İçeriğe geç

Gözler yalan söylemez

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Gözler yalan söylemez

Bölüm 5

5.(Bölüm): ihanet

Aptallarla dolu bir dünyada sinirlenmemem olanaksız.

Her insanın gözü aynı şeyleri söylemez!

Çünkü hiç bir şey onun gözlerine denk olamaz imkansız!

Onun gözleri büyülü!

O arabanın karşısında olan trafik polislerini görünce hemen arabayı durdu ve bana bakıp sırıtarak "sakın onların yanında bağırmaya çalışma yoksa..."dediği an lafını kesip "yoksa,ne?"dedim gözlerim onu bulunca "yoksa hepsi ölür!"son söylediği şey yutkunmama sebep olsada ona bakarak "o zaman dönelim"

"Nereye?"

"Buradan gitmeliyiz hızlı ol!"dedim, hızla

"Neden korkuyorsun polislerden mi?"

"Ha-hayır,ne münasebet!"dedim, kekeleyerek.

"Eminim!"diyerek, kafasını koltuğa koyup gülmeye başladı.

Gülüşü çok güzel!

Elimi yumruk yapıp omzuna vurdum,eli ile omzunu tutu ve sırıtarak bana "keyfin yerine geldi!"dedi ve arabayı trafik polislerinin olduğu yöne doğru sürmeye başladı o sırada korkudan yutkunamadım bile, hemen ona döndüm ve yüksek gürültü bir sesle ona "çabuk arabayı durdur ve arkaya dönelim buradan uzaklaşalım hızlı ol!"dedim.

"Cidden korkuyor musun?"

"Hayır!"

"Peki neden oraya gitmemizi istemiyorsun?"

"Herşeyi anlatırım ama şimdi uzaklaş hemen!"

"Peki nasıl isterse-"diyerek bir anda sustu ve kısa bir nefes alıp bana döndü.

"Bir şartla!"dedi o sırada bize doğru gelen polisi görünce hemen cama döndüm.

"Ne istersen yaparım söz!"

"Emin misin iyi düş-"

"Herşey'e Okey'im lütfen!"

"Harika!"dedi ve dudağında çarpık bir gülümseme oluştu.

O gülüş!

O bakış!

Araba çalıştığı an arabanın önüne bir polis geçip arabanın durmasını söyledi,ben ona baktığımda karşıda ki polise sırıtarak bakıyordu.

Hayır sakın!

Arabayı polisin üzerine doğru sürüp polisin üstünden geçti ben gözlerimi sıkıca kapatım ve kendimi arkaya yasladım,"korkma!"

"Allah belanı versin!ne yaptın sen!"dedim titreyen sesimle.

"Araba sürüyor-"dedi ve konuşması yarıda kesildi.

"Olamaz! bizi bulucaklar sen katilsin!"diyerek ağlamaya başladım.

Arkamızdan gelen polis arabalarının sirenleri beni korkutmaya yetiyordu.Murat hoca belli etmek istemese de onunda endişelenmeye başladığını anlamıştım."özür dilerim herşey benim suçum lütfen durdur teslim olalım!"dedim.

"Hayır!Bu benim suçum kapa çeneni senin bir suçun yok."dedi sinirden gözlerinden ateş püskürüyordu.

"Evet haklısın herşey senin suçun!"

"Ne?"dedi şaşkın bir yüz ifadesi ile...

"Herşey senin suçun ben niye üzülüyorsam!"dedim, tebessüm edip.

"Çok bencilsin!"

"Demek öyle"diyerek gülmeye başladım...

"Şartım'ı unuttun galiba?"dedi.

"Ne?"diyerek bu sefer şaşkınlık yaşıyan kişi bendim." Ne şartı?"dedim bu sefer.

"Ne istersen yaparım diyen bir kız hatırlıyorum."dedi gülerek.

Kahrolası gülüşü!

"P-peki n-ne istiyorsun?"konuşurken sesimin titrediği'ni hissettim,ve sesimi düzenleyerek,"dinliyorum!"

"Benimle kalacaksın!"dedi.o sırada gözlerimi kapadım sanki hayat üstüme yıkılıyor ben ise bu enkazın altında kalarak yaşama mücadelesi vermem gerekir mi diye düşünüyorum...

Çok geç diye düşünmüştüm, bir anda gelen baş ağrısı beynimi yoruyordu, fakat hayatta olduğumu anlamıştım, gözlerimi açtığımda yerde arabanın altında kaldığımızı ve üstümde olan arabadan kurtulmak mümkün mü bilmiyordum, hemen yanımda olan Murat hoca'nın kafasından gelen kanları görünce gözyaşlarım'a hakkim olamadım,hemen yanında olan eline elimi uzattım ve elini tutup gözlerimi sıkıca yumdum.

"Ambulans!"

"Arabanın içinde kaç kişiler?"

"Bilinen yere acil ambulans!"

"Biri var mı?"

"Sesimiz geliyor mu?"

(Telsiz sesleri)

(Konuşma sesleri)

(Siren sesleri)

Murat hoca'ya baktığımda bana kısık sesle"sakin ol sakın ağlama sana ağlamak yakışmıyor!"dedi,ve son bir nefes alıp gözlerini yine kapattı ve burası yine sessizliğe büründü.

Onunda gözleri çok güzel fakat o gözlerini kapatıyor...

Ona gözlerini yumak yakışmıyor!

"Sesimizi duyan var... var mı?"diye seslendim,o sırada gözlerimi daha fazla açık tutamayacağımı anlayıp gözlerimi kapadım....

-

Saniyeler sonra gözlerimi açtım fakat hâlâ üstümde bir acı hissediyordum ve başımın ağrısını...

Gözlerim etrafta dolanırken elimi tutan kişiyi görünce şok oldum, hemen gözlerimi kapadım uyumuş gibi yapmalıydım...

Çok geç!

"Uyumadığını biliyorum!"olmadı yine kandıramadım onu.Hemen gözümü açıp ona doğru döndüm ve "zaten uyumuyordum sadece gözümü dinlendirmek için kapatmıştım!"dedim,

"Eminim öyledir."diyerek alaycı bir tavırla güldü.

"Komik olan ne?"dedim sinirle,

"Bilmem."dedi hala yüzünde olan o alaycı tavırla

"Bilmiyorum diyorsun gülüyorsun,akıl hastası pislik!"dedim.

Bana bakarak yaptığı alaycı gülüş bir anda yüzünden silindi ve ciddi bir ifadeye büründü.

-

Gözümü açtığımda rahat bir yatakta olduğumu anladım ve etrafa göz gezdirirken nerde olduğumu anladım.

Neden başladığım yere geri dönmüştüm?

"Günaydın"dedi o tanıdık ses.

"Neden yine buradayım?"

"Hadi söylenmeyi bırak kahvaltı hazır"

"Yemek istemiyorum, uyumak istiyorum!"

"Okula geç kalacaksın haberin olsun..."

Bir anda şaşırdım okul mu.....?

Okula devam edecek miydim?

Bana kızmadı mı?

"Hadi zaman ilerliyor..."

"Bana kızmadın mı?"

"Hayır,neden kızmalıydım ki?"

Dur bir dakika yoksa her şey rüya mıydı?

Hayır bu imkansız!

Tüm acıyı bedenimde hissetmiştim...

"Hiç..."

"Hadi hızlı ol!"

"Tamam..."

Dedim ve hemen ardından yataktan çıkıp banyoya girdim elimi yüzümü yıkadım ve okul kıyafetlerimi giydim,daha sonra çantamı tek koluma geçirerek aşağıya indim.

"Gel bir şeyler ye."

"Aç değilim."

"Peki sen bilirsin....adamlarım seni okula bırakacaklar"

"Gerek yo-"

"Gerek var!... şimdi iyi dersler."

"Tam-"

"Bu arada kaçmayı aklından bile geçirme!"

"Zaten kaç-"

"Adamlarım okulun önünde seni bekliyor olacaklar."

"Peki"diye mırıldandım.

Adamlardan biri arabaya doğru bana eşlik etti ve kapıyı açıp içeri girmemi bekledi içeri girdiğimde kapıyı kapattı ve

şoför koltuğuna oturdu arabayı sürmeye başladığında elime telefonumu aldım ve saatte baktım saat daha 7:20'ydi...

Sonunda okula gelmiştik kapıyı benim için açan adama tebessüm ettim ve arabadan çıktım okula doğru ilk adımımı attığımda temiz hava aldığım için çok mutluydum.

Merdivenlerden sınıfa gitmek için yürümeye başladım.

-

Sınıfın kapısından girdiğimde ilk gelen kişinin ben olduğumu anlamıştım,hemen 3. Sıraya oturdum ve çantamdan defterimi çıkardım sonra elime telefonumu alıp tiktokta gezinmeye başladım...

Aradan çok geçmeden sınıfa başka biri girdi.

Bu o çocuk!

O bu sınıfta değil ki?

Aslında o bu okulda bile değil nasıl yani?

"Günaydın"dedi bana tebessüm ederek.

"Günaydın"dedim ona karşılık vererek.

Kısa bir süre sessizlik oldu ve konuşmaya başlayan ilk kişi ben oldum.

"Sen bu okulda değilsin,ne zaman başladın?"

"Belki bu okuldaydım"

"Hayır değildin!"

"Belki sen hiç görmedin olamaz mı?"

"Olamaz,imkansız!"

"Neden?"

"Ben okulda ki herkesi tanıyorum ve seni hiç görmedim."

"Sınıftan hiç çıkmazdım belki de"

"Yalan söylüyorsun!"

"Yoo"

"Aptal"diye mırıldandım içimden kısık bir sesle.

"Seni duyuyorum!"

"Ee,yani?"

"Aptal olmak benlik değil"dedi ve gülmeye başladı.

Söylediklerimi duyduğunu görünce utançtan yüzüm kızarmıştı, bu yüzden cevap vermeden önüme döndüm tam o sırada sınıfa Selen geldi.

"Günaydınnn"

"Günaydın,kanka"

"Naber kanka"

"İyi sağol"

"Niye yoktun okulda anlat bakalım neler oldu."

"Dışarı çıkalım mı?.....orada anlatırım"

"Yok ya, çıkmak istemiyorum gel burada anlat"

"Tamam sonra anlatırım"

"Kanka buraya gel anlat"

"Sonra dedim"

Tam o sırada sınıf kalabalık olmaya başlamıştı.

25 dakika sonra...

Sınıfa hoca gelmişti matematik hocası ishak bey.

"Oturun çocuklar"

"Dün verdiğim konuya çalıştınız mı?"

"Evet,hocam"dedi Selen.

40 dakika sonra...

Sonunda ders bitmişti, oturduğum yerden kalkıp selen'in yanına gittim,

"Kanka gel dışarı çıkalım"dedim Selen'e

"Yok kanka ya hiç havam yok"

"Tamam kanka"dedim.

Sonra kendi sırama oturdum, Selen'in yanında Eylül Selen'e dönerek

"Kanka dışarı çıkalım!"dedi, Eylül.

"Tamam kanka olur"diyince Selen bir anda hayatımın şokunu yaşadım.

Bu bir ihanetti!

Üstelik bu ihanet ondan gelmesini beklemiyordum.

Eylül'e zaten gıcık kapıyordum şimdi nefretten öte...

Gözlerine bakmak istedim belki yalan değildir diye ama artık ne gerek vardı ki?....sesi bile kendinden emindi.

Hemde çok!

Artık ne okulun nede hayatımın bir anlamı vardı!

Artık hayat bile yok,tek istediğim şey artık ölümdü!

En azından artık hergün uyumak zorunda değilim uyumak sevdiğim bir şey fakat...

Hergün gözümü kapattıp uyurken şimdi sadece bir kez gözümü kapatıp yine uyuyacak ve hiç açmayacaktım...

Bu daha iyi değil mi?

Bazen insan sevdiği kişi için sevdiğinden vazgeçer.

Fakat o beni hiç sevmemiş demek ki!

Bu ikinci ihanet...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.