biliyorsun. Anlaşma anlaşmadır.

-Ne anlaşması?

-Her "Neyse" dediğinde tırnaklarını keseceksin.

-Tırnaklarımmm. Uzun tırnağa kimin tiki olur ya.... Ehem nerde kalmıştım. Ney- Ben eşyalarımı toplamaya odama gidiyorum. Sonra da evime gideceğim.

Kimse sesini çıkaramadan mutfaktan çıktım.

* * *

Odamdaki herşeyimi alıp abimden istediğim valize doldum. Kıyafetlerime yer kalmamıştı. Abimden bir valiz daha istemiştim. Ayarlamak için evden ayrılmıştı. Bende kolaylık olsun diye kıyafetlerimi koltuğun üzerine diziyorum. Bir kaç birşey kalmıştı. Onları kaldırırken elime metal bir şey değdi.

Değen şeye baktığımda gelecekteki yapacağım seçenekler hakkında geçmişteki ben ile gelecekteki benin konuşmasıydı. [Mafya Buseden bahsetmiyorum. Anlamayan varsa yorumlarda görüşürüz.]

Okurken nasıl bir hayat yaşadığımı sorguladım. O zamanları hatırlamayı çok istedim. Çünkü birçok şey yaşağım belliyken sonlara doğru artık mutluyum vibe versede, son sayfada İntihar mı? Harcanmak mı? Devam mı?

Yazıyordu.

Bir kez daha "Neyse".

Abim içeriye valizi bırakıp motorda bekliyorum demişti. Belli ki Hakan Abim de gelmişti. O arabayla eşyaları alırken ben motorla gidecektim. Tabii abim sürüyor.

* * *

Çelik ailesinin yüzüne bile bakmadan motora bindim. Abim son hız evimize sürmüştü. Normalde bizde İzmir' de oturuyorduk ancak o gün Hatay' da doğum günümü kutlayacaktı..k.

Onca olaydan sonra sizlere kendimi tekrardan tanıtayım.

Bendeniz Buse Kirazlı. 18 yaşıma girmiş bulunmaktayım. ( Bok gibi girdim ama işte ) Bir abim var. Tanırsınız. Annem ve babam doğum günü pastamı üflerken canice katledildi.

Biz nasıl bir aile miyiz? Imm... Casuz ama mafya ama katil ama dost canlı insan. Ailemizin ismini siz bulun artık.

Bir de Hakan Abim var. Abim, ona veya bir başkasına abi dememi yasaklamış. Dersem kişiyi ölümden beter edeceğini söyler. Hakan abime o yüzden hep içimden abi derim. Ehehe.

Son olarak... Onu özledim... Daha yeni 12. Sınıf olduğumdan yakın zaman da onu görebileceğim. Kesin deliye dönmüştür.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.