İçeriğe geç

GÜLEN MASKENİN ARDINDA

Bölüm 9 · 3 dk okuma

GÜLEN MASKENİN ARDINDA

Bölüm 9

BÖLÜM 8 - KAYIP KRAL

Rowan'ın parmakları yüzüğün üzerinde sıkıldı.

Bir anlığına nefes almayı bile unutmuş gibiydi.

Lyra ilk kez onun gerçekten sarsıldığını görüyordu.

Her zaman sakin görünürdü.

Her zaman kontrolü elinde tutardı.

Ama şimdi...

Sanki ayaklarının altındaki dünya parçalanıyordu.

"Bu yüzüğü nereden biliyorsun?"

Rowan cevap vermedi.

Gözleri yüzükten ayrılmıyordu.

Alaric öne çıktı.

"Rowan."

Genç adam yavaşça yutkundu.

"Bu anneme aitti."

Odadaki sessizlik daha da ağırlaştı.

Lyra'nın gözleri büyüdü.

"Ne?"

"Bu yüzüğü çocukluğumdan beri hatırlıyorum."

Rowan'ın sesi kısılmıştı.

"Onu son gördüğüm gün annemin elindeydi."

Lyra'nın içi ürperdi.

"Bu imkânsız."

"Evet."

Rowan acı bir şekilde güldü.

"Son zamanlarda her şey imkânsız zaten."

Kralın odası mühürlendi.

Muhafızlar bütün sarayı aramaya başladı.

Fakat saatler geçmesine rağmen hiçbir iz bulunamadı.

Ne kral.

Ne saldırgan.

Ne de onları götüren kişi.

Sarayın içinde korku yayılmaya başlamıştı.

Hizmetçiler fısıldaşıyor, asilzadeler odalarından çıkmıyordu.

Herkes aynı soruyu soruyordu:

Kral neredeydi?

Gece yarısına doğru Rowan, Lyra ve Alaric eski kütüphanede yeniden buluştu.

Artık birbirlerine güvenmek zorundaydılar.

İsteseler de istemeseler de.

Masanın üzerine saray haritaları serilmişti.

Alaric düşünceli görünüyordu.

"Eğer kral kaçırıldıysa onu sarayın içinde tutamazlar."

Rowan başını salladı.

"Katılıyorum."

"O zaman dışarı çıkardılar."

"Muhtemelen."

Lyra sessizce onları dinliyordu.

Sonunda dayanamadı.

"Ya kral kaçırılmadıysa?"

İkisi de ona döndü.

"Ne demek istiyorsun?"

Lyra derin bir nefes aldı.

"Ya kendi isteğiyle gittiyse?"

Bu ihtimal ikisinin de aklına gelmemişti.

Alaric kaşlarını çattı.

"Neden böyle bir şey yapsın?"

"Çünkü sakladığı bir şey olabilir."

Rowan'ın bakışları değişti.

Lyra bunu fark etti.

"Neden öyle baktın?"

Genç adam birkaç saniye sustu.

Sonra konuştu.

"Çünkü bunu ben de düşündüm."

Tam o sırada dışarıdan gök gürültüsü duyuldu.

Şiddetli yağmur başlamıştı.

Kütüphanenin pencereleri titriyordu.

Ve o anda...

Kapının altından bir şey kaydı.

Üçü de aynı anda döndü.

Küçük bir zarf.

Kimse hareket etmedi.

Bir süre yalnızca zarfı izlediler.

Sonunda Rowan yürüyüp aldı.

Mum ışığında mührü gördüğü anda yüzü gerildi.

Siyah hilal.

Aynı sembol.

Aynı işaret.

Aynı düşman.

Lyra'nın kalbi hızlandı.

"İçinde ne var?"

Rowan zarfı açtı.

İçinden tek bir kâğıt çıktı.

Kısa bir not.

Çok kısa.

Fakat yeterince korkutucuydu.

Rowan yazıyı okurken yüzü bembeyaz oldu.

"Ne yazıyor?"

Genç adam cevap vermedi.

"Rowan."

Bu kez Lyra kâğıdı elinden çekip aldı.

Ve satırları okudu.

"Gerçeği öğrenmek istiyorsanız gece yarısından önce Kuzey Kulesi'ne gelin."

Altında başka bir cümle daha vardı.

Lyra'nın nefesi kesildi.

"Özellikle sen, Rowan. Çünkü annen ölmeden önce sana yalan söyledi."

Odadaki hava bir anda buz kesti.

Rowan donup kalmıştı.

Yüzünde şok vardı.

Hayatında ilk kez.

Çünkü annesi hakkında bildiği her şeyin doğru olduğundan emindi.

Şimdi ise bir yabancı çıkıp tam tersini söylüyordu.

Alaric sessizliği bozdu.

"Bu bir tuzak olabilir."

"Olabilir."

Rowan'ın sesi sertti.

"Ama gitmek zorundayım."

Lyra hemen itiraz etti.

"Bu delilik."

"Muhtemelen."

"Öldürülebilirsin."

Rowan ona baktı.

Bu bakış birkaç saniye sürdü.

Beklenmedik şekilde yumuşaktı.

"Belki."

Lyra'nın kalbi garip bir şekilde sıkıştı.

Nedenini anlayamadı.

Sadece onun tehlikeye gitmesini istemiyordu.

Saatler sonra üçü gizlice Kuzey Kulesi'ne doğru ilerliyordu.

Yağmur hâlâ yağıyordu.

Koridorlar boştu.

Saray uyuyor gibiydi.

Ama aslında hiç kimse uyumuyordu.

Kuzey Kulesi'nin kapısına ulaştıklarında Rowan öne geçti.

Eski demir kapıyı yavaşça itti.

Kapı gıcırdayarak açıldı.

İçerisi karanlıktı.

Yalnızca en üst kattaki pencereden ay ışığı süzülüyordu.

Ve kulede biri vardı.

Uzun siyah bir pelerin.

Yüzünde maske.

Gülümseyen siyah maske.

Adam onları bekliyordu.

Sanki geleceklerini biliyormuş gibi.

Sonra yavaşça elini kaldırdı.

Ve maskesini çıkardı.

Lyra'nın nefesi kesildi.

Alaric olduğu yerde dondu.

Rowan ise bir adım geri çekildi.

Çünkü karşılarında duran kişi...

Yıllar önce öldüğünü sandığı kişiydi.

Kendi annesi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.