İçeriğe geç

Gümüş Hançer

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Gümüş Hançer

Bölüm 12

Bölüm~9

Yılan, Ay'ı yatağına yatırıp kendi evine gitti. Ay gecenin bir yarısı uyandı. Ağır adımlarla mutfağa geçti. İçeriden bir tıkırtı geldi, Ay hızlıca kafasını sesin geldiği yöne çevirdi. Bir süre baktıktan sonra yatağına döndü. Tekrar bir ses geldi salondan. Ay yataktan kalkıp sesin geldiği yöne gitti.

"Dean?" şaşkına döndü. Rüyada değildi, uyanık olduğunu biliyordu ama emin olmak için kendini tokatladı. Evet, uyanıktı. Dean yavaşça ve temkinli bir şekilde yaklaştı. Ay geriledi ama Dean daha da yaklaştı "Aygül özür dilerim sana bunları yaşatmak istemezdim" dedi. Ay, Aygül ismini duyunca sinirlendi, yumruğunu sıktı, dudaklarını kemirdi. "Aygül mü?!" keyifsiz bir kahkaha attı. Dean kaşlarını çattı. "Aygül öldü! Ay doğdu ve Ay seni, babamın katilini öldürecek!" cebindeki hançere doğru uzandı ama Dean elini tuttu. "Ay, biliyorum senden bunu isteyemem ama Aygül'ü görebilir miyim?" dedi. Ay'ın gözleri doldu, yutkundu "Dean neden yaptın?" dedi. İkisi uzun bir süre sustu. En sonunda Dean Ay'ı kendine çekip sarıldı. Ay'ın saçlarının kokusunu içine çekti "Özür dilerim aşkım ama eskisi gibi olamayız değil mi?" dedi. Ay başını kaldırdı ve Dean'in yüzüne dikkatlice baktı. Pişmanlık değil de özlem vardı gözlerinde, aşk vardı gözlerinde... Ay sıkıca sarıldı çünkü bu son sarılması olabilirdi. Dean Ay'dan daha uzundu, biraz eğilip dudaklarına bir öpücük kondurdu. İkisi de ağlıyordu, gözyaşları birbirlerine karışıyordu. Dean ayrıldı. Ay gideceğini anlamıştı, arkasındaki duvara yaslanıp yavaşça yere bıraktı kendini. Göz yaşları yüzünden net göremiyordu, Dean gitmişti.

Sabah uyandığında direk gözleri Dean'i aradı ama bulamadı. Yanındaki rafa baktı, babası ile olan fotoğraflarını görünce kalbi acıdı. Babasının katiline aşık olamazdı, yapamazdı babasına bunu. İçindeki intikam ateşi aşkı gölgesinde bıraktı. Sinirlenmişti, dün neden onu öldürmek yerine öpmüştü, sarılmıştı. Ayağa kalkıp duvara vurmaya başladı, daha tam kapanmamış yaraları tekrar kanadı. Ay acıyla inledi ama bu kalp acısıydı, elindeki yaralar bunun yanında bir hiçti. Burnunu çekti göz yaşlarını durduramıyordu.

Bir kaç dakikalığına gözlerini kapattı. Babasının yardım çığlığını duydu, hızlıca gözlerini açtı. Korkmuştu rüyalarından, korkmuştu... Eh daha sadece on altı yaşındaydı.

Yerden kalkıp yan komşusunun, Yılan'nın, evinin kapısını çaldı. Yılan altında siyah kot pantolon ve üstünde düğmeleri iliklenmemiş beyaz gömleği vardı. Çok kaslı bir vücudu yoktu ama güçlüydü. Yılan Ay'ı görünce hızlıca kapıyı kapattı sonra tekrar açtı bu sefer gömleği düzgün bir şekilde kapalıydı. "Hoşgeldin Ay" dedi. Ama gözleri hemen Ay'ın ellerine gitti, kan damlıyordu ellerinden. Ay'ı hızlıca içeriye alıp koltuğa oturttu. Dolaptan çıkardığı sargı bezleri ile yaralarını sardı. Ay'ın yanına oturdu. Ay "sadece kabus gördüm. Bu gün burda kalsam olur mu?" dedi. Yılan başı ile onayladı. Ay dün alsam hiç uyuduğunu hissetmemişti hâla yorgundu. Yılan'ın dizlerine yatıp "Biraz uyuyunca kalkarım ama kabus görürsem uyandır beni" dedi. Yılan küçük bir tebessüm etti "hadi uyu ben buradayım " dedi. *Ay huzurla uykuya daldı...*

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.