İçeriğe geç

Gözleri Bağlı Kadınlar

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Gözleri Bağlı Kadınlar

Bölüm 6

Sızan Gölge

--- Bölüm 6: Sızan Gölge Terysa, geceyi beklerken göğsünde bir ağırlık hissediyordu. Üzerine giydiği gardiyan kıyafeti, cesaretini sarsacak kadar rahatsız ediciydi, ama ona ihtiyacı vardı. Gözleri karanlıkta parlıyordu. Adımlarını dikkatli attı, cezaevine girerken hafifçe nefesini tutarak. Ayın Kızkardeşleri’nden aldığı mektup, cebinde sıcak bir hatıra olarak duruyordu. Zincirlerin ve taş duvarların arasından geçerken her bir ses, kalbini biraz daha hızlandırıyordu. Hızlı ve sessizdi. Etrafındaki muhafızlar uykusuzdu, zayıf. Ama Kara Bakıcı, her an bir adım önde olabilir. Terysa, cezaevinin içine doğru ilerlerken, girişin hemen solundaki büyük taş merdivenleri gördü. Ardında yıkılmaya yüz tutmuş taş duvarların arasından gürültüler yükseliyordu. Mahkûmlar, yıllardır duyduğu korku ve umutsuzlukla bağırıyorlardı. Gözleri kapalı, ama onlar artık alışmışlardı. Bir an durdu. Yula'nın sesini düşünmek zorundaydı. Onun için buradaydı. Ancak, bu kadar karanlık ve yalnız bir yerde hayatta kalmak, bir anlamda ölümle yüzleşmek gibiydi. --- Cezaevinin Derinlikleri Yula, taş duvarların arasında bir köşeye sığınıp bekliyordu. Gözü bağlıydı, ama ayaklarının altındaki soğuk taşlar, ona zamanın geçtiğini söylüyordu. Sadece korku vardı. O kadar korkuyordu ki, bir an bile gözlerini açmak istemiyordu. Gözlerinin altında morluklar vardı, yorgunluk hissi ağırlaşıyordu. Ama bir umut vardı. O umudu taşıyan kişi, cezaevine girmişti. Biraz daha ilerledikçe, Terysa'nın yoluna çıkmaya çalışan bir grup muhafızla karşılaştı. Derin bir nefes aldı. Çenesini sıktı. Gözlerinin altındaki kılıf, kimliğini gizlemesi için gerekliydi. Gerçek kimliğini anlamayacak kadar dikkatli olmalıydı. Muhafızlardan biri ona göz gezdirdi. "Nereye gidiyorsun?" diye sordu, sert bir şekilde. Terysa, soğukkanlılıkla cevap verdi. "Yula’nın hücresine." Gözleri birbirine kenetlendi. Bir an, Terysa’nın içinde bir his yankılandı. Belki de şüphe vardı, ama bu anın ölümcül olmadığını biliyordu. Adam, gözlerinde sadece soğuklukla ve hiçbir şeyin onları rahatsız etmeyeceği bir yansıma ile, ona doğru adım attı. Bir anda, Elva'nın öğütlerini hatırladı: "Bazen, ölümler en çok ölümün habercisi olur." Terysa, adama dikkatlice bakarak bir adım geriye çekildi ve derin bir nefes aldı. "Benim işim değil, başka bir gardiyan ilgilenecek," dedi. Adamın gözlerinde derin bir şüphe belirdi. Ama sonra hafifçe başını sallayıp yoluna devam etti. Terysa rahat bir nefes aldı. O an, Yula'nın hücresine doğru birkaç adım attı. Ve bir kez daha, duvarda o ince hava deliğini fark etti. Zaten beklediği şeydi. Mektubu bırakırken, Yula'nın gözlerindeki umudu görmeyi bekliyordu. Biraz daha ilerlediğinde, derin bir çığlık yankılandı. Kara Bakıcı, geldiği anı işaret ediyordu. --- Büyük Savaş Başlıyor Yula, zorla gözleri açıldığında karşısında korkunç bir figür gördü. Kara Bakıcı, elinde ağır bir kalkan tutuyordu. Yula'nın gözleri kör olmuştu ama acıları yeni başlamıştı. "Kimseyi affetmeyeceğiz," diyordu, sesinde ölümün yansıması vardı. Terysa’nın kalbi hızla çarpmaya başladı. Kara Bakıcı’yı duyduğunda, her şeyin daha da zorlaşacağına emindi. ---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.