ORION 🔥🔥🔥
Changbin:
Seungmin
@mongmongunuz
Seungmin bak çabuk
19.34
Seungmin:
Efendim efendiim noldu
19.43
Changbin:
9 dakika boyunca ne yapıyordun la niye dönmedin 😔
Seungmin:
Ya ne oldu Changbin neyi soracaksın
Changbin:
İlk başta sorduğum soruyu cevaplar mısın canım arkadaşım 🌹
Seungmin:
Evde oturuyorum ne yapacağım valla keyif çatıyordum
Changbin:
Alınıyım mı 😔
Seungmin:
Alınma alınma hadi 🥹 Ne soracaksın bekliyorum
Changbin:
Şey
Seungmin:
Ne? Ne bok yedin yine
Changbin:
Ne bok yemesi beee Allah Allah
Sen şu americanoyu nasıl yapıyorsun tarifini alacağım
Sen de beni çocuk zannediyorsun herhalde alınıcam bak 😭
Seungmin:
Kahveci başı oldum PUAHAHAHAHHSHSHSJSJMSKS
Neyse bizim bakkal abinin yakınında bir kahve dükkanı var oradan alıyom
Minho:
Ne kadar önemli bir şey konuşuyorsunuz gözlerim doldu
Chan:
Sonunda başka biri yazdı 🫰
Minho:
🫰
Changbin:
Ya ne var özelden sormak aklıma gelmedi
Jeongin:
Hyunglar dındındın ne konusuyorsunuz
Minho:
Jeongin bizden daha genç olduğun çok belli oluyor
Jeongin:
Neden hyung 🥀
Minho:
Çok gen Z mesajı yazıyorsun ondan
Jeongin:
🥀🥀😭
(Minho ? İfadesi bıraktı)
Seungmin:
Her neyse
Biriiiiicik Han Jisung'umuz nerede
Minho:
Valla bilmiyorum biriiiiciğini Seungmin 🥰
Ay bende Jeonginle konuşurken ondan kaptım herhalde emojileri
Jeongin:
🤙🤙🤙 Mission completed
Felix:
Sonunda... uzun zaman sonra burası şenlenmiş 🙌
Hyunjin:
@binniebin
↳ Sen şu americanonun nasıl yapıyorsun tarifini alacağım
Americanoooo jova jovaaaa ☕️
Jisung:
Beyler bize gelin
Makarna salatası yaptım hem yeriz hem dosya üzerine konuşuruz 😋
Chan:
Şu yemek de bizim arkadaşlığımızın sembolü oldu valla hep yiyoruz
Changbin:
😉😉 Jisungie işini biliyorsun
(Jisung 😝 ifadesi bıraktı)
Seungmin:
Han
(Jisung ? İfadesi bıraktı)
İyi misin
(Jisung 🤨 ifadesi bıraktı)
Dosyadan sonra ????
(Jisung 🤏🤏 ve 👍 ifadesi bıraktı)
Jeongin:
Dosyada ne oldu bizden ne sakliyorsunuz
Minho:
NE OLDUU ANLATIN ÇABUK
(Chan, Changbin, Felix, Hyunjin Jeongin 🙌 ifadesi bıraktı)
Jisung:
Eve gelince öyle konuşalım bedavadan anlatmam 🫡
of Seungminn neden sordun ki <
umarım yanlış anlamazlar <
Changbin:
Ah be neden ya
Jeongin:
🥀🥀🥀 ayrimcilik
(Jisung 🥹 ve ❌️ ifadesi bıraktı)
Tamam tamam geri aldim 😭🫂
(Jisung 🫂 ifadesi bıraktı)
Minho:
Jisung sen neden ifade ile konuşuyorsun ahahqhqhqhhahqhah hiç gülesim yoktu
(Jisung 😉 ifadesi bıraktı)
Chan:
Ben hepinizi alırım çocuklar bekleyin beni sonuçta yakın oturuyoruz
(Herkes 👍 ifadesi bıraktı)
Jisung:

😋
Changbin:
Acııktııımm
1,5 saat sonra
Yemeklerimizi tamamiyle bitirdikten sonra salonuma giriş yaptık ve herkes açık kahverengi koltuklarda yerlerini aldı.
Önüme küçük, ahşap bir sehpa alarak üstüne dosyayı koydum ve kapağını açtım.
"Kurbanın adı Park Eunkwang. 22 yaşında ve cinayete kurban gitmiş. Olay yerinde henüz kanıt bulunamamış, bundan dolayı bugün uykunuzu iyi alın ki suç mahalinde gözünüzü dört açabilin. Bıçak kullanılmış ama olay yerinde bulunamamış. Nerede olduğu belirsiz."
Ardından yavaşça ayağa kalkıp yan tarafta yeni dosyalara hazır bulunan tahtayı herkesin görebileceği şekilde çekip kırmızı tahta
kalemi ile başlık attım. Hafif sürtünme sesleri kulağımı tırmaladı.
PARK EUNKWANG
22 YAŞINDA
BIÇAK İLE ÖLDÜRÜLME
"Ama şu anda en büyük sorumuz bu değil." dedikten sonra tekrardan kırmızı mürekkeple tek bir cümle yazdım.
Neden?
"İfadeye çağırılanlar kimler?"
Soran Minho'ydu. Göz bebekleri bir bana, bir de tahtaya doğru gidip geliyordu. Merakla önüne doğru eğildi.
"Belki verilen kişilerle bir tahmin yürütebiliriz."
Bunun üzerine Seungmin sehpayı kendine dikkatlice çekip sonraki sayfaya çevirdi ve listeyi okudu.
"Annesi, babası, iki yakın arkadaşı.... ve uzun süredir konuşmadığı belirtilen kardeşi."
Herkese doğru baktım. Tepkilerini bir an olsun ölçmek istedim.
Chan, boşluğa doğru bakıyordu, söylenilenlerin hepsini aklına kazıyordu belli ki ve suçluyu tahmin etmeye çalışıyordu.
Minho ondan farksızdı, sadece düşünceli bir şekilde elindeki siyah mürekkepli kalemini çeviriyordu.
Hyunjin Seungmin'in yakınında oturuyordu. Dosyada yazılanları tekrar okuyordu sanırsam.
Bir anlık gelen sesle başımı gelen sese doğru çevirdim.
"Biliyorum, çok klişe olacak ama... kardeşi olma ihtimali sizce ne kadar yüksek? Sonuçta bu tür olaylarda araları bozuk olduğu kişi katil çıkabiliyor." diye atıldı Felix. Olaya o kadar odaklanmıştı ki önüne gelen sarı, parlayan saçları savurmamıştı bile.
Elimdeki kırmızı tahta kaleminin kapağını kapatıp ona doğru doğrulttum.
"Doğru diyorsun, olma ihtimali yüksek. Ama tedbiri elden bırakmamak gerek." diye yanıtladım.
"Bana göre o değil."
Bu sefer konuşan Changbin'di. Kollarını kavuşturmuş, rahat bir biçimde konuşuyordu. Hafif kaşlarını çatmıştı.
"Sonuçta sadece araları bozuk diye öldürmez ki insan insanı. Belki Eunkwang bir olaya karışmıştır?"
Kısa, derin bir nefes aldı.
"Belki de ailesinin adını karalayan, belki de onların gözünde değerini düşürecek bir olay. Hiç dosyada belirtilmiş mi?"
İçimi bir burukluk kapladı ve bir anlığına duraksadım. Yıllar sonrasında, onun ismi geçen bir cümlede ciddi bir suçlama vardı. Fakat hissettiklerimi dışarıya vurmadım. Sadece olumsuz anlamda başımı salladım.
"Dosyada belirtilmemiş. Aksine çevresine saygılı olduğu yazılı." dedim olayın ciddiyetiyle.
Kafasını iki yana savurdu. "Yine de olabilir. Yarın ifadeler ile daha da netleşecek."
"Ha bu arada...." diye sormaya başladı Jeongin sol tarafımdan. Sesinde sadece merak vardı ama yüzünden endişe seçilebiliyordu.
"...Seungmin hyung neden sana gruptayken iyi misin diye sordu hyung?"
Gözlerim Seungmin'i aradı. Birkaç saniye ise gözlerimiz aceleyle buluştu.
O da beni tartar gibi bakışlarını sürdürdü.
İstiyorsan söyleyebilirim, der gibiydi sanki.
Ne de olsa eninde sonunda öğrenecekler, söyle gitsin Jisung... ne anlamı var, onlar senin ailen.
"Park Eunkwang benim eski bir arkadaşımdı." diye cevapladım anında. Az önce söylediklerim sözlerde hepsinin gözünün içine bakarken bu sefer o göz temasını kuramamıştım. Nedendir, bilinmez.
Cümlemi bitirdikten sonra ellerimi çırptım.
"Ama hiçbir sıkıntı yok. Asıl olayı çözmezsek benim içime oturur."
Az önce ciddi bir şekilde konuşan ekip, sözlerimden sonra iğneleyici bir sessizliğe bürünmüştü. Bir süre böyle sürdü. Ben ise yorulup koltuğuma geçtim.
Derince bir nefes alıp verdikten sonra dudaklarım aralandı.
"Bugünlük bu kadar Orion ekibi." dedim gülümsemeye çalışarak.
Ellerimi birleştirdim ve öne doğru eğildim.
"Yarın herkesi dinç bir şekilde büroda bekliyorum."
♟⋆˚࿔
900 kelime... vay be
Eğer sevdiyseniz beğenmeyi unutmayın!!
Hedef şimdilik koymayayım hadi 😉

