İçeriğe geç

Güldüğün gün

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Güldüğün gün

Bölüm 7

BÖLÜM 6 -Gece on biri geçerken

Gece saat on biri geçmişti.

Ata yatağın üzerinde yarı uzanmış halde telefonuna bakıyordu. Oda karanlıktı, sadece masanın üstündeki küçük lambanın loş ışığı açıktı Ekranda Masal’ın sohbeti duruyordu.

> Masal: “Serpil teyze bugün yine kek mi yaptı 😭”

İstemsizce hafif güldü.

> Ata: “Yarımını sen yedin zaten.”

Mesaj gönderildi ama cevap gelmedi.Normalde hemen yazardı.

Ata telefonu yatağın yanına bıraktı. Çok üstünde durmadı önce. Muhtemelen duşta falandı ya da telefonu sessizdeydi.

Aradan birkaç dakika geçti.

Sonra on.

Sonra yirmi.

Telefonu tekrar eline aldı.

Hâlâ mesaj yoktu.

Kaşları hafif çatıldı ama yine de kendini sakin tuttu.

Tam telefonu bırakacakken ekran aniden aydınlandı.

Masal arıyordu.Ata hiç bekletmeden açtı.

“Efendim?”

Birkaç saniye ses gelmedi.

Sadece nefes sesi.

Sonra çok düşük bir ses duyuldu.

“Ata…”

Ata’nın yüzündeki ifade bir anda değişti.

Arkadan bir şeyin sertçe çarpma sesi geldi. Sonra erkek sesi. Net değildi ama yüksek olduğu belliydi.

Ata doğruldu.

“Neredesin?”

Masal cevap vermedi birkaç saniye.

“Ata boş ver,” dedi sonunda. Sesi fazla sakindi. “Geçer birazdan.”

İşte o sakinlik kötüydü.Ata gözlerini kapatıp kısa bir nefes verdi. Sinirlenince yaptığı şeydi bu.

“Neredesin Masal?”

“…Evden çıktım.”

“Nerede olduğunu soruyorum.”

Bu sefer kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Masal düşük sesle bir sokak adı söyledi.

Ata telefonu kapatır kapatmaz üstüne ilk bulduğu siyah sweat’i geçirdi. Odanın kapısını hızlıca açıp çıktı.

Koridorda Annesi Serpil’le karşılaştı.

“Ne oldu?”

Ata ayakkabılarını geçirirken başını kaldırmadan konuştu.

“Masal.”

Bu tek kelime yetmişti zaten.

Serpil’in yüzündeki ifade hemen değişti ama paniklemedi. Çünkü bu ilk değildi.

“Git al güzel kızımı,” dedi sadece.

Ata hiçbir şey demeden çıktı.

. ⋆ ⋆ ⋆

Hava soğuktu.

Sokak lambalarının sarı ışıkları kaldırıma vuruyordu. Ata yürümüyordu resmen, hızlı hızlı geçiyordu sokakları.

Masal’ı apartmanın biraz ilerisinde buldu.

Merdivenlerin yanında oturuyordu. Üstünde ince bir hırka vardı sadece. Kollarını kendine sarmıştı ama üşüdüğünü belli etmemeye çalışıyorduAta yaklaşınca başını kaldırdı.Bir saniye boyunca sadece birbirlerine baktılar.Masal hafifçe ayağa kalktı.

“Gelmeseydin,” dedi sessizce.

Ata direkt üstündeki sweat’i çıkarıp ona uzattı.

“Saçmalama.”

“İyiyim ben.”

Ata kısa bir şekilde güldü ama o sinirli gülüşlerden biriydi.

“Yalan söyleme bari.”

Masal’ın bakışları bir anlığına yere kaydı.

O an Ata daha net gördü onu Gözleri hafif kızarmıştı. Ağlamış mıydı bilmiyordu ama belli ki kendini zor tutmuştu.

Saçları dağılmıştı.

Ve boynundaki ceylanlı kolye, sokak lambasının altında hafifçe parlıyordu.Ata bakışlarını hemen başka yere çevirdi.

“Gel,” dedi.

Masal bu sefer itiraz etmedi.

Yan yana yürümeye başladılar.

Uzun süre konuşmadılar.Sessizlik kötü değildi ama ağırdıBir süre sonra Masal derin bir nefes verdi.

“Babam bazen…” dedi ama devamını getirmedi.

Ata çenesini sıktı.

“Biliyorum.”

Masal hafifçe başını salladı.

“Annem bir şey yapmaya çalışıyor aslında,” dedi. “Ama… bilmiyorum.”

Sesi küçüldükçe küçülüyordu

Ata o an ne diyeceğini bilemedi.

Çünkü bazı şeylerin düzgün bir cevabı olmuyordu.

Ve en nefret ettiği şeylerden biri Masal’ın bunu normalmiş gibi anlatmasıydı.

Sanki alışmış gibi.Sanki canı yanmıyormuş gibi.Eve vardıklarında kapıyı Serpil açtı.Masal’ı görür görmez yüzü yumuşadı.

“Gel buraya kızım.”

Masal daha bir şey diyemeden Serpil onu sarılıp içeri aldı.

“O eller neden buz gibi bakayım?”

Masal istemsizce ilk kez hafif güldü.

“Kış çünkü.”

“Komik kız.”

Serpil saçlarını düzeltip yana çekildi.

“Size sıcak çikolata yapıyorum. İtiraz istemiyorum.”

Ata ayakkabılarını çıkarırken annesine baktı.

Serpil kısa bir an gözlerinin içine baktı sadece.

Anlaşmışlardı.

Masal bu gece burada kalacaktı.

. ⋆ ⋆ ⋆

Gece ilerlediğinde ev sessizleşmişti.

Masal koltukta otururken bir noktaya dalmıştı. Elindeki kupayı tutuyordu ama içmiyordu artık.

Ata mutfaktan döndüğünde onu öyle görünce yavaşladı.

“Uyuyacaksın birazdan,” dedi.

Masal başını koltuğun arkasına yasladı.

“Uyumak istemiyorum.”

“Neden?”

Bir süre cevap vermedi.

Sonra çok sessiz bir şekilde konuştu.

“Bazen gözümü kapatınca tekrar oluyormuş gibi hissediyorum.”

Ata’nın içi bir anda sıkıştı.

Masal bunu söylerken bile sakindi.

Bu daha kötüydü.

Ata hiçbir şey diyemedi önce.

Sonra yavaşça karşı koltuğa oturdu.

“Buradasın,” dedi sadece. “Şu an güvendesin.”

Masal ona baktı.

Uzun uzun.

Sonra ilk kez yüzündeki bütün o güçlü durmaya çalışan ifade küçücük dağıldı

Yorgun görünüyordu.

Hem de çok.

Bir süre sonra başını koltuğun kenarına yasladı.

Dakikalar geçmeden uyuyakaldı

Ata bir süre kıpırdamadan oturdu

Sonra sessizce kalkıp odasından battaniye getirdi.

Masal’ın üstünü örterken hareketleri yavaştı dikkatliydi.

Tam geri çekilecekken gözü boynundaki kolyeye takıldı.

Ceylan figürü battaniyenin üstünde kalmıştı.

Ata’nın parmakları bir an havada durdu.

Dokunmadı.

Sadece baktı.

Sonra sessizce geri çekildi.

Ve ilk kez, gerçekten net bir şekilde şunu düşündü:

Bir daha seni böyle bırakamam.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.