Annemle olan keyifli zamandan sonra onu köşkümde ağırladım. Onunla birlikte çarşıları gezip annemin kraliçe olduğunu haber ettik. Doğruyu söylemek gerekirse onunla çok mutlu oluyorum. O beni mutlu eden nadir şeylerden biri oldu artık.
3. Günde anneme ne yapmak istediğini sordum.
- Açıkçası bir yemek düzenleyip kraliçenin kim olacağını seçmek istiyorum. Sana uygunmu?
- Tabii ki kraliçem, diyerek önünde eğildim.
Tatlı tatlı kıkırdadı. Ablama ve kardeşime mesaj ile haber verdim. Yemeği sarayda yemeği uygun buldular. Annem yemeği bizzat kendi hazırladı.
Ah Tanrım sen neler yapıyorsun böyle, daha dün kavga eden kardeşleri uslu uslu yemeğe oturtuyorsun!
Yemeğe ilk önce ben gittim. Sana ve annem zaten oradaydı. Arkamdan bir yarım saat sonra Pena'da geldi. Yavaşça yerlerimizi aldık.
Masa harikulade görünüyordu. Çesit çesit yemekler, tatlılar ve içecekler vardı. Teşekkürlerimizi dile getirip yemeğin keyfini çıkarmaya çalıştık. Bu zordu çünkü herkes tedirgindi.
- Sevgili ailem, babanızın ölümü bende çok büyük bir iz bıraktı. Fakat üstesinden geldik hep beraber, diye konuşmaya başladı annem.
Sonra devam etti :
- Krallığımızın kime giderse gitsin şüphesiz ki halk mutlu olacak. Yani krallığın kime gideceği sadece bizim için önemli. Bu yüzden içim rahat. Öncelikle nerede olduğumu ve neden geldiğimi anlatacak sonra seçeceğiz. Ben bir gün sarayda dolaşırken bir hizmetkar ile babanızın sarıldığını gördüm. Zaten yorgun olan ben daha da yıkıldım ve gittim. Buraya da sizi özlediğim ve pişman olduğum için geldim. Ancak babanızın ölmesini öğrenmem bana asla kaçmamam gerektiğini öğretti.
- Tamam olan olmuş boşverelim kraliçe kim olacak ona bakalım. Birde şu anki kralı unutmayalım Thomas gelsene! , dedi Sana.
" Merhaba hanımlar, merak etmeyin kim kraliçe olursa o istediğini kral yapabilir. Ancak şu an kayıtta ben varım:)" dedi Thomas.
- Anne sen kraliçe olarak kayıtta değil misin?, dedim.
- Ah evet canım, 1 ay için Sana'yı uğraştırmayayım dedim.
" Ne iyi ettin " dedim fısıldayarak.
- Ee ben kararımı verdim kraliçe, dedi ve bizden tepki beklercesine durdu. Nefesler tutulmuştu.
" !PENA! "
" Bittik biz " diye fısıldadım.
