Hemen koştum ve komşumdan un istemek için tıklattım. Kapıyı açan kişi, sarışın, kıvırcık saçlı, 1.86 boyunda, yakışıklı bir çocuktu. Kızardım ama belli etmedim. Bana soğuk bir şekilde:
“Sabahın 12’sinde ne istemiş olabilirsin amına koyayım?” Dedi.
Aslında üzülmüştüm ama cevapladım:
“Şey, ununuz var mı acaba? Almayı unutmuşum ve yorgunum da.”
Komşum:
“Pardon hanımefendi ya kusura bakmayın, arkadaşım beni sinirlendirdi de. Hemen getiriyorum.”
Nazikçe güldüm:
“Çok teşekkür ederim.”
Komşum, bana unu uzattı ve kasları.. İNANILMAZDI. Aman Allah’ım.. 😨 Dalmışım. Onun seslenmesiyle kendime geri geldim. Bana sırıtarak bakıyordu:
“Canım, unu alacak mısın?”
Kendime geri geldim:
“Pardon beyefendi, bugün üzgünümde. Ondan dalmışım.”
Komşum:
“Birşey olmaz, görüşürüz.”
Güldüm ve el salladım:
“Görüşürüz.”
Ayy İnanılmaz bir tanışmaydı. Adamın kasları hele hele.. off!