İçeriğe geç

Gölün sesiz sırrı

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Gölün sesiz sırrı

Bölüm 6

Bölüm 6

Ezgi ve Zeynep, karanlık köşede sessizce beklerken gelen kişinin ayak sesleri yaklaştı. Zeynep’in kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, sanki odanın içindeki sessizliği yırtacak gibiydi. Gözleri, gelen kişinin siluetine odaklanmıştı. Karanlıkta, kim olduğunu anlayamıyorlardı.

Bir süre sessiz kalan ikili, ayak seslerinin sona erdiğini duydu. Merakla köşeden dışarı bakmaya cesaret eden Ezgi, şaşkınlıkla nefesini tuttu. Gören gözleriyle, bir adamın güneş ışığına rağmen karanlık bir giysi içinde ayakta durduğunu fark etti. Adam, kitapla dolu sunağın önünde eğilmişti.

“Kim bu?” diye fısıldadı Zeynep, sesini titrek bir şekilde bastırarak.

“Bilmiyorum, ama burada ne aradığını öğrenmemiz gerekiyor,” dedi Ezgi, cesaretini toplayarak dışarı çıkmaya karar verdi. Zeynep’in endişeli bakışları üzerine, “Bir şey olmayacak,” diye ekledi.

Ezgi, adım adım sunağın yanına doğru ilerledi. Adamın, daha önce hiç görmediği bir yüzü vardı. Kısa saçları ve derin çukur gözleriyle, kasvetli bir ifadeye sahipti. “Ne yapıyorsun burada?” diye seslendi Ezgi.

Adam, başını kaldırarak Ezgi’ye döndü. Gözlerinde tanımadığı bir karanlık vardı. “Bunu bulmanıza izin veremem,” dedi sert bir sesle. “Burası tehlikeli.”

Ezgi, bu adamın tehditkâr tavırlarına aldırmadan cesurca yanıtladı. “Burası Aylin’in kaybolduğu yer. Onu bulmalıyız. Burada ne olduğunu biliyorsun.”

Adam, biraz tereddüt ettikten sonra, derin bir nefes aldı. “Bu sır, yalnızca bazılarına aittir. Aylin’in burada ne aradığını biliyorum. Ama bu sır perdesinin arkasına girmek istemiyorsanız, burayı terk etmelisiniz.”

Zeynep, korku dolu bir şekilde Ezgi’ye bakarak, “Bunu yapamayız. Aylin’i bulmadan asla geri dönmeyeceğiz,” dedi.

Adam, bir an duraksadı. Gözleriyle, Aylin’in adını duyduğunda bir şeyin değiştiğini hissetti. “Onu bulmanıza yardımcı olabilirim ama bu, tehlikeli bir yolculuk olacak,” diye ekledi. “Her adımda daha derinlere ineceksiniz. Ve bazı sırlar, hiçbir zaman açığa çıkmamalı.”

Ezgi, adamın söylediklerine dikkatle kulak verdi. “Kim olduğunu ve neye karıştığını bilmek istiyoruz. Sadece Aylin’in peşindeyiz,” dedi. “Biz de sırların içindeyiz. Seninle bu tehlikeli yolda yürümek zorundayız.”

Adam, Ezgi’nin cesaretini görünce hafif bir gülümseme belirdi. “Tamam, ama buradan çıkmak için hızlı olmalısınız. Aylin’in izini takip ederken, yalnızca bir hedefe odaklanmalısınız. Unutmayın, bazı şeyler geri dönülmez bir yola girmenize sebep olabilir.”

Zeynep, biraz daha cesaret bulmuştu. “Tamam, Aylin’in izini süreceğiz. Ama seninle birlikte gideceğiz. Bize yardımcı olacaksın,” dedi.

Adam başını salladı ve odanın derinliklerine doğru ilerledi. Ezgi ve Zeynep, ona ayak uydurarak adım attılar. Adam, onları kilisenin arka kısmına götürdü. Orada, daha önce hiç görmedikleri bir kapı vardı. Kapı, demirden yapılmıştı ve üzerindeki semboller, kasabanın geçmişine dair daha önce gördükleriyle benzerlik gösteriyordu.

“Bu kapı, geçmişin ve geleceğin sınırıdır. Buradan geçmek, karanlığın derinliklerine inmektir,” dedi adam, kapının önünde durarak.

Ezgi, “Bunu yapmalıyız,” dedi. “Aylin’in peşindeyiz. Başka şansımız yok.”

Zeynep biraz tedirgin görünüyordu ama kararını vermişti. “Tamam, ama dikkatli olmalıyız. Geri dönüş yolu her zaman olmayabilir.”

Adam, kapıyı açtı ve karanlığa doğru adım attı. İçeri girdiklerinde, derin bir boşlukla karşılaştılar. Etraflarında ne olduğunu göremedikleri bir karanlık vardı. “Burası, Aylin’in kaybolduğu yer,” dedi adam. “Burada, kaybolmuş ruhların sırları saklı.”

Karanlık, onları yavaş yavaş sarmalamaya başladı. Ezgi, kalbinin hızla çarptığını hissediyordu. İçerideki soğuk hava, içine kadar işliyordu. “Neden burada kimse yok?” diye sordu.

Adam, “Burada insanlar yalnızca sırlarıyla gelir. Ve çoğu, asla geri dönmez,” dedi. “Ama siz geri dönmek istiyorsanız, öncelikle Aylin’in izini bulmalısınız.”

Ezgi, Zeynep’in elini sımsıkı tuttu. “Bunu yapacağız. Aylin’in sırrını çözmeden geri dönmeyeceğiz.”

Karanlık, onları yavaşça daha da derinlere sürüklüyordu. İleri doğru adım attıkça, ayak sesleri ve fısıldayan sesler etraflarını sardı. Her şey daha da yoğunlaşırken, Aylin’in kaybolduğu sır perdesi yavaş yavaş aralanıyordu.

Daha sonra, önlerinde eski taş bir odaya açılan kapı belirdi. Kapı açıldığında, içeri giren havanın içinde, ağır bir koku vardı. Ezgi’nin midesi bulandı ama bu kadar ilerledikten sonra geri dönmeye niyeti yoktu. Kapının önünde durdular.

Adam, “Buraya girmeden önce, bu sırların bedelini ödemeye hazır olmalısınız,” dedi.

Ezgi, Zeynep’e döndü. “Hazır mıyız?” diye sordu.

Zeynep, gözleri kararlılıkla parlayarak başını salladı. “Evet, Aylin’i bulmalıyız.”

Üçü bir arada, eski odanın kapısını açarak karanlığa

doğru adım attılar. İçerideki sırlar, onları bekliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.