Sylvia'nın bakış açısı
Bu gece Arlington'ların sonu olacaktı.
Türümüzü katletmekte bu kadar istekli olan aile, öldürmek istedikleri kişiler tarafından ölecekti. Yıllarca yaptıkları katliamlardan, bize bıraktıkları acılardan ve hatıralardan sonra böyle ölüm bile onlar için hafifti.
"Sessizlik," dedi Eldric bana vararak, karanlık bahçenin her tarafını kontrol etmişti.
Başımı salladım. Sadece benim görebildiğim beyaz ipimi evin bacasına fırlattım, ince ipi çekince çatıya fırladım. Sessizce dizlerimin üstüne düşüp pelerinimin altında kemerime taktığım sönük meşaleyi yaktım. Tereddüt etmeden açık pencereden içeri fırlattım. Perde ateşe tutuşunca içimdeki intikam ateşi daha da harlandı. Eldric de aynısını yapmıştı. Arlington soylu evi iki taraftan yanmaya başlamıştı.
Bir süre şiddetle binayı saran alevleri izleyip, çatırtıyı dinledikten sonra geri çekildik. İnsanlar çoktan toplanmıştı bile, Arlington evinden gelen çığlık sesleri bana yıllar önce gecenin bir yarısında saldırıya uğradığımız, sırf gümüşgözlü olduğu için öldürülen dostlarımı hatırlattı.
Bu daha başlangıçdı...









