Aygül' ün hazırlanması akşamı bulmuştu. Ama muazzam görünüyordu. Kızıl ve kumral karışımı saçları dalgalı bir şekilde açık bırakmıştı. İnce ip askıları olan ve epey uzun olan, hatta prenses elbisesine benzeyen, burgonya renk bir elbisesi vardı.
Misafirler çoktan gelmiş olacaklardı ki salondan sesler geliyordu. Aygül babasının gelmesini bekleyecekti, ancak o zaman çıkıp partiye geçerdi. Ama babası yerine bu sefer başka biri kapıya vurmuştu. Aygül babası olmadığını biliyordu çünkü babası kapıya vurmazdı. Derin bir nefes alıp "girin" diye seslendi, ne fazla sesli ne fazla sessizdi.
İçeriye kumral, inanalamıyacak şekilde gri renge sahip gözleri olan ve epeyce uzun bir delikanlı girmişti. Aygül ne diyeceğini bilememişti. Genç adam elini uzattı "Aygül hanım, bu gece ben size eşlik edeceğim" dedi. Aygül temkinli bir şekilde gencin elini tutup aşağıya indiler.
Etrafta bir sürü insan vardı ama Aygül babasını görmemişti.
Partinin sonuna geldiklerinde ışıklar kapandı. Aygül yanındaki gencin kolunu daha da sıkı tuttu çünkü karanlıktan deli gibi korkardı. Ama şu an hiç bir şey yapamazdı, partiyi bozamazdı.
Işıklar açıldı ve babası tam karşısında duruyordu ve elini uzatıyordu. Aygül yavaşça elini tuttu ve babasının koluna girmişti. Babası geniş bahçenin diğer ucunda bir yere götürdü.
Aygül anlamıştı, burası bir atölyeydi. Aygül tasarım okumak istiyordu ve babası da ona bir atölye yaptırmıştı.
Bütün gece ona eşlik eden genç elini tekrar uzattı tam o anda dans müziği çalmaya başladı. Aygül' ün babası gençe kızar gibi baktı. "Kızımın ilk dansı benimle olmalı Dean" dedi. Aygül istemsizce gülümsedi ve babasıyla dans etti.
Adının Dean olduğunu öğrendiği çocuk ondan numarasını istemişti. Gece çok güzeldi ve büyüleyiciydi.
Ertesi sabah vaktinde uyanamamıştı. Hazırlanırken telefonundan bildirim sesi gelmişti.
Dean- Aygül bu gün müsaitsen takılalım mı?
Aygül babasına sorması gerektiğini biliyordu ve babasının izin vermeyeceğini de. Ama babasını arayınca babası izin vermişti.
Yaklaşık yarım saat sonra Dean ile bir kafeye geçmişlerdir. Dean kahvesinden bir kac yudum alıp " Aygül tasarım yapıyorsun değil mi?" dedi. Aygül başıyla onayladı. Dean " bana bir hançer tasarlarken mısın? Yani sadece kazasını sen tasarla" demişti.
Aygül bu garip istek karşısında şaşkınlığını belli etmeden "neden bir hançer istiyorsun?" dedi. Dean ellerini birleştirip "sadece hoş bir görüntü olsun diye istemiştim" dedi.