İçeriğe geç

Gülperi

Bölüm 10 · 7 dk okuma

Gülperi

Bölüm 10

Gülperi büyüyor

Gönül'ü hastaneye baygın bir şekilde getirmişlerdi. Hemen hemşireler tahlil için kan aldı. Bir yandan da serum taktılar. Gönül yavaş yavaş gözlerini açmıştı. Serumun bitmesine az kalmıştı. Tahlil sonuçları da neredeyse çıkmak üzereydi .

O sırada bulundukları odanın kapısı açıldı. İçeriye Gulperi ile annesi gelmişti. Hemen Gulperi annesinin yanıma koştu. O sırada Gönül'ün başında bekleyen gardiyanlar,

-Napiyorsunuz mahkum ile dışarıdan bir kimsenin irtibata gecmesi yasak hemen çıkın buradan. Dedi.

Gönül'ün annesi,

-Nasil ya ben onun annesiyim o da kızı. Böyle bir durumda bize zaten bildirilmesi gerekiyordu.

Gardiyan,

-Demek ki gerek duyulmadı. Tehlikeli bir durum olmadığı için soylenilmemis olabilir.

Gönül'ün annesi,

-Sizi şikayet ederim. Onunla böyle bir durumda bizim görüşme hakkımız var. Hem siz bizim başımızda duruyorsunuz ne olabilir ki ya.

Gardiyan,

-Peki tamam kısacık görüşün . Aklıma takılan bir şey var . Siz Gönül'ün hastaneye yattığını nerden biliyorsunuz?

Gönül'ün annesi biraz duraksadiktan sonra,

-Sey ımm Gülperi yi hastaneye getirmiştim. Tesadüf işte olamaz mı? Aşağıda sıra beklerken ismini duydum. Ve hemen tek tek odalara bakmaya başladım Sonra buldum. Neyse şimdi bu önemli mi ?

Gardiyan

-Neyse tamam hemen kısacık görüşün bakalım benimde başımı belaya sokmayın.

Gulperi annesinin yanına gitti. Annesi ona sarılarak, kulağına

-Iyiki doğdun kızım. Seni doğum günün görmesem olmazdı.

Gülperi de sarılırken çaktırmadan annesinin kulağına,

-Bunlar numaramı yani sen hasta değil misin?

Gönül

-Evet ama sakın farkettirme. Dedi

Gulperi kıkırdamaya başladı. Çok mutlu olmuştu. Gulperinin doğum gününde supriz yapmak istediği icin anneannesi ile böyle bir plan kurmuşlardı.

Gulperi 2 ağustos 1996 yılında doğmuştu. 2002 de ise tam 6 yaşına gelmişti.

Gulperi ile annesi biraz muhabbet ettikten sonra araya gardiyan girdi.

Gardiyan,

-Hadi bakalım bu kadar yeter. Çok bile oldu . Dedi.

Gönül hemen cebinden 2 tane toka çıkardı. Gulperiye,

-Al canım bunlar benim sana ufak bir hediyem. Dedi.

Gülperi

-Cok tesekkur ederim anne . Diyerek yanağını öptü ve odadan çıktılar.

Gulperi ile anneannesi eve gelmişlerdi. Gulperi annesinin verdiği tokalari takarak bir sağa bir sola zıplıyordu. Annannesi de onu bu şekilde mutlu görünce seviniyordu.

1 hafta sonra Gönül'ün ziyaret günü gelmişti. Gulperi güzelce hazırlandı. Annesinin ona verdiği tokaları da takmıştı.

Gene bir araba tutarak hapishaneye gelmişlerdi. Gönül ile buluşacakları odaya geçmişlerdi. Nihayet Gönül gelmişti.

Gulperi hemen koşarak,

-Bak anne senin verdiğin tokaları taktım. Yakışmış mı? Dedi

Gönül

-cok guzel olmuşsun peri kızım benim. Dedi .

Gönül sözüne devam etti.

-Size bir sürprizim var. Benim cezam 10 yıla düştü. Yani 10 yıl sonra çıkacağım. Tamam 10 yıl az değil ama en azından belli bir zaman verildi. Belki zamanla daha da azalır.

Gülperi,

-10 yıl ne kadar anne

Gönül,

-Immm Cok değil canım. Ama az da değil. Merak etme çabuk geçer. Dedi

Gönül'ün annesi,

-Evet çabuk geçecek. Sen morelini bozma. dedi

Aslında daha az olmasını bekliyorlardı. 10 yıl Gönül'e çok gelmişti. Ama yapacak hiç bir şeyi yoktu.

Aradan bir kaç hafta geçmişti. Bir gun Gulperi ile anneannesinin oturduğu evin kapısı çaldı. Anneannesi kapıyı açınca karşısında tanımadığı genç bir çocuk vardı.

Anneannesi,

-Buyrun birsey mi diyecektiniz . Dedi

Genç

Abla bunu size vermemi söylediler. Size aitmiş. Dedi ve fırladı gitti.

Gulperi'nin anneannesi genç çocuğun arkasından bakakalmıştı. Hemen içeriye geçip poşeti açtı. İçinde bir kutu vardı. Kutuyu da açınca satmış olduğu bileziği gördü. Ve kenarında bir not vardı hemen kağıdı alıp okumaya başladı.

Kağıtta " Bu bilezik benim size olan borcumun karşılığıdır. Size uzun uzun anlatmak isterdim. Sizin eşiniz olmasaydı bizim kuyumcu dükkanı açmamız mümkün değildi. Zamanın da babama karşılıksız yardım yapması ile babam kuyumcu dükkanı açtı. Babam ile Salim abi çok iyi dostlardı. Siz beni muhtemelen tanımadınız . Ama ben sizi hiç unutmadım. Daha doğrusu babam unutturmadı. Babamı belki tanırsınız Salim abi ile hayatta iken görüşürdü. Ben Hayrettin Uzun un oğluyum. Babam şu an hayatta ve sizlere Selamı var. Selametle kalın. " Yazıyordu.

Gülperi'nin anneannesi Hayrettin Uzunu tanıyordu. Eşinin çok samimi dostuydu. Akli dengesini kaybedince çok çok gidip gelmiyorlardı.

Gülperi'nin anneannesi biraz duygulandı. Hiç bir iyiliğin karşılıksız kalmadığını anlamıştı. Ve bileziği koluna takarken, gözünden yavaşça yaşlar süzülmeye başladı. Bir an maziye daldı. Eşini çok özlediğini anlamıştı. Gözü uzaklara dalarken" Ah Salim sen ne iyi adamdın bak yaptığın iyilik kaç sene sonra nelere sebep oldu." Diyerek hüzünlendi.

Zaman su gibi geçiyordu. Gulperi artık alışmıştı. Anneannesiyle birlikte zamanı gelince annesini ziyarete gidiyorlardı.

Gulperi okula da başlamıştı. 6. Sınıfa kadar hiç bir sıkıntı yaşamamıştı. Dersleri çok iyi gidiyor ve arkadaşları ilede iyi geçiriyordu. Ama 6 . Sınıfta arkadaşları arasında Gülperi'nin annesinin hapiste olduğu duyulunca çocuklar Gulperiden uzaklaşmaya başlamışlardı. Bu durum Gülperiyi çok üzmüştü. Sadece en yakın arkadaşı ondan uzaklaşmamıştı.

Bir gün Gülperi ile arkadaşı teneffüste otururlarken arkadaşı Gülperi'ye sordu.

-Gulperi sana bir şey soracağım ama beni yanlış anlama lütfen. Seni kırmak veya üzmek için sormuyorum sadece merak ettim. Seyy annen hapise neden girdi? Söylemek istemezsen de seni anlarım .

Gülperi,

-Açıkçası ben de çok bisey bilmiyorum Naz. Sadece annemin onu kaçıran birilerini vurduğu için girdiğini biliyorum. Anneanneme çok sormak istedim ama cesaret edemedim üzülür diye.

Dedi ve biraz üzgün bir şekilde önüne baktı.

Naz,

-Tabi sen de haklısın. Elbet anlatırlar heralde. Neyse şimdi bunu düşünmeyelim. Seni üzmek istememiştim özür dilerim. Dedi.

Gulperinin de aklına takılmaya başlamıştı. Annesinin babasını öldürdüğünü biliyordu. Ama onu arkadaşına söyleyemedi. Sadece konuyu tam ayrıntısına kadar bilmiyordu.

Eve gidince annannesi ile akşam yemeği yerken sürekli düşünceli olunca , anneannesi bunu fark etmişti.

Anneannesi,

-Ne oldu canım? Günün güzel geçmedi mi? Dedi

Gülperi,

-pek iyi geçmedi. Herkes benim annemin hapise girdiğini öğrenmiş. Bana karşı kötü davranmaya başladılar.dedi.

Anneannesi

-Sen kimseyi takma olur mu ? Bazı insanlar öyledir. Hemen ön yargılı davranır.

Gulperi,

-Elimden geldiğince takmamaya çalışıyorum. Aslında benim kafama o değilde annemin hapise neden girdiği. Bana tam olarak hiç anlatmadınız. Babamı annem neden öldürdü? anlatır mısın anneanne ? Babam cok kotü muydu? Dedi.

-Keske bu soruna hayir diyebilseydim. Senin üzülmeni istemediğim için konusunu hiç açmadım. Yani nasıl anlatılır da açıkçası bilmiyorum? Baban evet kötü biriydi annene iyi davranmiyordu. Ve annen kendini korumak için öldürmüş.

Gulperi,

-boşansalardı olmaz mıydı? Şimdi anlaşamayan kimseler boşanıyor. Hem en azından annem hapise girmezdi.

Anneannesi bir türlü Gulperiye açıklayamıyordu. Çünkü daha böyle şeyleri öğrenmek için küçük olduğunu düşünüyordu. Babasinin annesini satmaya çalıştığını, ve hamile olduğu için çocuğu aldırmak istediğini soyleyemiyordu.

Anneannesi sadece şöyle dedi

-Kızım baban anneni boşamak istemiyordu. Onu dış ülkeye yollayacaktı. Annennin hamile oldugunu duyunca bebeği öldürmek istemişti. Annen bunu istemeyince, ondan kurtulmak için babanı vurdu. Ben biraz karışık anlatmış olabilirim kızım annen sana kendi anlatır. Diyerek gecistirir gibi yaptı

Gulperi şaşkınlıkla,

-Annemi neden dış ülkeye yollayacakti ki ? Annemin karnında ki ben miydim? Annem beni mi korudu? Şu an babama nefretim 2 kat arttı .

Annesiannesi,

Sen çok düşünme olur mu ? Hadi istersen ödevlerini yap şimdi.

Gülperi, anneannesinin anlatmak istemediğini düşünerek,

Tamam anneanne neyse artık bu kadar öğrenmem bana yeter zaten. Ben hemen ödevlerimi yapayım. Diyerek diğer odaya gitti. Kapıyı kapatınca ağlamaya başladı. Benim babam neden iyi biri değildi. Diye düşünerek cok üzülmüştü.

Günler birbirini kovalarken Gulperi 16 yaşına gelmiş, tam gençliğinin baharındaydı. ismi gibi bir periyi anımsatıyordu. Gulperi çoğu kızlar gibi bakım yapmayı seviyordu. Marka takıntısı yoktu. Fakat giyimine kuşamına dikkat eden bir kızdı. Her zaman evden çıkarken hafifte olsa makyaj yapar mis gibi kokular sürerdi. Bebek gibi yüzü ve denizi animsatan mavi gözleri ile girdiği yerde istemeden de olsa dikkat çekiyordu.

Nihayet o gün gelmişti. Evde bayram havası vardı. Sonunda Gülperi'nin annesi hapisten çıkacaktı.

Gülperi ile anneannesi mis gibi yemekler pişirdi. Annesini cok iyi karsilamak istiyorlardı. Gulperi yillardir bu anı bekliyordu. Ici icine sigmiyordu. Bütün yemekleri pişirdikten sonra hemen odasına gidip hazırlanmaya başladı. En güzel kıyafetlerini giydi ve bahar çiçekleri gibi kokan parfumunu de sıkıp hemen anneannesinin yanına koştu.

-Anneanne hazır mısın?

Anneannesi,

-Evet ben hep hazırım. seni bekliyorum. Diyerek gülümsedi.

Gülperi,

-Anneanne sonunda annem geliyor . Çok mutluyum . Artık kötü günler geride kalacak. Burada hepbirlikte yaşayacağız. En son annem ile hapiste yatmıştım. Bu gün annem ile beraber uyuyacağım. Annem ile yatmayı çok özledim.

Anneannesi,

-Ben de çok özledim. Hadi o zaman çabuk gidelim . Dedi

Hemen evden çıkıp tuttukları araba ile hapishanenin oraya geldiler . Gönül'ün çıkış saati gelmişti. Sonunda Gönül elinde çantası ile hapisten dışarıya çıkmıştı. Gönül karşısında Gülperi ile annesini görünce koşarak yanlarına gitti .

Gönül göz yaşlarını tutamıyordu. Annesi ve Gülperi de ağlamaya başladılar. Ama bu göz yaşları sevinç göz yaşları idi.

Hemen Gulperi annesinin çantasını alarak,

-Hadi anne artık evimize gidelim . Bu kötü günler geride kaldı. Bu günden itibaren yeni bir sayfa açacağız. Bizi artık hiç bir şey üzemez. Sil artık göz yaşlarını. Dedi

O gün sevinçten kuşlar gibi uçuyordu. Ama hayatın kendisine daha neler göstereceğini bilmiyordu.

**Bölüm sonuna geldik **

**Okudugunuz icin cok tesekkur ederim iyiki varsınız ** :)))❤️❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.