Merhaba, bugün size uzun bir bölümle geldim.
Lütfen bölümü şarkıyı dinleyerek okuyunuz!
Bölüm şarkısı;
CEM ADRİAN~BİR KAR TANESİ
Sevmek kolay değildir, çok can yakar...
''Merhaba:) ben Kuzey, bu benim numaram.''
Mesaj Kuzey'den gelmişti. Boşu boşuna strese girdim resmen. Peki gecenin bu saatinde bana neden mesaj atmıştı? Numaramı nereden bulmuştu? Kuzey'in profil fotoğrafının üstüne tıkladım, siyah sweatshirtin şapkasını takmış arkadan çekilmiş bir fotoğraftı. Mesaj ekranına yeniden döndüm, ve derin bir nefes alarak yazmaya başladım;
''Selam:) İyi misin? Tanıdığım kadarıyla sen gecenin bir yarısında kıza yazacak bir insan değilsin.'' yazdım ve mesajı gönderdim.
Çevrimiçi, Yazıyor... Sanki mesaj yazmamı bekliyormuş gibi yazmaya başladı.
''Beni doğru tanımışsın. Ben pek iyi değilim aslında, tek arkadaşım sen olduğun için sana yazmaya karar verdim. Rahatsız ettiysem özür dilerim.'' mesajı okurken kötü oldum. Çünkü Kuzey böyle bir insan başı sıkıştığı zaman birisine yazacak insan değil. Sokaklara tek başına çıkıp, dolaşıp sakinleşecek bir insan. Onun adına üzüldüm. Mesaj ekranına dönüp yazmaya başladım;
''Biraz konuşmak ister misin?'' diye yazdım, çekinerek. Aniden cevap geldi;
''Olur, sokağın başında seni bekliyorum.'' kısa ve net bir cevaptı. Şuan nasıl bir halde olduğunu tahmin edebiliyordum. Büyük ihtimalle yine annesiyle babası kavga etmişti. Dolabımdan ten renginde olan bir kazak ve tayt çıkarıp giydim. Saçlarımıda açık bıraktım.
Yüzüme renk vermesi yanaklarımı çimdikledim. Dudağıma parlatıcı sürdüğümde hazırdım. Herkes uyuyordu. Anahtarımı alıp ses çıkarmadan evden çıktım. Sokağın başına doğru yürüdüğüm de Kuzey'i gördüm. Ayakta zor duruyordu. Derin gece mavisi gözlerine odaklandım. Tükenmişliğin, kaybolmuşluğun, sanki sonu bombok bir yere çıkan yola girmiş oradan çıkamıyormuş gibi bir ifade vardı gözlerinde, dokunsam ağlayacak gibi duruyordu. Ona doğru yaklaştım ve kollarımı boynuna doladım. Sanki kokumu ezberlemek istiyormuş gibi kafasını saçlarıma gömdü. Kaç dakika geçti bilmiyorum ama uzun bir süreydi bunu biliyorum. Sokağın arkasında bir park vardı, oraya gittik ve boş banka oturduk.
''Seni bu saatte rahatsız ettiğim için özür dilerim ama birisiyle konuşmaya ihtiyacım var.'' o kadar zor konuşuyordu ki şuan onun kalbindeki bütün acılarını alıp atmak istedim. Titrek sesi kalbimi paramparça etti, onun bana gerçekten ihtiyacı vardı ve ben onun yanında koşulsuz olarak kalacaktım.
''Annenle baban ile ilgili mi?'' diye sorduğumda yüzüme baktı ve evet anlamında kafasını salladı. Derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı.
''Babam boşanacaklarını söyledi, sanırım annem babamı başka bir adamla aldatıyormuş.'' duyduklarıma inanamadım. Ben şuan yıkılmışsam o ne halde olduğunu siz tahmin edin. Buhulanmış gözünden bir damla yaş aktı.
''Ben annemin bunu yaptığına inanamıyorum ,annem böyle bir insan değil, ben annemi tanıyorum annem babamla birlikteyken başka bir insanla birlikte olmaz. Eğer annem bunu yaptıysa...'' dedi ve devam edemedi.
''Bize geldiğiniz gün annen ile baban gayet iyiydi iki günde ne oldu onlara?'' dedim gözlerini içine bakarak.
''Ben böyle işe amına koyayım.'' diye etrafa küfür savurdu. Ne olmasını bekliyordum ki çocuk haklı, ne dese haklı. Bana doğru eğildi ve kafasını omzuma koydu, ben de onun kafasının üstüne kafamı koydum.
''Merak etme her şey geçecek.'' dedim donmuş bir sesle. Titremeye başladım üşüyordum, bana başını omzumdan kaldırdı ve,
''Üşüyorsun değil mi?'' dedi ağlamaklı bir ses tonuyla. Üşüyordum ve yalan söylemeyecektim. Evet anlamında kafamı salladım. Ayağa kalktı ve üstündeki hırkayı çıkarmaya başladığında ''Gerek yok.'' dedim ama dinlemedi ve çıkardığı hırkayı benim omuzlarıma koydu.
''Bu sefer de sen üşüyeceksin.'' dedim.
''Benim içim üşüyor dışım değil.'' dediğinde yanıma oturdu.
......
''Günaydın arkadaşlar. Bugünkü konumuz aşk. Aşk ile ilgili düşüncelerinizi bana söyleyebilir misiniz?'' edebiyat hocamız bize bunu cidden sormuş muydu? Arkadan bir çocuk parmağını kaldırdı, hoca ona izin verince konuşmaya başladı,
''Benim için aşk karşılıklı sevilen bir sevgi türüdür.'' dediğinde yüzümü buruşturarak ona baktım. Klasik cevaptı aşk ile ilgili bir şey bilmiyordu galiba. Başka bir kız söz hakkı aldığında ona döndüm.
''Aşk hem karşılıklı olabilir hem de karşılıksız. Aşk bağımlı olmaktır. Yeri geldiğine onunla beraber üzülmek, yeri geldiğin de ise onunla beraber mutlu olmaktır.'' bu da klasik bir cevaptı ama o çocuğunkinden iyiydi. Herkes kızı alkışladığında ben de elimi kaldırıp yavaşça alkışlamaya başladım. Başka bir çocuk parmak kaldırdı ve konuşmaya başladı;
''Aşk birbirini tamamlamaktır. Kendinden önce, her şeyden önce onu düşünmektir. Onun yanında olup ona dokunamamaktır. Onun için her şeyden vazgeçmektir.'' dedi çocuk. O sırada Selin parmağını kaldırdı ve konuşmaya başladı.
''Birinin gözlerin de hayatı bulmak, yaşadığını hissetmek.'' dedi. O ne yaşamıştı çok merak ediyordum. Bunu bugün ona sormaya karar verdim. Ben de o an aşk hakkında düşüncelerimi anlatmak istedim ve parmağımı kaldırıp konuşmaya başladım.
''Aşk bence kelimelerle anlatılamaz. Aşkı tarif etmeye çalışırsınız ama edemezsiniz. Aşkı anlayabilmek için ilk önce kendiniz yaşamanız gerekir. Onun gözlerine bakıp onu anlamaktır, onun konuşmasına gerek yok, o zaten onu anladığınızı bilecektir. Onunla bir ömrü tamamlamaktır aşk. onun kalbindeki yaraları söküp almaktır. Kendi kalbinizi ona teslim etmektir. Ona o an dersiniz ki '' kalplerimiz bir, ellerimiz bir olmasa da olur.'' dersiniz. Bir arkadaşınız ''Sen aşık olmuşsun.'' dediğin de anlarsınız aşkın ne olduğunu.'' dedim ve yerime oturdum. Yanıma döndüğüm de Kuzey'in gurur duyar gibi baktığı yüzünü gördüm. Ona bakarak gülümsedim. Ondan beklenmeyecek bir hareket yaptı o an, ayağa kalktı ve beni alkışladı. Sonra etrafıma baktığımda herkes ayağa kalkmış ve beni alkışladığını gördüm. O an kendimle gurur duyduğum ikinci andı.
Öğle yemeği vakti geldiğinde Selin'le kantine indik. Kantinden sandviç ve ıce tea alıp boş bir masaya oturduk. Ona ne olduğuna sormaya karar verdim ve ağzımı araladım;
''Selin senin kalbini birisi mi kırdı?'' diye sordum bir anda. Çok güzel bir soruydu. Kızı üzmekten başka bir şey yapmamıştım. Hüzünlü gözlerini yüzüme çevirdi ve ağzını aralayıp konuşmaya başladı.
''Bu kadar belli mi ediyorum?'' diye sorduğunda kafamı evet anlamında salladım. Derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı;
''Bundan bir sene önce, o büyük sınavın yükü üzerimden kalktığında, kafa dağıtmak için anneannemlere gitmiştim. Oraya gittikten on gün sonra orda yaşayan arkadaşım beni biriyle tanıştırmak istediğini söyledi, ben de kafam dağılsın diye olur dedim. Bu kadar uzun soluklu bir şey yaşayacağım aklımın ucundan bile geçmemişti...'' dedi ve sustu bütün dikkatimi ona verdim. Zor bir aşk hikayesi vardı belli ki. Konuşmasına devam etti;
''Orada meşhur olan bir tepe vardı ''Sefa tepesi''. Hala adını söyleyince bile sesim titriyor.'' gerçekten de sesi titriyordu. Ağlamaya başlayınca yanına gittim ve destek olmak istermiş gibi sarıldım ona. Geçmişinde ki yaşadığı şeyler onun peşini bırakmıyordu belli ki. Onu sandalyeden kaldırıp tuvalete götürdüm. Ellini yüzünü yıkadı ve kendine geldiğinde,
''Teşekkür ederim.'' dedi. Ona bakıp gülümsedim ve ''Arkadaşlar bugünler için var dedim.'' tuvaletten çıktığımızda iki kız bizim yanımıza doğru geliyordu. Yanımıza geldiklerin de Selin'e bakarak konuşmaya başladı bir kız,
''Her yerde seni arıyorum.'' sonra bana bakarak ekledi ''Yeni arkadaşın kim ?'' diye sordu.
''Bu Zeynep bizim sınıfta okuyor, okula yeni geldi.'' dedi Selin üçümüze bakarak. Elimi merhaba diyerek ikisine de uzattım. Kumral saçlı olan kızın adının Burçak olduğunu, başörtülü kızın adının Zeynep olduğunu öğrendim. Zeynep konuşmaya başladı;
''Sınıfta bir çocuk bayıldı. Onu haber vermek için seni arıyorduk Selin.'' dedi kız Selin'e bakarak. Kafamın içinde Zeynep'in sözleri yankılanıyordu.
Sınıfta bir çocuk bayıldı...
Bir çocuk bayıldı..
Çocuk bayıldı...
Kafamın içinde bu sözler yankılanıyordu, korkmuştum. Bu Kuzey olabilir miydi? İçimden Kuzey bir şey olmamış olması için dua ediyordum. Hepimiz koşar adımlarla sınıfa doğru gidiyorduk. Sınıfa girdiğimiz de yerde yatmış şekilde onu gördüm Kuzey'i...
Onun yanına gittim, yere oturdum ve kafasını ellerimin arasına alıp bacaklarımın üstüne koydum. ''Çabuk ambulansı arayın, lütfen.'' diye bağırdım. İçimden ''Kuzey beni bırakamazsın, daha çok erken.'' dedim. Ona bir şey olursa ben yaşayamazdım. Ambulans geldiğinde ben de ambulansa bindim. Hastaneye vardığımız da onu odaya aldılar. O an yanımda Selin vardı, bana destek olmak istermiş gibi kolumu tutuyordu.'' Lütfen Kuzey'e bir şey olmasın, lütfen.'' dediğim de hıçkırıklardan konuşamıyordum bile. ''Korkma olmayacak, üzülme. Uyandığın da seni böyle görmesin toparla kendini.'' dedi. Haklıydı uyandığın da beni böyle görmemesi lazımdı ama elimde değildi. Hiç durmadan akıyordu gözyaşlarım..
.....
Gözlerimi beyaz ışıklı odaya karşı açtım. Neredeydim ben? Kuzey iyi miydi? Ne olmuştu bana? gözlerimi yanımda oturan Selin'e çevirdim. Şaşkın gözlerle ona baktığım da bana açıklama yaptı.
''Uyanmışsın, sen ağlamaya devam ettiğin de doktor sana sakinleştirici iğne yaptı.'' dedi.
''Kuzey iyi mi?'' diye sorduğum da bana gülümseyerek cevap verdi,
''Evet, odasın da uyutuluyor.'' dedi ve ben ayağa kalktım. Kuzey'i bir an önce görmek istiyordum. Kuzey'in bana ihtiyacı vardı, bunu hissediyordum...
Odasına girdiğim de gözleri bana çevrilmişti. O kadar güzel bakıyordu ki...
''İyi misin?'' diye sordum, titreyen sesimle.
''İyiyim, yanıma yatar mısın?'' buna ihtiyacı vardı bu yüzden hiç tereddüt etmeden yanına doğru yürüdüm. Yatağın diğer tarafına kaydığında onun yanına yattım. Başımı onun göğsüne yasladım ve gözlerimi kapattım. Kısa bir süre sonra onun uyuduğunu anladım ve bende onun kollarının altında güvenli bir şekilde uykuya daldım.
.....
Gözlerimi açtığım da çok huzurlu hissediyordum çünkü Kuzey'in kollarının altındaydım. Onu rahatsız etmeden yataktan kalktım ve lavaboya gittim. Aynanın karşısına geçip saçlarımı düzelttim ve elimi yüzümü yıkadım. Lavabodan çıktıktan sonra hastanenin kantinine indim. İki tane kahve ve sandviç aldım. Odaya girdiğim de hala uyuyor olduğunu gördüm. O kadar güzel uyuyordu ki onu uyandırmak istemedim. Onu uyandırmadan odada bulunan koltuğa oturdum. Vakit geçirmek için telefonumdan instegrama girdim. İnstegramda Kuzey'in profiline girdim ve attığı büyün gönderileri beğendim. En son attığı gönderi 19/11/2018 saat 20:21'deydi. Anladığım kadarıyla instegramı aktif olarak kullanmıyordu. Yatakta bir hareketlenme olduğunda başımı telefondan kaldırıp yatağa çevirdim.
''Günaydın uykucu, akşam oldu.'' dedim Kuzey'e bakarak.
''Saat kaç?'' diye sorduğunda gözlerimi telefonuma çevirip cevap verdim,
''20:33.'' dedim gülümseyerek. Yanına gittim ve kalkmasına yardım ettim. Yatağa oturduğun da aldığım kahve ve sandviçi ona uzattım.
''Teşekkür ederim. Ne ara aldın bunları?'' diye sorduğunda gülümseyerek cevap verdim, ''Sen uyuyordun bende uyandığın da acıkırsın diye hastanenin kantininden ikimize bir şeyler alıp geldim.'' dedim. Gözlerime o kadar güzel bakıyordu ki ne yapacağımı şaşırdım. Utanarak geri çekildim ve koltuğa oturdum. Aklıma o an Selin geldi neredeydi acaba? Telefonumu çantamda çıkarıp Selin'i aradım.
''Alo'' dedi. ''Alo Selin neredesin? dedim.
''Sen Kuzey'in yanına gidince ben de koridorda bir süre bekledim. Sen odadan çıkmayınca odaya girdim ve senin Kuzey'le birlikte yatakta uyuduğunu gördüm. Sonra odadan çıktım. Annem arayınca evime gittim. Bir şey mi oldu?'' dediğinde utanmıştım. Ne ara odaya girdi haberim bile yoktu. Yüzüm kızardı ve ona cevap verdim. ''Hayır bir şey yok, Kuzey uyandı zaten. Seni hastanede göremeyince arayım dedim.. Yarın okulda görüşürüz, iyi akşamlar:'' dedim, o da ''Sana da iyi akşamlar, görüşürüz.'' dedi. Yemeklerimizi yedikten sonra hastaneden çıkış işlemlerimizi yapıp hastaneden çıktık.
......
''Kızım saat kaç oldu bu saatte eve mi gelinir.'' dediğin de anneme bakıyordum ve ''Özür dilerim, bir daha bu saatte eve gelmeyeceğim, evet, haklısınız bu saate eve gelinmez.'' deyip annem ve babama kocaman sarıldım. Akşam yemeğini yedikten sonra odama çıktım ve pembe geceliklerimi giydim. Çantamda ders kitabımı çıkarıp test çözmeye başladım. Bugün Kuzey'i ne kadar çok sevdiğimi anlamıştım, ona bir şey olursa yaşayamayacağımı, ona belki aşık değildim ama onu gerçekten çok seviyordum...
Hepinize merhaba arkadaşlar:)
Kuzey sizce neden bayıldı:)
Benimle iletişim kurmak için Instagram hesabım https://www.instagram.com/svly_8389/
Bölüme oy vermeyi ve beğenmeyi unutmayın!
Beni takip etmeyi de unutmayın!