Ofise gelmiştik herkes sessizdi belli ki almışlardı haberi . Ama kimse Karana baş sağlığı dilemeye gitmemişti .Ben masamda yeni kurgumu hazırlıyordum ,Karan ise odasındaydı ne yapıyordu bilmiyordum tek bildiğim sabahtan beri bilgisayar başında bir şeyler yaptığıydı. Sanırım bugün kendini işlerle meşgul etmeye çalışıyordu .Ama kendine çok yükleniyordu son paragrafımı yazar yazmaz iki fincan kahve alıp odasına doğru ilerledim ellerim dolu olduğundan kapıyı tıklattım o da gelip açtı ve içeri geçtik . “süprizzz” boş boş bakıyordu keyfi yoktu “hadi ama buraya neşe bırakmaya geldim görevim bu” kaşlarımı kaldırıp “yoksa bir dakika sen süprizimi beğenmedin mi ?” yapmacık kızmam işe yaramış olacak ki “dur bekle tabi ki mutlu oldum “ durdu ardından “tabi ki mutluyum sen bana gelmişsin” memnun bir şekilde koltuğa oturdum. Önüme gelip dizinin üstüne çöktü ve elimdeki fincanlardan birini aldı . Sonra içmeye başladı durdu “eee bu olmamış ki “ dedi bir an kendimden tereddüt edip fincanı hızla kafama diktim ve hazin son tabi ki yandım yanınca da sinirle omzuna bir sille çaktım “adi herif ne demek olmamış çok da güzel olmuş yani zift iç sen anca paklanırsın” diyerek kollarımı önümde bağlayıp sinirli ifademi büründüm. Ardından elini belime doladı saçlarımın kokusunu içine çekti. “Kahve elbette güzel ömrüm ama tuz yok içinde yarın evleniyoruz ya ondan dedim” içim erimişti ömrüm mü demişti bana evet öyle demişti bir dakika biz yarın evlenmiyorduk ki bir haftamız vardı daha şaşkın bir halde “ama biz yarın evlenmiyoruz ki Karan” kafasını iki yana salladığını hissettim “yarın evleniyoruz hayatımın ta kendisi tarihi öne çektim” kabul ediyorum romantik bir köpekti .Usulca oturduğum yeden ayağa kalktım bende ona sarıldım “ömrün müyüm gerçekten ?” beklemedi “şüphen olmasın “ yazar bir adamla birlikte olmanın ayrıcalıklarıydı işte. “E o zaman alışverişe çıkalım gelinlik falan almam gerekir “ “alındı” “peki hediyelik hazırlatmalıyız onlar ne olacak?” “hazırlandı” “sana damatlık alınacak” “alındı” durdum herşey şimdi yerine oturmuştu sabahtan beri bunlarla uğraşıyordu. Anladığımı anlamış olacak ki sıcak bir şekilde gülümsedi . “Tamam o zaman şimdi ben ne yapmalıyım ?” “oturup dinlenebilirsin ,yemeğe gidebiliriz , ya da sen saatlerce evimizi anlatırsın bende seni dinlerim “ “sanki anlatsam dinleyeceksin” rahatız bir nefes verdi “ neden bu kadar şüpheci davranıyorsun bana ne olarak görüyorsun beni kaçakçı falan mı ?” tereddüt etmedim eritme sırası bendeydi parmağımdaki yüzüğü göstererek “Kocam” dedim. Gözleri ışıldadı “ne olarak dedin sen” sesli bir kahkaha attım “bilmem ne olarak görüyormuşum kaçakçı falan mı ?” “ sen görürsün çilek kız” belimden kaldırıp sırtına attı ve odadan hızlı adımlarla çıktı asansörü beklemedi merdivenleri hızla iniyordu . Arabanın kapısını açıp ön koltuğa oturttu ve kapıyı kapattı ardından kendisi de sürücü koltuğuna oturdu kemerini takmadı ve arabayı çalıştırdı “Karan dur bir dakika o kemeri hemen tak “ hızlanmaya başladı “Karan o kemeri çabuk tak bu bir emirdir” araba yavaşladı ve eli usulca kemere gitti ve kemeri taktı ardından araba durdu masum gözlerle bana baktı “emirlerin en kıdemli mercidedir senin sözlerin de zaten bir emirdir bu yüzden her zaman yerine getirilmelidir ömrümün en güzel yanı” yine mayıştık iyi mi yazıktı bu adama da ama şimdi “sanırım ne dediğimi hatırlıyorum sevgili kocacım” adamın yüzüne renk gelmişti resmen bu lafı duyduğu her an değişiyordu canlanıyordu adam. “Hatırlaman beni çok mesut etti sevgili karıcım” sonunu vurgulamıştı.
***
Bugün düğünümüz vardı ve ben yeni uyanmıştım yanımda Karan yoktu ama baş ucumda bir mektup vardı önümde ise kabarık tütülü bir gelinlik vardı . Mektubu beklemeden açtım ;
Sevgili Karıcığım,
Öncelikle günaydın sabah kahvaltın balkonda seni bekliyor sen uyan kahvaltını güzelce yap sonrasında bana sadece bir telefon et sesini özledim çünkü sonrasında kuaför ekipleri gelecek ve seni özenle hazırlayacaklar ve sakın onların getirdiği parfümleri sıkma sana aldığım parfümü sık gönlümün kraliçesi . Ardından sakın abartılı topuklularla kendini yorma yatağın hemen altın da pembe rugan ayakkabılar var onları giy söyleyeceklerim bu kadar sevgili karıcığım , canparem, okuduğum en güzel kitabım ve en önemlisi çilek kokulu sevgilim kendine iyi bak görüşmek üzere.
Hayatımda aldığım en güzel mektuptu sanırım .Balkona geçip muhteşem hazırlanmış kahvaltımı yaptım ve Karanı aradım kahvaltım nihayet bitmişti gelinliğimi giymiştim ardından pembe ruganlarımı sonra odaya kuaför ekibi doluştu saçımı ve makyajımı yaptılar sonrasında hepsi odadan çıktılar bende dinlenmek üzere koltuğuma oturdum elimdeki yelpazeyle kendime hava yapıyordum . O sırada kapının açılma sesi geldi ardından bir parfüm kokusu ilişti burnuma Karan gelmişti usulca ayağa kalktım ve ona doğru yürüdüm. Çok etkilenmişti belliydi o da bana doğru gelmişti ve orta noktada buluşmuştuk. İlk o konuşmak istemişti “bugünden sonra ömrüm saçlarının her bir teli kokunun bittiği yerdir sevgili eşim “ dedi ben ise “bugünden sonra ömrüm heybetinin gölgesidir” dedim ve alnıma minik bir öpücük kondurdu.
***
YAZARDAN: Güzel şey laneti diye bir şey vardır hayatta en mutlu anların katilidir. Evet diyeceğiniz her an sizi bulurlar. Kimi zaman bir nikah masasında , kimi zaman bir kavuşma anında, kimi zaman da sonunda dediğiniz anda ne mutlu onlara ki bu lanet Karan ve Nil i bulmamıştı şimdi bir nikah masasında yüksek seslerini duyurup sevinçlerini paylaştılar ve o eveti söyleyebildiler nikah memuru sordu “sayın Nil Kandemir saygı değer Karan Kalenderi eş olarak kabul ediyormusunuz?” evet diye bağırdı Nil nikah memuru aynı soruyu Karana da sordu o da “son nefesime kadar evet” diyerek en hoş cevabı verdi artık bu dünyada bir Kalender ailesi vardı iki kişilik küçük bir aileydi ama güzeldi hem ne demişler sevdikçe çoğalır insan hayattı bu kayıplarda kazançlarda mümkündü. Karan Kalender bu hayattaki en değerli kazancı almıştı ve çok mutluydu . Zaten hayatı boyunca bunun hayalini kurmuş ve kendini bu şekilde toparlamıştı . Nil onu bulana kadar darmadağınık bir adamdı ta ki hikayemizin başında Nil o ofisi dağıtıp Karanı kendine bağlayana kadar. Aile sıcaklığı diye bir kavram vardır ya o kavram işte buydu sevdiğin insanın dizinin dibiydi.
***
Nihayet eve gelmiştik size güzel haberi veriyorum biz evlendik ben artık Nil Kalenderim ve çok güzel bir ailem var ve iyi kilerim tabi ki de .Mesela Karan var öyle çok da uzakta aramaya gerek yok yani. Şu anda koltukta oturuyorum ve elimde iki fotoğraf var birinde çocuğuz ve yetimhanenin bahçesindeyiz ayağımda pembe ruganlar var , ötekinde yetişkiniz ve nikah dairesin deyiz ve yine ayağımda pembe ruganlarım var.