Bölüm 3 – Gölge Diyarı Karanlık Mira’yı içine çektiğinde hiçbir şey hissetmemişti. Ne düşmek, ne uçmak… sanki bir anlığına tamamen yok olmuştu. Ama sonra… Bir ses. Fısıltı gibi ama binlercesi aynı anda konuşuyormuş gibi. “Uyan… uyan… gölgenin çocuğu…” Mira gözlerini açtığında yerde yatıyordu. Yüzüne soğuk bir sis değiyordu. Etrafına baktığında gördüğü yer, dünyadaki hiçbir yere benzemiyordu. Gök… gök yoktu. Onun yerine yukarıda sonsuza uzanan gri-siyah bir sis vardı. Zaman zaman bu sisin içinde ışık çakıyor, sonra tekrar sönüyordu. Yer… zemin… toprak değil, taş değil, ahşap değildi. Sanki gölgenin kendisi katılaşmış gibi pürüzsüz, siyah bir dokuydu. Üzerine bastığında ayak izleri parlıyor, birkaç saniye sonra siliniyordu. Mira ürperdi. “Burası… neresi?” Bir adım attı. Ayaklarının altındaki zemin su gibi dalgalandı. Ama batmadı. Derin bir nefes aldı. Sonra hatırladı. Aras. Mira gözlerini açtığı gibi panikle etrafa bakındı. “Aras?! Aras buraya geldi mi? O… o kurtuldu mu?” Ama çevresinde Aras yoktu. Sadece sis, sessizlik ve uzaklardan gelen uğultu. Tam o sırada tanıdık bir ses konuştu: “Onu buraya çekmedim. Sadece seni.” Mira döndü. Gölge varlık birkaç metre ötede süzülüyordu. Gerçek hayattakinden daha da büyük, daha netti. Gözleri artık tamamen bembeyaz değildi; içinde, sanki bir şey kıpırdıyor, şekil değiştiriyordu. “Aras masumdu,” dedi Mira öfkeyle. “Neden onu da çekmedin?” Gölge hafifçe başını yana eğdi. “Gölge diyarı masumlara kapalıdır. Sadece çağrılanlar gelebilir.” Mira’nın kalbi hızlandı. “Ben çağrıldım yani?” “Doğduğun gün.” Mira irkildi. “Ne?!” Gölge yavaşça yaklaşırken sis onun çevresinde kıvrılıyordu. “Baban… seni korumak için buradan uzak tuttu. Ama şimdi… saklanacak yer kalmadı. Çünkü mühür zayıfladı.” “Mühür mü?” Mira’nın nefesi kesildi. “Beni koruyan bir mühür mü vardı?” Gölge bir süre sessiz kaldı. Bu sessizlikte bile etraftaki sis kıpırdadı. “Uzun zaman önce,” dedi gölge, “baban buraya geldi. Çünkü sen… doğmadan önce bile karanlığın seni çağırdığı biliniyordu.” Mira geriledi. “Neden?!” Gölgenin sesi bir anda daha keskinleşti: “Çünkü sen, bizim gibi olabilirsin. İnsan ama gölgeli. İki dünyanın arasında duran bir varlık.” Mira’nın boğazı düğümlendi. “Ben… bir canavar değilim.” Gölge eğildi, Mira’nın yüzüne çok yakın durdu. “Burası seni belirleyecek. Ne olduğuna kendin karar vereceksin.” Mira konuşacakken, uzaktan gelen bir gürültü ikisini de durdurdu. FFSHHHHH—!!! Mira irkildi. Gri-siyah sis bir noktadan açıldı. İçinden bir şey koşarak geliyordu. Ama insan değildi. Dört ayaklı, ince ve uzun bir gövde… ama tamamı gölgeden oluşuyordu. Gözleri iki kırmızı çizgi gibiydi. “Bu da ne?” diye fısıldadı Mira. Gölge varlık bakışlarını yaratığa çevirdi. “Bir gölge avcısı. Burada dışarıdan gelen her şeyi yok etmeye çalışır.” Mira geriledi. “Yok etmek mi?!” “Evet. Ve seni hissetti. Çünkü sen buraya ait değilsin… henüz.” Canavar hızla yaklaşmaya başladı. Adımları zemini dalgalandırıyordu. Mira kalbi gümbür gümbür atarken gölgeye bağırdı: “Bir şey yap! O beni öldürecek!” Gölge varlık hiç hareket etmedi. “Sana ilk gücünü göstermek istiyorum.” “Mirasında var,” dedi gölge. “Dokun gölgende gizli.” Mira aşağı baktı. Hemen ayaklarının altında kendi gölgesi vardı ama normal değildi: kıpırdıyor… titriyordu… sanki nefes alıyordu. “Ne yapacağımı bilmiyorum!” diye bağırdı Mira. Gölge varlık: “Gölgen korkunu bilir. Onu yönlendirme, onunla hareket et!” Gölge avcısı Mira’ya sadece birkaç metre kala zıpladı. Mira içgüdüsel olarak ellerini önüne kaldırdı. Ve o anda… ardı ardına iki siyah kol, gölgesinden fırladı! Kol gibi ama gölgeden oluşmuş… Mira’nın hareketini taklit eden iki karanlık uzantı. ZIIING! Gölge kollar avcıya çarptı, onu havada savurdu. Avcı karanlık zemine sertçe düştü, hırladı, sonra sisin arasına geri çekildi. Mira nefes nefese kaldı. Ellerine baktı. Titriyordu. “Ben… bunu nasıl yaptım?” Gölge, Mira’ya ilk kez bir insan gibi konuştu: “Çünkü bu, senin doğuştan hakkın.” Mira geri çekildi. “Ben böyle bir şey olmak istemiyorum.” Gölgenin sesi sertleşti: “İstersen de istemesen de, içinde bu güç var. Ve kontrol etmezsen… bir gün seni kontrol eder.” Uzakta başka uğultular duyulmaya başladı. Sisin içinden yeni şekiller beliriyordu. Gölge varlık Mira’ya döndü: “Vakit daralıyor. Eğer hayatta kalmak istiyorsan… babanın bıraktığı izi bulmalısın. O iz seni gerçek cevaba götürecek.” Mira yutkundu. “Babama ne oldu?” Gölge tek bir cümle söyledi. Bu cümle Mira’nın dünyasını bir anda darmadağın etti. “Baban hâlâ bu diyarda… ama artık insan değil.”
Bölüm 3
Gölge Diyarı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.