İçeriğe geç

GÖNÜL YARASI

Bölüm 15 · 6 dk okuma

GÖNÜL YARASI

Bölüm 15

BÖLÜM-15: DOĞAN GÜNEŞ

Bugün hamileliğimin 4. ayına gireli bir hafta olmuştu ve bebeğimizin cinsiyetini öğrenmek için hastanedeydik Karan herkesten meraklıydı ama bilmediği bir şey vardı biz cinsiyet partisi yapacaktık. Yani herkes ile beraber öğrenecekti minik Kalenderin cinsiyetini. Bu önemli görevi tabi ki halası üstlenmişti eee hala olmak kolay değildi. Sıra bize gelmişti muayene odasına girdik. Doktor muayenemi bitirip Karan ile beni dışarı çıkarttı ve Simay içeride kaldı. Karan tabi ki bu durumdan memnun değildi. Simay da içeriden çıkınca arabaya doğru ilerledik. Hastanem şehir merkezine biraz uzaktı giderken yol boyu tarlaydı anlayacağınız. Az evvel de çilek tarlasının önünden geçtik ve benim canım o tarlada ki çilekleri istiyordu. Karan son sürat boş yolda ilerliyordu ki “duralım!” dedim ani bir frenle durduk. Karan şaşkın gözlerle bana bakıyordu “ne oldu Nil” telaş yapmıştı ismimle seslenmişti çünkü. “bir şey yok “ dediğimde tek bir nefes verdi ve “neden durduk sevgili eşim amacımız neydi?” “aslında canım çilek çekmişti” olayları anlamaya çalıştı ardından “tamam manavdan alırız hayatım niye telaş yaptırdın ki?” demişti. Tam arabayı çalıştırmak üzereydi ki “yok öyle değil şu tarladakini çekti canım” gözlerini belerterek bana bakıyordu “Aşkım kafayı mı yedin tarladan nasıl alayım çileği eğer çilek tarlası istiyorsan alırım sana feda olsun “ kafamı olumsuz anlamda iki yana salladım. “olmaz aşkim masrafa gerek yok dalından üç bilemedin beş tane yesem yeter” sabrının sonlarındaydı verdiği nefeslerden belli oluyordu çünkü. “e tamam şöyle yapalım arabayı çekeyim sağa Simay alıp gelsin” dedi . “olmaz aşkim sen getir ben başkasının elinden yiyemem” bütün masum bakışlarımı göndermiştim canım kocama. “öyle diyorsan gidip alayım ben o zaman” kafamı taktir edercesine salladım. Canım kocam şu an yaylanın ortasında elinde pembe bir sepet ile bana çilek topluyordu e zayıf karnından vurmuştum çilekti bu sonuçta. Şimdi bize doğru geliyordu, gelmişti bile koca bir sepeti kucağıma bırakıp koltuğuna oturmuştu şimdi övgü vaktiydi. “heybetli kocam tüm kocalar sana kurban olsun” ters bakışlar göndermişti “aşkım biliyor musun bazen seni sorguluyorum” bu sefer gözlerini belertme sırası bendeydi. “özel bir sebebi var mı canım” “var aşkım “ neydi bu sebep ya fıstık gibi kızdım aslında. “neymiş o zaman?” “kaç kocan var senin Nil ?” beynim şimdi duracaktı bu adam ne diyordu . “sen varsın ya aşkım nasıl soru o “ hala kızgındı ateşi sönmemişti . “e aşkım niye kocalar diyorsun ruh hastası kadın” ne ben miydim ruh hastası asıl oydu be . “sensin ruh hastası piskopat” derin bir iç çekti “evet aşkım haklısın ben aynen onlardanım” Simay arka koltuktan bir kahkaha patlatınca tüm ciddiyetimiz bozulmuştu. Karan arkaya ateş atan bakışlar göndermişti bile. Neyse ki biz evin önüne varmıştık içeri girip kendimi koltuğa bıraktım çantam ve ben ayrı yönlere savrulmuştuk. Karan da içeri girince ayağımdaki ayakkabılarımı çıkarmak için bana doğru gelmiş önüme diz çökmüştü bunu her gün bıkmadan yapıyordu tam bir aşk adamdı. Karan Kalender bebeğim ve benim en büyük şansım bunu bu aralar daha net anlıyorum.

***

YAZARDAN: Babalar çocuklarının ya şansıdır ya da şanssızlığıdır. Karan Kalender olacak bebeğinin en büyük şansıydı. Çünkü babasından çok zarar görmüştü Karan ve kendine bir söz vermişti eğer bir gün bir çocuğum olursa ben ona farklı olacağım demişti. Ve sözünün bir kısmını tutmuş sayılırdı şimdiden eşine ve bebeğine bağlanmıştı. Bu duyguyu gerçek babalar bilirdi o çocuk dünyaya gelene kadar binbir zorluk atlatır türlü sınavlardan geçerlerdi. Karan için de durumlar böyleydi günler sonra bebeklerinin cinsiyetini öğreneceklerdi ama Karan hislerine güvenerek bir kızı olacağını dile getiriyordu yalan yoktu kız çocuğu demek Karan için nefes demekti kız çocukları gözünde hep değerliydi .En yakınından örnek vericek olursak kız kardeşi vardı. Küçüklüğünden beri Simayın tırnağının en küçük parçasını saçının her bir telini özenle korumuştu. Kanayan bir tarafı vardı ölen kardeşi Simaydan önce olan küçük kardeşi Aseli … Karan çok zaman geçirememişti Asel ile her mutlu zamanlarında olduğu gibi bu anında katili babasıydı. Bir gün babası çok içmişti ve eve öyle gelmişti gecenin bir vakti Karan odasında uyuyordu annesi de aynı şekilde .Karan sadece bebek çığlığı duymuştu sonrası yoktu sabah kalktığında Aseli beşiğinden almaya gidiyordu ki manzarayı gördü annesi beşiğin başında ağlıyordu babası yoktu kaçmış olmalıydı pislik adam .Odada beşiğin etrafı kan gölüne dönmüştü ve o kan gölünün içinde biricik Aseli herkesten sakındığı göz bebeği duruyordu. Ne olduğunu sorunca babasının fazla alkolden kardeşine malum zararı verdiğini öğrenmişti ve tüm bu kargaşa kardeşi ağladığı içindi .O saatten sonra yapabileceği tek şey koltukta oturup minik kardeşinin cesedinin evden çıkışını izlemekti. Nerdeydi bu adalet neredeydi bu yasalar hükümler neden içeri girmemişti bu alkolik pislik .Tabi ki içeriye yedirdiği paralar sayesinde fakat yıllar sonra Karan onu bulmuş ve içeri tıktırmış kendince Aselin intikamını almıştı. Zaten yıllar sonra da o cezaevinde ağır bir hastalık yüzünden can vererek öl*üştü. İşte o gün bu gündür Karanın kız çocuklarına hayranlığı ve saygısı bundandır.

***

İşte o gün gelmişti bebeğimizin cinsiyetini öğrenecektik Simayın söylediğine göre her şey hazırdı. Ben askılı beyaz bir elbise giymiştim Karan ise beyaz bir gömlek altına keten bir pantolon giymişti. Makyaj masamın önünde oturmuş saçımı taramaya çalıştım ama olmadı zorlandım. Bunu fark etmiş olacak ki Karan arkama geçip elimdeki tarağı aldı ve saçımı taramaya başladı en sonunda da saçımı örüp bir kurdele taktı saçlarıma. Sonrasında odadan çıkıp bahçeye indik tüm şirket neredeyse buradaydı ve tanıdıklarımdan Sevim abla vardı sadece bir de Simay. Diğerlerinin hepsi Karanın iş arkadaşıydı ama eşleriyle kısa sürede samimiyet kurmuştuk arada dışarıda kahve içmeye gidiyorduk onlarında bir kızı bir oğlu vardı. Evet yanlış duymadınız hepsinin ikişer çocuğu vardı ve buralar çocuk kaynıyordu. Aşırı hoş bir görüntü vardı şu an bahçede. O heycan dolu anlara sadece beş dakika kalmıştı karnımdaki ufaklığında heycanlandığını hissettim çünkü kendileri şu anda beni tekmeliyordu. Varlığını bilmek güzel şey meleğim umarım yanımızda da görürüz seni. Şimdi sahne bizimdi malum kutunun önüne geçmiştik Karan aşırı sabırsızdı. Neyse ki bu işi ona bırakmıştım kutunun kurdelesini hızla çekti içinden beyaz balonlar havaya uçunca şaşkınca bana bakıyordu ben de ona bakıyordum tam bir şey söyleyecekti ki arkadan pembe tozlar yükselmeye başladı her yerimiz pespembe olmuştu. İlk iki dakika herkes sevinç çığlığı atarken Karan ve ben şaşkınlık içinde birbirimize bakıyorduk. Daha sonra jeton düşünce bir kızımız olacağını anladık ve tahmin edin en çok kim sevindi tabi ki babası. Karan beni kucağına alıp döndürmeye başlamıştı ben de yanaklarına öpücük kondurmaya. Sıra bir konuşma yapmaya gelmişti ilk sıra Karanındı aslında ilk benim konuşmamı istemişti ama ben bu hakkı ona layık görmüştüm. Tüm telefon kameraları onu çekiyordu yani ileride minik kızının karşısına bu konuşma çıkabilirdi bu yüzden içinden nasıl geliyorsa öyle konuşacaktı. “öncelikle minik kızım baban hep arkanda iki adım ötende olacak tüm hatalarını ve seni sen olduğun için kabul edecek evimizde bir kraliçe vardı şimdi sen geliyorsun evimizde bir prenses olacak böyle bir evde olmaktan her zaman mutluluk duyacağım daha en başından beri hissettim elbiselerini tokalarını hazırladım çünkü babalar bilir hisseder. Ayrıca güzel kızım babanın sana olan sevgisinden bir an olsun şüphe duyma çünkü canını sevmeyene adam demeyiz biz. Ve son olarak belki sana komik gelebilir ama baban adam gibi adam meleğim” dedi ve bir alkış tufanı koptu benimde gözlerimden yaşlar boşandı. Sıra bendeydi peki ben ne diyebilirim ki ben de düşünmeden içten konuşmalıydım ve öyle de yaptım. “sevgili kızım öncelikle hayatıma daha doğrusu hayatımıza renk kattın . Ve bizi çok ama çok mutlu ettin ben de baban gibi seni sorgusuz seveceğim bu yüzden sana olan sevgimizden bir an olsun şüphe etme ve arkanda tek dayanak olarak aileni gör. Dara düştüğün her an bizi hatırla ve bize sığın . Son olarak buradaki herkes seni bekliyor minik çiçeğim sağlıkla ve bir an önce gel”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.