İçeriğe geç

Gözyaşlarını Kalbimde Sakladım

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Gözyaşlarını Kalbimde Sakladım

Bölüm 10

10

Ertesi gün işten çıktıktan sonra liseden arkadaşlarımla kütüphanede ders çalışmaya karar vermiştik. Bunu düzenli olarak yapmayı planlıyorduk. Onur'a durumu anlattığımda o da gelmek istedi. Onunla daha fazla vakit geçirmek istediğim için hemen kabul ettim. Ama birlikte işten çıkarken görülmemeliydik. O yüzden farklı yollardan gidip kütüphanede buluşmaya karar verdik. Yolda Gökçe'yi aradım. Dün olanları kısaca özetledim.

"Yani sana çıkma mı teklif etti?" Dedi Gökçe anlamayarak.

"Hayır. Duygularımızı itiraf ettik. Çıkma teklifi yok." Dedim kıkırdayarak.

"Sen sevgili olduğunuza emin misin?" Sesi ciddiydi. "Son dönemlerde insanlar daha rahat olmaya başladı. Görüşüyorlar ama sevgili değiller."

"Onur öyle biri değil!"

"Nereden biliyorsun? Onu çok uzun süredir tanımıyorsun." Aklıma girmeyi başarmıştı.

"O zaman ona sorarım." Dedim üzgünce. Ben onunla sevgili olduğumuza emindim ama en yakın arkadaşıma göğsümü gere gere bunu söyleyemediğim için garip hissettim.

"Sakın. Asla gidip sormuyorsun. Ağzını ara Beren. İllaki açık verir."

"Anladım. Öyle yaparım." O sırada birinin bana seslenmesiyle dikkatim dağıldı. Karşımda Ayaz abi ve esmer bir kız bana el sallıyordu. Aramızda yaklaşık altı metre vardı.

"Aşkım, Ayaz abiyi gördüm. Onun yanında bunları konuşmayalım. Malum babama falan söyler. Ben kapatıyorum. Seni sonra ararım. Olur mu?"

"Olur aşkım. Görüşürüz."

"Görüşürüz." Telefonu kapatmamla Ayaz abilerin yanıma gelmesi bir oldu. Elimden geldiğince sessiz konuşmuştum o yüzden Gökçe ile konuştuklarımızı duymadığını düşünüyordum.

"Kimle konuşuyordun cimcime?" Dedi yanağımdan makas alırken.

"Arkadaşlarla kütüphanede buluşacaktık. Onları arayıp yolda olduğumu söyledim." Dedim rahat konuşmaya çalışarak. Ardından yanındaki kıza baktım. "Bu kim? Arkadaşın mı? Tanıştırmayacak mısın bizi?"

"Bu Melis. Şu an flört ediyoruz da diyebiliriz." Dedi gururla.

"Ne?!" Diye bağırdım. Şaşkınlıktan ses tonumu kontrol edememiştim. "Daha dün Sarışın Su ile sevgili olduğunuzu söyledin. İnanamıyorum sana Ayaz abi! Senden hiç beklemezdim. Kız arkadaşını nasıl aldatırsın?!"

"Gerçekten yanlış olan hiçbir şeye tahammülün yok değil mi güzellik?" Dedi gözleri şaşkınlıktan açılmış bir haldeyken. Ardından güldü. "Merak etme. Dün Su bana seninle görüşemeyeceğimi söylediği için ayrıldım. Melis ile hiç sevgili olmadım. Onunla sadece takılıyoruz."

"Yine de daha dün ayrılmışsın. Bugün hemen başkasına gitmen doğru mu sence?!"

"Haklısın. Daha dün ayrıldığım için teselliye ihtiyacım vardı. Melis beni teselli edebileceğini söyledi."

"Ayaz merak etme." Dedi Melis cilveli bir şekilde. "Sana değil sadece Su'yu tanıdığın bütün kızları unuttururum ben."

"Siz gerçekten mide bulandırıcısınız." Dedim neler olduğunu anlarken.

"Ben mi mideni bulandırıyorum. Asıl Su mide bulandırıcı. Benimle sadece sahip olduğum para için birlikte. Ona hediyeler almamı, tüm hesapları ödememi istedi. Başka kızlarla görüşmemden korktu çünkü onun gibi başka para avcıları olduğunu düşünüyordu. O aynı diğer kızlar gibi sığ!" Sesi öfkesi yüzünden yüksek çıkmıştı.

"Su öyle biri olsa bile tüm kızları genelleyemezsin. Kendi ayakları üzerinde durabilen çok fazla kız var."

"Haklısın. Sen Su gibi değilsin." Bana daha önce bakmadığı gibi baktı. Çok tuhaftı. Ürperticiydi. Ama daha sonra Melis'e döndü. "Melis de Su gibi değil. Benden o tarz beklentileri yok. Sadece takılmak ve eğlenmek istiyor." Dedikten sonra karşımda onu öpmeye başladı.

"Sizi iyi eğlenceler o zaman." Dedim ve oradan kaçarcasına ayrıldım. Ne yaptıkları umrumda değildi ama karşımda yapmaları hiç hoşuma gitmemişti.

"Görüşürüz fıstık!" Dedi Ayaz abi arkamdan ama o an ondan iğrendiğim için duymamış gibi yaptım. Gökçe haklıydı. Son zamanlarda ilişkiler fazla rahattı. Onur için ne ifade ettiğimi öğrenmeliydim.

Kütüphaneye geldiğimde kızları çaldırdım. Hepsi de hemen beni karşılamaya geldiler. Yaren, Buket ve Esin... Liseden en yakın arkaşlarım. Onlara sırayla sarıldım. Sadece birkaç ay görüşmemiştik ama ben onları inanılmaz özlemiştim.

"Gözümüz yollarda kaldı Beren." Dedi Yaren sevencen bir sesle.

"Beklemekten ağaç olduk." Dedi kollarını bağlamış şekilde bana bakan Buketi. Kaşları çatıktı.

"Sen boş ver Buket'i." Dedi Esin koluma girerken. "Yaren ile Doğukan sonunda çıkmaya başladılar!" Dedi coşkuyla.

"Oha! Ciddi misin?" Yaren'e baktım. Utangaç bir şekilde başını salladı.

"Bu süper bir haber Yaren. Çok sevindim sizin adınıza." Ona bir daha sarıldım. "Gerçi biz lise bitmeden sevgili olursunuz diye düşündük ama Doğukan yavaş çıktı biraz."

"Doğukan iyi biri. Sadece emin adımlar atıyordu." Dedi göz deviren Buket. Bunun bugün nesi vardı? Kendinde değil gibiydi.

"Buket bence sen biraz kaba-" Lafımı bitiremedim çünkü Onur'un bana seslendiğini duydum.

"Bu yakışıklı da kim?" Dedi gözleriyle Onur'u süzen Buket. Yüzünde hoşuma gitmeyen bir sırıtma vardı.

"Nereden tanışıyorsunuz?" Dedi Yaren merakla.

"Ay yoksa flörtün mü?" Dedi Esin ellerini çırparak.

"Onur seni arkadaşlarımla tanıştırayım. Yaren, Buket ve Esin. Liseden arkadaşlarım. Birlikte sınava hazırlanmaya karar verdik."

"Tanıştığıma memnun oldum Onur." Dedi Buket flörtöz bir sesle. Bir yandan saçıyla oynuyordu. Şaşkınlıkla ona baktım. Ne yapıyordu?

"Ben de memnun oldum Buket." Dedi Onur gergince. "Ben Beren'in sevgilisiyim." Dedi gözlerini bana çevirerek. Bakışlarında ki sevgiyi kalbime kazıdım. Üstelik bana sevgilim demişti. Ben onun için sadece takılıp geçeceği birisi değildim.

"Öyle mi?" Dedi Buket hayal kırıklığı ile. O benim sevdiğim bir arkadaşımdı ama beni şu an sinirden deli ediyordu. Kafasına kütüphanedeki kitaplarla vurmak istiyordum.

"Neyse hadi içeri geçelim." dedi Yaren. Ardından kulağıma: "Nasıl tanıştığınızı, sevgili olduğunuzu falan hep anlatacaksın. Anlaştık mı?" Güldüm ve kafamı

aşağı yukarı salladım. Sanırım Buket'in davranışları dışında her şey çok iyiydi.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.