İçeriğe geç

Gizli şifre

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Gizli şifre

Bölüm 3

Bölüm 2-ilk suçlu

GİZLİ ŞİFRE

BÖLÜM 2

Jessica vollins?

“jessica vollins’i tanıyor musun?”

“hayır, bir bende bakayım”

Dosyayı eline tutuşturdum.

“şu an anladım, hiç bir fikrim yok”

Gülümseyerek dosyayı tekrar bana verdi ve ofisine girdi. Bende peşinden girdim.

“biz bu Jessica’yı nasıl bulacağız?”

“ben karakola gidip onunla alakalı bir suç var mı diye bakacağım, sende internetten ben gelene kadar araştır bal küpü”

Telefonunu alıp odadan çıktı. Odaya gitme zahmetinde bulunmadan bilgisayarının başına geçtim.

THORNE’NİN ANLATIMIYLA

Karakola girip komiserin karşısına geçtim.

“merhaba komiserim”

“merhaba Thorne, buyur”

“Jessica Vollins adında bir şüpheli hakkında dava var mı?”

“bakıp geliyorum”

Komiser odadan çıktıktan sonra telefonuma bildirim geldi.

Bal küpü- Jessica hakkında bir dava var mıymış?

Siz- komiser bakmaya gitti bal küpü, sen internette bir şey buldun mu?

Bal küpü-ben de bulamadım

Komiser gelince anında telefonu cebime soktum. Komiser sandalyesine oturunca merakla ona baktım.

“kendisi hakkında bir dava yok Thorne, yardımcı olabileceğim başka bir konu var mı?”

“gerek yok komiserim, baktığınız için teşekkür ederim, görüşürüz”

Cevap vermesine izin vermeden kalkıp şirkete gittim.

SERAPHİNA’NIN ANLATIMIYLA

Jessica'yı araştırırken gözüme bir cümle ilişti.

“2 kere paralı katillik yapmıştır”

Yani para için katilin yerine 2 kere hapse girmişti. Bunu yapma amacını bilmek bile istemiyorum.

Neden böyle bir şey yapmış olabilir ki?

Ama bu vakada yapmış olamaz, kanıt var sonuçta.

Telefonu alıp Thorne’ye yazdım.

Siz- jessica'nın hakkında bir dava var mıymış?

Zeka küpü- komiser bakmaya gitti bal küpü, sen internette bir şey buldun mu?

Onu söylesem mi, söylemesem mi? Söylersem

davayı geri alır, paralı olduğunu düşünürdü.

Siz- bende bulamadım

Telefonu yanımdaki koltuğa fırlattım. Daha fazla araştırmayacaktım. Karşıdaki koltuğa geçtim.

O sırada tekrar telefonuma bildirim geldi.

594*** katilimi ne zaman fark edeceksin?

Korkuyla telefonu yere düşürdüm.

Bu numara kim yoksa en sonunda ben bulacağım!

Thorne’nin ayak sesini duyunca hızlıca kapının arkasına geçtim. Ben ona burada araştıracağımı söylemedim ki!

Kapı açılınca duvara yapıştım ama ses çıkarmadım.

Thorne masaya oturacak iken yerdeki telefonumu gördü, eğilip aldı.

Alsaydım ne olurdu!

Tek kaşını kaldırıp odadan çıktı. Belli ki benim ofisime gidiyordu. Doğal bir şekilde ofisinden çıktım ve Thorne’nin arkasından ilerledim.

“nereye gidiyorsun zeka küpü”

Thorne bana döndü, gülümseyip telefonu bana uzattı.

“telefonunun ofisimde ne işi var bal küpü?”

“sen çıkmadan önce düşürmüşüm herhalde”

“ben kimle konuştum o zaman?”

“bilmiyorum”

Hızlıca ofise girip kapıyı kapattım ve masama oturdum.

Thorne ondan izinsiz ofisinde durulmasından nefret ederdi!

Bunu nasıl söyleyeceğim şimdi?!

Şakağımı iki parmağımla ovarak bilgisayarı açtım. Bu Jessica’nın şu an nerede olduğunu öğrenmem gerekiyordu.

...

Yok, bulamıyorum! Bu kız nereye gitmiş olabilir?!

Sinirden kafayı yemek üzereyken içeriye Thorne geldi.

“JESSİCA’YI BULDUM!”

Elimi masaya vurup oturduğum yerde sıçradım.

“Neredeymiş?”

“kendisi ofisime kendi ayaklarıyla geldi”

Thorne’yi kapının önünden itekleyip ofisi bastım. Jessica’nın karşısındaki koltuğa oturdum. Thorne’de peşime geldi.

Jessica’nın saçı beyaz ve kısaydı. İlk defa böyle bir saç görüyorum. Görünüşü de hiç katile benzemiyordu.

Thorne gözüyle kapıyı işaret ettiğinde soruşturma için onları yalnız bıraktım.

THORNE’NİN ANLATIMIYLA

“neden o masum kızı öldürdün?”

“sinirimi bozuyordu, dayanamayıp bıçağımı ona batırdım”

“evlerine nasıl girdin?”

“jessica eve girerken onu gördüm, kapıyı açtığında bende peşine girdim”

“Benimle geliyorsun”

Masadan kalkıp Jessica’yı tuttum. Garaja indikten sonra onu arka koltuğa oturttum. Yolda da Seraphina’yı aradım.

“Seraphina?”

“neredesiniz? Ofiste yoksunuz?”

“Karakola gel, Jessica’yı onlara teslim edeceğim”

“geliyorum”

SERAPHİNA’NIN ANLATIMIYLA

İçeride neler yaptıklarını merak etmeye başlamıştım. Dayanamayıp konuştuklarını dinlemeye başladım.

Çıktıklarını anlayınca ofise ışınlandım. Telefonum çalmasıyla yerimde zıpladım.

Thorne beni karakola çağırınca çantamı alıp garaja indim.

...

‘Mahkemesi 2 gün sonra, gelmeyi unutmayın”

Komiser odadan çıkınca bizde evlerimize dağıldık.

....

MAHKEME GÜNÜ

“sanığı alalım”

Hakimin emriyle Jessica ortaya geçti.

“evet, Savunmanı yap”

Jessica başını eğdi, gözleri dolmuştu.

“Bütün kanıtları ve suçlamaları kabul ediyorum, ben Eulalia bennett’ı öldürdüm”

Hakim bize döndü.

“Kanıt var mı?”

“evet hakimim”

Yanımda getirdiğim kalıntıların sonuçlarını hakime uzattım. Dosyayı inceledi.

“bu sonuçları Eulalia bennett’ın odasında ve penceresinin altında bulduk”

“karar verildi”

Herkes ayağı kalktı.

“Jessica vollins suçlu bulundu, cezası kanunlara göre 15 yıl hapistir”

Odada duran polisler Jessica’yı kelepçeleyip çıkarmışlardı. Kız yanlış görmediysem ağlıyordu.

Bizde baş

“eulalia olayı çözüldüğüne göre evlere dönebiliriz”

Thorne başını sallayıp yanıma geldi ve şirketten çıktık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.