İçeriğe geç

GÜL KILIÇ

Bölüm 3 · 2 dk okuma

GÜL KILIÇ

Bölüm 3

GÜL KILIÇ 3. BÖLÜM "CAROL'A GİRİŞ"

Dünyanın bu kadar zalim olacağını bilseydim, doğduğum gün kendimi ölümün soğuk kollarına bırakırdım sanırım. Acaba en büyük dileklerimi gerçekleştirbilecek miyim? Yoksa buna fırsat bile bulmadan kalbime bir hançer mi saplanacak... Şuandan itibaren hiçbir şey net değil. Ayaklarım çıplak ve pürüzlü soğuk zemine değiyor, sanırım hayatımda ilk kez böyle iğrenç bir deneyimim oluyor. Hiç geceleri odamdan çıkıp dışarı kaçmak tarzı huylarım yoktu, tabi şımarık olabilirim fakat bu benim garip o "asi" kız huylarım olduğu anlamına gelmez. Ne kadar eğlenceyi sevsemde, ben bir soyluyum ve bu tabii benim asil, zarif ve oldukça nazik olmam anlamına gelir. Kesinlikle ayaklarım çıplak soğuk zemine değdirmem ama bundan kötüsü, burası yoğun derecede küf ve hayvan dışkısı kokuyor. Sanırım kusmak üzereyim tabii kimse bunu umursamaz, çünkü ne de olsa ben bir mahkumum ve benim şuandan itibaren bu iğrenç her şeye alışmalıyım. Tabii aptal değilsem canım babam beni kurtarmak için çabalayacak, çünkü o minik, narin kızını böyle yerlere bırakmaz. Yani umarım bırakmaz, kendimi buradaki vahşi insanlarla beraber bulmak istemiyorum. Çünkü ucubeler korkutucudur kimse ucubeleri sevmez, sevemez çünkü onlar bizlerden değil. O ucubeler bizim en fakir köylümüzden bile aciz, ve şuan onlardan biriyim. Umarım orada soylu olduğumu herkes öğrenir fakat unuttuğum bir şey var. Carol için soylu kral kraliçe fark etmez ucube ucubedir ve ucubeler onlar bizden değildir asla ama asla. Belki orada bir imparatorluk varisi ile bile tanışabilirim ama asla onlarla bağ kurmamam gerek. Ben düşüncelerimle baş başa konuşurken At arabasının yüksek bir tümsekten geçtiğini farkettim ilk başta ayakta olduğum için sendeledim ve bileklerimi kavrayan soğuk demirlerin bir birine çarpma sesini duydum. Aslında luanda irkilip az bile ols akorkmam gerek ama şuan da duygularımı hissedemiyorum, sanki bir boşlukta kaybolup varlığımı dünyadan tamamen silmişim gibi, fakat bu olmadı hala yaşıyorum, hala ciğerlerime dolan havayı hissedebiliyorum. Sanırım hayatım boyunca ilk kez ölümü bu kadar arzuladım Carol'a gitmektense, şuracıkta kendi hayatıma son verip cehenneme gitmeyi tercih ederdim. Gerçek olacak olursak cehennem ve Carol arasında pek bir fark yok zaten... ***Çıplak kollarımda ve bacaklarımda sert yapraklı hissedince hızlı soluklar almaya başlayıp etrafımı görmeye çalıştım fakat o kadar karanlıktı kendimi bile göremiyordum. Fakat aklımda tek bir soru vardı, Neredeyim ben? Sanırım o bölgeye varmıştım, sanırım sonunda kabuslarımda uyanmıştım fakat hala umut vardı, çok emindim Babam beni buradan kurtaracaktı. Beni bu korkunç kabustan çıkarıp yine kendi sıcak,büyük kollarına çekecekti. Her neyee şuanda karanlık, korkunç, hiç güvenli olmayan ve fazlasıyla ölümcül bir ormandayım ve bu yüzden endişelenmeliyim...

🌹

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.