Roselna, Sidelya'yı kolundan tutup çekiştirerek odasına getirmişti.
"Hadi seç birini giy." Dedi. Sidelya dolaba baktı.
"Niye?" Roselna gülerek göz devirdi.
"Hadi ya abimler seni kaçırmadan biraz dışarı çıkalım. Seninle alışveriş yapmak çok eğlenceli olacaktır." Dedi. Sidelya kaşlarını çatarak Roselna'ya baktı.
"Abimler seni kaçırmadan derken?" Diye sordu. Roselna, Rafael'in Sidelya'ya hiçbir şey anlatmadığını fark etti.
"Abim seni de alıp Zeus ile eğlenmeye götürecek." Sidelya kollarını göğsünde billeştirdi. Rafael'in kendisine sormadan plan yapmasına zaten sinirlenmişti ama şuan Roselna'nın gelmemesi daha çok sinirini bozmuştu.
"Sen niye gelmiyorsun?" Diye sordu. Roselna omuz silkti.
"Abim sizi dünyada gece kulübü diye biryere götürecek beni oraya götürmez." Dedi. Sidelya bu konuyu Rafael'le konuşma kararı aldı.
"Hadi seç de hazırlanalım." Dedi.
Sidelya elbiselere baktı. Roselna'nın elbiseleri gerçekten çok güzeldi. Roselna fazlasıyla zevkli bir kızdı. Sidelya büyücü kıyafetlerinden pek anlamıyordu ama Rafael'in tarzını da çok beğeniyordu. Ya da giydiklerini Rafael'e fazla yakıştırıyordu emin değildi.
"Bence bu mavi olan sana çok yakışacak." Diyerek Sidelya'ya bir elbise verdi. Sidelya elbiseyi alıp hazırlanırken Roselna da onunla birlikte hazırlandı. Sonunda ikisi beraber Rafael'in odasına çıktılar.
"Buraya niye geldik?" Diye sordu Sidelya.
"Abime haber vermek için." Sidelya yine kaşlarını çattı.
"Abine haber vermek zorunda değilsin." Roselna gülümsedi.
"Zorunda olduğum için değil canım istediği için haber veriyorum. Abime yıllar sonra tekrar bulmuşum birazcık yanlız olmadığımı hissedeğim diye böyle davranmak hoşuma gidiyor." Dedi. Sidelya biraz ona üzülmüştü. Roselna kapıyı çalıp Rafael'in gel demesini beklemeden kapıyı açtı.
Rafal dönen sandalyesiyle kapıya doğru döndü. Rafael'in üzerindeki gömleğin düğmeleri açıktı ve bu yüzden Sidelya gözlerini Rafael'in karın kaslarındaydı.
"Abi biz dışarı çıkıyoruz alışveriş yapıcaz haberin olsun." Dedi. Rafael masadaki kürede yine Zeus ile konuşuyordu. Rafael Sidelya'nın gözlerinin kendi vücudunda olduğunu görünce gülümsedi.
"Çok güzel olmuşsun Sidelya." Sidelya Rafael'in cümlesiyle sonunda gözlerini vücundan ayırıp yüzüne baktı.
"Teşekkür ederim. Gelince seninle konuşmak istediğim bir konu var." Dedi. Rafael meraklanmıştı ama merakını gizledi.
"Umarım tahmin ettiğim konudadır." Dedi Sidelya'yı süzerken. Sidelya göz devirdi.
"Bence değil." Dedi.
Zeus onları ekrandan izlerken gülümsüyordu. Sidelya saçlarını önde düzelterek sinirli olmaya çalışarak konuştu.
"Neyse gidiyoruz biz." Dedi. Rafael kaşlarını kaldırarak imayla gülümsedi.
"Bak bak. Haber mi veriyorsun bakim sen bana." Sidelya bakışlarını kaçırdı.
"Ne alaka be Roselna haber verdi ben bir an önce gitmek için konuyu kapatıyorum. Üstelik canım bir yere gitmek istese senden izin alacak değilim çıkar giderim." Rafael kaşlarını kaldırdı.
"Bak işte bu doğru değil. Benim iznim ve haberim olmadan hiçbir yere gidemezsin. Gidersen de dönmemek üzere gidersin." Dedi gayet ciddi bir şekilde. Sidelya Rafael'in bu ciddiyetini uzun uzun izledi. Bir kere daha gözleri Rafael'in karın kaslarına kaydı ama hemen bakışlarını çekip başka tarafa baktı. Rafael bir kere daha buna güldü.
"Hadi git gez bakalım güzel kahinim." Dedi küçük bir çocukla konuşur gibi. Roselna buna gülmüştü ama Sidelya sinirle kapıdan çıkıp gidince Roselna da arkasından gitti.
"Abim sana güzel kahinim mi dedi bana mı öyle geldi." Sidelya sinirle merdivenleri indi.
"Abin bir mal. Ona daha önce bana öyle hitap etmesini söyledim." Dedi. Roselna'nın gülüşü büyüdü.
"Yani sana daha önce de böyle hitap etti. Vay be çok romantik." Sidelya durup Roselna'ya baktı.
"Nesi romantik be." Dedi. Roselna sessizce güldü. Ve beraber dışarı çıktılar.
Rafael bir süre kapanan kapının ardından kaptıktan sonra küreye döndü.
"Sen baya baya aşıksın he." Dedi Zeus. Rafael derin bir nefes alıp elleriyla saçlarını karıştırdı.
"Bana yardım et Zeus ne yapacağım ben?" Dedi Rafael. Zeus, Rafael'in kafasının karışık olduğunun fazlasıyla farkındaydı.
"Rafael kalbinden ne geçiyor?" Diye sordu Zeus. Rafael'in kalbinden geçen istemsizce hareketlerine zaten yansıyordu.
"O kız benim kaderim, bırakamam." Dedi. Ama bunu yapmaması gerektiğinin farkındaydı.
"Peki mantığından ne geçiyor?" Rafael bunu düşünmeye bile yanaşmayacak kadar fazla ayık olmuştu.
"O kızı bırak geri dönmesini sağla." Dedi. Zeus çok karmaşık bir durum olduğunun farkındaydı.
"Peki vicdanın o kızı bırakmaya el veriyor mu?" Rafael bunu uzun uzun düşündü.
"Veriyor." Dedi.
Zeus, Rafael'e baktı bir süre. Rafael oflayarak başını geriye yasladı.
"Biliyor musun Zeus? Herşey planlıydı. Ben bu kızı kullanarak buraya geri dönecektim, sonra kızdan kurtulacaktım. Ama öyle olmadı. Bu kız benim mantığımı her görüşte biraz daha çiğnedi. Düşünce duygum tamamen ona kaydı. Adını ağzına alma adını bile duyunca kalbimin ritmi değişiyor. Ben farkında bile değildim. Onu öperken, yalakalık yaparken, yalandan flörtleşirken hiçbirinde Sidelya'ya bağlandığımın farkında bile değildim. Ben bu kıza nasıl git diyeceğim oğlum. Daha fazla yanımda kalamaz." Dedi. Zeus da aklından geçeni pat diye söyledi.
"Yarın o kızı buradan göndereceğiz. Anlıyorsun değil mi Rafael bana bırak ben herşeyi ayarlayacağım. Sen sadece vakti geldiğinde onu buradan götürün diyeceksin. Anlaştık mı?" Rafael istemeye istemeye kabul etti.
"Anlaştık."
*****
Sidella ile Roselna eve geldiğinde Rafael odasında değil kapıdaydı.
"Napıyorsun sen burda?" Dedi Sidelya sinirli bir sesle.
"Odamdan çıkmam yasaktı da benim mi haberim yok." Dedi Rafael. Sidelya elindekileri yere bıraktı.
"Kız kardeşini bir doktora götür çünkü alışveriş yapma hastalığı var." Dedi Sidelya hayıflanarak. Roselna dudağını büzdü.
"Aşk olsun ne güzel birşeyler aldık işte." Dedi Roselna. Hem kendine hem de Sidelya'ya bir sürü elbise almıştı. Rafael çaktırmadan poşetlere bakmaya çalıştı.
"Ne aldınız?" Diye sordu. Sadece Sidelya ile konuşmak için konu açılsın diye demişti.
"Roselna boyu boşuna bir sürü gedeksiz elbise aldı." Dedi Sidelya. Roselna, Sidelya'ya döndü.
"Nesi gereksizmiş pardon?" Dedi. Sidelya bıraktıkmarı poşetleri gösterdi.
"O kadar kalacağım ne malum. Belki evime dönmek isteyeceğim, bu kadar elbiseye ihtiyacım yoktu." Dedi Sidelya. Rafael kaşlarını çatarak içini kaplayan hafif korkuyu bastırmaya çalışarak Sidelya'ya baktı.
"Gidecek misin?" Dedi. Sidelya birşey diyemeden Rafael'e baktı. Gitmek istemiyordu ama sonsuza kadar burada kalamazdı.
Roselna odasına geçerken Sidelya ile Rafael hala birbirlerine bakılordular. Rafael bir yanıt bekliyor, Sidelya ise ne diyeceğini bilemiyordu. Gözlerini kaçırıp Rafael'in elini tutarak merdivenlere yöneldi. Adım adım merdivenleri çıkıp Rafael'in odasına geldiler. Sidelya, Rafael içeri girince elini bırakıp kapıyı kapattı. Rafael yatağa oturunca Sidelya da Rafael'in masasındaki sandalyeyi çekerek karşısına oturdu.
"Seninle birşey konuşacağım." Dedi Sidelya. Rafael göz devirince kaşlarını çattı.
"Noldu?" Diye sordu Sidelya anlam veremeyerek.
"Elimden tutup odama getirince aklıma başka şeyler geldi. Birşey konuşucam deyince yine hevesim kırıldı." Dedi sırıtarak. Bu sefer göz deviren Sidelya'ydı.
"Ben ciddiyim Rafael." Dedi. Rafael bu sefer Sidelya'nın gerçekten ciddi bir şey konuşacağını fark etti.
Dirseklerini dizine dayayarak Sidelya'ya baktı.
"Dinliyorum." Sidelya gerçekten dinlediğini fark edince anlatmala başladı.
"Benimle birlikte dünyaya inecek mişsiniz?" Rafael onaylayarak başını salladı.
"Zeus ile ben canımınz sıkılınca dünyaya inip gece kulübünde takılıp geliriz. İnsanların alkollü içecekleri biradakiler kadar kafa yapmıyor ama korkma." Dedi. Sidelya'nın umrunda değildi bunlar ama Rafael hakkında birşey bilmek hoşuna gitmişti.
"Roselna burada tek mi kalacak?" Diye sordu Sidelya. Rafael konunun nereye geleceğini merak ediyordu. Çok normal bir şeymiş gibi konuşmaya devam etti.
"Evet yıllardr tek kalıyor zaten iki üç saat tek kalmak koymaz ona." Dedi. Sidelya derin bir nefes aldı.
"O zaman size iyi eğlenceler."
"Ne!" Rafael şaşkınlıkla kaşlarını çattı.
"Roselna gelmiyorsa bende gelmiyorum." Rafael birden ayağa kalkınca Sidelya başını fazla kaldırmak zorunda kalmıştı. Rafael'in boyu gerçekten uzundu.
Bir süre Rafael Sidelya'ya uzun uzun baktı. Daha sonra büyü kitabını açtı. Sidelya sinirle ayağa kalkıp Rafael'in arkasına geçti.
"Sen benim ne dediğimi duydun mu?" Rafael hızlıca arkasını dönünce Sidelya ile çok yakın bir mesafeye geldiler.
"Duydum." Dedi Rafael kısaca.
"Geliyor mu yani Roselna da?" Diye sordu Sidelya şirin bir şekilde konuşmaya çalışarak. Rafael bunun üzerine sırıttı.
"Konuş bakim bir daha." Dedi. Sidelya utanarak yere baktı.
"Ya sende hemen şirinlik yaptım diye cıvıma. Geliyor mu Roselna da yani?" Dedi. Rafael alt dudağını ısırarak sırıttı. Bakışlarını yere çevirdi.
Daha sonra gülüşünü tamamen bastırınca ciddi bir şekilde başını kaldırıp Sidelya'ya baktı.
"Birdaha şirinliğini kullanarak bana birşey yaptırmaya kalkışma anladın mı beni?" Dedi. Uyarırcasına işaret parmağını Sidelya'ya uzatınca Sidelya yanlış birşey yaptığını düşündü. Bakışlarını yere çevirdi.
"Özür dilerim." Rafael kolunu tam Sidelya'ya sarılmak için atacaktı ki yarın onu göndereceği için vazgeçerek kolunu indirdi. İşaret parmağını çenesine koyarak başını kaldırdı. Yüzünü Sidelya'nın yüzüne yaklaştırdı.
"Dileme." Dedi sonra devam etti.
"Kimseden özür dileme."
"Sen kimse değilsin."
"O yüzden benden hiç dileme." Dedi Rafael. Sidelya onaylayarak başını salladı.
Rafael Sidelya'dan uzaklaşarak büyü kitabına geri döndü.
"İnsanlar şeytanlardan daha kötü Sidelya. O kulübler güvenli yerler değil. Ben kız kardeşimi oraya sokmam." Dedi Rafael. Kız kardeşini korumaya çalışması hoştu. Ama Sidelya'ya göre kız kardeşi kendini koruyamacak bir kız değildi.
"Ben de kızım." Dedi Sidelya ağzından kaçırarak. Rafael'in umrunda olmak istiyordu ve bunu yanlışlıkla çok belli etmişti.
"Evet öylesin."
"Ben gelebiliyorsam o da gelebilir." Rafael arkasını dönüp Sidelya'ya baktı.
"Sen misafirsin ve seni gezdirmek istedi Zeus. Arkadaşımı kıracak değilim. İstemiyorsan bir saat kalır geliriz." Dedi. Sidelya derin bir nefes aldı.
"Ya Roselna da gelir ya da bende gelmem." Dedi bir kere daha. Rafael derin bir nefes aldı.
"Tamam sende geliyorsun o zaman Roselna da." Dedi.
"Ya bana birşey olursa." Dedi Sidelya çocuk gibi. Rafael birkaç adım atıp Sidelya'nın gözlerinin içine baktı.
"Benim yanımda sana hiçbir yay olmaz." Dedi. Daha sonra yine bunu yapmaması gerektiğini hatırladı ve geri çekilip saçlarını karıştırdı. Eline asasını aldı.
"Bir büyüye hazır mısın sevgili kahinim." Dedi Rafael asayı Sidelya'ya doğru sallayarak. Sidelya gözlerini asadan alıp Rafael'e çevirdi.
"Benim hayatımdaki en büyük büyü seni gördüğümde oldu Rafael. İlizyonların bana işlemez ben gözlerini gördüm." Dedi Sidelya içinden gelen gerçek cümlelerle. Rafael olduğu yerde kala kalmıştı. Duyduğu cümlenin şokunu yaşıyordu. Sidelya'dan böylesine süslü cümlelerle aldığı iltifat cümle kurma yetkisini kaybetmişti. Sadece gözlerini dikmiş Sidelya'ya bakıyordu.
"Rafael bakmasana öyle ne yapacaksan yap." Dedi Sidelya utandığını gizlemeye çalışarak. Rafael bakışlarını kaçırdı.
"Evet... Büyü..." Sonra güldü.
"Senden böyle şeyler duymaya alışık değilim kalbim çok hızlı atıyor dur bekle azıcık ritmi düzelsin." Dedi. Elini kalbine koyup birkaç derin nefes alıp verdi. Sidelya utancından kıpkırmızı olmuştu.
"Kızardın mı sen?" Dedi Rafael sırıtarak.
"Rafael büyüyü yapar mısın?" Dedi Sidelya.
Rafael, Zeus ile anlaştıkları zamanın fazlasıyla geçtiğini fark etti.
"Haklısın. Güzelliğini asla bozmayacağım ama kıyafetlerini dünyaya uygun ayarlayacağım. Kısa olması dekolte olması senin için sorun olur mu?" Diye sordu Sidelya'ya anlayışla. Sidelya başını salladı.
"Evet. Çok kısa, çok dar, veya fazla dekolteli şeyler giymem. Kendimi rahatsız hissederim." Rafael başını sallayıp biraz düşündü.
"Aklında bir fikir var mı zevkime güveniyor musun?" Diye sordu Rafael. Sidelya zevkine güveniyorum demek yerine
"İnsanların neler giydiği hakkında bir fikrim yok." Demeyi tercih etti. Rafael başını sallayıp bir sihir yaptı ve Sidelya'nın üzerindeki elbiseler değişti.
"Aynaya bakmak ister misin?" Sidelya dolabın önündeki aynaya baktı.
Siyah sıfır kollu çok göğüs dekoltesi olmayan bir crop vardı üstünde. Altında ise beyaz pileli diz boyunda bir etek vardı. Ayağında da siyah yarım botlar vardı. Rafael, Sidelya'nın yüzüne hafif bir gece makyajı ve zarif takılar takarak kombinlemek istemişti.
"Nasıl görünüyorum?" Diye sordu Sidelya. Rafael birkaç kelimeyi üst üste yanlış söyleyip saçlarını karıştırdı.
"Çok güzel görünüyorsun demek istemiştim." Dedi. Sidelya onun kelimeleri şaşırmasına gülümsedi. Rafael asasını bir kere daha salladığında kendi kıyafetlerini de insanların ki gibi uydurmuştu. Beyaz gömlek ve siyah bir kumaş pantolon giymişti. Kemeri aksesuar olarak takmış ve boynunda da bir kolye vardı.
"Yeşil mi mavi mi?" Diye sordu Rafael. Sidelya anlamayarak Rafael'e baktı.
"Ne yeşil mi mavi mi?" Diye sordu. Rafeal bir kutu gösterdi.
"Lens. Emin ol mor gözler dünyada fazla mantıksız olacaktır." Dedi. Sidelya lenslere baktı.
"Başka renk yok mu?" Rafael asayı elin aldığı anda Sidelya onu durdurdu.
"Mavi olsun. Mavi en sevdiğim renk." Dedi.
"Beğendin mi?" Diye sordu Rafael kollarını kıvırırken. Sidelya Rafael'i baytan aşağı süzdü.
"Süzme öyle beni içim gidiyor." Dedi Rafael dememesi gerektiğini bildiği halde.
Kapı aralanınca içeri Roselna girdi.
"Bende tam senin yanına geliyordum prenses." Dedi Rafael gülümseyerek. Roselna şaşırmıştı.
"Bende mi geliyorum?" Rafael başını salladı.
"Seç bakalım nasıl birşey giymek istersin?" Roselna bir süre ne giyebileceğini düşündü.
"Kırmızı kolsuz şu yarım üstlerden birde siyah dar etek istiyorum. Ayrıca topuklu ayakkabılar parlak takılar ve güzel bir gece makyajı" dedi hevesle.
"Saçma sapan konuşma. Az daha abart." Dedi Rafael. Roselna'nın yüzü düşmüştü, Sidelya onu öyle görünce Rafael'in koluna vurdu.
"Zaten bir kere çıkarıyorsun kızı. Bırak istediğini giysin." Rafael pes ederek asayı salladı. İstediği kıyafetleri giyen Roselna heyecanla aynaya baktı.
"Nasıl olmuş?" Sidelya ona hayranlıkla baktı. Mükemmel bir fiziği vardı Roselna'nın.
"Çok güzel olmuşsun." Roselna sevinçle ellerini çırptı çocuk gibi.
"Gelin hadi geç kalıyoruz. Zeus bizi bekliyor." Dedi Rafael.
Zeus'un yanına vardıklarında Rafael direk Zeus'a sarıldı.
"Gelmeseydiniz Rafael." Dedi Zeus laf sokar gibi. Rafael üstünü başını düzeltti.
"Bu karizmaya sahip olmak kolay değil tabi." Dedi övünerek. Zeus bir süre Rafael'in gözlerinin içine baktı.
"Noldu oğlum aşık mı oldun neye baktığını söylesene." Zeus gülerek gözlerini işaret etti.
"Sen bugün mavi lens mi taktın bana mı öyle geliyor." Dedi. Rafael bakışlarını hafifçe arkasına çevirdi. Sidelya ile göz göze geldiler.
"Evet bugünlük mavi ile takılmak istedim." Dedi Rafael. Zeus çok bilmiş bir edayla övünerek asasını kaldırdı.
"Tabi benim gözlerim doğuştan mavi rengi sahip olduğu için lense ihtiyacım yok." Dedi sırıtarak. Daha sonra iki ağaç arasına portal açtı.
"Evet bayanlar ve baylar, dünyadaki eğlenceye hazır mısınız?" Dedi Zeus.
"Zeus kız kardeşime sahip çık." Dedi Rafael. Zeus başını sallayarak Roselna'nın önünde eğilip elini uzattı.
"Eşlik eder misiniz?" Dedi çapkın bir tavırla. Roselna gülümseyerek Zeus'un elini tuttu.
"Zeus kız kardeşimle flörtley demedim kız kardeşime sahip çık dedim." Dedi.
"Flötrleşmiyorum ki centilmenlik yapıyorum." Dedi ve gülerek Roselna'nın da elinden tutarak portalın içinden geçti.
Rafael burnundan soludu sinirle. Kız kardeşini elin adamlarından değil en yakın arkadaşından koruması gerekiyordu anlaşılan. Arkasını dönerek Sidelya'ya elini uzattı. Sidelya defalarca kez tereddüt etmeden Rafael'in elini tutmuştu ama bu sefer durdu. Tutmadı. Gözleri Rafael'in uzattığı elindeydi.
"Sana o kadar ihanet etmeme rağmen bir kere bile tereddüt etmeden tutmuştun elimi." Dedi Rafael hayal kırıklığı ile. Noluyordu şimdi? Araları iyiydi neden birden bire bu kadar uzaklaşmışlardı? Sidelya gözlerini Rafael'in elinden çekerek gözlerine baktı. Rafael'in gözlerindeki kırgınlığın altında ezildiğini hissetti. Elini uzatarak Rafael'in elini tuttu ve beraber portaldan geçtiler.
Yol orman karanlık yoluna çıkınca Sidelya kaşlarını çattı.
"Burada ne işimiz var?" Diye sordu. Rafael elini tuttuğu kıza baktı.
"İnsanların uzak mesafelere gidebilmek için birşey geliştirmişler adı da arabaymış. Zeus ile ben bunu keşfedince bizim neden olmasın dedik. Şimdi sizi arabayla götürücez." Diye açıklama yaptı.
"İyi de nasıl aldınız?" Diye sordu Roselna. Zeus cebinden anahtarlık çıkardı ve havasından bozuntu vermeyerek Roselna'ya döndü.
"Almadık yaptık. Büyücüyüz kızım biz her ne kadar üzerinde 1 ay çalışsak da olmayacak şey değildi." Dedi. Rafael birkaç adım attı.
"Üstelik uçma büyüsü daha zordu." Zeus kahkaha attı.
"Uçma büyüsü zor değil dostum. Bütün büyücülerin ilk öğrendiği büyüyle sen yıllarca uğraştın o kadar. Senin beceriksizliğin." Diyerek kahkaha attı. Rafael bütün büyüleri çok kolay öğrenmişti ama uçma büyüsünü öğrenmek için gerçekten çok uzun zaman uğraşmıştı.
"O anahtarlar neyin nesi?" Diye sordu Sidelya. Zeus elindeki anahtarlara baktı.
"İşte o araba dedikleri şeyin anahtarı bu da. Anahtar olmadan çalışmıyor." Dedi. Daha sonra arabaya yaklaştı.
"Kullanmak ister misin Rafael?" Diye sordu. Rafael olumsuz anlamda başını salladı.
"İstezeydin de vermezdim zaten. Sıra benim." Dedi sırıtarak. Rafael arabaya yaklaşırken Zeus onu izliyordu. Rafael'in moralini düzeltmeye çalışıyordu ama Rafael hala durgundu. Hafifçe koluna vurdu.
"Neşelin biraz Rafael." Dedi gülerek. Rafael de yapmacık bir gülümsemeyle karşılık verdi.
Rafael arka kapıyı açtı.
"Binin hadi." Dedi. Roselna arabaya bindi ama Sidelya arabaya binmekte de tereddüt etti. Bir süre Rafael ile bakıştıktan sonra gözlerini kaçırıp arabaya bindi. Rafael kapıyı kapatıp öne Zeus'un yanına geçti.
"Şunun senin fulleyelim. Şimdi size yol boyunca insan müzikleri dinleteceğim." Dedi Zeus radyonun sesini fullerken.
"O ne?" Diye sordu Roselna. Zeus omuz silkti.
"Bizde bilmiyoruz." Dedi.
Zeus arabayı son hızda sürerken Rafael radyodan şarkıları değiştiriyordu. Hareketli birşeyler arıyordu ama bulamıyordu. Tam tekrar değiştirecekti ki kolunda bir el hissetti. Arkasını dönüp baktığında Sidelya olduğunu gördü.
"Bu kalsın, melodisi hoşuma gitti." Dedi. Rafael elini radyodan çekip müziğin çalmasına izin verdi.
"Hareketli birşeyler açıcaktır ama." Dedi Zeus.
"Boşver benimde hoşuma gitti kalsın." Dedi Rafael.
"Melodisi çok hoş." Dedi Roselna hayranlıkla. Zeus aynadan Roselna'ya baktı. Roselna Zeus ile göz göze gelince utanarak geriye yaslandı. Zeus da bunu farkedince sırıtarak önüne döndü.
Beni bırakıp gitme bir yere
Gidersen unutursun
dilerim öyle olmaz...
Sidelya ile Rafael çapraz oturdukları için Rafael'in başını yana çevirmesiyle göz göze geldiler. Sidelya sanki bilerek yapmış gibi tam şarkısını bulmuştu.
Bu havada gidilmez
Güneşli günde gidilmez
Aslında hiç gidilmez
Gidilmez...
"Ne kadar güzelmiş." Dedi Roselna. İnsanların şarkıları gerçekten göklerdeki herkesi çok etkiliyordu. Rafael ile Sidelya hala göz gözeydi. İkisi de bugün çok durgundu. Çünkü Sidelya gitmek zorundaydı biliyordu, ama nasıl ve ne zaman gideceğini bilmiyordu. Rafael ise Sidelya'nın gideceğini biliyordu, ve bunu kendisi yapacaktı yine.
Son günüme kadar
Kalp durana kadar
Aşk mezara kadar
Sakın ha gitme...
Son günüme kadar
Kalp durana kadar
Aşk mezara kadar
"Değiştirebilirsin." Dedi Sidelya uzun bakışmadan rahatsızlık duyarak. Rafael önüne döndü ama radyoya dokunmadı. Bunu gören Zeus arabayı tek eliyle kullanmaya başlayarak diğer elini radyoya uzattı. Ama bugün çalan bütün şarkılar Rafael ve Sidelya için çalıyordu.
Aman aman yandım aman kurşun gibi izler
son bakışta ki o gözler kaldı aklımızda
aman aman acı yüzler, kurşun gibi izler
Son bakışta ki o gözler kaldı aklımızda...
Zeus Rafael'in yine canının sıkıldığını farkedince bir kere daha radyoya uzanıp şarkıyı değiştirdi. Biraz hareketli bir melodide durdu. Ama yine de kimsenin keyfi yerinde değildi.
Dayanamam ben bu son gidişine
alıyamadım sensizliğe
garip olurum hazan gecelere
karışamadım bu son gidişine.
Rafael derin bir nefes alarak radyodaki şarkıyı değiştirdi.
Gurbette yorgun düştüm be ceylan
Hasret tüketti bittim be ceylan
Gurbette yorgun düştüm be ceylan
Hasret tüketti bittim be ceylan.
Yeniden düştüm yollarına vardım geldim ellerine
yitik buruk bir çocuğum ben koyma beni hasretine
Rafael uzanıp bir kere daha şarkıyı değiştirdi.
"Abi hepsini kapatma ya bazıları güzel bırak da dinleyelim." Dedi Roselna hayıflanarak.
"Kes sesini Roselna." Dedi Rafael sinirle.
Gitme, kal
Gitme kal
Yada beni de yanına al da kalmayayım
bir başıma bu diyarda
sensiz olamam...
Rafael sinirle radyoyu kapattı. Arabaya derin bir sessizlik hakim oldu.
"Yine döndür arabayı Zeus dönüyoruz demeyeceksin değil mi?" Dedi Zeus. Rafael sinirini bastırıp sakince cevap verdi.
"Yok demeyeceğim." Zeus gülümsedi.
"Güzel o zaman bu akşam fena eğlence var." Dedi. Sidelya geriye yaslanıp camdan dışarıyı dünyanın nasıl bir yer olduğunu izlemeye başladı.
"İnsanlar mimaride iyi ilerlemiş gibi. Bizimkiler kadar olmasa da güzel yapıları var." Dedi Sidelya. Rafael Sidelya'nın baktığı cama baktı.
"Sen bir de tarihi eserlerini gör." Dedi gülümseyerek. Sidelya da gülümseyerek karşılık verdi.
Zeus büyük bir binanın önünde durdu.
"Geldik." Dedi ve arabadan indi. Sidelya'nın kapısını açtı. Rafael buna bozulsa da belli etmeyerek o da Roselna'nın kapısını açtı. Roselna ve Sidelya arabadan inerken Sidelya gülümseyerek Zeus'a döndü.
"Şimdi bu centilmenlik mi oluyor?" Dedi. Zeus gülümseyerek Sidelya'ya yol verdi.
"Her zaman yenge... Yani... Şey... Pardon Sidelya diyecektim." Dedi Rafael'e bakarak. Rafael alttan alttan sırıttı. Sidelya Roselna'nın koluna girdi. Beraber içeriye doğru yürürken Rafael ile Zeus da arkalarından geliyordu.
"Bu gece kız kardeşin benimle güvende. Ama benimle takılmasına karışma bari." Dedi Zeus. Rafael işaret parmağını Zeus'a salladı.
"karışmayacağım, ama eğer kız kardeşime yanaşmaya çalışırsan seni gebertirim." Dedi. Zeus sırıttı.
"Korkma emin ellerde."
"Bende o yüzden korkuyorum ya." Beraber içeri girdiler.
Dördü bar taburesine yan yana otururken Zeus ile Rafael içki siparişi verdiler.
"Bende içebilir miyim?" Dedi Roselna. Rafael ona ters ters baktı.
"Saçma sapan konuşma bunlar serhoş ediyor içirir miyim sana?" Dedi. Roselna morali bozulmuş gibi dudağını büzdü. Hareketli bir müzik kulakları sağır ediyordu Zeus Roselna'ya limonata söyledi. Daha sonra ayağa kalkarak Roselna'nın yanına geldi.
"Gel bakalım burada sıkıcı sıkıcı oturmak istemiyorum seninle biraz eğlenelim." Dedi. Rafael ters ters Zeus'a baktı.
"Ne dans edeceğiz." Dedi Zeus sırıtarak. Roselna'yı da alıp götürünce Sidelya ile Rafael baş başa kaldılar.
Rafael ikinci içkisini bitirirken Sidelya onu izliyordu.
"Bende istiyorum, bana da getirsinler." Dedi Sidelya. Rafael kaşlarını çatarak Sidelya'ya baktı.
"Meyve suyu değil yanlız bu." Dedi. Sidelya göz devirdi.
"Biliyorum göklerde de var bunlardan. Hiç içmedim ama tadının güzel olduğunu söylüyorlar." Dedi. Rafael göklerdekini de dünyadakini de içmişti. Ve tartışmasız şartsız göklerdekileri daha güzel buliyordu ve onlar daha iyi kafa yapıyordu.
"Rafael beni ciddiye alır mısın bende istiyorum." Dedi Sidelya. Rafael sırıttı.
"Serhoş olursan faydalanırım senden." Dedi imayla. Sidelya yüzünü buruşturdu.
"Serhoş felan olmalacağım. Kaçıncı bu?" Dedi Rafael'in elindeki bardağı göstererek. Rafael bardağa bakıp kafasına dikti ve barmene uzattı.
"Üçüncüyü dolduruyor." Dedi. Sidelya bacak bacak üstüne atıp Rafael'e döndü.
"Bende üç tane içeceğim." Dedi. Rafael'in gözü birkaç kez Sidelya'nın bacaklarına kaydı.
"Rafael bir kere daha bacaklarıma bakarsan yüzüne tokadı yersin." Dedi Sidelya sitemli. Rafael üçüncü kadehten birkaç yudum aldı.
"Tamam bakmayacağım." Dedi sırıtarak. Sidelya Rafael'in elindeki bardağı alıp hepsini kafasına dikti. Rafael Sidelya'yı şaşkınlıkla izlerken Sidelya yüzünü buruşturdu.
"İyyy bu ne be! Nasıl içiyorsunuz bunu?" Rafael sırıttı.
"Noldu üç tane içicem diyordun. Ne çabuk pes ettin?" Sidelya bayını salladı.
"Pes etmedim. Bir tane daha doldurur musun?" Dedi barmene bardağı uzatarak.
Dakikalar sonra Sidelya üçüncüyü zar zor bitirmişti. Rafael sırıtarak Sidelya'yı izliyordu.
"Sen delirmişsin." Dedi elini çenesine dayayarak Sidelya'yı izlerken.
"Ne delisi be sensin deli." Dedi Sidelya. Boğazı azıcık acıyordu ve bazı şeyleri ayırmakta güçlük çekiyordu.
"Dans edelim mi?" Diye sordu Rafael. Sidelya kaşlarını çattı.
"Ne!" Rafael ayağa kalkarak elini Sidelya'ya uzattı.
"Gel hadi." Sidelya tereddüt etmeden Rafael'in elini tutunca Rafael gülümsedi. Bir anlığına da olsa Sidelya'nın yarın gideceğini unutmuştu.
Sidelya'yla birlikte dans eden kişilerin arasına karıştılar. Rafael Sidelya'nın elini bırkamdı. Kendi etrafında döndürdü, kendine çekti müziğin ritmine ayak uydurdular. Yaşadıkları her şey bitmiş gibiydi. Bütün herşeyi unutup saatlerce dans ettiler, eğlendiler, içtiler, konuştular. Herşey mükemmel ve kusursuz gibiydi. Sanki Sidelya hiç gitmeyecek gibiydi.
Sidelya bir iki adım sedeleyince Rafael onu belinden tuttu.
"İyi misin?" Diye sordu merakla. Sidelya kahkaha attı.
"Süper." Deyip bir kere daha kahkaha attı. Rafael Sidelya'nın bu haline gülmeden edemedi.
"Başım dönüyor." Dedi Sidelya gülerek.
"Gel hadi dinlenelim." Sidelya mızmızlanarak kolunu çekti.
"Hayır ya dans edicez biz." Diyerek kendi etrafında döndü. Rafael'in elini tutup çekiştirmeye çalıştı.
"Dans edecektik." Rafael güldü.
"Gel hadi çok dans ettik, çok yorulduk gitme vakti." Sidelya gelmeyi kabul etsede hala Rafael'in anlayamadığı şeyler sayıyordu.
"Zeus kalk gidelim." Dedi. Zeus Sidelya'ya baktı.
"Oooo Sidelya kafa fena bakıyorum." Dediğinde Sidelya güldü.
"Yengeye noldu ya şimdi." Dedi Sidelya. Zeus kahkaha atarken Rafael alttan alttan sırıttı.
"Abi, yoksa sen Sidelya'yla çıkıyor musun?" Dedi Roselna. Rafael Sidelya'nın elinden tuttuğunu fark edince sorunun niye geldiğini anladı.
"Hayır Roselna. Kız serhoy olmuş. Üstelik çok da alıyma Sidelya'ya yarın gidecek." Sidelya Rafael'in koluna vurdu.
"Ya nereye gideceğim ben." Diyerek ağlamaya başladı. Ama Rafael Sidelya'nın sarhoş olduğu için dediklerini anlamadığın anlasa da hatırlamayacağına emindi. Dönüp Sidelya'ya sarıldı.
"Tamam güzelim ağlama." Dedi Rafael. Sidelya aniden ağlamayı bırakıp Rafael'e baktı.
"Güzel değilim ki?" Dedi üzgün bir şekilde.
"Çok güzelsin." Dedi Rafael içtenlikle.
"Niye güzelim dedin."
"Benimsin çünkü." Dedi Rafael. Sidelya gülümseyerek cilveli bir şekilde utanmış gibi yaptı. Rafael Sidelya'nın her hareketini gülerek izliyordu.
"Hadi gidelim." Dedi Zeus. Arabaya geçtiklerinde Sidelya mızıkçılık yapmaya başladı.
"Roselna öne geç." Dedi Rafael. Roselna sevindiğini abisine belli etmemeye çalışarak Zeus'un yanına oturdu. Rafael de Sidelya ile arkaya oturdu.
"Rafael bak ağaç." Diyerek heyecanla ağacı gösterdi.
"İyi de bunlardan göklerde çok var." Dedi Rafael.
"Rafael şuna bak. O bir kediydi." Rafael güldü.
"Evet kediydi gördüm." Dedi.
Daha sonra Rafael daha ne olduğunu anlayamadan başını Rafael'in omzuna koydu. Diğer elini de bileni sarılarak gözlerini yumdu. Rafael'in kalp atışları fazlasıyla hızlı atarken derin bir nefes alıp vermek pek işe yaramadı.
"Ay çok romantik." Dedi Roselna.
"Gitmesi gerekmeseydi gerçekten yengem olacak tek kız." Dedi. Rafael garip bir yekilde utandığını hissetti.
"Tamam ya dönün önünüze." Dedi. Onlar önüne dönerken Rafael de gülümseyerek Sidelya'yı sıkı sıkı sardı. Bütün yolu öylece sarılarak gittiler.
Eve girerken Sidelya yine mızıkçılık yaptığı için Rafael onu kucağına almıştı. Bir eliyle belini bir eliyle de bacaklarını sarıyordu. Eve girdiklerinde Rafael Roselna'ya döndü.
"Odamdayız." Dedi. Roselna abisine döndü.
"İstersen benimle kalsın." Diye teklifte bulundu çünkü Sidelya uyandığında Rafael'in yanında uyanmaktan pek memnun olmayacaktı. Ama Rafael reddetti.
"Benim odamda kalacak iyi geceler." Diyerek merdivenlere yöneldi.
Sidelya kollarını arkaya doğru açarak bağırdı.
"Görüyor musun Rafael uçuyorum." Dedi.
"Uçmuyorsun Sidelya kucağımdasın." Dedi Rafael sırıtarak. Sidelya kollarını sıkı sıkı Rafael'in boynuna dolayıp başını göğsüne yasladı. Rafael'in kollarında fazla huzurlu gibi görünüyordu.
"O zaman düşürme beni." Dedi Sidelya Rafael'i sıkı sıkı tutarken.
"Düşürmem korkma." Dedi Rafael.
Odaya girip kapıyı ayağıyla kapatarak Sidelya'yı yatağın üzerine bıraktı.
"Hadi bakalım. Yat uyu." Dedi Rafael. Sidelya omuz silkti.
"Banane ya uyamicam ben." Dedi çocuk gibi. Rafael eliyle saçlarını karıştırdı. Sidelya ayağa kalkarak cama yaklaştı.
"Keşke bende uçabilsem." Dedi. Rafael gülerek Sidelya'yı izliyordu.
"Sende taktın uçmaya." Diye mırıldandı Rafael.
"Bana mı dedin?" Dedi Sidelya. Rafael başını olumsuz anlamda salladı.
"Siz ne güzel uçabiliyorsunuz ne olurdu bende uçsam." Dedi Sidelya gözleri dolu bir şekilde.
"Biz büyücüyüz uçma sihiri öğreniyoruz bu yüzden uçabilmemiz normal." Dedi. Sidelya bunun üzerine kahkaha attı.
"Sende sorsan en güçlü büyücülerden birisin ama uçma büyüsü en kolay büyü olduğu halde 5 yıl uğraşmışsın." Diyerek dalga geçti.
"Rafael ben buradan atlasam ölür müyüm?" Rafael Sidelya'nın gerçekten böyle birşey yapmasından korkuyor gibi yanına yaklaştı.
"Evet."
"Uçamaz mıyım?"
"Uçamazsın." Sidelya ayağını yere vurarak dudağını süzdü.
"Ama bu haksızlık sen uçabiliyorsun." Dedi Rafael'e.
Rafael sabırla bir nefes verip Sidelya'yı belinden tutarak kenara çekti. Camı ve perdeyi çekerken Sidelya Rafael'in çalışma masasına kollarını koyarak yana kaydırdı ve herşeyi yere fırlattı. Rafael'in kitaplarının sayfaları, defterleri, kalemleri ayrı bir yere dağılırken küresi de paramparça olmuştu. Sidelya masanın üstüne oturup ayaklarını salladı.
"Bak ayaklarım yere değmiyor." Dedi gülerek. Rafael gözlerini yerdeki dağınıklıktan alamıyordu. Başka biri böyle birşey yapsa o kişiyi asla yaşatmazdı ama Sidelya'ya kızamıyordu. Sidelya birden bire Rafael'in yakasından tutup kendine çekti. Rafael yaşadığı şokla kaşları çatılırken Sidelya'ya bakakalmıştı.
"Bunu serhoş değilken yapsaydın hiç iyi şeyler olmazdı." Dedi yüzündeki sırıtmaya engel olamadan.
"Niye ki?" Dedi Sidelya şımarık şımarık konuşurken.
"Benimle böyle konuşma demiştim."
"Niye ama?"
"Offfff Sidelya beni çok zorluyorsun." Dedi ve içi gider gibi derin bir nefes aldı.
"Hadi şimdi in masadan." Dedi Rafael. Sidelya'yı belinden tutarak masadan indirdi.
"Beni bekle burada geliyorum." Dedi ve banyoya ilerledi. Kendine gelmesi için elini yüzünü yıkamaya ihtiyacı vardı.
Sidelya üstünü silkeleyip aniden basan sıcaktan kurtulmaya çalıştı. Ama çok sıcak basmıştı. Üstündeki siyah crobu çıkararak sadece kırmızı büstiyer ile kaldı. Kalkıp perdeleri açıp camı araladı. Yatağa oturmak yerine yine gidip masaya oturarak ayaklarını salladı. Elinde Rafael'in asasını alıp büyü yapar gibi oynamaya başladı.
Rafael banyodan çıkıp Sidelya'yı o halde görünce kilitlendi. Gözleri Sidelya'nın kusursuz bedeninde gezindi ama sonra yaptığının yanlış olduğunu düşünerek gözlerini kaçırdı.
"Camları niye açtın?" Diye sordu Rafael.
"Çok sıcak." Rafael gelip camları kapatıp perdeyi yeniden çekti. Sidelya'nın karşısına geçti.
"Birdaha perdeleri ve camları bana sormadan açma." Diye uyardı. Sidelya başını onaylarayarak salladı. Rafael Sidelya'yı bir kere daha belini kavrayarak aşağı indirdi.
"Ellerin çok soğuk Rafael." Rafael gülümsedi.
"Seninkiler ise çok sıcak." Dedi atıf yaparak. Ama Sidelya'nın kafası bunu algılayacak kadar ayık değildi.
Rafael Sidelya'nın yatağa oturmasını sağlayıp başında dikildi.
"Seni de beş dakika yanlız bırakmaya gelmiyor." Dedi. Sidelya başını kaldırıp Rafael'e baktı.
"Benim şöyle tepemde dikilme." Dedi. Rafael kaşlarını çattı.
"Niye?" Dedi anlamsız bir ifadeyle.
"Boyun çok uzun olduğu için ben böyle otururken ayakta başımda dikilince benim boyum..." Rafael elini Sidelya'nın ağzına koydu.
"Tamam tamam anladım sus." Dedi utanarak. İlk defa birşeyden utandığını hissediyordu. Birkaç adım geri çekildi.
"Yat uyu Sidelya." Dedi Rafael emreder gibi. Sidelya yatağa uzandı ama uyumadı.
"Sidelya yorganın altına gir." Dedi Rafael.
"Sapık mısın sen Rafael. Ne işimiz var yorganın altında." Rafael elini alnına koydu.
"Öyle değil yani yorganı üstüne ört." Dedi. Sonra Sidelya'nın anlamadığın fark ederek Sidelya'ya yaklaştı. Onu yatırdı ve yorganı üzerine örttü.
"Sende serhoşken ne kadar arsız bi kadın oluyorsun ya." Dedi Rafael şikayet eder gibi.
"Sen her zaman arsızsın Rafael." Sonra kafası karışmış gibi başını yastıktan kaldırdı.
"Bir dakika ya arsız ne demekti Rafael?" Diye sordu. Rafael ellerini beline yerleştirerek derin bir nefes aldı.
"Yarın anlatırım hadi uyu." Dedi. Sidelya gözlerini kapattı.
Arada bir gözlerini açıp Rafael'e bakıyor sonra hızlıca yine kapatıyordu. En son gözlerini açarak yatakta doğruldu.
"Rafael yanımda yatar mısın?" Diye sordu masum bir çocuk gibi. Rafael beklenmedik yerden gelen soru karşısında bir süre ne diyeceğini bilemedi. Daha önce kız kardeşiyle ve annesiyle bile beraber yatmamışken şimdi hayatına ansızın girip hayatının anlamı olan bu kız yanında yatmayı mı teklif ediyordu? Rafael bir süre tereddüt etse de üstündeki beyaz gömleği çıkararak yatağa girdi.
"Oha Rafael." Dedi Sidelya. Gözlerini Rafael'in vücudunda gezdirerek. Elini kaldırıp Rafael'in omzuna dokundu.
"Omuzların ne kadar geniş." Dedi. Rafael istemsizce sırıtırken Sidelya parmağını yavaş yavaş aşağı indirerek Rafael'in vücudunu inceliyordu. Rafael ise gözlerini bir saniye bile Sidelya'nın yüzünden ayırmadan onu izledi. Sidelya'nın parmağı Rafael'in karın kaslarında durdu.
"Bunlar gerçek mi?" Dedi Sidelya şaşkınlıkla. Rafael yarına eğlence çıksın diye gülerek söze girdi.
"Evet. Beğendin mi?" Sidelya başını salladı.
"Beğendim." Rafael gülere yorganı üzerine çekti ve yüzünü Sidelya'ya yaklaştırdı.
"Hadi artık uyuyalım." Dedi.
Sidelya gözlerini kapatıp birkaç dakika sonra yine açarak Rafael'e baktı.
"Biliyor musun ben senin büyücü olduğunu ilk başta anlamıştım." Dedi Sidelya. Rafael aşk dolu bakışlarını gizleme gereği duymadan ona baktı.
"Nasıl anlamıştın?" Dedi Rafael. Sidelya'nın sarhoş olduğu için saçmalayacağını biliyordu ama yine de son kez konuşmasını istiyordu.
"Saçların, gözlerin, ellerin, yüzün, sesin, gülüşün, bakışın, dokunuşun, öpüşün, herşeyin o kadar mükemmel ki sen sıradan biri olamayacak kadar büyüleyiciydin." Dedi. Rafael aldığı iltifatla bir süre ne diyeceğini bilemedi. Ama daha sonra o da herşeyi anlatmaya planladı. Sonuçta Sidelya yarın hiçbirşeyi hatırlamayacaktı. Gitmeden ona herşeyi söylemek istiyordu. Bir süre ne diyeceğini düşündükten sonra derin bir nefes alıp anlatmaya başladı.
"Sidelya sana bir şey söylemek istiyorum." Sidelya gülümsedi.
"Seni dinliyorum."
"Biliyorum." Rafael Sidelya ile eskiden yaptıkları bu konuşmaya atıf yaparak gülümsedi. Derin bir nefes alıp konuşmaya başladı.
"Sidelya ben seni kullandım. Belki şuanda değil ama seni ilk tanıdığımda seni sevmemiştim tek amacım seni kandime aşık edip kullanmaktı. Ama işler benim istediğim gibi gitmedi. Ben kendim bile farkında olmadan sana aşık oldum Sidelya. Ben seninle geçirdiğim her gün, her saat, her dakika, her saniye istemeden sana daha çok aşık oldum. Yarın gideceksin ve ben seni bırakamayacak kadar aşık oldum. İkimize de ne yaptığımın farkında bile değildim başlarda. Sidelya naptın sen bana? Nasıl benim gibi bencil birini kendine aşık ettirdin? Nasıl benim gibi birini affedebildin? Nasıl benim gibi birini sevebildin? Sidelya sen yarın gitmek zorundasın. Nasıl bırakacağım ben seni? Sen her defasında bana gelirken ben sana nasıl git diyeceğim? Seni bu kadar severken gitmene nasıl göz yumacağım?" Sidelya'nın dediklerini tam anlamadığına eminde ama yine de konuşmasını bitirdi. Sidelya'nın gözlerinin maviliklerinde kaybolurken Sidelya mırıldandı.
"Çok uykum var Rafael." Dedi. Rafael elini Sidelya'nın saçlarına uzattı. Yavaş yavaş elini saçlarında gezdirdi.
"Hadi uyuyalım." Diyerek yatağa uzandı.
"Birgün bende uçabilir miyim Rafael?" Diye sordu Sidelya çocuk gibi. Rafael gülümseyerek konuştu.
"Belki. Şimdi yat uyu." Diyerek Sidelya'nın uyumasını bekledi. Uzunuzun onu izledi. Aşık olduğu kızı. Rafael içindeki duyguları bastırmaya çalıştıkça duygular üstüne geliyordu. Rafael çok zor bir savaşa girmişti ve her defasında kaybeden taraf kendisi, yaralanan ise Sidelya oluyordu ve bu Rafael'i daha çok yıpratıyordu.
Sidelya uyuduktan sonra Rafael ayağa kalkıp odasının anahtarını aldı. Kapıya yaklaşıp kapıyı kilitledi. Yarın sabah içeri biri pat diye girerse onları bu halde görüp yanlış anlamalarını istemiyordu. Kapıyı kilitledikten sonra anahtarı masaya bırakıp Sidelya'nın dağıttığı yere baktı. Çok uykusu olduğu için onları yarın toparlarım diye düşünerek Sidelya'nın yanına uzandı. Tekrardan yarın kaybedeceği ama deli gibi sevdiği kadının yüzünü son kez uzun uzun izleyerek uykuya daldı.