İçeriğe geç

Görünmez Güçler

Bölüm 8 · 11 dk okuma

Görünmez Güçler

Bölüm 8

7. Bölüm

Odalara dağıldıktan sonra uyku tutmamıştı. Balkona çıktım ve bir şarkı açıp sigaramı yaktım. Küçükken sigara içen birinin yanından geçerken bile iğrenirdim ama şimdi kendim içiyordum. Fakat ben sadece üzüldüğüm zaman içiyordum. Yani her gün. Bazen bağıra çağıra ağlamak, yıkmak, dağıtmak istiyordum. Bazen ise gözümden bir damla yaş bile gelmiyordu. Zordu her şeyi içine atmak, kimseye bir şey söylememek. Sigaradan bir duman daha çektim ciğerlerime. Aslında içecek bir şeyler de olsa fena olmazdı. Ölüler katının ihtiyaç odasında şarap olduğunu söylemişti Aybora. Yavaşça sandalyeden kalktım ve kapıya doğru ilerledim. Elimden geldiğince sessiz bir şekilde gidip gelmeliydim. Parmak uçlarımda yürüyerek merdivenlerden indim. İhtiyaç odası Aybora'nın odasının tam karşısında kalıyordu. Kapıyı yavaşça açtım ve ışığı yaktım. İçerisi loş bir ışık ile kaplandı. Karşımdaki manzara ile ağzım açılırken gözlerimi kapatıp tekrar açtım. 10 paket şarap vardı!

- Oha!

Dedim istemsizce. Bir-iki paket almıştır sanıyordum. Şoktan çıkınca gülümsedim ve şarap şişelerinden birini alıp odadan çıktım. Aybora'nın odasına doğru sessizce ilerledim. Kapıyı ses çıkarmadan açtım ve paytak adımlarla masanın yanına gidip şarap şişesini bıraktım. Arkamı döndüğümde Aybora'nın uyuduğunu gördüm. İstemsizce gülümsedim ve yanına doğru bir kaç adım attım. Yatağın yanında ona bakarken elim yüzüne düşen saçlarına gitti. Tam dokunacakken elimden tutulup yatağa yatırılmam bir oldu. Daha ne olduğunu anlayamadan kendimi Aybora'nın göğsüne yaslanırken buldum.

- Neden uyumadın?

Sesi çok sevimli çıkmıştı.

- Uyku tutmadı. Sen?

Dedim. Kalp ritimlerim düzene girmeye başlamıştı.

- Sen gelince uyandım.

Dediğinde kendimi kötü hissetmiştim.

- Özür dilerim.

Dedim kısık bir sesle.

- Sorun yok. Zaten kabus görüyordum.

Dedi.

- O zaman ben artık gideyim. Neden bilmiyorum ama şuan hiç olmadığı kadar uykum geldi

Dedim. Az önceye kadar yoktu halbuki.

- Akel

Dedi uykulu bir sesle.

- Efendim?

Dedim.

- Bu gece burada uyusana?

Dediğinde kaşlarım havalandı.

- Neden?

Dedim zorlukla.

- Bilmem. Sadece ihtiyacım var.

Dedi. Rüyasında ne görmüştü acaba?

- Peki.

Dedim ve tekrar yatağa uzandım.

- Teşekkür ederim.

Dedi ve uzanıp kafasını göğsüme yasladı. Benim de gözlerim daha fazla dayanamayıp karanlığa gömüldü.

🍷🍷🍷

- Hassiktir!

Bağırma sesi ile gözlerimi araladım ve karşımdaki kişiye baktım. Batuhan? Kafamı Aybora'ya çevirdiğimde başının hâlâ göğüsümde olduğunu fark ettim. Durumun farkına varınca hızla yattığım yerden doğruldum ve ayağa kalktım.

- Yanlış anlama. Yani sadece uyuduk. Rica etti.

Panikle ağzıma gelen her şeyi söylüyordum. Aybora da ani kalkışım ile uyanmış bizi izliyordu.

- Yine mi sen amına koyayım?

Dedi Aybora uyku sersemi bir ses ile.

- Şşş sessizlik

Dedi Batuhan ve derin bir nefes aldı.

- Bugün en mutlu günüm.

Dedi ve dans etmeye başladı.

- Sabah sabah deli midir nedir?

Dedi Aybora.

- Delidir ne yapsa yeridir.

Diyerek Cesur da içeriye girdi.

- Oğlum siz benim başıma bela mısınız lan?

Dedi Aybora ve yataktan kalkıp giyinme dolabına doğru ilerledi.

- Biri bağırınca geldim. Bir şey oldu zannettim.

Dedi Cesur ve ellerini cebine attı. Aybora dolaptan bir tişört aldı ve bir anda üstündekini çıkarınca diğer tarafa döndüm.

- Akel burada lan.

Dedi Cesur.

- Ne olmuş buradaysa?

Dedi Aybora umursamadan.

- Ayıp ayıp terbiyesiz adam.

Dedi Batuhan ona kınayan bakışlar atarak.

- Boş yapma lan!

Dedi Aybora.

- Günaydınn!

Neşe dolu bir sesle Ela da içeriye girdi.

- Günaydın

Dedim gülümseyerek.

- Günaydın Ela

Dedi Aybora

- Günaydın şekerim

Dedi Batuhan ve tekli koltuğa oturdu. Ben de yatağa oturdum ve onları izlemeye başladım.

- Günaydın çirkin ördek.

Dedi Cesur.

- Ben mi çirkinim?

Dedi Ela işaret parmağı ile kendini göstererek.

- Evet.

Dedi Cesur.

- Demek ki körsün.

Dedi Ela ve saçını geriye attı.

- Slayy!

Dedi Batuhan. Büyük bir kahkaha attım.

- Bu çocuk gerçekten iyi değil.

Dedi Aybora kafasını iki yana sallayarak. Ardından bana baktı.

- İyi misin?

Dedi. Başımı salladım ve

- Evet iyiyim. Peki sen? Dün gece kötü gibiydin.

Dedim

- İyiyim. Sayende.

Dedi ve göz kırptı. Gülümsedim.

- Dün akşam derken?

Dedi Ela.

- Birlikte yatmışlar.

Dedi Batuhan fısıldayarak ama herkes duymuştu.

- Yuh!

Dedi Cesur.

- Hayır hayır. Yanlış anlaşılmasın. Kabus görmüştü yanımda kalır mısın dedi. Ben de kaldım. Sadece bu.

- Ha iyi o zaman.

Dedi Cesur.

- Sanane insanların özelinden.

Dedi Ela Cesur'a bakarak.

- Sen karışmasana çirkin ördek.

Dedi Cesur.

- Kes be!

Dedi Ela.

- Arkadaşlar sakin.

Dedim ellerimi kaldırarak.

- E hadi aşağıya inelim.

Dedi Aybora.

- Haydi

Dedim ve hep beraber odadan çıktık. Salonda sadece Mehmet ve Uraz vardı.

- Günaydın

Dedi Mehmet bizi görünce.

- Günaydın

Dedik hepimiz. Masaya oturduk ve diğerlerini beklemeye başladık.

- Ne o küçük enişte günaydın yok mu?

Dedi Batuhan Uraz'a

- Ne küçük eniştesi lan?

Dedim istemsizce.

- Sakin ol şampiyon

Dedi Cesur.

- Ben zaten sakinim de Batuhan olamıyor sanırım.

Dedim ona öldürücü bakışlar atarak.

- Tamam sustum

Dedi Batuhan ve ağzına sahte bir fermuar çekti.

- Günaydın herkese

Dedi Hare merdivenlerden inerken.

- Günaydın

Dedim.

- Günaydın tatlım

Dedi Batuhan. Diğerleri de günaydın derken o çoktan Mehmet'in yanına oturmuştu.

- Hare Mehmet'i seviyor sanırım.

Dedi Ela kulağıma fısıldayarak.

- Sanırım fazla

Dedim,ben de fısıldayarak. Mehmet'in telefonu çalınca oturduğu yerden kalktı ve

- Kusura bakmayın.

Dedi. Bizden biraz uzaklaştı ve telefonu açıp konuşmaya başladı.

- Diğerleri gelmeyecek sanırım

Dedi Batuhan.

- Saat kaç?

Dedi Ela.

- 09.02

Dedi Cesur.

- Ben normalde daha erken uyanırdım.

Dedim.

- Ben de

Dedi Aybora ve önündeki suyu eline alıp içmeye başladı.

- İnsanın yanında sevdiği olunca uykusu gelirmiş.

Dedi Ela. Aybora'nın su boğazında kalmış olmalı ki öksürmeye başladı. Cesur sırtına vurdu ve

- Helal helal

Dedi bıyık altından gülerek. Mehmet telefon konuşmasını bitirmiş olmalı ki yanımıza geldi ve tekrar yerine oturdu.

- Akşam yemeğe davetliyiz.

Dedi.

- Ne zaman?

Dedi Batuhan.

- Saat 20.00'de

Dedi Mehmet.

- Ayol daha çok var.

Dedi Batuhan. Gülümsedim.

- Evet.

Dedi Uraz. Ona baktığımda bana baktığını fark ettim. Ne bakıyordu şimdi bu? Aybora da fark etmiş olmalı ki yerinde kıpırdandı.

- Günaydın millet.

Diyerek salona girdi Batu Ayaz

- Günaydın şekerim

Dedi Batuhan yine.

- Şekerim ne lan?

Dedi Batu Ayaz.

- Toz şeker.

Dedi Batuhan ve kahkaha attı.

- Ama Ayboracığım küp şeker.

Dedi ve alt dudağı dişledi.

- Lan oğlum sapık mısın?

Dedi Aybora ve uzanıp kafasına vurdu.

- Ne var ayol?

Dedi Batuhan.

- Sakin.

Dedi Mehmet.

- Günaydın herkese

Dedi Çiçek ve Dalga.

- Günaydın

Dedim gülümseyerek.

- Bir şey soracağım?

Dedi Ela.

- Sor bakalım çirkin ördek.

Dedi Cesur. Ela ona gözlerini devirdi ve

- Kahvaltıyı kim hazırlıyor?

Dedi.

- Harbiden kim hazırlıyor?

Dedi Batu Ayaz.

- Okyanus ve Pamira

Dedi Mehmet.

- Onlar uyandı mı?

Dedi Ela.

- Çirkin ördek bazen çok salak oluyorsun. Sence uyuyor olsalar şuan neden kahvaltıyı hazırlıyorlar diyelim?

Dedi Cesur.

- Sen sus ya lütfen sus.

Dedi Ela.

- Peki.

Dedi Cesur ve yerinden kalktı. Çıkış kapısının oraya gidip kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Ben de yerimden kalktım ve yanına doğru yürüdüm. Kapıyı açtım ve dışarı çıktım. Ciğerlerime derin bir nefes çektim ve dışarıya baktım. Çok huzurlu duruyordu. Cesur hemen sağımdaki duvara yaslanmış etrafı seyrediyordu.

- İyi misin?

Dedim yanına gidip.

- Bilmiyorum.

Dedi Cesur.

- Aşk çok karmaşık bir duygu sanırım.

Dedim.

- Sanırım.

Dedi Cesur. Cebimden sigara çıkarttım ve Cesur'a uzattım. Bir tane aldı ve dudaklarına yerleştirdi. Çakmağı uzattığımda alıp sigarasını yaktı.

- Hiç aşık oldun mu?

Dedi Cesur bir anda. Gülümsedim ve

- Hayır. Peki sen?

Dedim.

- Galiba evet

Dedi Cesur. Sigaradan derin bir nefes çektim ve üfledim.

- Ela'ya dimi?

Dedim ona yandan bir bakış atarak.

- Galiba

Dedi. Gülümsedim.

- Bence Aybora da seni seviyor.

Dedi Cesur. Kafamı iki yana salladım.

- Sevmiyor.

Dedim net bir şekilde.

- Ama gözlerinden belli.

Dedi bu kez.

- Gözler de yalan söyler.

Dedim ve bir nefes daha çektim sigaradan.

- Gözler yalan söylemez Akel.

Dedi.

- Söyler Cesur hem de öyle bir söyler ki doğruyu unutursun.

Dedim. Tam cevap vereceği sırada kapı açıldı.

- Kahvaltı hazır.

Dedi Aybora. Başımı salladım ve sigarayı söndürdüm. Aybora'nın yanına giderken çöp kutusuna attım.

- Belki de haklısın.

Dedi Cesur.

- Her zaman

Dedim ve göz kırptım. Gülümseyerek içeri girdiğimde herkes yerine oturmuştu.

- Hah geldiler.

Dedi Hare.

- Sigara kokuyor.

Dedi Okyanus. Gülümsedim.

- Belki birazcık içmiş olabiliriz.

Dedim gülümseyerek.

- E hadi oturun da başlayalım.

Dedi Hare.

- Hep açsın Hare hep.

Dedi Dalga.

- Aç olması normal saat 10.00'a geliyor.

Dedi Mehmet. Hare ona bakıp gülümsedi.

- Haklı

Dedi Batuhan.

- Batuhan

Dedi Dalga

- Efendim şekerim

Dedi Batuhan.

- Sus

Dedi Dalga.

- Tamam şekerim

Dedi Batuhan gülümseyerek. Ben Batuhan ve Dalga'ya bakarken yerime oturmuştum. Aybora ve Cesur da yerlerine oturdu ve kahvaltı yapmaya başladık.

- Tuzluğu uzatır mısın Akel?

Uraz'ın sesi ile kafamı kaldırıp ona baktım. Tam tuzluğu alacakken Aybora alıp ona uzattı.

- Ayol bu süper olmuş.

Dedi Batuhan.

- Ben yaptım.

Dedi Pamira.

- Ellerine sağlık

Dedi Batuhan.

- Afiyet olsun

Dedi Pamira.

🍷🍷🍷

- Hoş Geldiniz

Diyerek kapıyı bizim yaşlarımızda bir kız açtı.

- Hoş bulduk şekerim

Dedi Batuhan ve içeri girdik. Aybora benim arkamdan girerken kız ona bakarak

- Hoş geldin

Dedi saçını kulağının arkasına alarak.

- Hoş buldum.

Dedi Aybora. Ela koluma girince ona baktım ve gülümsedim.

- Seninki elden gidiyor.

Dedi sırıtarak.

- Benimki?

Dedim.

- Değil mi?

Dedi.

- Değil.

Dedim.

- Naz yapma kız

Dedi Ela gülerek.

- Hiç benlik değil

Dedim gülerek. Ela omzuma vurduğunda diğerlerinin yanına gelmiştik.

- Şu Poyraz değil mi?

Dedi Ela başı ile ileriyi göstererek. Onu görünce gülmeyi bıraktım ve ciddi bir hal aldım.

- Ta kendisi

Dedim Ela'ya bakarak.

- Bize bakıyorlar.

Dedi Ela.

- Bakıyorlar derken?

Dediğimde onlara baktım. Poyraz ve yanındaki adam öküzün trene baktığı gibi bize bakıyordu.

- İki piç yan yana

Dedim. Ela da başı ile onayladı.

- Aşkolar haydi oturun.

Dedi Batuhan yanımıza gelerek. Gösterdiği koltuğa oturduğumuzda yanımıza Aybora ve Cesur da geldi.

- Hepiniz hoş geldiniz.

Dedi davette gördüğüm ama adını bilmediğim adam.

- Hoş bulduk

Dedi Mehmet.

- Yemeğe geçelim mı?

Dedi adam.

- Olur

Dedi Mehmet. Herkes birbirine karşı mesafeliydi. Yerlerimize oturduğumuzda Poyraz ve arkadaşı hâlâ bize bakıyordu. Yediği dayak yetmemişti sanırım. Gözümü kırparak hayırdır dercesine kafamı salladım. Diğerleri birbirleri ile konuşuyordu.

- Özür dilerim Akel

Dedi. Gülümsedim.

- Kabul edilmedi.

Dedim ve Ela'a döndüm.

- Bu ne ya?

Dedi Ela diğerlerine bakarak.

- Dimi?

Dedim.

- Bir planım var.

Dedi Ela ve telefonunu çıkardı. Ben de telefonumu çıkardım. Temiz Bölge'ye bir şey yazıyordu.

Ela: Yemeği yedikten sonra kaçalım.

Yazdı.

Akel: Bence de.

Yazdım ve gönderdim.

Cesur: Tamam.

Aybora: Bir neden bulun.

Yazdı. Ne olabilirdi?

Akel: Karnım ağrıyor derim. Sonra çıkarız ve benim odada toplanırız.

Yazdım.

Aybora: Tamam.

Yazdığında telefonu geri cebime koydum.

- Oldu bu iş

Dedi Ela kulağıma fısıldayarak. Gülümsedim. Biraz sonra servis yapıldı ve yemekler yenmeye başladı.

🍷🍷🍷

- Mehmet!

Diye seslendim ona doğru bakarak. Beni duyunca ayağa kalkıp yanıma geldi.

- Bir şey mi oldu?

Dedi.

- Şey benim karnım ağrıyor da saraya dönsek olur mu?

Dedim.

- Beni de götürün.

Dedi yapma bir bıkkınlık ile. Gülümsedim ve

- Siz de kaçın

Dedim. Mehmet tekrar yerine gittiğinde biz de gitmek için hazırlandık. Batuhan yanımıza geldi ve

- Nereye şekerler?

Dedi.

- Kaçıyoruz. Sen de gelsene?

Dedim.Başını salladı ve o da ayakkabısını giydi. Pamira da yanımıza geldi ve ayakkabısını giydi.

- Sen nereye?

Dedi Batuhan.

- Sizle kaçıyorum.

Dedi Pamira ve göz kırptı. Cesur kapıyı açınca hepimiz dışarı çıktık. Erkekler önden giderken biz de arkalarından yürüyorduk.

- Huzurlu hissediyorum.

Dedi Pamira. Gülümsedim ve

- Sanırım ben de

Dedim.

- Ben de

Dedi Ela. Saraya vardığımızda hep birlikte benim odama çıktık. Kapı açıp içeri geçtik. İçeride hafif bir sigara kokusu yoğun bir çiçek kokusu vardı. Tuhaf olan şuydu ki benim odamda çiçek yoktu.

- Vay vay vay Akel hanım size çiçek var.

Dedi Cesur gülerek. Yatağın üzerindeki çiçeği görünce kaşlarım çatıldı. Çiçeği elime aldım ve not var mı diye baktım. Vardı.

" Çiçek seversin diye düşündüm. Kadınlar çiçek sever:) "

Notu okuduğumda kaşlarım havalandı.

- Bu kişi seni kesinlikle tanımıyor

dedi Ela.

- Tanısa şarap sevdiğini bilirdi

dedi Aybora. Başımı salladım ve

- Her neyse haydi oturun. Ben de şarap alıp geliyorum.

Dedim.

- Dur kız ben alırım.

Dedi Batuhan ve hızla odadan çıktı.

- Peki

Dedim ve yatağa oturdum.

- Şimdi ne yapacağız?

Dedi Pamira.

- Bilmem

Dedim.

- Sohbet edelim bence

Dedi Ela.

- Ne konuşacağız?

Dedi Cesur.

- Havadan sudan.

Dedi Ela. Batuhan içeri girdiğinde elindeki şarapları masaya bıraktı.

- Neden 10 paket şarap var?

Dedi Batuhan.

- Akel seviyor

Dedi Aybora.

- Vay bee

Dedi Batuhan ve boş yere oturdu. Yerimden kalktım ve sürahinin yanındaki pet bardaklardan aldım ve şarap doldurdum. Herkese verdiğimde önce yemekte olanların dedikodusunu yapmıştık ardından da öylesine şeylerden bahsetmiştik. Dün akşam üzgünken bu akşam gülmekten çenem ağrıyordu. Şunu fark etmiştim ki ekip bana iyi geliyordu. Aslında hiç tanımadığım insanlar şuan benden bir parça gibiydi. Bu durumu sevmiştim. Diğer dünyada sevilmiyorken bu dünyada hiç tanımadığım insanlar tarafından seviliyordum.

Bölüm Sonu...

[Bu bölüm de bitti. Yazım hatalarımı görmezden gelin lütfen. Umarım beğenmişsinizdir ♥️ Mutlu Günlerrrr🍷]

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.