--- Bölüm 2: Karanlıkta Yetişen Çiçek Üç bin adım. Terysa, sabahları evden çıkarken her gün üç bin adım atardı. Sol ayağının altındaki çatlağı hissedince sola döner, beş basamaklık merdivenden indiğinde sağındaki su birikintisini duymaya çalışırdı. On üç yıl önce gözleri bağlanmıştı, ama kulakları ve elleri büyümüştü. Kokuya, sese ve dokunuşa göre yön bulmayı öğrenmişti. Artık karanlıkta değil, kendi haritasında yaşıyordu. Ama bu harita... güllerle değil, dikenlerle kaplıydı. Darenor’da kadın olmak, bir bedenin içinde hapis kalmaktı. Gözleri kapalı, sesi kısıktı. Bazılarının dili kesilmişti; çünkü eski krala karşı fısıltıyla dua ettikleri iddia edilmişti. Ellerini kaybeden kadınlar vardı, çünkü kitap tuttular. Kitap okumak bir erkek hakkıydı. Kadının düşünmesi yasaktı. Düşünmek, sorgulamak, öğrenmek… hepsi suçtu. Terysa, her sabah fırına giderken sağdaki taş binadan gelen çığlıkları duyardı. Kadın cezaevi. Resmi adı buydu ama halk ona “Karanlık Ev” derdi. Orada kırılan kemikler sessizce gömülürdü. Anlatılanlara göre, içeride kadınlar zincirlere bağlanır, saatlerce ayakta tutulur, bazen susadıklarında ayaklarının altına sıcak kömür bastırılırdı. Sırf bir adamın önünde yürürken başını kaldırdığı için, dizleri paramparça edilip sürünmeye zorlanan bir kadın tanıyordu. Terysa'nın komşusuydu. Artık yürüyemiyordu. Bazı kadınlara ise 'görme laneti' yüklenirdi. Bu lanet, gözlerini bağlayan bezin içine özel bir kimyasal sürülmesiyle olurdu. Göz kapakları yavaşça yanar, zamanla körlük gerçek olurdu. Böylece bir daha asla ışık umudu bile kalmazdı. Terysa tüm bunları duydu, hissetti, ezberledi. Ama o sabah bir şey farklıydı. Fırına girdiğinde, arkadan bir fısıltı duydu. İlk başta rüzgâr sandı. Ama hayır. Bir ses vardı orada, kelimeler taşıyan, korkuyla ama kararlılıkla söylenmiş kelimeler: > “Gece bitince gözlerin açılır...” Terysa'nın kalbi hızlandı. Başını çevirdi, ama hiçbir şey göremedi. Sesin sahibini tanıyamadı. Korktu, evet. Ama daha çok... heyecanlandı. Kimdi o? Neden öyle bir şey söyledi? O söz, yıllardır duymadığı bir şeye benziyordu: umut. Fırından çıktığında, hava daha da soğumuş gibiydi. Ama içinde bir şey yanıyordu. Bir kıvılcım. Küçük ama inatçı bir ateş. Terysa o gece uyuyamadı. Yattığı yerde gözleri kapalıydı, ama karanlık göz bezinin ötesindeydi. Kafasında sadece o söz yankılanıyordu. > Gece bitince gözlerin açılır... Ve o an anladı. Geceyi sona erdirecek olan kendisi olmalıydı. ---
Bölüm 2
Karanlıkta Yetişen Çiçek
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.