İçeriğe geç

Gümüş Hançer

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Gümüş Hançer

Bölüm 13

Bölüm~10

Ay uyandığında nerede olduğunu ilk bas anlamadı ama sonra bu sabah aklına geldi... *Dean, öpücük, babası...*

Yataktan kalkınca Yılan'a baktı; yemek hazırlıyordu. "Günaydın Yılan". Yılan irkildim ve Ay'a baktı sonra gülümsedi ve yemek hazırlarken "ne günaydını saat akşam sekiz" kıkırdadı. Ay saçlarını karıştırdı ve yataktan kalktı. "Off kafam bok gibi be". Yılan kaşlarını çattı Ay söylenirken ağzına çikolata parçası tıktı; "ayıp kelimeler kullanmak yok veled" dedi ve yemek hazırlamaya devam etti. Ay kaşlarını çatıp çikolatayı yuttu "ben veled değilim! aramızda dört yaş var aptal!" Yılan muzipçe sırıttı "tamam işte benden küçüksün yani veledsin" dedi.

Ay'a bir şey diyecek fırsat vermedi ve tabakları alıp masayı kurdu. "Git yüzünü yıka uykucu veled". Ay elini yüzünü yıkayıp oturma salonuna gelene kadar sofra kurulmuştu. Ay bir ıslık çaldı "Vay be hamaratsın... Yılan'dan beklenmeyecek hamleler!" alayci bir seste konuştu. Yılan kollarını göğsünde birleştirdi ve göz devirdi "begenmedin mi? veled". Ay gülümseyip masaya oturdu "İnanmıyorum yediğim en güzel ikinci yemek olabilir... Ben pilav yapmaya çalışmıştım bi ara... Ama lapa olmuştu" Ay somurtup yemeğini yemeye devam etti. Yılan yemeğe bakarken "yediğin en güzel birinci yemek muhtemelen annenindir..." diye mırıldandı. Ay onu duymamıştı. Yemeklerini yedikten sonra masayı temizlerken Ay'ın telefonuna mesaj geldi.

Bir yeni mesaj: Yeni hedefiniz...

Ay iç çekti, yine bir aile vardı hedefinde ve bu sefer Yılan onunla gelmeyecekti. Yılan "bende geleyim kendi görevim kısa sürer zaten" diye bir teklifte bulundu. Ay başını olumsuz anlamda salladı "Hayır kendim halledeceğim... Yemek için teşekkürler. Görüşürüz" ellerini eşofmanın ceplerine soktum ve evden çıkıp motoruna bindi.

Hafifçe belli olan dolunay tepeye ulaşıyordu. Ay evi bir türlü bulamamıştı. Yoldaki bir çocuğa sordu, tam adresi sormadı sadece mahallenin yerini sordu. Çocuk "ben de o mahallede yaşıyorum. Zaten yakın yürüyerek gidebiliriz" çocuk maksimum on yaşındaydı. "Tamam yolu göster" dedi Ay.

Ay ile Çocuk mahalleye varınca çocuk cebinden bir lolipop çıkardı "al senin olsun abla... Yorgun görünüyorsun" dedi. Ay ağzını açamadan çocuk evine gitti. Ay havanın kararmasını bekledi.

Saat dörde gelirken artık işe koyulmak icin maskesini taktı, evi hemen buldu. Çocuğun verdiği lolipopu ağzına attı ve eve girdi. Öldüreceği adama baktı, çok yaşlıydı "bu moruk ölmeyi unutmuş ben öldürmesen yere düşüp ölür... Moruk iyi uykular" kıkırdadı ve sessizce mırıldandı. Adamın nefes alma cihazının kablosunu kopardı ama ne olur ne olmaz diye karın boşluğunu bıçakladı.

Sesleri duyacak olmuşlar ki evden ayak sesleri geldi. Ay hiç panik yapmadı ve bıçağını parmağında ustaca çevirip sesin olduğu yere gitti. Çok sakindi ama bir anda gözleri irileşti ve ağzı yarım açıldı. Bu ona yardım eden çocuktu. Ay'ın ağzındaki lolipop yere düştü ve sessiz evde yankı yarattı. Çocuk çığlık attı ve annesi uyandı. Ay transtan çıktı ve kadının suratına derin bir yara açtı kadın dizleri üstüne çöktü. Ay yavaşça çocuğa yürüdü. Çocuğun annesi ayağa kalktı ve Ay'a saldırmaya çalıştı. Ay savunma için bıçağını savurdu ve kadının orta ve işaret parmağı koptu. Çocuk eliyle ağzını tuttu ve acı içinde annesi için çığlık çığlığa ağladı. Çocuğun annesi durmadı ve oğlunu kurtarmak için tekrar Ay'a saldırdı. Ay "yeter bu kadar annesi... Çocuk korkuyor. Öl ve işim bitsin!" Ay bıçağı kadına üç kere sapladı kadın ağzı kanlar içindeyken *"annecim özür dilerim seni koruyamadım"* dedi. Kadının gözlerindeki yaşam pırıltısı yok oldu ve donuk bakışlarla kaldı... Gözleri açık öldü sanki ruhu oğlunu gözetliyormuş gibi...

Ay bir iç çekti, bıçağını cebine koydu ve çocuğa arkası dönükken "seni öldürmeyeceğim... Kaç" Ay evden çıkarken çocuk Ay'ın kolundan tuttu "abla yalvarırım beni de öldür... Ben bundan sonra yaşayamam" diye yalvardı. Ay buruk bir tebessüm ile çocuğa bakıp elini üstünden çekti "kimler neler yaşayıp hayata devam ediyor... Sen de başarabilirsin" evden çıktı.

Sokaktan son kez eve bakarken çatıda çocuğu gördü. Çocuk el salladı *"Abla ben güçlü değilim!"* diye bağırdı ve kendisini çatıdan aşağı attı. Ay'ın gözleri irileşti ve nefesi boğazında kaldı. İnsanların ışıklarının açıldığını görünce motoruna atlayıp hızla uzaklaştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.