İçeriğe geç

Gözleri Bağlı Kadınlar

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Gözleri Bağlı Kadınlar

Bölüm 4

Ayın Kızkardeşleri

--- Bölüm 4: Ayın Kızkardeşleri Terysa’nın içeri adım atmasıyla tünelin sessizliği bozuldu. Ayak sesleri taşlara yankılandı, sonra yeniden sessizlik. Fakat bu sessizlik korkunun değil; sabrın, gizliliğin ve biriktirilen gücün sessizliğiydi. Bir el daha uzandı ve omzuna dokundu. "Gözlerin bağlı olabilir," dedi yaşlı bir ses, "ama sen, gerçeği görenlerdensin artık." Terysa’nın önüne bir tabure koydular. Karşısına ise üç kadın oturdu. Hepsi gözleri bağlıydı. Ama birinin yüzünde izler vardı — işkencenin izleri, ama aynı zamanda inatla kazanılmış direnişin de izleri. Kadın konuştu: > “Benim adım Elva. Bir zamanlar sarayda hizmetçiydim. Kralın annesi öldüğünde beni onun yerini alacak 'kadın gölgesi' olarak seçtiler. Bu da demekti ki; konuşmam, düşünmem, sadece onun acılarına sessizce tanık olmam gerekiyordu. Ama ben fısıltıları topladım, gizli kapıları ezberledim, kadınların kanla yazdığı hikâyeleri sakladım.” Terysa başını eğdi. O kadınların hikâyelerini düşünüyordu. Her biri bir yara, her biri bir bağırıştı. > “Terysa,” dedi Elva, “bizler yerin altında doğan fısıltılarız. Onlar bizi susturduğunu sanıyor ama biz, karanlığı duvar yapanlarız. Sana bir görev vereceğiz.” Terysa ellerini birleştirdi. Hazırdı. > “Kralın adamları, yakında şehre gelen tüm genç kızları ‘Gölgelenmişler Arşivi’ne’ gönderecek. Orası, gözleri daha sıkılmadan önce yapılan son sorgu yeridir. Orada onların hafızaları silinir. Biz, orada bir genç kızı tanıyoruz: Yula. O, dışarıdaki dünya hakkında bilgi taşıyor. Ama gözleri kapatılmadan önce kurtarılması gerek.” Terysa’nın içi titredi. Yula'yı tanımıyordu ama acısını biliyordu. Kendininki gibi. > “Ona bir mektup ulaştıracaksın. Bu tünelden geçip ceza binasının altındaki eski kanal sistemine gireceksin. Güvenli olmayan, kokulu, dar bir geçit. Ama sonunda onun koğuşuna çıkan bir hava deliği var. O deliğe mektubu bırak. Mektup, onun gözünü karanlığa değil, direnişe açacak.” Elva sustu. Terysa başını eğerek kabul etti. --- Aynı Gece Terysa, eline verilen balmumlu kâğıdı göğsüne bastırdı. Mektup dokunduğu anda sıcaklık veriyordu sanki. Karanlık geçitlerde yürürken, içindeki korkuyu bastıran tek şey bu sıcaklıktı. Taş duvarlar daraldıkça nefesi kısaldı. Çamurla kaplı zemin ayaklarına yapıştı. Ama durmadı. O, artık sadece bir kadın değildi. O, susturulanların sesi olacaktı. Saatler sonra, küçük bir hava deliğine ulaştı. Mektubu dikkatlice uzattı, bir dua fısıldadı: > “Yula… gözlerin açık kalacak.” Ve mektubu bıraktı. O an, yukarıdan çok hafif bir ses geldi. Bir burun çekişi. Belki bir hıçkırık. Belki de sadece bir nefes. Ama Terysa o an şunu biliyordu: O nefes bir kıvılcımdı. Ve devrim, bir kıvılcımla başlardı. ---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.