İçeriğe geç

Gümüş Hançer

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Gümüş Hançer

Bölüm 5

Bölüm~4

Ay birini öldürebileceğini hiç düşünmüyordu. İtiraf etmek gerekirse korkuyordu biraz da. Ama zorundaydı bu adamı öldüremezse babasının katilini nasıl öldürebilirdi ki?

Derince bir nefes aldı, saat 3.22 ve sokaklar sessizdi. Öldüreceği adamın evinin bahçesindeki duvarda oturmuş cesaretini toparlamaya çalışıyordu. En sonunda kalkıp evin yanındaki ağaçtan doğruca çatıya indi.

Normalde saçları kızıldı ama bu görev için kılık değiştirmişti. Saçları sarıydı, zaten kafasında şapka vardı ama sapka çıkar diye peruk da takmıştı ve cinsiyetinin belli olmaması için kalın giyinmişti.

Balkona atladı, balkonun kapısı kilitli değildi. Salona girince fark etti kanepede altı yaşlarında bir çocuk uyuyordu. Ay çocuğun düşeceğini görünce hızlıca ve sessizce kucağına aldı. Çocuk da ona sarıldı, gözleri kapalıydı "anne sen mi geldin? uykum var odama götürsene" dedi. Ay hafifçe tebessüm etti. Çocuğu sessizce odasına koyup adamın odasına girdi.

Bu adam ölünce o çocuk öksüz kalacaktı Ay bir an tereddüt etti. "Bu benim işim ve iş yaparken duygu düşünülemez" diye mırıldandı. Bu kuraldı karargahta. Cebinden bir iğne çıkardı ve adama uyuşturucu verdi. Daha sonradan adamı bıçakladı. Boynunu kesti ve kalbine de bir darbe indirip evden çıktı. Adam gün ışığına kadar kan kaybından ölecekti.

Ay karargaha dönmek yerine bir büfeden ağır bir alkol aldı. Ama hala sarhoş değildi bu yüzden karargahtaki fahişelerden aldığı uyuşturucuyu aldı. Sürekli aklına o çocuk geliyordu.

Sallana sallana sokakta yürüdü. Bir polis arabası yanından geçti ve arabayı süren kişi ile bakıştı. Arabanın siren sesleri uğultulu geliyordu. Ay bayılacak gibiydi. Yakalanma korkusu bütün bedenini sardı. Ağzındaki maskeyi çıkardı şüphe çekmemesi için. Ne kıza ne erkeğe benziyordu. Polis arabası biraz durar gibi oldu. Ama sonradan hızlanıp gitti.

Ay derin bir nefes verdi. Karagaha kadar yürüyemeyeceğini anlayınca bir taksi çağırdı. Taksi durağı karargaha aitti, pis işleri çevirmek için bir sürü dükkanları vardı.

Sonunda apartmanına geldi. Bu apartman da karargaha aitti. Kapıyı açtı ve ışığı yaktı. Üstündekileri çıkarırken fark etti patronu koltukta oturup onu izliyordu. "Efendim hoş geldiniz" hafifçe eğildi. "Hoş buldum Ay" dedi. "Öldürmüşsün adamı. Beklediğimden çok daha iyi" ayağa kalktı ve evin içinde dolandı. "Ama bir dahaki sefer uyuşturucu kullanmanı istemiyorum" dedi. Ay başıyla onayladı "efendim babamın katilini bulabildiniz mi?" diye sordu. Patron sırıttı "daha degil Ay daha değil". Ay uyuşturucunun etkisi ile mi yoksa gerçekten mi öfkelenmişti bilmiyordu "Bana söz verdiniz! İntikamımı almama yardım edecektiniz!" diye bağırdı. Patron Ay'ın kaldırdığı elini tutup duvara yapıştırdı. "Sana neden Ay ismini verdim biliyor musun? Aygül'ün ilk iki harfi diye değil. Çünkü sen babanın intikamında dönen bir uydusun ve senin güneşin benim. Ben olmasam ne ışık saçarsın ne de dünyan olur" bunu çok sakin ve tehditkar söylemişti. Ay yutkundu "bağışlayın efendim. Yaptığım hataydı bir daha olmayacak" dedi. Patron sırıttı ve evden çıktı.

Evde tamamen yalnız kalınca yere çöktü ve usulca ağlamaya başladı. Kitap rafının üzerindeki babası ile çekildiği fotoğrafı eline aldı. "Baba... Ben yoruldum.. Güçlü olmak istemiyordum ama... Zorundayım.. İntikamını alacağım.." hıçkırıklara boğuldu.

Sabah altı gibi kalktı. Her zamanki gibi duş alıp kahve ve ekmek ile kahvaltı yaptı. Çalıntı olan motoruna binip karargaha gitti.

Karargah ikiye ayrılırdı. İlk yer fabrika görünümlü bir yerde çıraklar egitiliyordu. Eğitimini tamamlayan kişiler ise kendi mekanlarını açıp karargaha gelir sağlıyordu. Eğer aşırı iyi bir suikastçı olursanız sizi şirkete alıyorlardı. Ama Ay'ın amacı bu değildi.

Fabrikaya girdi ve her zamanki yerinde antrenman yapıyordu. Yılan kolu alçılı bir şekilde yanına geldi. "Ay artık burada eğitim görmene gerek yok. İstersen benim mekanıma ortak ol beraber çalışalım" dedi. Yılan sakindi eskisi gibi Ay'ı zorbalamamıştı ilk defa. "Ben daha fazla eğitime devam edeceğim" diye tersledi. Yılan elini uzattı "o zaman ben de devam edeceğim. Hem biraz daha paraya ihtiyacım var " dedi. Kum torbasının arkasına geçti ve tuttu. "Hadi devam et dövüşmeye" dedi. Ay sırf onu düşürmek için bütün gücü ile vuruyordu.

Eğitimden sonra canı çıkmıştı "offf Yılan ne diye beni sen çalıştırıyorsun?" havlu ile yüzünü kuruladı. Yılan da bitap düşmüştü "kızım benim sorunum değil. Manyak gibi dalıyorsun" gülümsedi ve kafasından aşağı su döktü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.