İçeriğe geç

Gökyüzünün Altında

Bölüm 5 · 11 dk okuma

Gökyüzünün Altında

Bölüm 5

3.Bölüm

Bugün çok önemli bir görevim vardı o da Annanemle dedemi birleştirmek.Verilen bu zorlu görevi yapamazsam çok üzülürdüm.Bence ben çok inatçı bir kişiliğe sahip olduğum için kabul edebilir.Kendime güveniyorum, bence olacak bu iş.Sabah zar zor uyandığım sırada çalan telefonuma uzandım.Arayan annemdi ve her zaman olduğu gibi "yemeğini yedin mi Ekin?" diyordu bilmiyorum ama tüm anneler böle galiba.Bir yalan uydurup rahat bir şekilde salona geçtim.Salondaki perde kapalı olunca ev daha çok sıcak olmuştu.Pencereyi açtığımda içeri vuran temiz havayla yüzüm gülmüştü.

Buzdolabından çıkardığım malzemelerle ufak çaplı bir kahvaltı hazırladım.Salona geçtim ve televizyonu açtım.Televizyonu açmamla içim karardı.Bu tarz kanaların kapatılması gerektiğini düşünüyorum çünkü sabah sabah bir Cinayet vakası izlemeyi sadece manyaklar isterdi.Televizyondan sevdiğim bir çizgi filim açtım.Ne zamandır izlemediğim mucize uğurböceği baya sarmıştı.Merinetin salaklığı yüzünden asla kavuşamayan bu çizgi filimin tam burasında sinirleniyordum. Yemeğimin çoktan bitirmiş çizgi filim izlerken kendimden geçmişim.Telefonumun çalmasıyla kanepeden düşmekten kıl payı kurtulmuştum.Arayanın Koray olduğunu görünce tekrar kanepeye uzandım."Ekin ne yapıyorsun ya hiç arayıp sormuyorsun beni.Partide zaten atıp gittin kızmadığıma dua etmek yerine üstüne arayıp sormuyorsun vala kırıldım haberin olsun."dedi sinirle.Hangi birini cevaplayacağımi şaşırdığım cümle yığının altında kalmıştım."Dedem rahatsızlanmış hastaneye gitmiştik"dedim sadece.Korayın beni anlamasını sağlayacak tek cümleydi."Geçmiş olsun ekinde sen niye oğuzla gittin bakim.Yoksaa..."diye sorunca sadece gülmüştüm."Kafanda kurma bi,yanımda oğuzalp vardı ben gidecekken o da benimle gel dedi o yüzden onunla gittim."dedim.Korayın konuyu uzattıkça uzatacağı belli olunca telefonu kapattım.İşim var bahanesi aslında gerçekti.Üstümü giyinirken bir yandan da korayın saçma sapan konuşmasına takılmıştım.Oğuzalpin benden hoşlandığını söylemesi nedense miğdemde kelebek etkisi yaratmıştı.Hazırlandıktan sonra evden ayrıldım.Annanemin evi çok uzak ve sakin bir yerdi.Oranın mahallesini ve eskiyi andırmasından dolayı seçmişti evini.Evin bizden uzak olması beni zorluyacaktı.Bugün nedense yazlık çiçekli bir elbise ve bir topuklu giymiştim.Bu topuklularla tabiiki oraya kadar yürüyemezdim.Yakınlarda olan Rüstem abinin taksisi bu günlerde çok iyi oluyordu."Nereye gidiyorsun bakalım Ekin kızım"diye sordu.Arka yolcu koltuğundan hafif eğilerek gülümsedim."Annannemi ziyarete gidiyorum Rüstem abi biraz önemli bir sorun varda"dedim hemen.Rüstem abi dikiz aynasından bana bakarak anladım şeklinde kafa salladı."Sen neler yapıyorsun sanki biraz yoğun gibisin"diye sordum.Rüştem abi kavşağı döndükten sonra derin bir nefes verdi."Hiç sorma Ekin bizim oğlan galiba bir kıza aşık oldu.Değişik şeyler giymeye başladı ama baya yakışıyordu bizim kerataya"dedi.Rüstem abinin oğlu Burak.Burak neredeyse bizimle büyümüş gibi bir şeydi.Burak pek kız peşinde koşacak biri değildi ama demek ki bir şeyler onun için değişmiş."Ee ne güzel Rüstem abi ,fena mı bir gelin kızınız olsa"dedim gülerek.Rüstem abi de dediğim şeye gülmüş ve kafasına yatmış gibiydi.Annanemin mahallesinde inmiştim taksiden.Rüstem abiyede teşekkür ettikten sonra yirmi üç numarada oturan annenemin evini aramak kalmıştı.Buraya yeni taşıdıkları için pek bilmiyordum.Mahalledeki teyzeler dedikodularını bırakmış beni izliyorlardı.Durum biraz rahatsız edici olsada umursamadım.Önümden geçen mavi elbiseli kadının beni anlayacağını düşünüp durdurdum."Bir şey sorabilir miyim?"diye sordum kadına.Kadında beni buralarda ilk defa gördüğü için beni baştan aşağı süzdü."Tabiiki sorabilirsiniz?"dedi.Bende lafı uzatmadan sordum.Kadın biraz ilerledikten sonra sağa dönünce yirmi üç numarayı bulursun deyince bende tekrar yürümeye başladım.Kadına tabiiki teşekkür etmeyi unutmadım.Sağa döndükten hemen sonra numarayı görmemle mutlu olmuştum.Kapının önünde durdum ve kapıyı nazikçe çaldım.Kısa beklemenin ardından kapı yavaşça açıldı.Annanemin neşeli yüzünü görmemle ona sarıldım."Hoşgeldin Ekin ,ne iyi ettinde geldin.Kiz seni görmeyeli çok olmuş canım torunum benim"dedi.Annanemin bu tatlı karşılamasına alışkınım."Bende seni özlemişim ananem "dedim.Annanem bana içecek getirmek için gidince ayağa kalktım.Dedemle olan fotoğraflarını incelerken birbirlerine bakışlarında resmen aşk akıyordu.Oluyordu bazen sevdiklerimizle kavga eder ama gerçekten seviyorsak elbette tekrar barışırdık.Biribirlerine olan uyumları da pek güzeldi ve bende bu iki aşığı tekrar kavuşturacaktım."Al bakalım canım,ellerimle hazırladığım vişne suyunu iç bakalım beğenecek misin?"dedi gülümseyerek.En sevdiğim vişne suyunu unutmamış olması beni biraz duygulandırmıştı."Ellerine sağlık annene çok güzel olmuş ve ayrıca hala en güzelini sen yapıyorsun"dedim onu şımartarak. Annanemde hemen buna kapılınca mutlu olmuştu."Arada gel ben sana hep yaparım kuzum benim"dedi sevecenlikle.Annanemle çocukluk anılarımdan konuştuk,yetiştirdiği sebzelerden bahsetti.Artık konuyu açamam gerekiyordu o mutlu yüzü gidecek gibiydi."Annane dedemle olan kavganızı duydum.Aranız baya açılmış ve dedem çok pişman sence bir şansı daha hak etmiyormu"diye konuya girdim.Annanemin modu düştü ve yüz hatları sinirden gerildi."Ben ona şans falan veremem hiç kusura bakmayın"dedi sitemle.Bende konuyu derinden girmeye karar verdim."Çocukken hep sizin bahçenizde koştururdum ve sizde dedemle çok iyi bir çiftiniz.Size imrenirdim hep,sizi izlerdim ve gözlerinizdeki aşkın nasıl bir şey olduğunu düşünürdüm."dedim üzgünce.Ellimde duran fotoğrafı ona uzattım.Sanki duygulanmıştı ve bilmiyorum ama kabul edecek gibiydi.Fotoğrafı geri bana uzattı "Biz önceden mutluyduk Ekin seninde dediğin gibi eskiden..."dedi ve dışarı çıktı."Ama neden böyle yapıyorsun annane bak dedem gerçekten çok üzgün seninle barışmak için her şeyi yapar."dedim son bi umutla.Annanemin ağladığını görünce ona sarıldım."Lütfen ağlama annane bir kere dedemle konuşsan ne olur benim için"dedim.Annanem benden ayrıldıktan sonra olmaz Ekin evine git demişti sadece.Başarızılığımla eve dönmek istemiyordum.Ayaklarıma vuran topukluyu bile umursamadan hızlandım.Üzgün olunca sinirleniyordum şu an olduğu gibi.Yapamayınca çok fazla sinirlenirdim ve şu an baya üzülmüştüm üstüne.Taksiye bile binmeden yürümeye devam ettim.Mahalledeki kadınlar tekrar bana dönünce onlara bakmadan ilerlemeye devam ettim.Hala vazgeçmemiş bir halde eve doğru yürümeye devam ettim.Korayı aramaya karar verince hemen telefonumu açtım.Korayın telefonu hala açmayışına kırılmıştım. Telefon kullağımda onun açmasını bekledim. "Koray şu telefonu biraz daha açmasaydın seni bulup öldürecektim. Bana diyorsun kendin telefonu açmıyorsun be oğlum."dedim sitemle.Korayın hala cevap vermeyişi beni şüphelendirmişti."Şey-y Koray sevgilisiyle konuşuyor şu an ,ben oğuzalp"dedi oğuzalp.Telefonu onun açmasını Beklemediğim son kişiyede rezil olmuştum.Korayın telefonunu niye açmıştı ki."Telefonu sen niye açıyorsun oğuzalp"diye sordum.Ona rezilliğin üstüne adamıda suçlamaya ben olsam bende gülerdim."Senin aradığını görünce açtım başkası olsa niye açıyım telefonu canım"dedi gülerek.Kalbimin hızlanmasıyla heyecanlanmıştım.Bu duyguyu hissetmek bile kanımı ısıtmıştı.Aşık olunca böyle saçmalamayı bile seviyordum."Peki siz neredesiniz şu an"diye sordum.Oğuzalp gürültülü bir yerden çıkmış ,sakin bir yere gitmişti.Azalan sesle onu daha net duyabilirdim. "Bende pek bilmiyorum parti gibi bir yer ,korayın arkadaşının partisindeyiz. Sen nerdesin?"diye sordu merakla.Ben bu zorlu yolda cebeleşiyorum demek yerine daha düzgün şeyler söylemeyi tercih ettim."Annanemin evinden yeni ayrıldım şu an yürüyorum.Ve bu arada işide batırdım galiba"dedim üzgünce.Oğuzalpin tatlı gülüşünü duyunca bende gülümsedim."Gerçekten kadınla konuşmanı merak ettim.Kim bilir kadına ne dedin yazık kadına Ekin"dedi.Benimle dalga geçmesine sinir olmuştum."Ne yazık ya gayet medeni bir şekilde konuya girdim bi kere"dedim sitemle.Oğuzalpin keyifle gülmesiyle dikkatim dağılıp ayağımı burktum.Benim bağırmamla yere düştü telefonum.Ayağım acısıyla her şeyi unuttum.Canımın yanmasını bırakıp telefonuma uzandım."Ekinn iyi misin Ekin,Ekin!!!"diye bağıran oğuzalpin sözünü kestim."ayağımı burktum ya da kırıldı bilmiyorum ama canım çok yanıyor"dedim ağlamaklı.Ayağıma dokunamıyordum bile umarım kırılmamıştır."Bir yere otur beni bekle tamam mı?"dedi ve telefonu kapattı.Uzun bir süre bekledikten sonra oğuzalp beni aradı."Bana konum atar mısın Ekin"dedi sadece.Bende bulunduğum yerin konumunu attım.Oğusalpin arabasını görmemle yüzüm gülmüştü.Arabadan indikten sonra hızlı adımlarla yanıma geldi."Canın çok yanıyor mu?.Hemen hastaneye gitmeliyiz.Soru. olmazsa kucağıma alacağım."dedi mesafeli.Şu an canımın yapmasıyla ilgileniyordum.Teklifini kabuk etmekle kucağına aldı.Benim boyumdan çok uzundu.Onun yanında kısa kalmam çok hoştu.Bir altmış ben bir seksen boya tabiiki minik kalırdım.Arabaya yerleştikten sonra birlikte hastaneye doğru ilerledik."Gerçekten çok değişiksin.Bir insan düz yolda nasıl ayağını kırabilir?"dedi bana bakarak.Kendimi şuç işlemiş bir çocuk gibi hissediyordum. "Ben sanki nasıl olduğunu biliyorum. Ve ayrıca garip olan sensin"dedim gülerek.Oğuzalp kendisine garip denmesini şaşırarak karşıladı."Benim garip olduğumu söylemenin bir nedeni olduğunu düşünmüyorum Ekin hanım."dedi alayla.Ayağımın acıdığını söyleyerek konuyu değiştirmeye çalışmamı fark ettiği an "Tabiiki nedeni yok"dedi gülerek.Tartışarak geldiğimiz hastanede bile birbirimize uğraşıyorduk.Doktor benimle ilgilenirken diğer doktor da soru soruyordu."Ayağınızı nasıl burktunuz hanım efendi"diye sordu doktor.Oğuzalp kısa bir bana baktıktan sonra doktora döndü."Söyle ki hanım efendi düz yolda yürürken nasıl olduysa ayağını burkmuş biraz sakarda"dedi bana bakarak.Yüzündeki sırıtmaya daha fazla dayanamıyorum.Ama olay anlattığı gibiydi.Ayağıma sargı yapıldıktan sonra beni Oguzalple baş başa bırakmışlardı."Şimdi daha iyisin demi Ekin"diye sordu.Ben bu adamı çözemiyordum bir bakıyorum benimle ilgileniyor bir bakıyorum benimle uğraşıyor gerçekten asıl garip olan o."Çok iyiyim ben,bir an eve gidelim"dedim.Koluna girdikten sonra dışarı çıktık.Hastanenin önü çok sakin ve boştu.Arabaya bindiğimizde hemen şarkı açtım.Oğuzalpin bakışları benim üzerimdeydi."Eve gitmeden önce bir şey söylemek istiyorum."dedi gülümseyerek.Şarkının sesini azıcık kıstım."Tabii sorabilirsin"dedim merakla.Oğuzalp sırıtarak arabayı çalıştırdı."Yarın müsait olursan annaneni ziyarete gidelim.Yarım kalan işini de benim sayemde bitirmiş olursun.Hem mutlu olursun"dedi bana bakarak.Benimle vakit geçirmek için güzel bir bahane bulmuştu.Bu davranışı hoşuma gitmişti,sanki midemdeki kelebeklerin dans etmesi gibiydi.Kalbimin üzerine sadece bir tek kelebek konmuştu o da oydu."Müsait olurum galiba ama bilmiyorum.Ama eğer annanemi ikna edemezsen işler değişir."dedim ona bakarak.Oğuzalp "o zaman bir idaya girelim.İkimizden biri kazanırsa istediği her şeyi yapacak"diye önerdi.Bu idaya girecektim hatta ben kazanacaktım."Tamam ben varım"dedim.Annem ve babam evde beni bekliyorlardı.Oğuzalp annemi aramış ve olaydan bahsetmiş.Umarim annem bu kız sakar normal dememiştir."İdayı ben kazandıktan sonra idaya girdiğine pişman olacaksın minik kız."dedi göz kırparak.Evin önünde durmuştuk."Görelim bakalım kim kaybediyor ,kim pişman oluyor beyfendi"dedim gülerek.Oğuzalin koluna girdiğimde kendimi güvende hissetmiştim.Asonsörden indikten sonra kapıda bekleyen annemle babamı gördüm.Annem koşarak yanıma geldi."Ah kızım ah hiç dikkat etmiyorsun ki kendine,bir insan düz yolda nasıl ayağını burkabilir"dediğinde yanımda gülmemek için kendini sıkan oğuzalpin karnına vurdum."Dedim ya anne yanlışlıkla oldu"dedim sitemle.Annem beni yatağıma götürürken kulağıma fısıldadı "Yanında ki oğlan pekte iyi biri,seninle ne güzel ilgileniyor hiç fark ettin mi?"dedi.Bende annemi dinlerken gülümsedim."Adı oğuzalp"dedim anneme.Annemde gülümseyerek beni yatağıma yatırdı."Bu beyefendiyi kaçırma derim Ekin"dedi överek.Annemin damat beğenmesini ilk defa yaşıyordum.Eski sevgililerimi hiç bu kadar övememişti ve bence haklıydı.Oğuzalp kapıyı tıklatınca kapıya baktım.Annem içeri gel demesiyle odaya girdi.Annem odadan çıktığında ne yaptığını çözmüştüm."Odanda senin gibi rengarenk ve garip "dedi gülerek.Bu garip olan şeyin farkındaydım ama o söyleyince bunu sevdiğimi fark ettim."Odama garip demene sinirlenmeyeceğim çünkü öyle"dedim gülümseyerek.Oda odamı tekrar inceledi."Bu senin çocukluk fotoğrafın mı"diye sordu.Küçüklük fotoğrafımın dikkatini çekmesini beklemiyordum."Evet"diye cevapladım.Yüzündeki gülümseme genişledi ve fotoğrafı yerine koydu."Eskiden de tatlıymışsın"dedi bana bakarak.Benim tatlı olduğumu söyledi ya da ben hayal kuruyordum bilmiyorum ama kalbim delicesine atmaya başladı."Bugün hem garip hemde tatlı olduğumu söyledin.Ve galiba sende tatlı olduğumun farkındasın"dedim gülümseyerek.Yanıma doğru yaklaştı."Evet farkındayım.Ve bence hala garipsin ama bu garipliğin bile hoşuma gidiyor"dedi sırıtarak.Onun gülümsemesi ve iltifat ettiği her an kalbimin ritmi değişiyordu.Kahverengi gözleri parlıyordu ve ben onun içinde kendimi bulmuştum.Onun beni sevdiğini hissediyordum ve bilmiyorum ama onun yanında şımarasım geliyordu."Yarın görüşürüz o zaman Ekin hanım.Eğer sende müsait olursan tabii"diye sordu.Teklifi zaten kabul etmişim ama ona söyelmeyecektim.O kadar kolay birisi değildim."Müsait olursam seni ararım"dedim gülümseyerek.O da sırıtarak odadan çıktı.O dışarı çıktı ama kokusu hala buradaydı ve ben bu kokuyla yatacaktım bugün.Annemin oğuzalple konuştuğunu duydum ve annem ona teşekkür ediyordu.Öğlen pek uyumazdım ama biraz uyumak iyi olabilirdi.Odamda sıkılmaya başlayınca bende uyumanın güzel bir fikir olduğunu düşündüm.

◇

"Sema abla nasıl olmuş ya,bizim kız tabi sakar ondan olmuşur kesin."diyordu fısıldayarak. Korayın sesine benziyordu ama çoo kısık geliyordu." Koray hiç sorama düz yolda burkmuş ayağını bizimki.Eğer o oğlan olmasaydı daha kötü olabilirdi."diyordu annem. Annem koraya tek tek anlatıyor koray hepsine şaşırarak cevap veriyordu.Dedikoduyu fazla abartmaya başladıklarında yataktan kalkmaya çalıştım.Koray Oğuzalpi övüyordu annemde onu onaylıyordu."Anne bana bir yardım eder misin?"dedim bağırarak.İçeride sessizlik oluşmuş koşar adımlarla gelenin kim olduğuna baktım."Uyandın mı kızım.Ne oldu"diye sordu.Araksından gelen Koray hemen yanıma geldi."Biraz hava almak istiyorum"dedim.Koray elimden tutup beni kaldırdı."Kız nasıl oldu da burktun ayağını"diye sordu sanki bilmiyormuş gibi.Balkona çıktığım an yaşadığımı hissettim."Bende bilmiyorum ya ayağım kaydı sonra ayağımı burktum."dedim koraya bakarak.Korayda anlıyorum demişti.Daha fazla soru sormak istiyordu ama ona sert bakışlar atıyordum. Annem mutfakta bana yiyecek bir şeyler hazırlıyordu.Korayla balkonda oturmak iyi gelmişti.Kısa bir süre sonra kapı çaldı ve Koray koşar adımlarla kapıya gitti."Kuzum hoşgeldinn Vala bi an gelmeyeceksin sandım.Iki dakikalık yolu iki saate geldin kübra"dedi sitemle.Kübrayı görmesemde göz devirdiğini biliyordum.Kübra balkona geldiğinde hemen bana sarıldı."Ekin geçmiş olsun canım.Biraz geç kaldım kusura bakma"dedi bana sarılarak.Korayda hemen atıldı "Kusura bakarız efendim,kız burada komalık olmuş sen en son geliyorsun"dedi kübraya bakarak.Kübra benden ayrıldıktan sonra korayın karnına vurdu."Kızım senin elinde ne ağır be ,öküze vuru gibi ne vuruyorsun."dedi karnını tutarak.Kübra "öküzsün zaten sorun olmaz" dedi gülerek.Korayın bazen öküzlüğü tutuyordu.Olayı kübraya abartarak anlatan korayı sabırla dinliyordum.Her şeyi abartarak anlatıyordu ve komada olamsamda komaya girdi diyordu.Annem yemek hazır demesiyle dualarım kabul oldu.Koray elimden tutarak içeriye götürdü.Masayı donatmış yine sultanım.Annemin yemekleri gerçekten çok güzel oluyordu.Annemin yemeğe olan aşkı aileden gelmeydi.Annaneminde yemekleri pek güzel oluyordu.Ama kırılmasınlar diye ikisinide övüyorduk. Yemekleri yerken bir yandan da sohbet ediyorduk.Korayın bizi güldürmesi yüzünden ölmekten kıl payı kurtulmuştum.Hava kararmaya başlayınca Koray bize bahane uydurup sevgilisiyle buluştu.Kübrada bir işi olduğunu söyleyip ayrıldı.Bende odamda kitap okumaya başladım.Kapının açıldığını görmemle kullaklığımı çıkardım ve içeri giren annemi izledim."Sana meyve getirdim canımm.Bu arada Baban iş gezisine gitti bir hafta falan yok."dedi masama tabağı koyarken.Babam galerici olduğu için arada başka şehirlere gitmek zorunda kalabiliyordu. "Meyve için teşekkür ederim sultanım.Babam ararsa iyi olduğumu söyle lütfen olayları abartıpta adamı endişelendirme"dedim anneme bakarak.Annemde hafiften gülümsemiş olsada bana söz verip odamdan çıktı.Kullaklığımı tekrar kulağıma taktım ve kitap okumaya devam edecekken bir bildirim geldi.Dikkatimi pek vermek istemesem de merak edip bildirime tıkladım.Asla inanamayacaksınız ama Oğuzalp "Nasılsın, seni merak ettim"yazmıştı.Bildirimi görmemle kalbimin ritmi değişmeye başladı.Beni merak etmişş.

Bir kaç dakika beklettikten sonra "Gayet iyiyim,peki sen nasılsın"diye yanıtladım.Mesajın gittiğini gördüğümde masadan kalktım.Bunların hepsi heyecandan oluyordu.Bu duyguyu hem seviyor hemde çok nefret ediyordum çünkü böyle değişik davranıyordum.Mesajı atmamın ardından bir dakika sonra bildirim gelmişti.Bende masama tekrar oturup ne yazdığına baktım.

"İyi olmana sevindim canım,bu arada numaranı koraydan istedim çünkü inatçı biri olduğun için numaranı vermezdin bende koraydan istedim."diye yazdığında kahkaha attım.

"İnatçı olmam seni mutsuz etmiş gibi"dedim.Arka plandan da en sevdiğim şarkı çalıyordu.Ona yazarken bu şarkı gibi hissediyordum ama bunu biraz geç öğrenmesini istiyordum.

"İnatçı olmanı seviyorum ve galiba sende en çok bunu seviyorum küçük hanım"diye yazıp gülen yüz koymuştu.Ekrana sırıtarak bakıyordum.

"Bunu bilmem iyi oldu"yazıp bende gülen yüz koydum.Şu an ekranda güldüğünü hissediyordum.Gülüyordur dimiii.

"Yarın için karar verdin mi?.Ben bu zorlu görevi basit bir şekilde harledeceğim Ekin hanım sen bana güven"dedi. Onunla idaya girmek bir hata olsada onunla bir şeyler yapmak hoşuma gidiyordu.

"Geleceğim ve o basit dediğin işi yapamayışını büyük bir keyifle izleyeceğim ve idayı ben kazanmış olacağım oğuzalp."diye yazdım.

"Yarın bu kadar id olacak mısın merak ediyorum"diye yazmış.Ben kaybedeceğimi bilsem bile asla söyleyen insanlardan olmadım.O benim garip hallerimi bile sevdiğini söylemişti ve ben bunu hiç unutmuyorum.

"Görürüz beyfendi"yazdım iddialı bir şekilde.

"Görürüz hanımefendi"yazdı ve konuşmamız burada bitti.Onunla doyasıya konuşmak istiyordum ama konuşacak pek bir şey kalmamıştı.Hiç beklemedim bi anda hayatıma giren bir insana şimdiden alışmıştım.Tüm gün beraber olsak asla sıkılmaz,sürekli sohbette edebilirdik.Onunla sohbet ederken onu gülerken izlemek bile beni mutlu ediyordu.Sanki dünyanın en güzel gülüşünü ona vermişler.Ondan hoşlanıyorum ama aşık olurmuyum ya da o bana olur mu hiç bilmiyorum.

Bölüm sonu

1 yorum