İçeriğe geç

Gümüş Hançer

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Gümüş Hançer

Bölüm 3

Bölüm~2

Dean isteği sanki çok normalmiş gibi konuşuyordu. Aygül eskiz defterini çıkardı ve çizmeye başladı, ilk defa hançer tasarlıyordu.

Yarım saat düşündü ama bilmiyordu. Dean yanına geldi ve deftere eğildi. Aygül ilk defa bu kadar yakındı bir erkeğe. Dean elinden kalemi aldı ve kabzanın hatlarını çizdi. Sonra Aygül'e döndü "şimdi bunun üzerine şekiller çiz" dedi.

Aygül yine bir şeyler çizdi ama sürekli silip tekrar denedi, olmuyordu. Dean "siyah gül bunu çiz tutumu engellemesin ama görüntü olarak hoş dursun" dedi.

Aygül çizdi bir de kelebek çizdi kabzaya. Dean kelebeğe baktı. Aygül açıklaması gerektiğini düşünerek "kelebekleri severim" dedi. Dean yüzünde tuhafça bir tebessüm peyda oldu.

Hançer tasarımı bitmişti. Dean tasarım için yetenekli ustalar tuttu ve tasarım hayata geçti.

Aygül, Dean ile gün geçtikçe daha da yakınlaşıyordu. Sabah uyandığında hemen Dean'in mesajlarına bakıp ve günaydın yazamaya başlamıştı.

Bir sonbahar günü, bahçedeki yapraklar hala yerdeyken, Dean ile birlikte sohbet ediyordu. Dean ayağa kalktı, Aygül ne olduğunu anlamamıştı. Dean onun elini tutup kaldırdı ve "benimle çıkar mısın?" dedi. Aygül ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmıştı. Ama o da Dean'e aşıktı. Başını olumlu anlamda salladı. Dean ona yaklaştı ve sarıldı, yağmur yağıyordu. Dean aşıktı, gözlerinden belli oluyordu ama bir duygu daha vardı gözlerinde, pişmanlık...

Aygül atölyede biraz çalışmak istedi. Dean da evine gidecekti. Aygül tahmin ettiğimden daha uzun süre atölyede kaldı, çünkü Dean aklından çıkmamıştı.

Eve geçtiğinde bütün ışıklar kapalıydı. Fatma hanım izindeydi. Aygül umursamadı ve odasına çıkacaktı ama çalışma odasından ses geldi. Babasını görüp öyle odaya geçmek istedi. Kapıyı açtı ama bu kapıyı açması hayatının kapanmasına yol açtı.

Her yer ıslattı eliyle ışığı açtı. Yere baktı, heryerde kan vardı ve babası koltuğunda sekiz yerinden bıçaklanmış bir şekilde duruyordu.

Aygül acı içinde bağırdı. Kalbi acıyordu, nefes alamıyordu. Cam kırıktı, katil kaçmıştı. Hemen babasının yanına gitti. Nefes almıyordu, kan akışı durmuyordu.

Polislerin ve ambulansların sirenleri geceye ışık katıyordu. Aygül kendini kaybetmişti.

Sabah karakolda uyanmıştı. Eve döndü, polisler katili yakalayacaklarını söylemişti. Atölyeye giderken bahçede bir şey görmüştü. Çalıların yanında parlak bir şey vardı. Parlak şey bir kelebek ile siyah bir güldü ve tamamen eline aldığında gördüğü şey, kanla bulanmış kendisi tasarladığı hançerdi.

Aygül'ün kalbine tanımlanamaz bir acı gelmişti. Bu acıyla inledi, gözlerinden yaşlar döküldü. Hançeri öyle sıkı tuttu ki avcunun içinde derin bir yara oluştu. Bağırdı "yalvarırım sen yapmış olma, yalvarırım bu bir rüya olsun! Yalvarırım Dean lütfen bu hançer senin olmasın" dedi.

Bahçede uyuya kalmıştı. Ayağa kalktığında bir adam vardı karşısında. "Aygül hanım, lütfen bizimle gelin" dedi. Aygül aptalca bakınıyordu etrafına. Adamları takip etti.

Bir malikaneye gelmişlerdi. İçeriye girdi, bir adam ona döndü. Bir sürü koruma vardı. "Aygül babanın intikamını alır mısın? Yoksa babanın parasını alıp o evde yaşamaya devam mı edeceksin?" dedi.

Aygul'ün eli daha da kanadı hançeri ama gösterdi "katili bununla öldüreceğim" dedi. Adam gülümsedi ve onu bir karargaha götürdü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.