GİZLİ ŞİFRE
BÖLÜM 5
Heltoresia kafesinin önündeydim. Amanda gelmeden arabadan çıkmayacaktım. Thorne’nin arabasını görünce anında onu aradım.
“Thorne! Arabadan çıkma. Ben çıkınca çık!”
“niye?”
“nedenini boşver”
“tamamdır baal küpü, görüşürüz”
“görüşürüz”
...
20 dakika sonra Amanda’yı siyah bir paltoya bürünmüş şekilde gördüm. Bahçedeki masaya oturduğunda bende çıktım ve karşısına oturdum.
Thorne’de arabadan çıkıp yanımıza geldi.
“konuşmaya başlamadan önce, ne yersiniz?”
“ben bir oh tao alırım”
“burada tayland yemekleri satılmıyor”
“tamam, pizza istiyorum”
“bende makarna alırım”
“tamam, bende rabisa alırım”
...
Siparişlerimiz gelince hem konuşup, hem yemeğimizi yedik.
“evet, o gün ne olduğunu anlat bakalım”
Arkamı yaslanıp Amanda’yı dinledim.
“eve geldiğimde ölmüştü işte, ne anlatıyım?”
“biraz daha detaylandır”
“ya ölmüştü işte, nasıl detaylandırayım? Kanların döküldüğü yerleri mi anlatıyım?”
“neden anlatmıyorsun? Yoksa korkuyor musun? Korkmuyorsan anlatırsın”
“ya öldüğünü gördüm, neyi anlatabilirm?”
“iyi, ben sana soracağım, eve saat kaçta geldin?”
“22:00’da”
Defterimi alıp not aldım.. Cinayetin işlendiği gece 22:00da eve gelmiş.
Peki, sorularımıza devam edelim.
“arkadaşınızın evine saat kaçta gittiniz?”
“18:00’de”
Not aldım. Arkadaşının evine saat 18:00da gitmiş
“seraphina, istersen sorulara ben devam edeyim”
“olur”
Defterimi ona uzattım ve kalemimi ona verdim.
“evet, sorulara devam ediyorum”
Amanda, gözlerini devirip arkasına yaslandı.
“söylüyorum o zaman Seraphina”
“olur, bakalım buna nasıl cevap vereceksin?”
Eulalia’nın kıyafetinde Amanda’nın parmak izi olmasından bahsediyordu. Görüntüyü çıktı almıştım. Yedeği de yanımdaydı. Çantamdan çıkarıp Amanda’ya uzattım.
Amanda hiddetle kağıdı elimden aldı. Kağıda göz gezdirdikten sonra ikiye bölüp yere attı.
“merak etme, yedeği var”
AManda, ölümcül bakışlarını üzerimde gezdirdikten sonra sinirle saçlarını geriye attı.
“neden bu kadar sinirlendin?”
Amanda çantasını alıp gidecekken, sandalyemden kalkıp kolunu tuttum.
Kolunu elimden kurtarıp tokat attı. Savunmasız kaldığım için yere düştüm. Thorne sinirle ayağa kalkıp beni kaldırdı.
“Amanda, hareketlerin çok belli, kendine dikkat et”
Ağzımdan gelen kanı elimin tersiyle sildim. Dudağım patlamıştı.
“şiddete başvurmana gerek yoktu”
Thorne’nin elinden kurtulup Amanda’nın yanına geçtim.
“Eulalia’yı sen öldürdün!”
Amanda’nın gözleri fal taşı gibi açıldı. Sakın gibi bir bakışı vardı.
“cevap ver!”
Omuzlarından tutup sarsmaya başladım.
“CEVAP VER!”
Bağırdığımda ellerimi omzundan çek
ip koşmaya başladı.
Evet, EULALİA’YI SEN ÖLDÜRDÜN.