Sabah, yeni evimize (evimize derken lüks bir villa sitesine) taşındık. Arabamızı park ettikten sonra, eve girecektik ama arabada evin anahtarını unutmuşuz. Elif ve Dila’ya gülerek döndüm:
“Arkadaşlar, sanki evin anahtarı eksik ya..”
Dila telaşlı bir şekilde:
“Nasıl yani? Dalga geçmiyorsun di mi bak?”
Elif:
“Canım arkadaşım, biz o kadar yolu boşuna mı çıktık?”
Onlara bakıp güldüm:
“ay evet neyse ben bi arabadan anahtarı alıyım. Arabanın anahtarı sizdedir diye düşünüyorum.”
Dila yanıtladı:
“Valla ben de değil.”
Elif telaşla:
“Ben de değil.. İris çantana bak.”
Çantama baktım ama arabanın anahtarını bulamadık. Sonra Allah’tan kapılar açıkmış. Arabanın kapısını açıp hemen arabanın anahtarını, evin anahtarını ve Elif’in şarj aletini aldım. Geri döndüm, hemen eve girdik ve hemen yatak odasında klimayı açtık. Dila, tiktok kaydırıyordu. Elif ise overthink yapıyordu, çok komik duruyorlardı ikiside. Onlara döndüm:
“Ben markete gidiyorum, gelmek isteyen var mı?”
Dila ve Elif:
“Hayır.”
İçimi çektim:
“Off peki gelmeyin siz de ne tembelsiniz ya!”
Dila başını ekrandan kaldırdı:
“Ne dedin?”
Ona baktım ve güldüm:
“Hiç birşey.”
Markette eksik olan şeyleri aldım, ardından marketten uzaklaştıktan sonra aklıma un almak geldi. İçimden:
“Neyse ya sonra evin orda komşudan isterim.”