Kütüphaneden kitapla ayrılmak istedim ama Ms. Emily beni durdurdu
Ms. Emily: Nereye, o kitabı alamazsın.
- Neden, yazdırdım bile.
Ms. Emily: Bu sonsuza kadar rezerve, Reece için.
Kitaba canım pahasına sarıldım ve koşmaya başladım bu kadının nazını çekmezdim, arkamdan seslenmesine aldırmadan koştum eve gidince kitabı daha detaylı inceledim ama ne aradığımı bile bilmediğim için hiçbir şey elime geçmemişti zaten Reece'nin diyalogları da silinmişti.
Peki asla beni terk etmeyen boğuk sesler ve onların bana kazandırdığı hiç geçmeyen endişe ve izleniyormuş hissi ne olacaktı.? Annem aşağıdan bağırmaya başladı
Annem: Saraahh Joe gelmiş seni dışarıda bekliyor.
- Geliyorum.
Dışarı çıktım kulağımın dibindeki fısıltılar yavaş yavaş yükselmeye başladı.
Fısıltılar: kaç... Kaç... KAÇ...
Bedenimi saran endişeyle ayaklar ilerlemeye başladı Joe'yi gördüğüm an çığlık atarcasına bir ses
Fısıltılar: KAAÇÇÇ...
Titredim. Joe önümde geniş omuzlarıyla duvar gibi duruyor. Mutfak kapısına koşuyorum annem şaşkınlıkla bana bakıyor kapıyı çarpıp çıkıyorum, nereye bilmeden koşuyor ayaklarım. Sesler durdu bende durdum nefes nefese kaldım. Tracy önüme geçti
Tracy: Nereye, bizden kaçabilirsin ama duyduklarından değil
- Sen nerden biliyorsun
Tracy: Hepimiz bunun parçasıyız.
Ve diğerlerini de gördüm sırayla Joe, Abigal, Reece ve Sally karşımda duruyordu.
Fısıltılar tekrar netleşerek yükseliyor
Fısıltılar: kaç... Kaç... KAÇ...
Ama gidemezdim. Kendimle çelişiyor, sorularıma yanıt arıyor bir de kaçıyordum.
- Siz kimsiniz.
Reece: Biz senin arkadaşlarınız.
- Sizi değil, sizi kontrol edenleri tanımak istiyorum...