Tam ona çıkışacaktım ki etraftaki tüm ışıklar bir anda söndü . Gece lambaları çalışmıyordu artık ve hava da kararmaktaydı . Etrafta hiç ışık yok ama yinede ufak tefek şeyler gözüküyordu .
Işıklar sönünce irkilip biraz gerilemiştim . Sırtım karanlığa baktığı için hemen dönüp sırtımı duvara verdim . Karanlığa sırt dönmeyi hiç sevmem .
David : Ah sırası mıydı bu ?
'' Ne oluyor !? ''
David : Elektrikler yine kesildi .
'' Bizim orada hiç böle bir sorun yok , burası neden böyle ? ''
David : Bak hava iyice kararırsa burada kayboluruz gördüğün gibi ışıklar çalışmıyor , gitmen için ne yapmam lazım . Belli ki ben çekip gidersem yine gelip gireceksin içeri .
'' Sorularıma doğru şekilde cevap verebilirsin . ''
David : Peki anlattıklarım muhtemel olarak kaç kişiye yayılır ?
'' Ne tabii ki hayır aramızda kalabilir . ''
David kendi kendine mırıldanırken ufaktan dediklerini işitir gibi oldum . '' Şu hipnoz şeyini becerebilseydim şimdi gitmiştin de neyse ! ''
''Efendim ? '' diyerek sordum .
David : Elektrikler burada bilerek kesiliyor çünkü buradakiler ışıktan pek hoşlanmıyor şehrin karanlık bölgesi diye geçer genelde burası .
'' Vampir şehir . Ee ne zaman geziyoruz ? ''
David : Hiçbir zaman buraya asla gelemezsin ! Tehlikeli , gerçekten tehlikeli . Senin için tehlikeli .
'' Onlar var diyorsun , doğru diyorsun . Kabul ediyorsun öyle mi ? ''
David : Ne şekilde anladıysan öyle . Bir daha geri gelme .
'' Tamam gidiyorum . ''
David : Seninle gelebilirim .
'' Başıma bir şeyler gelebilir mi yoksa yolca birkaç şey daha mı anlatmak istiyorsun ? ''
David : Uslu durursan hiçbir şey gelmez başına . Ve daha hala ne anlatmamı istiyorsun ?
'' Mesela özelliklerin ne anlat ! ''
David : Beni yine hangi varlık türüne benziyorsun , insanım ben insan .
'' Alex'in insan arkadaşı mı . Vampir ile insan arkadaşlığı güzel komedi . ''
David : Vampir ?
'' Biliyor musun bir efsane nasıl doğar ? ''
David : Nasıl ?
'' Biri görür sonra kulaktan kulağa yayılır yıllar sonra efsane adını alır halbuki gerçektir . Düşünsene madem vampirler yok vampir adı nereden geliyor ? ''
David : Tamam tamam bu kadar bilimsellik yeter gidiyor muyuz bu taraftan .
'' Doğru düzgün göremiyorum ki . ''
David : Takip et beni .
'' Seni de zor görüyorum . ''
David : Elimi tut .
David bunu söyleyerek elimi sıkıca tuttu ve karanlığın içinde birlikte ilerledik nihayet gece lambaların yandığı bir sokağa girebilmiştik . Durup elimi de bıraktı . Neden sıkı sıkı tuttuğunu anlamamıştım belki de normal gücüydü .
'' Vampirsin kabul et etmezsen ettiririm . Ufak bir çizik vee ... '' Bunları diyerek elimi sıyırıyordum ki lafımı bölüp hemen söze girdi . '' Tamam tamam kabul ' Devamını getirme özellikle şimdi . '' ve bende elimi tekrardan saldım .
O da konuşmaya devam etti . '' Elimde olsa bunları hatırlayamamanı sağlardım ama maalesef ki çocuğuz daha öğrenecek çok şeyimiz var ve bunlardan biri de bu yetenek keşke daha önce öğrenseydim . Hafızanı siler ve seni anında her şeyi unutturup evine yollardım . O yüzden biraz bekleyeceksin zamanı gelince seni ben halledeceğim . ''
'' Nee hafızamı boşaltamazsın asla ! ''
David : Bunları biliyor olman ölüm sebebi .
'' Beni öldürecek misin , hayır onlar öğrendiğinde öldürecekler ama öğrenemezler çünkü söylemeyeceksin söylersen sende suçlu olacaksın . ''
David : Bu yüzden benimlesin .
'' Sen bu hafıza olaylarını boşver biz seninle kanka olalım . Süper olur bak bu . ''
David : Yürümeye devam edebilir miyiz artık . Annen falan merak etmiyor mu seni ?
'' Hep yaptığım şeyler bunlar , onlarda alıştı . ''
Yürümeye devam etmeye başladık ben yolun yarısında tekrar başka bir soru sordum . '' İnsan kanı mı içiyorsunuz ? ''
David : Gel benimle artık sen !
Kolumdan tutuşturup çekiştirmeye başladı ve konuşmaya başladı . '' İçiyoruz ama medenice . Öldürüp deşerek değil . Göründüğü gibi acı verici bir şey de değil insanı da vampiri de rahatlatır . Isırdık diye insanlar dönüşmüyor ayrıca . Bu da son cevaplayacağım soruydu . Artık evinin önündeyiz . ''
İşte buldum sizi . Dediğim gibi bir bakışta hemen anlıyorum .
Tamamiyle sizi anladığım ilk gün olarak tarihe geçer bu gün !
...
O günden sonra aramız farklı oldu . Gerçekten çok iyi dostlar olduk . Üçümüz birlikte takıldık evlere birlikte döndük . Bu 1.5 ay boyunca sürdü ve devam da etti . Bu süre zarfında ben onlar hakkında neredeyse her şeyi öğrenmiştim . Neyse ki David hafızamı silmeye çalışmadı çünkü öğrenmeye başlamışlardı bu hipnoz işini . Zamanı geçmiş olaylar için hipnoz yapılamıyormuş o yüzden hafızamı silemedi ki artık hafızamı silmeyi de istemiyordu çünkü artık dosttuk .
Ayrılamaz üçlü olarak maceraperest arkadaş grubu idik . Grubun en değerli ve tek iki üyesi Alex ve David !
Arkadaşlık ve macera üstüne üstlük yaramazlık günleri sonrasında bu olayların üzerinden bir miktar zaman geçtikten ve daha da birbirimize bağlanıp bir ekip olmamızın üzerinden yakın bir zaman sonra yeni bir hafta sonu günü . Bir anda ev halkına hareketlilik geldi . Neler olduğunu sorduğumda ise duyduklarımla çarpılmışa dönmüştüm.
TAŞINIYORDUK !
...
Dediklerim tutmuştu . Benim yaramazlıklarım bu küçük şehir , kasvetli ortam derken büyük bir şehre taşınacağımızı söylediler . Bu kadar mıydı her şey bitiyor muydu ? Güzel bir unutulmaz arkadaşlık yapmıştım evet ama böyle bitmemeliydi erken değil miydi ??
Aklımda bu sorular varken annem büyük bir kız olup kendi eşyalarımı kendim toparlamamı istedi .
Akşam yola çıkacakmışız o saate kadar istediklerime veda edebilirmişim sonra ise gitmek için eve dönmeliymişim tabi önce eşyalarımı toplarsam evden çıkabilirmişim .
Mutsuzca odama çıkmak zorunda kaldım . Daha sonrasında da eşyalara koyuldum . Annem gelip beni teselli ediyordu . Orada iş koşulları fazla imiş rahat edermişiz ayrıca odam daha büyük olurmuş . Ama benim istediğim büyük oda falan değildi ki . Bilmiyorlardı ...
Eşyaları öylesine tıkıştırıp attıktan sonra bir koşu dışarı fırladım . Etrafta ne yapacağım diye gezinirken aklıma ufak bir yaramazlık geldi .
Sanırım hayatımdaki son yaramazlık olabilirdi .
Yapmam gereken zorunlu bir yaramazlık .
Vampirlerin içine sıvışmalıydım . Onlarla son kez nasıl görüşebilir ve onlara başka türlü nasıl veda edebilirdim ?
Eve daha doğrusu koskoca evin bodrum katına - mahzen gibi gözüküyor - dışarıdan çalıların arasından bir geçiş yolu var ama demir parmaklıklarla kilitli . Demir parmaklık içeriden açılmalı . Çok önemli durumlarda gelmem gerekirse diye bana bir yol göstermişlerdi evet bunu yapabilirdim ama zamanını pek kestirememiştim . Şuan ikindi olmuştu ve hala bekliyordum . Yakında gidecektik ki neyini bekliyordum ki !
Hemen yola koyuldum ve Alex'i takip ede ede gittiğim yere gittim . En uzak kenardaki büyük evi bulmalıydım bunu yaparken evlerden olabildiğince uzak ve göz önünde olmadan yapmalıydım bu yüzden çalıların arasından gittim .
O evi bulur bulmaz etrafındaki çalıları aramaya başladım ve nihayet birinde bir geçiş görmüştüm . Şimdi girmeden önce yapmam gereken tek bir şey kalmıştı . Geldiğimi haber vermeliydim .
...
