İçeriğe geç

GÜÇLER ARASINDA

Bölüm 3 · 5 dk okuma

GÜÇLER ARASINDA

Bölüm 3

İçimizdeki Şüpheler

-Freya

-Freya

Freya kalk!

Reyna'nın insanı delirten o cılız sesiyle kendime geldim.Saat kaçtı?

"Noluyor ya"diye mırıldandım.Bunu sadece ben duymuştum.Gözlerimi yavaş yavaş araladım. Yeşil renkli,üzerinde okulun damgası bulunan duvar kağıdı karşıladı gözlerimi.Ardından Reyna "nın sanki içine boğa ruhu girmişcesine olan bakışları görüş açıda girdi.Bu bakışlara daha fazla katlanmazdım.

Yerimden hızlıca kalktım,üstümü değiştirmek için dolaba doğru giderken Reyna"İlk dersimiz savunma,ona göre giyin.Dolap da vardır zaten "dedi

Hızlıca dolabın kapağını açtım.İçinden Koyu yeşil renkli vücudumu tam saracağını düşündüğüm üzerini kılıç,hançer vb.sembollerin süslediği bir kıyafet tercih ettim.

Ve tahmin ettiğim gibi de olmuştu.Reyna ise mor renginde,benimki gibi vücudunu tam saran üzeri sade olan bir kıyafeti tercih etmişti.mavi ve mor karışımı saçlarıyla ton farkı olmasına rağmen kıyafet mükemmel duruyordu üzerinde.

İncelemeyi bitirdim. 2 yatağın olduğu,her yatağın uç kısmında da ahşap çalışma masası vardı.Bu masaların üzerinde de birer mum duruyordu.Rahatça dil dersime burada çalışabilirdim

Reyna'nın beni dürtmesiyle kendime geldim

Hızlıca odadan çıkıp merdivenlere yöneldim Bizim gibi diğer vârislerde

savunma dersinin olacağı yere gidiyorlardı.Hepsinin suratı beş karıştı.

Büyük alana sahip yeri, kaymamızı zorlaştırmaya yarayan zeminle hazırlanmıştı.Bir köşede eğitim amaçlı kullanılan,insana zarar vermesi imkansız derecede bir keskinliği olan kılıçlar duruyordu.

Reyna'nın nerede olduğuna bakıyordum.Ona muhtaç olmaktan nefret ediyordum.Ama bu planın başında kendime o sözü vermiştim.Reyna ile(bana ne kadar kötü davransa da) aramı iyi tutmalıydım.Ve en sonunda onu, o çok mükemmel bir biçimde karşılandığım grupla birlikte gördüm.Yanlarına gitsem mi diye kararsız kalmıştım.Bir süre sonra içeriye saçları topuz şeklinde ,uzun boylu,gözleri çimen yeşili olan, hoca olduğunu tahmin ettiğim kişi içeriye geçti.

"Selam arkadaşlar.Senenin ilk dersine hoşgeldiniz.Ben Lvia.Birazdan bir öğretmenimiz daha gelecek,Ben kızlardan,o ise erkeklerden sorumlu olacak.Tam o sırada içeriye saçları hafif uzun,kirli sakallı,surat ifadesinden de anlaşılabileceği gibi ciddi bir insan olduğu kanısına varabileceğimiz hoca içeri girdi.

Kalın ve tok sesiyle konuşmaya başladı

Selam gençler.Ben Lix. Erkeklerle bu sene yardımcı olacak kişi benim.

Tüm öğrenciler suspus olmuştu.Kimseden çıt çıkmıyordu.Bazı kişiler elleri karnında sanki her an kusacakmış gibi duruyordu.

Bayan Lvia'ın sesi düşüncelerimin ortasın balta gibi indi."Arkadaşlar bir sorun mu var?"dedi.Herkes ağzında bir şeyler geveledi.Bay Lix eline köşedeki kılıçlardan aldı.Buradaki listeden karşı karşıya çalışacağını kişileri öğreneceksiniz,dedi ve elindeki listeyi kendine doğru tutup,okumaya başladı.

"Reyna ve Inna

Koen ve Gavril

Weylin ve Oxi

Asteria ve Freya

Karia ve İsabel

Delroy ve Yeomra

.

.

.

Bir süre sonra herkes eşleşmişti.Çok şanslı olduğumdan Asteria ile eşleşmiştim.Herkes kendine bir kılıç aldı ve rakiplerinin karşısına yerleşti.O sıra gözlerim Weylin'e takıldı.Saçları dağılmış,gözleri yorgun bakıyordu.Göz göze geldik ve direk kafasını rakibi Oxi'ye çevirdi.Yalnız Oxi iyi görünmüyordu.Onunda uzun, koyu renkli saçları dağılmıştı.Rengi gitmişti.Aynen başta gördüğüm gibi bazı vârislerin durumu daha da kötüleşmişti.

"Bu kadar etrafa bakmanı gerektirecek ne var kelebek?

Başımı Asteria'ya çevirdim ve kaşlarımı çattım

"Kelebek derken Asteria?"

"Gözlemlediğim kadarıyla gelişmek amacıyla geldiğin bu okulda çok da dayanacağını düşünmüyorum.En fazla 2 gün "dedikten sonra kıkırdadı.İçimdeki öfkenin harmanladığını hissediyordum.

"Cevap olarak kılıcımla konuşmaya ne dersin buz kütlesi"

Sessizce kıkırdadı.

"Buz kütlesi mi ama kalbimi kırıyorsun kelebek ben o kadar soğuk bir insan mıyım?"

Derin bir nefes aldım,sorusunu görmezden geldim.Savaşmak için gardımı aldığımda anlamış olacak ki o da aynısını yaptı.Bizim

dışımızdaki herkes başlamıştı bile.

İlk hamleyi buz kütlesi başlattı ,kılıçla üzerime doğru koşmaya başladı.Kıvrak bir hareketle ondan kurtuldum,arkasına geçip

kılıcımla beline hafifçe değdirdim. Arkasına döndüğü anda kılıcı boğazına doğrulttum ve samimi olmamasına özen gösterdiğim gülümsemeyi yüzüme takındım.Bir anda arkamda bir hareketlilik hissettim ve diğer tarafa döndüm.Weylin Oxi'yi fena bir şekilde sıkıştırmıştı.Ama ikiside eğleniyor gibiydi.

O an ilk kez Weylin'i gülerken gördüm.Gözlerim gülüşünde takılı kaldı.Bir anda arkamdan darbe aldığımı hissettim.Asteria sinsice sırıtıyordu.Kıvraklığıyla önüme geçip bu sefer kılıcı benim boğazıma doğrulttu.

"Kural 1:Dikkatini kimseye savaş sırasında verme.Ama sen galiba bu kuralı çiğnedin kelebek.

Gözlerim şaşkın bir biçimde kırpıştırdım.Savaş sırasında asla dikkatim dağılmazdı. Kendime gelmeliydim.Bu kız ben değildim.

"Kural 2:Asla rakibini küçümseme "diyip kılıçımla onun kılıcını hızlı ve sert bir hareketle sağa doğru fırlattım.O da şaşırmıştı bu tepkime.Ama alaylı bir şekilde gülümsemeye devam etti.Sonuç olarak ben kazanmıştım.Asteria koşar adımlar kılıcı geri aldı, ben o sırada gelmesini bekledim. Eğleniyordum onla karşı karşıya gelince. Sonra tekrar dövüşmeye başladık. Asteria sandığımdan çok daha iyi dövüşüyordu.Savunma konusunda beni geçemese bile gerçek anlamda dövüşseydik beni zorlardı.

Yaklaşık 40 dakika daha böyle geçti ve en son ders bitince yorulmuştuk.Herkes nefes nefeseydi.Tam olduğumuz yerden çıkarken adının Isabel olduğunu öğrendiğim kız bir anda yere yığıldı.Ağzından kan gelmeye başlamıştı.Bayan Lvia hemen zavallı kızın yanına koştu ve "Açılın"diye bağırdı.Salona direk 3 tane muhafız geldi .Biri kızı kolları arasına aldı ve diğerleri vârislerin yaklaşmaması için etrafta duruyorlardı.Her şey sanki planlanmış gibi 2 dakikada geçekleşmişti.Kendimi durduramadım ve

direk onla karşı karşıya gelen Karia 'nın yanına gittim.Benimle birlikte Reyna'da kızın yanında bitince direk endişeli bir ses tonuyla konuşmaya başladı.

"Karia ne oldu bir anda"dedi.Geçen seneden tanıyor olmalılardı birbirlerini.

Karia'nın elleri titriyordu.

"B-ben bilmiyorum.Bir anda oldu her şey. Dersin başında da biraz midesinin bulandığını söyledi.Ona öğretmene söylemesi için ısrar ettim ama boşvermem gerektiğini söyledi."

"Tamam sakin olun.Bence revire gidip görebiliriz ve en azından içimiz rahatlamış olur" dedim.

Reyna bana katıldığını belli edercesine başını salladı ve Karia'nın kolunu tuttuğu gibi sürükledi.Aynı zamanda Weyna,Asteria,Oxi ve Koen'e hızlıca gözleriyle gelmelerini söyledi . Arkalarından hızlı adımlarla yürüyordum. Inna 'nın da benimle geldiğini gördüm.Hiç bir şey sormadım.Soracak durumda bile değildim . İçimde şüphenin tohumlarının

yavaş yavaş çimlenmeye başladığını hissettim.

Alt kata büyük,upuzun,kıvrımlı merdivenlerden ulaştık.Sadece diğerlerini gözden kaçırmamaya çalışıyordum.Arkamdan Inna 'nın telaşlı nefeslerini hissediyordum.

En sonunda üzerinde revir yazan kapının önüme geldiğimizde Koen sertçe kapıya vurdu.Neden bu kadar endişelerip,sinirlendiğini bilmiyordum.Kapı açılmıyordu.En son Koen sertçe kapıya tekmesini savurdu.Kapı direk açıldı ve içerde gördüğümüz manzara hepimizin olduğumuz yerde çakılıp kalmamıza,beynimizin durma noktasına gelmesine sebep oldu.Revire götürüldü olarak bildiğimiz zavallı Isabel'in buraya geldiğine dair herhangi bir işaret yoktu.Hiç buraya gelmemişti...

Bölüm sonu

1 yorum