İçeriğe geç

GÜÇLER ARASINDA

Bölüm 4 · 5 dk okuma

GÜÇLER ARASINDA

Bölüm 4

Anlaşma

3 dakikadır bomboş olan,içerisinde hastanın yatması için bir sedye ve birkaç tane ilaç bulunduran,tozlu odaya bakıyorduk.Böyle bir şey olamaz diye geçirdim içimden.Isabel eğer burada değilse o zavallı halde nerede şuan?

Birkaç saniye sonra Reyna'nın kolunu tuttuğu Keria sessizliği bölecek konuşmayı yaptı.

"Ama bu nasıl olur? Odaya kimse gelmemiş.O zaman Isabel nerede!"diye haykırdı.Reyna Keria'nın kolunu destek olacağını belli edecek şekilde sıktı.

Koen öfkeyle tuttuğu nefesini verdi.Ardından arkamızdan gelen topuklu ayakkabı sesiyle irkildik.

Bayan Lilith'in nefesini tam arkamda hissedebiliyordum.

Asteria,buz kütlesi,Bayan Lilith'i gördüğü an sesini yükseltti.

"Öğretmenim,Isabel nerede şuan? Burda olması gerekmiyor mu?"diye sitem etti.

Bayan Lilith insanı çıldırtacak derecedeki sakinliğiyle bize tek tek baktı.

"Sizin dersiniz yok mu? Asıl siz neden buradasınız.Arkadaşınız şuan güvende.Kendisiyle ilgileniyoruz.Şuan dersinize geçmeniz için son uyarım."dedi ve bulunduğumuz yerden çıktı.

Koen sert bir küfür savurdu.Reyna Keria'nın kolunu bırakıp doğruca Koen'i sakinleştirmeye çalıştı.

Ama Koen sakinleşecek gibi değildi.Koyu renk saçlarının tutamları her nefes verişinde uçuşuyordu.

Gözlerim Koen'in yanındaki Oxi'ye kaydı.Rengi daha da solmuştu.Hızlı adımlarla revirden çıktı ve bunu fark eden Weylin'de peşinden gitti.

Önce odadan stresten kalın dudaklarını kemirilmiş,yemyeşil saçları dağılmış Inna çıktı.Ardından da diğerleri...

En son odada sadece ben kalmıştım.Bir süre sonra arkamdan tekrar adım sesleri işittim.Döndüğümde ,bir insanın donmasını sağlayan bakışıyla Weylin,arkasından göz altları çökmüş ve yorgun bakan Oxi belirdi karşımda.Oxi beni görmezden gelip yumuşak olduğunu tahmin etmediğim yatağa oturdu.

Weylin ise yanımdan geçip ilaçların olduğu kısma yöneldi.Ben sadece onları izliyordum.Varlığım pek bir şey ifade etmiyordu.Tam arkamı dönüp gidiyordum ki Weylin bakışları kadar soğuk ve duygudan yoksun sesiyle benim olduğum yere çakılmama sebep oldu.

"Neden bir anda bu okula geldiğini bilmiyorum.Kaç senedir gelmeyip de sevgili üvey ablanın tahta geçmek için günler saydığı bu zamanda burada bulunman çok şüphe duyulması gereken bir şey .Ama unutma, üvey ablanla arandaki soğuk savaş arkadaşlarımın canını sıkarsa maalesef ki bende senin canını sıkarım."

Zaten stresliydim.Bir de Weylin 'in bu konuşması beni daha da germişti.Ama yanlış kişiye bulaşıyordu.Ayrıca ablamla aramdaki soğuk savaş nasıl diğerlerine zarar verebilirdi ki? Benimle böyle konuşamazdı. Karşısındaki insanın nasıl biri olduğunu bilmeden böyle konuşması tam bir aptallıktı.

Hafifçe sırıtarak arkama döndüm ve göz göze geldik.

"Bak karşısındaki ile nasıl konuşacağını bilmeyen vâris.Normalde kolay kolay kimseye karşı böyle konuşmam ama sen kaşındın.

Senin arkadaşların umrumda bile değil.Tek umrumda olan o taht.Ayrıca benimle böyle konuşman hiç bir etki yaratmadı benim üzerimde ki bir daha böyle konuşmaya devam etsen bile yaratmaz.Benim ne yaptığım da seni ilgilendirmez.Asıl sen bu yolda benim canımı sıkarsan ben hem senin hem de arkadaşlarının canını sıkmak zorunda kalacağım. "diyerek sert adımlarla odadan çıktım.

Kimse ama kimse benimle böyle konuşmazdı.Bu zamana kadar hep dik başlıydım ve hep de öyle olacağım.Babam bana öyle öğütler vermişti. Bir akşam vakti babam, mumların eşlik ettiği,içerisi çiçeklerle dolu olan odamda, saçlarımı okşarken o narin sesiyle demişti bana"Unutma kızım,asla kimseye karşı kaba olma, ama eğer ki karşıdaki kişi seninle nasıl konuşulması gerektiğini bilmiyorsa cevabını vermekten de çekinme."diye.

O günden beri babamın dediği gibi çıkan insanlara cevaplarını veriyordum ve vermeye de devam edecektim.

Şimdi de dil dersimiz vardı. Hızlıca üzerinde dil dersliği yazan sınıfa girdim ve kendime bir yer bulup oturdum.2 tane upuzun ve geniş camları bulunan,herkesin oturabilmesi için tek tek konulan ahşaptan yapılmış ve üzerinde okulun damgasının bulunduğu oturma yerleriyle,duvardaki hemen hemen her dönemi yansıtan tablolarla salon gayet ferah ve güzeldi.

Öğrenciler yavaş yavaş geliyorlardı ve Reyna görüş alanıma girdiğinde göz göze gelmemize rağmen gözlerini kaçırıp daha az önce birbirimize neler söylediğimiz sevgili Weylin ile arkadaşlarının olduğu yöne gitti.Önde Oxi ve Koen,arkalarında Reyna ve Weylin,onların arkalarında ise Asteria oturuyordu.Sessizce konuştukları buradan belli oluyordu.Derin bir nefes verdim.Evet Reyna'ya bir süre (gururuma yediremesem de)muhtaçtım.Bu okuldakileri onun kadar iyi tanımıyordum,okulun çoğu yerini bilmiyordum.En azından alışana kadar yanında olmam lazımdı.Ama kendisi tam tersine başta benim yanımda olmuş ,fırsatını kollayınca direk benden uzaklaşmıştı.

Bir süre sonra kısa boylu,tatlı bir hoca sınıfa girip dersi başlattı.Kafam çok doluydu.Hiç çalışmak istemiyordum ama mecburdum.O tahtı Reyna'nın eline bırakmayacaktım.Zaten bu okula kendimi geliştirip krallığın başına geçmek,Reyna ve anneme karşı ne kadar iyi bir hükümdar olabileceğimi göstermek değil miydi amacım...

Dersin bitişini çalan zille anladım.Günde 2 ders işleniyordu ve çalışmak isteyenlere odalar hep açıktı.

Kendi odama çıkmanın tam zamanıydı.Merdivenleri ağır ağır çıktım ve odama ulaşınca kapıyı hızlıca açtım.Bir anda yorgun düşmüştüm ve direk yatağıma uzanıp uykuyla buluşmak istiyordum.Fakat içeride gördüğüm manzara öfkeyle gözlerimi büyütmeme, olduğum yerde hareketsiz kalmama sebep oldu.

Reyna, o çok iyi karşılandığım grupla birlikte oturmuş bir şeyler konuşuyorlardı.Bana dönen gözlerden sonra etrafı gerilim dolu bir sessizlik kapladı.Reyna boğazını temizledi ve yavaş adımlarla yanıma geldi.

"Neler oluyor burada? Konuşup tartışacak yer bulamadınız mı?"

Sert çıkmışım Reyna'nın şaşkın gözlerle bana bakmasına sebep oldu.

Weylin araya girdi"Sakin ol Freya.Kimse sana bir şey demiyor.Henüz öfkelenmeni gerektirecek bir durum yok.Bu kadar sert çıkmazdın hani sen kolay kolay?"diyip sırıttı.

Asteria sözü devraldı."Bayan Lilith hakkında ne düşünüyorsun?"diye normal bir soru yöneltti bana

"Neden soruyorsun?"

Oxi'nin ona da söylemeliyiz, dediğini duydum.

"Neyi?"

diyerek ortaya bir soru daha attım.

Reyna bıkmışcasına nefes alıp verdi.

Koen bana bakıp gözleriyle oturmamı işaret etti.Temkinli adımlarla gösterdiği yere oturdum ve bana anlatılacak şeyi beklemeye başladım

"Bak Freya.Bu olanları kimse duymamalı.Eğer bu olanlar birinin daha kulağına giderse kötü sonuçlar doğar.Sana söylemeyi düşünüyorduk.Ama sakın bizi pişman etme.Koen'in endişeli sesi beni germeye devam ederken konuşmanın devamını getirmesini bekledim.

Bunu anlamış olacak ki devam etti.

"Biliyorsun Isabel revire gittiğimizde yoktu.Tüm okulu aramanıza rağmen bulamadık.Bayan Lilith'e zaten bir şey soramıyoruz.Bizde tüm bu grup olarak bir anlaşma yaptık. Eğer birine daha aynı şey olursa aklımızdaki şüpheler az çok yerine oturacak ve bir plan yapıp kaybolan kişileri aramaya başlayacağız.Bizimle misin?

Farklı amaçlarla geldiğim bu okul galiba normal bir yer değildi.İçimdeki şüphe tohumu büyümeye devam etti.

Bana merakla bana bakan gözlere baktım.

Tek kelime

Tek cevap

Ya sizinleyim diyecektim ve bu anlaşmaya dahil olacaktım ya da olumsuz bir cevap verim bu odadan hepsini kovacaktım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.